DAVANIN KONUSU: Konya 3'üncü Ana Jet Üs Komutanlığı'nda sözleşmeli astsubay olarak görev yapan davacı tarafından, sözleşmesinin yenilenmemesine dair Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nın 09/04/2019 tarih ve 86016511-126-211/47960 sayılı işleminin iptali ve tüm özlük haklarının ve statü dışında geçirdiği sürede ödenmemiş olan aylıklarının hakediş tarihinden ödeme tarihine kadar işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Davacının 29 Nisan 2016 tarihinde nasıp işleminin tamamlandığı ve astsubay olarak Hv.K.K.lığı bünyesinde göreve başladığı, akabinde sözleşme süresinin sona ermesi sebebiyle durumu görüşülen davacının sözleşmesinin yenilenmediği, davacının sözleşmesinin uzatılıp uzatılmayacağı hususunun Komisyonda değerlendirilerek hazırlanan çalışma ile Hava Kuvvetleri Komutanı'na arz edilmesi üzerine sözleşmenin yenilenmemesi kararı alındığı, işlemin sözleşmenin feshi değil sözleşmenin yenilenmemesi olduğu, sözleşmenin feshi işlemine nazaran sözleşmenin yenilenmemesi işleminde İdarenin takdir hakkının daha geniş olduğu, idarece sözleşmenin yenilenmesi hususunda kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek takdir hakkının hukuka uygun olarak kullanıldığı, sözleşmenin yenilenmesi gibi yenilenmeme hususunun her iki tarafça bilindiği, sözleşmeli subay ve astsubay istihdamının en iyilerle yola devam edilmesi amacı taşıdığı hususlarının belirtildiği, idarenin takdir hakkı dışında davacının sözleşmesinin feshinin nedeninin açıklanmadığı, dosyaya sunulan bilgi ve belgelerde ise; davacının kardeşinin 14.01.2013 tarihinde Bank ...'da açılmış hesabı bulunduğu, 2014 yılında artış olduğunun görüldüğü, FETÖ/PDY’nin kamu kurumlarının neredeyse tamamında örgütlendiği ve somut darbe teşebbüsünün bu yapılanmadan kaynaklandığı, potansiyel tehdidi mevcut tehlikeye dönüştürdüğü, demokratik anayasal düzeni sürdürmek bakımından bazı tedbirler alınmasının zorunlu olduğu, olayda, davacının idareyle sözleşme imzaladığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nın 09/04/2019 tarih ve 86016511-126-211/47960 sayılı işlemi ile davacının kardeşinin 14.01.2013 tarihinde Bank ...'da açılmış hesabı bulunduğu, 2014 yılında artış olduğu görülmekle, sözleşme yenilememe konusunda takdir yetkisine sahip bulunan davalı idarenin, bu yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullandığı, sözleşmenin yenilenmesi konusunda idarenin zorlanamayacağı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği, dava konusu işlem hukuka uygun olduğundan davacının parasal hak taleplerinin de reddi gerektiği gerekçesiyle Konya 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 26/12/2019 tarih ve E:2019/626, K:2019/1645 sayılı karar ile davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF DİLEKÇESİNİN ÖZETİ: Davacı vekili tarafından; dava konusu işlem ile suçların şahsiliği ilkesi ile masumiyet karinesinin ihlal edildiği, davacının şahsı ile ilgili olarak hiçbir somut delilin bulunmadığı, kardeşinin kişisel durumunun davacıya yansıtılmaması gerektiği, davacının görev yaptığı alanlarda her zaman başarılı olduğu, idare işlemlerinin hukuka aykırı olduğu ve mahkeme kararının usul ve esas bakımından hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Usul ve esas bakımından hukuka uygun Mahkeme kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare Mahkemesi kararlarının istinafen incelenerek kaldırılması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45 inci maddesinin 4 üncü ve 5 inci fıkralarında yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
İstinaf başvurusuna konu karar usul ve hukuka uygun olduğundan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45 inci maddesinin 3 üncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Diğer taraftan 4045 sayılı Kanunun 1.maddesine 7148 sayılı Yasa ile eklenen fıkra Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş ise de anılan maddenin 1. fıkrası halen yürürlükte olduğundan, olayda özel hayata saygı hakkına yapılan müdahalenin kanuni dayanağının halen mevcut olduğu, yapılan müdahalenin ise ölçülü ve kamu yararına uygun olduğu anlaşılmıştır.
SONUÇ:
1) İstinaf isteminde bulunulan mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığından, istinaf isteminin REDDİNE,
2) İstinaf aşamasında yapılan 192,10-TL yargılama gideri toplamının istinaf talep edenin üzerinde bırakılmasına, fazla alınan 54,40-TL harcın istemi halinde davacıya iadesine,
3) Artan posta ücretinin istinaf isteminde bulunan tarafa Mahkemesince iadesine,
2577 sayılı Kanun'un 46/c maddesi uyarınca bu kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 15.09.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)