İSTEMİN ÖZETİ: Ankara 10. İdare Mahkemesi'nce verilen 05/11/2019 gün ve E:2018/2402, K:2019/2064 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334'üncü maddesindeki koşulların gerçekleştiği görüldüğünden, davacının adli yardım isteği kabul edilmek suretiyle, dava dosyası incelendi, işin gereği görüşüldü:
Dava, davacı tarafından, ... İl Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü emrinde Polis Memuru olarak görev yaptığı dönemde üzerine atılı bulunan fiili nedeniyle hakkında yapılan soruşturma sonucu görevin takdir ve yerine getirilmesinde müsamaha ve savsaklama gösterdiğinden bahisle 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun'un 8/2-ı maddesi uyarınca kınama cezasıyla cezalandırılması gerektirmekte ise de, aynı Kanun'un "Ağırlaştırıcı" hükümleri içeren 10. maddesi uygulanarak "24 ay uzun süreli durdurma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... İl Polis Disiplin Kurulu Başkanlığı'nın 05/07/2018 tarih ve 2018/695 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Ankara 10. İdare Mahkemesi'nce verilen 05/11/2019 gün ve E:2018/2402, K:2019/2064 sayılı kararıyla; olay tarihinde davacı, Artvin İli Merkez İlçeye bağlı bir köyde yıllık iznini kullanmakta ise de, darbe girişimi henüz bastırılamamış durumda olup Türkiye genelinde televizyon, internet ve benzeri iletişim araçları ile köyler de dahil olmak üzere kamuoyunca muttali olunduğu bir vakitte, 15/07/2016 günü saat 23.41 itibariyle cep telefonuna yapılan bildirim ile, darbe girişimine müdahale edilmesinde görev almak üzere derhal görev yerine dönmesinin talep edildiği, ancak görev yerine dönmek için otobüslerde yer bulamadığından bahisle, darbe girişiminin bastırılmasından çok sonra 18/07/2016 tarihinde görev yerine döndüğü, görev yerine olan mesafe itibariyle aynı gece dönememesi anlaşılabilir ise de, darbe girişimi 16/07/2016 günü bastırılmış durumda olduğu halde sadece vasıta bulamadığından bahisle iki gün sonra görev yerine dönmesinin makul bir mazeret olarak kabulü mümkün olmadığından, olayda kusurlu olduğu yönünde soruşturma raporunda belirtilen kanaatin olayın mahiyeti ve ağırlığı itibariyle somut ve haklı gerekçelere dayandırıldığı anlaşıldığı, disiplin cezasına esas alınan "herhangi bir biçimde görevin takdir ve yerine getirilmesinde müsamaha ve savsaklama göstermek" fiilinin somut olaya uygun olduğu, 7068 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesi kapsamında konu incelendiğinde de, disiplinsizliğin işleniş biçimi, zamanı ve yeri, hizmete olumsuz etkisinin ağırlığı, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ile personelin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı itibariyle, disiplin cezası verilmesi yönündeki takdir yetkisinin kullanımının kamunun yararı ve emniyet hizmetinin gerekleri itibariyle hukuka uygun olduğu, darbe girişiminin Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Anayasal düzenini hedef alan ve halka karşı silah kullanılmasını da içeren niteliği itibariyle, çevik kuvvet sınıfında görevli polis memuru olan davacının görevine derhal/zamanında dönmemesinin "Devletin veya kişilerin zarara uğratılmasına veya hizmetin gecikmesine, durmasına ya da aksamasına neden olması" hali de somut olayda gerçekleştiğinden 7068 sayılı Kanun'un 10/10. maddesine göre durumun ağırlığına ve zararın derecesine göre daha ağır bir ceza verilmesinin gerçekleşen olayın niteliğine uygun olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, bu durumda, usulüne uygun olarak yapılan disiplin soruşturması ile sabit olan fiil sebebiyle davacının yetkili idari merci tarafından 24 ay uzun süreli durdurma ile tecziyesine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından, istinafa konu İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/2-ı maddesinde; "Bu fıkrada disiplinsizlik olarak saptanan eylem, işlem, tutum ve davranışlar dışında herhangi bir biçimde görevin takdir ve yerine getirilmesinde müsamaha ve savsaklama göstermek" kınama cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış olup, aynı Kanun'un "Ağırlaştırıcı nedenler" başlıklı 10/10. maddesinde; "Görevin takdir ve yerine getirilmesinde müsamaha veya savsaklama fiili Devleti veya kişileri zarara uğratmış veya hizmetin gecikmesine, durmasına ya da aksamasına neden olmuşsa, durumun ağırlığına ve zararın derecesine göre daha ağır cezalardan birisi verilebilir." hükmü yer almıştır.
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılmalarının, olayla ilgili kişilerin ve olayın taraflarının ifadelerinin alınması, isnat olunan fiil ile ilgili olarak lehe ve aleyhe başkaca delillerin araştırılması, soruşturma sonucunda haklarında isnat edilen fiillerin sübuta ermesi durumunda mümkün olduğundan, davacı hakkında belirtilen iddiaların sübuta erip ermediği ve sübuta ermesi durumunda da eylemin disiplin cezasını gerektirip gerektirmediğinin tespiti gerekmektedir.
Bu bakımdan, disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatla belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır. Buna göre, disiplin cezası verilebilmesi için kusurlu halin tespitinden sonra belli süreler içinde ilgili memur hakkında tarafsız bir soruşturmacı görevlendirilerek, disiplin soruşturması açılması, söz konusu soruşturmada memurun lehine ve aleyhine olan tüm delillerin toplanarak ekleriyle birlikte bir soruşturma raporunun oluşturulması ve bu şekilde memurun hangi fiili, nerede, ne zaman, nasıl, ne şekilde işlediğinin somut, hukuken kabul edilebilir delillerle şüpheye yer vermeyecek açıklıkta ortaya konularak yetkili disiplin amiri veya disiplin kurulu tarafından bir disiplin cezası verilmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının ... İl Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü emrinde Polis Memuru olarak görev yapmakta iken, 12.07.2016 tarihinden itibaren (10+4 olmak üzere) yıllık izne (senelik izne) ayrıldığı,15.07.2016 günü FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gerçekleştirdiği darbe girişimi sebebiyle senelik izinde olan Emniyet Teşkilatı Tüm Personelin ivedi olarak derhal görevlerinin başına gelmeleri gerektiğinin cep telefonu üzerinden mesaj olarak kendilerine tebliğ edilmesine rağmen görevlerine derhal başlamadıkları, geç geldikleri, gelmedikleri ve senelik izinden geç geldikleri iddiasıyla aralarında davacının da bulunduğu emniyet görevlileri hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı, disiplin soruşturması sonucunda düzenlenen soruşturma raporunda, muhakkikçe; Tahkik emri ekinde, Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nün 05/08/2019 tarihli ve 4298-1 sayılı yazısında yıllık izinde olan davacının, yıllık izinden geç dönerek 18/07/2016 tarihinde göreve başladığının, kamera ve turnike kayıtları personel tespitine dair yazısında ise, 15/07/ 2016 günü "giriş ve çıkış kaydı olmadığının" belirtildiği, BTİK kayıtlarında ise; davacının cep telefonuna "15/07/2016 günü saat: 23.41 de ... İl Emniyet Müdürlüğünden mesaj aldığı "nın, BAZ kaydında ise; 15/07/2016 günü saat: 23.16 ile 15/07/2016 günü saat:01.00 arası A1 Köyü Şavşat Artvin bölgesinde bulunduğunun belirtildiğinin tespiti yapılarak sonuç olarak, soruşturma sırasında elde edilen bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, davacının,15/07/2016 günü saat:23.16'dan 16/07/2016 günü saat:01.00 arasına kadar Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü bölgesinde bulunmadığı, tahkik emrinden ve davacıdan alınan beyanından ayrıldığı yıllık izinden 18/07/2016 günü saat: 07.00'de şubeye geldiği anlaşıldığından, hakkında isnat olunan suçun (senelik izinden derhal geri dönmesi talimatına uymayarak geç geldiği fiilinin) sübuta erdiği ve bu davranışıyla kusurlu davrandığı kanaati oluştuğundan davacının sübuta eren söz konusu davranışıyla 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/2-ı maddesinde yer alan" Bu fıkrada disiplinsizlik olarak saptanan eylem, işlem, tutum ve davranışlar dışında herhangi bir biçimde görevin takdir ve yerine getirilmesinde müsamaha ve savsaklama göstermek" fiilini işlediğinden bahisle 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/2-ı maddesi gereğince kınama cezasıyla cezalandırılması yönünde teklif getirildiği, davalı idarece bu teklif doğrultusunda, davacının 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/2-ı maddesi gereğince kınama cezasıyla cezalandırılması gerekmekte ise de, ancak durumun ağırlığı dikkate alındığında 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Ağırlaştırıcı Nedenler" başlıklı 10/10. maddesi gereği "24 ay uzun süreli durdurma" cezasıyla cezalandırılması üzerine ve iş bu bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, davacının soruşturma sırasında muhakkikçe alınan ifadesinde", 12.07.2016 tarihinde Artvin/Merkez ….. Köyü …. Mahallesinde geçirmek üzere yıllık izne ayrıldığını,15 Temmuz hain FETÖ darbe kalkışmasının yaşandığı gece yer yer elektrik kesintisinin yaşandığını, cep telefonu şebekelerinin çekmediğini, 16.07.2016 tarihinde sabah televizyonu olan kayın pederinden ve komşularından haberi takip ederek öğrendiğini ve takip ettiğini, izinlerin iptal olacağı düşüncesiyle otobüs firmasında çalışan yakın arkadaşını arayarak önceden yer ayırtma düşüncesiyle bilgi almak için aradığını, o hafta içinde yer olmadığını söylediğini, saatini tam olarak şu anda hatırlayamadığı 10:30-12:00 sıralarında olduğunu tahmin ettiği vakitte iş arkadaşlarının kendisini arayarak izinlerin iptal olduğunu ve dönmesi gerektiğini söylediklerini, Artvin İlinden diğer ilçelere giden minibüslerin dolu olduğunu, ulaşımın, coğrafi bölgenin dağlık olması ve sel sularının yolları tahrip etmesi nedeniyle zorlu olduğunu, şehir merkezine ulaşımın günde tek sefer sabah saat 05:00 da servisle sağlandığını, dolayısıyla, 17.07.2017 tarihinde ...'ya giderim umuduyla sabah 05:00''te yayladan hareket eden köy servisiyle şehir merkezine gittiğini, otobüs firmalarına tekrar gittiğini ve iptal edilen otobüs bileti olduğunu söylediklerini, bu şekilde 15:00'de ... seferine bilet aldığını, çalıştığı şubeyi arayarak yola çıktığını ve yarın sabah varabileceğini ilettiğini, 18.07.2016 tarihi saat 07:00 sıralarında şubeye vardığını, çalıştığı 12. Birliğin gece istirahatli olduğunu ve akşam mesaisine gelmesi gerektiğinin söylendiğini, o gün akşam mesaisiyle göreve dahil olduğunu, ulaşımın, coğrafi bölgenin dağlık olması ve sel sularının yolları tahrip etmesi nedeniyle zorlu olduğunu, Artvin İli, Merkez İlçesinin …. Köyü …. Mahallesinden ...'ya uzaklığın 1000 kilometrenin üzerinde olduğunu, bu yerden 16.07.2016 tarihinden 18.07.2016 tarihine kadar görevinin başına gidebilmesinin makul olduğunu, bu durumunun kasıtlı olarak ihmal sayılmaması gerektiğini" beyan etmiştir.
Bu durumda, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin, soruşturma raporunun ve soruşturma sırasında davacıdan alınan ifadenin ve olayın gelişim seyri bir bütün olarak birlikte değerlendirildiğinde, ... İl Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü emrinde Polis Memuru olarak görev yapmakta iken, 12.07.2016 tarihinde yıllık izne ayrılan davacının, 15.07.2016 günü FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gerçekleştirdiği darbe girişimi sebebiyle senelik izinde olan Emniyet Teşkilatı Tüm Personelin ivedi olarak derhal görevlerinin başına gelmeleri gerektiğinin cep telefonu üzerinden mesaj olarak kendilerine tebliğ edilmiş olmasına rağmen davacının, senelik izinden derhal geri dönmesi talimatına uymayarak geç geldiğinin sübuta erdiği ve bu davranışıyla kusurlu davrandığı (ihmalinin bulunduğu) görüldüğünden 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/2-ı maddesinde yer alan "Bu fıkrada disiplinsizlik olarak saptanan eylem, işlem, tutum ve davranışlar dışında herhangi bir biçimde görevin takdir ve yerine getirilmesinde müsamaha ve savsaklama göstermek" fiilini işlediğinden bahisle kınama cezasıyla cezalandırılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Her ne kadar davalı idarece, davacının, sübuta eren ve 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/2-ı maddesinde yer alan " Bu fıkrada disiplinsizlik olarak saptanan eylem, işlem, tutum ve davranışlar dışında herhangi bir biçimde görevin takdir ve yerine getirilmesinde müsamaha ve savsaklama göstermek" fiilini işlediğinden bahisle kınama cezasıyla cezalandırılması gerektiren fiili nedeniyle 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Ağırlaştırıcı Nedenler" başlıklı 10/10. maddesi gereğince" Görevin takdir ve yerine getirilmesinde müsamaha veya savsaklama fiili Devleti veya kişileri zarara uğratmış veya hizmetin gecikmesine, durmasına ya da aksamasına neden olmuşsa durumun ağırlığına ve zararın derecesine göre daha ağır cezalardan birisi verilebilir." hükmü gereğince ağırlaştırılarak 24 ay uzun süreli durdurma cezasıyla cezalandırılmış ise de, davacının gerek soruşturma sırasında alınan ifadesinden, gerekse dava dosyasında mevcut olan bilgi ve belgelerden ve Artvin İlinin coğrafi ve fiziki yapısı, durumu ve özelliği gözönünde bulundurulduğunda ulaşımla ilgili sıkıntıların var olabileceğinin anlaşılması karşısında davacının görevine derhal gelmesi hususunda ihmalinin bulunduğu açık ise de, kasıtlı olduğunun ve Devleti veya kişileri zarara uğrattığı veya hizmetin gecikmesine, durmasına ya da aksamasına yol açtığı yolunda somut bilgi-belgenin ve tespitin ortaya konulamadığından, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Ağırlaştırıcı Nedenler" başlıklı 10/10. maddesi gereğince kınama cezasının gerektiren fiili nedeniyle ağırlaştırıcı hüküm uygulanmasına olanak bulunmadığı anlaşıldığından, davacıya fiilinin karşılığı olan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/2-ı maddesi uyarınca kınama cezasıyla cezalandırılması gerekirken cezanın ağırlaştırılması suretiyle 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Ağırlaştırıcı Nedenler" başlıklı 10/10. maddesi uyarınca "24 ay uzun süreli durdurma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık, aksi yöndeki Mahkeme kararında ise yasal isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf isteminin KABULÜNE, Ankara 10.İdare Mahkemesi'nce verilen 05/11/2019 gün ve E:2018/2402, K:2019/2064 sayılı kararın KALDIRILMASINA, dava konusu işlemin İPTALİNE, aşağıda dökümü gösterilen mahkeme ve istinaf safhasında yapılan 314,80-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya VERİLMESİNE, davacının adli yardım talebinin istinaf aşamasında kabul edilmiş olması nedeniyle istinaf safhasında davacıdan alınmamış olan 178,60-TL yargılama giderinin tahsili için davalı idareye müzekkere YAZILMASINA, posta gideri avansından artan miktarın davacıya İADESİNE, 2577 sayılı Yasanın değişik 45.maddesinin 6.fıkrası uyarınca KESİN olarak, 01/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)