İSTEMİN KONUSU: Kocaeli2.İdareMahkemesinin 28/11/2019 tarih ve E:2019/388, K:2019/1202 sayılı kararının istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Kocaeli İli, Kandıra İlçesi, .... Mahallesi, 574 parsel sayılı taşınmaz üzerinde ruhsatsız olarak yapı yapıldığından bahisle, 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca yapının yıkımına ve aynı Kanunun 42. maddesi uyarınca davacıya 21.335,77 TL tutarlı para cezası verilmesine ilişkin 12/02/2019 tarih ve 2019/35 sayılı Kandıra Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararının özeti: Kocaeli 2. İdare Mahkemesi Hakimliğinin/Mahkemesinin 28/11/2019 tarih ve E:2019/388, K:2019/1202 sayılı kararı ile; " ... dava konusu kararların 3194 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tesis edildiği, davacı tarafından söz konusu yapıya ilişkin 08/12/2018 tarih ve .... belge numaralı yapı kayıt belgesi alındığı, 3194 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 16. maddenin amir hükmü uyarınca dava konusu yıkım ve idari para cezası kararlarının iptal edilmesi gerekirken iptal edilmediği bu haliyle dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, bu durumda; dava konusu işlemde sonucu itibariyle hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesi ile; dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
İSTİNAFA BAŞVURANIN
İDDİALARI: Davalı idare tarafından; İlk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu, mevzuata uygun işlem tesis edildiği ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN
SAVUNMASI: Davacı tarafından; dava konusu işlemin iptaline dair kararın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek davalı idare istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı (Değişik 6545 S.K./19. md.) 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü.
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Kocaeli İli, Kandıra İlçesi, .... Mahallesi, 574 parsel sayılı taşınmaz üzerinde ruhsatsız 169,97 m2 yapı yapıldığı tespit edilerek 31.10.2018 tarihli, 1/2cilt/sıra nolu yapı tatil tutanağı düzenlenmiştir.
Bu tespit esas alınarak, 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca ruhsatsız yapının yıkımı ve aynı Kanunun 42. maddesi uyarınca 21.335,77-TL idari para cezası verilmesine ilişkin 12.02.2019 tarih ve 35 sayılı Kandıra Belediye Encümeni kararı alınmıştır.
Anılan Encümen kararının iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı (Değişik 6545 S.K./19. md.) 45. maddesinin 5. fıkrasında, “Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir.” hükmü yer almaktadır.
3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesinde; "Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce (...) tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur.
Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshasıda muhtara bırakılır.
Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister.
Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir.
Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir.
(Ek fıkra:29/11/2018-7153/15 md.) İdare tarafından ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıkların giderilemeyeceği tespit edilen yapıların ruhsatı üçüncü fıkrada düzenlenen bir aylık süre beklenmeden iptal edilir ve mevzuata aykırı imalatlar hakkında beşinci fıkra hükümleri uygulanır ." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanunun 42. maddesinde ise; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere idari para cezaları uygulanacağı, Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden idari para cezası verileceği hükme bağlanmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun 7143 sayılı Kanunla eklenen geçici 16’ncı maddesinin birinci fıkrasında; "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.”; aynı maddenin dördüncü fıkrasında ise, “Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun ve 2960 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilmeyen idari para cezaları iptal edilir.” kuralı yer almaktadır.
Anılan Yasa hükmüne dayanılarak hazırlanan ve 6 Haziran 2018 tarihli ve 30443 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 6. maddesinin birinci fıkrasında, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapıların maliklerinin, bu belgenin bir örneğini belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyesine, bu sınırlar dışında il özel idaresine vermek zorunda oldukları, aynı maddenin üçüncü fıkrasında, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilmeyen idari para cezalarının iptal edileceği belirtilmiş, ‘Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar’ başlıklı 8.maddesinin 20 Eylül 2018 tarihli ve 30541 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslarda Değişiklik yapılmasına Dair Usul ve Esasların 5. maddesi ile değişik ikinci fıkrasında ise; “Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur.” düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; Kocaeli İli, Kandıra İlçesi, .... Mahallesi, 574 parsel sayılı taşınmaz üzerinde ruhsatsız yapı yapıldığından bahisle, 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca ruhsatsız yapının yıkımına ve aynı Kanunun 42. maddesi uyarınca davacıya 21.335,77-TL para cezası verilmesine ilişkin 12.02.2019 tarih ve 35 sayılı Kandıra Belediye Encümeni kararının iptali istemiyle açılan davada; Mahkemesince 3194 sayılı Kanunun Geçici 16. maddesi uyarınca 08/12/2018 tarih ve .... belge numaralı Yapı Kayıt Belgesi ile kayıt altına alınan uyuşmazlığa konu yapı hakkında 08/12/2018 tarihli yapı kayıt belgesinin alınması sonrasında davalı idarece, yıkım ve idari para cezası işlemi tesis edildiği görüldüğünden, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle iptaline karar verildiği görülmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; yapı sahibinin beyanına dayalı düzenlenen yapı kayıt belgesi ile kayıt altına alınan yapıların, belgenin düzenlenmesine temel oluşturan Yasanın Geçici 16. maddesi ile belirlenen şartları taşımadığının ilgili idaresince tespiti halinde anılan Kanuna dayalı çıkartılan Tebliğin 8.maddesi ikinci fıkrası uyarınca yine yetkili idaresince iptal edilmesi ve bu belgenin sağladığı hakların geri alınması mümkün olduğu gibi yargısal incelemesi devam eden davalarda da Yasanın istisna kapsamına aldığı alanlarda yapılan yapılar ile31/12/2017'den sonra yapıldığı idaresince somut olarak kanıtlanan yapılar bakımından yapı kayıt belgesi ile sağlanan haktan yararlanılmasının mümkün olamayacağı açıktır.
Olayda, Kandıra 2. Asliye Ceza Mahkemesinin E:2019/303 esasına kayıtlı dosyasında mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda; uydu görüntülerinin de incelenmesi neticesinde31/12/2017 tarihinden sonra yapıldığı somut bilgi ve belgeler ile sabit bulunan yapının Geçici 16. madde ile sağlanan haktan yararlanma imkanı bulunmadığının belirtildiği görülmüştür.
Bu durumda, dava konusu yapı için 08/12/2018 tarih ve .... belge numaralı yapı kayıt belgesinin düzenlenmiş olmasının, söz konusu belgenin kayıt altına aldığı ruhsatsız yapı hakkında 3194 sayılı Kanun uyarınca tesis edilen yıkım ve idari para cezasına ilişkin işlemin hukuka aykırılığı sonucunu doğurmaması karşısında, İdare Mahkemesince; uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, işleme konu yapı için 3194 sayılı Kanunun Geçici 16. maddesi uyarınca yapı kayıt belgesi düzenlendiğinden bahisle dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Diğer taraftan, ilk derece mahkemesi sıfatıyla uyuşmazlığa bakan idare mahkemesince işin esası incelenmeksizin hüküm kurulmuş olması karşısında, 2577 sayılı Kanunun istinaf kanun yoluna ilişkin hükümleri uyarınca Dairemizce işin esasına girilmesi mümkün görülmemiş, kararın kaldırılması ve 2577 sayılı Yasanın 45/5. maddesi gereği yeniden bir karar verilmesi için dosyanın mahkemesine iade edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4.fıkrası uyarınca davalı idare İSTİNAF BAŞVURUSUNUNKABULÜNE,
2.Kocaeli2.İdareMahkemesinin 28/11/2019tarih ve E:2019/388, K:2019/1202sayılı kararının KALDIRILMASINA
3.2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca yukarıda belirtilen gerekçe dikkate alınarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın kararı veren İlk derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4.Mahkemece yeniden verilecek kararla birlikte yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından, bu hususta ayrıca hüküm tesisine gerek bulunmadığına,
5.2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine,
6.2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca kesin olarak 01/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)