(213 S. K. m. 3)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca katma değer vergisi kısmi tevkifat uygulaması kapsamındaki teslimleri sebebiyle haksız yere vergi iadesi aldığı gerekçesiyle 2017/2, 3, 4 ve 5. dönemleri için yapılan tek kat vergi ziyaı cezalı (tekerrür hükümleri uygulanan) katma değer vergisi tarhiyatlarının iptali istemiyle açılan davayı; yapılan inceleme sonucunda davacı şirketin katma değer vergisi iade işlemlerine ilişkin iki farklı durumun ortaya çıktığı, ilk olarak şirketin 2017/Mart ve Nisan aylarında Hatay/Payas bölgesinde bulunan çelikhanesinde üretimini yaptığı kütük demirin ....... Haddecilik Anonim Şirketi, ....... Haddecilik Limited Şirketi, ....... Çelik Demir Ltd. Şti.'ye satışının gerçekleştirildiği, ikinci olarak ise davacı şirket ile birbiriyle ilişkili şirketler arasında yapılan işlemler olduğu, 2017/Şubat ayı içinde davacı şirket ile ....... Çelik Ltd. Şti. arasında aynı miktar ve tutarla tevkifata tabi mal alış ve satışlarından kaynaklı olarak KDV iadesi alacağının doğduğu, 2017/Mart ayında ise davacı şirketin mal alışların bir kısmını ....... Çelik Ltd. Şti. ve ....... Demir Çelik San. Tic. A.Ş.'den tevkifata tabi olarak, bir kısmını ise ....... Demir Çelik San. Tic. A.Ş.'ye fason yaptırarak temin ettiği, temin edilen bu malların yine ....... Demir Çelik San. Tic. A.Ş.’ye satıldığı, 2017/Nisan ayında ....... Demir Çelik San. Tic. A.Ş. doğrudan alınan ya da fason yaptırılarak temin edilen mallar ile 2017/Mayıs ayında ise ....... Demir Çelik San. Tic. A.Ş.'ye fason yaptırılan malların ....... Çelik Ltd. Şti.'ye satıldığı, bu durumda ....... Demir Çelik San. Tic. A.Ş. ve ....... Çelik Ltd. Şti. yapılan tevkifatlı satışa konu olan malların yine aynı firmalardan temin edilerek iade hakkı elde edildiği, mükellef kurumun KDV iadesi oluşturan tevkifatlı satışlara konu olan kütük demirlerin %93’ünü ....... Demir Çelik San. Tic. A.Ş.'ye fason yaptırarak temin ettiği, şirketler arasında yapılan ticari işlemlerde, vergi borcunun borcu ödemeyen tarafta kaldığı, her iki mükellefe yapılan teslimler için katma değer vergisi iade edilmesinin yerinde olmadığı yönünde tespit ve değerlendirilmelere yer verilmiş olduğu, ....... Çelik Demir Ltd. Şti.'ye yapılan teslimler hakkında yapılan tespitlerin değerlendirilmesinden; her ne kadar mükellefin 2016 ve 2017 yıllarında sahte belge düzenlediği vergi tekniği raporu ile tespit edilmiş ise de davacının mükelleften mal veya hizmet almadığı, mal satışında bulunduğu, kaldı ki mükellefin davacıdan yaptığı tevkifatlı alımlar nedeniyle sorumlu olduğu katma değer vergisini 7143 sayılı Yasa kapsamında yapılandırıldığı ve ödemeye devam ettiği, bu durumda davacıya mahsuben iadesi gerçekleşen verginin geri alınmasının aynı verginin iki ayrı mükelleften mükerrer tahsiline sebep olacağı da dikkate alındığında, dava konusu tarhiyatların bu mükellefe yapılan satışlara isabet eden kısmında bu gerekçeyle hukuka uyarlık görülmediği, ....... Çelik Ltd. Şti. ve ....... Demir Çelik San. Tic. A.Ş.'ye yapılan teslimler hakkında yapılan tespitlerin değerlendirilmesinden; anılan şirketler ile ....... Dış. Tic. A.Ş.'nin ilişkili şirketler olduğu, bu şirketlerin mali durumlarının kötü olduğu ve vergi borçlarını ödeyemedikleri, davacı firma ile olan alım satımlarına ilişkin fatura, sevk irsaliyesi ve kantar fişlerinde maddi hatalar ve imzasız düzeltmeler olduğu yönünde olumsuz tespitler bulunsa da katma değer vergisi tevkifat uygulamasında satıcıya iade yapılması için alıcının tevkif ettiği vergiyi beyan etmesinin yeterli görüldüğü ve ödeme şartının aranmadığı, tüm olumsuz tespitlere rağmen davacının iade alacağını doğuran mal teslimlerinin gerçek olmadığına dair bir tespit ve değerlendirmeye raporda yer verilmediği, davacının şirketlerin mali sıkıntı içinde olduğunu bilmesinin ticari ilişki kurmasına engel olarak kabul edilemeyeceği, tevkifatlı satış nedeniyle sorumlu oldukları katma değer vergisini kısmen de olsa ödedikleri dikkate alındığında dava konusu tarhiyatların bu mükelleflere yapılan satışlara isabet eden kısmında da hukuka uyarlık görülmediği, öte yandan mükelleflere ait fabrikanın lisansının iptal edildiği ve mühürlendiği, faaliyette bulunmadığı yönünde olumsuz tespitler bulunsa da en son 23.02.2018 tarihinde mühürlenene kadar her seferinde mührün sökülerek fabrikanın çalıştırıldığının zabıta tarafından tespit edildiği, dolasıyla fason üretim ve mal teslim dönemlerinde mükelleflerin aktif olduğu, davacı şirket temsilcileri tarafından anılan mükelleflerin fiilen yönetildiği hususunda tek delilin şirket temsilcisinin ifadesinden ibaret olduğu, anılan mükelleflere ait elektrik faturasının davacı şirket tarafından ödense de bu ödemelerin defterlere alacak olarak kaydedildiği, davacı ile yapılan alım satımların fiili olarak başka şirketle, kaydi olarak başka şirketle yapıldığı ileri sürülse de ilişkili şirketlerin kendi aralarında fatura düzenleyerek bu alım satımlarda fiili durumla kaydi durumu uyumlu hale getirdiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, tevkifata tabi mal satışlarının gerçek olmadığının şüpheden uzak ve somut olarak ortaya konulamadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle kabul eden İzmir 3. Vergi Mahkemesinin 22/01/2020 gün ve E: 2019/758, K: 2020/133 sayılı kararının; dava konusu cezalı tarhiyatların hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu ve istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2.Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
İzmir 3. Vergi Mahkemesi'ni 22/01/2020 gün ve E: 2019/758, K: 2020/133sayılı kararının, davacı şirket tarafından ....... Çelik Demir Ltd. Şti.'ye yapılan teslimlerden kaynaklanan cezalı katma değer vergisi tarhiyatı için verilen davanın kabulü ile vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca hukuka uygun bulunmuştur. Davalı idarenin istinaf isteminin bu kısım itibariyle reddi gerekmektedir.
Davalı idarenin, Vergi Mahkemesi kararının, ....... Çelik Ltd. Şti. ve ....... Demir Çelik San. Tic. A.Ş.'ye yapılan teslimler nedeniyle yapılan cezalı tarhiyat yönünden kabul kısmına yönelik yaptığı istinaf başvurusuna gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3. maddesinin B bendinde; vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, şu kadar ki vergiyi doğuran olayla ilgisi tabi ve açık bulunmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olacağı kuralı yer almıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı şirketin 2017 yılı içerisinde katma değer vergisi kısmi tevkifat uygulaması kapsamında külçe demir tesliminde bulunduğu, kısmi tevkifat (5/10) yoluyla tahsil edilen katma değer vergisinden kaynaklanan iade alacaklarını borçlarına mahsuben iade aldığı, ancak, davacı şirket hakkında yapılan inceleme neticesinde hazırlanan raporda, bir kısım mükelleflere yapılan teslimler yönünden iade yapılmaması ve iade edilen tutarların geri alınması gerektiğinin belirtildiği, bunun üzerine dava konusu tarhiyatların gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.
Davacı şirket hakkında düzenlenen 16/01/2019 gün ve 2019-B-1241/1 sayılı Vergi İnceleme Raporuyla; ....... Çelik Ltd. Şti.'ye yapılan teslimler yönünden; şirketin %99 hisse ile ortağı olan .......'nun aynı zamanda ....... Demir Çelik San. Tic. A.Ş.'nin %100 hisse ile ortağı olduğu, iki şirketin ilişkili şirketler olduğu, şirketin 2011 yılından itibaren tahakkuk eden borçları ile davacıdan mal alışları nedeniyle verdiği 2 nolu KDV beyanı uyarınca tahakkuk eden borçlarını ödemediği, şirket temsilcisinin şirket patronu .......'nun şirketin borçlarını bildiği, mali durumunun kötü olması sebebiyle borçların ödenemediği yönünde beyanda bulunduğu, davacı şirket temsilcisinin ise mükellefin mali sıkıntı içinde olduğunu bildikleri, tevkif edilen KDV'nin ödenmemesinin iade almalarına engel olmadığı, bilerek herhangi bir yanlış içinde olmadıkları yönünde beyanda bulunduğu, davacı şirket temsilcisine mükellef kurum ile aynı gün veya bir gün arayla alış-satış gerçekleştirilmesinin, miktar ve tutarların aynı olmasının ve stok durumunun bazı günlerde negatif olmasının nedeni sorulduğunda, stokların eksi değer vermesinin sebebinin alınan malın fatura düzenleme süresi içerisinde henüz fatura düzenlenmeden satılmasından kaynaklanabileceği, mükellef firmanın haddehanesinde kütük demirin tamamını çubuk demire dönüştüremediği zamanlarda finansal yönden duyduğu ihtiyaç sebebiyle fazla kütüğün akşamdan sabaha ya da birkaç saat süreyle dahi satın alındığı ve cüzi bir miktar kadar fiyat farkı eklenerek tekrar satıldığı, geçmiş dönemlerinden aralarında devam eden bir ticari ilişkinin olması ve firmadan alacaklı olmaları sebebiyle firmanın faaliyetine devam etmesi için taleplerini bu yönde karşıladıkları yönünde beyanda bulunduğu, ....... Çelik Ltd. Şti. tarafından davacı şirketten alınan demirler karşılığında neredeyse hiç bir ödeme yapılmadığı, karşılığında mal alma yoluyla ticari faaliyetin devam ettirildiği, bu durumun iktisadi ve ticari icaplara uygun olmadığı, iki firma arasındaki fatura ve sevk irsaliyelerindeki mal miktarlarının uyumsuz olduğu, irsaliyelerinin neredeyse tamamında teslim eden ve teslim alanın adı soyadı ve imzasının olmadığı, kantar fişlerinin imzasız ve uyumsuz olduğu, bazı irsaliyelerde firma adının veya mal cinsinin elle değiştirildiği, davacı şirket temsilcisinin bu hususlara ilişkin olarak kimin kantarının dikkate alınacağına bağlı olarak bazen farkların ortaya çıkabileceği, ....... Demir Çelik San. Tic. A.Ş. ile ....... Çelik Ltd. Şti. ilişkili olduğundan bazen unvan bilgisinin yanlış yazıldığı, malın cinsindeki hataların elemanların bilgisizliğinden kaynaklandığı, sehven yapılan bu hataların işlem hacmi ve sevkıyatın yoğunluğu göz önüne alındığında makul düzeyde olduğu yönünde beyanda bulunduğu, mükellef şirketin 2017 Ocak ila Mayıs elektrik faturalarının davacı şirket tarafından ödendiği, mükellef şirket temsilcisinin şirketin bulunduğu mali sıkıntılardan dolayı her iki şirketin ticari çıkarları doğrultusunda hareket edildiği, firmanın kendi elektrik faturaların ödeyemediği için davacı şirket tarafından ödendiği yönünde beyanda bulunduğu, dava şirket temsilcisinin ise mükellef firma ile işin devamlılığını sağlamak ve ticari menfaatinin zedelenmemesi için bazen anılan firma adına elektrik ve doğalgaz faturaların ödendiği yönünde beyanda bulunduğu, mükellef firma adresinde yapılan 27.06.2016 tarihli yoklamada 2014/Eylül döneminden beri fabrikada üretim yapılmadığı, son muhtasar beyannamesine göre çalışan sayısının 257 olduğu ancak yoklamada bir idari personel sayısının 31, fabrika bakımı ile uğraşan işçi sayısının 22 olduğu, diğer işçilerin ücretli izinli olduğu, 17.10.2017 tarihinde yapılan yoklamada fabrikanın gayri faal olduğu, herhangi bir üretim faaliyetinin bulunmadığı, tesiste toplam 65 personel çalıştığı, herhangi bir ticari emtia veya mal hareketinin bulunmadığı, ruhsatı iptal edildiğinden üretim yapılamadığı, 20.11.2017 tarihinde yapılan yoklamada ise şirketin 2013’ten beri gayri faal olduğu, herhangi üretim faaliyetinin bulunmadığı, ticari emtia ve mal hareketin olmadığı, ruhsatının iptal edildiği hususlarının tespit edildiği, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından şirketin borçlarını ödemediğinin bildirdiği, İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığından alınan bilgilere göre şirkete ait fabrikanın 09.03.2015 tarihinde mühürlenerek faaliyetinin durdurulduğu, 20.04.2015, 13.07.2015 ve 18.04.2016 tarihlerinde yapılan kontrollerde trafo kapılarının bir kısmının açık olduğu tespit edilerek tekrar mühürlendiği, işletmede her hangi bir üretim ve faaliyet görülmediği, 09.01.2017 ve 24.01.2017 tarihlerinde yapılan kontrollerde iş yerine ait trafo kapılarının tekrar mühürlendiği ve en son 23.02.2018 tarihinde mühürlenen iş yerinin 17.05.2018 tarihinde denetlendiği, mühürlerin sağlam olduğunun tespit edildiği, şirket müdürü .......’un ifadesinde şirket sahibi .......'nun cezaevine girmesinden sonra fabrikada sıkıntı yaşanmaya başlandığı, şirket adına tahakkuk eden vergi, enerji, SSK ve benzeri borçların ödenemediği, şirketin ekonomik sıkıntıları olması sebebiyle ....... Hurdacılık A.Ş.'nin bu durumu kullanarak patron gibi hareket ederek işletmeyi yönettiği, kendisinin hurda getirdiği fabrikada işleterek fiyatlandırmayı kendisinin belirlediği, elektrik faturalarının yine anılan firma tarafından ödendiği, kısaca fabrikayı kullanarak kendisine menfaat temin ettiği yönünde beyanda bulunduğu, ....... Demir Çelik San. Tic. A.Ş.'ye yapılan teslimler yönünden; şirket ortağının %100 hisse ile ....... olduğu, mükellefiyetin tesis edildiği günden beri Sosyal Güvenlik Kurumu ve vergi dairesi müdürlüğüne herhangi bir ödeme yapılmadığı, şirket temsilcisinin şirketin ....... Dış. Tic. A.Ş., Sivas Demir Çelik A.Ş. ve ....... Çelik Ltd. Şti.'den kütük demir ve inşaat demiri alıp sattığı, üretim faaliyeti bulunmadığı, sahada bir kişi ve evrak takibi için bir kişinin çalıştığı, muhasebe hizmetinin ....... Dış. Tic. A.Ş. tarafından yürütüldüğü, şirketlerin ilişkili olduğu, piyasa şartları yüzünden vergisel ödevlerin yerine getirilemediği, şirketin vergi borcunun ....... tarafından bilindiği, şirketin borçlarını ödeyecek bir malvarlığının bulunmadığı yönünde beyanda bulunduğu, şirketin 2017 Mart ve Nisan aylarında ....... Hurdacılık A.Ş.'den olan alışları sebebiyle tevkif edilen 105.329,72 TL KDV'nin sadece 11.449,54 TL'lik kısmının ödendiği, geri kalanın ödenmediği, şirket temsilcisinin mali durumunun kötü olması sebebiyle ödemediğini beyan ettiği, davacı şirket temsilcisinin ise anılan mükellefin mali ve finansal sıkıntı içinde olduğunu bildiği, tevkif edilen KDV'nin ödenmemesinin iade almalarına engel olmadığı, bilerek herhangi bir yanlış işin içinde olmadıkları yönünde beyanda bulunduğu, mükellef kurum temsilcisinin ....... Hurdacılık A.Ş.'den hurda aldıkları, karşılığında kütük demir veya inşaat demiri verdikleri, sevkiyatın ....... Hurdacılık A.Ş. tarafından yapıldığı, depo olarak ....... Dış. Tic. A.Ş.'nin deposunun kullanıldığı, aslında bu işlemlerin ....... Dış. Tic. A.Ş. ilişkin işlemler olduğu, anılan firma hesaplarının bloke olmasından dolayı bu şirket üzerinden ticari ilişkilerin yönetildiği, şirkete ait banka hesaplarının ....... Dış. Tic. A.Ş. tarafından kullanıldığı, ödemelerin mahsuplaşma yoluyla yapıldığı yönünde beyanda bulunduğu, davacı şirket temsilcisinin ise mükellef firmanın haddehanesinde kütük demirin tamamını çubuk demire dönüştüremediği zamanlarda finansal yönden duyduğu ihtiyaç sebebiyle fazla kütüğün akşamdan sabaha ya da birkaç saat süreyle dahi satın alındığı ve cüzi bir miktar kadar fiyat farkı eklenerek tekrar satıldığı, geçmiş dönemlerinden aralarında devam eden bir ticari ilişkinin olması ve firmadan alacaklı olmaları sebebiyle firmanın faaliyetine devam etmesi için taleplerini bu yönde karşıladıkları yönünde beyanda bulunduğu, mükellef firmanın ....... Hurdacılık A.Ş.'den alınan mallara ilişkin neredeyse hiç ödeme yapmadığı, davacı şirketin karşılık olarak mükellef şirketten mal alma yoluyla ticari faaliyetini sürdürdüğü, iki şirket arasındaki ticaretin günümüz ticari ve iktisadi icaplarına uygun olmadığı, mükellef firma tarafından davacı şirkete yapılan satışlarda düzenlenen sevk irsaliyelerinde teslim eden kişi olarak görünen şahısların gerçekte ....... Dış. Tic. A.Ş. çalışanı olduğu, davacı şirket adına fason kütük işçilik bedeli açıklamalı faturalar ve sevk irsaliyelerinin ....... Demir Çelik San. Tic. A.Ş. tarafından düzenlenmesine karşı irsaliyeleri düzenleyen kişilerin ....... Dış. Tic. A.Ş. çalışanı olması ve sevkiyat yapan nakliyecilerin ....... Demir Çelik San. Tic. A.Ş.'yi tanımaması, nakliye faturasının olmaması, taşınan malın nervürlü demir (çubuk demir) olduğunun belirtilmesi hususları doğrultusunda yapılan bu işlemlerin ....... Dış. Tic. A.Ş. ile ....... Hurdacılık A.Ş. arasında olduğu, taşınan malların ise kütük demir değil nervürlü demir olduğu sonucuna varıldığı hususları dikkate alındığında, malların ....... Demir Çelik San. Tic. A.Ş. tarafından mı yoksa ....... Dış. Tic. A.Ş. tarafından mı satışının yapıldığı, sevkiyatı yapılan malın ne oldu hususlarında düzenlenen belgeler ile yapılan tespitlerin birbiriyle uyumlu olmadığı, dolayısıyla söz konusu belgelerin ilişkili firmalar arasında anlaşma sonucu düzenlendiğinin anlaşıldığı, davacı tarafından fason yaptırılan kütür demir işlerine ilişkin olarak ....... Demir Çelik San. Tic. A.Ş. temsilcisi tarafından şirketin fabrikasının olmadığı, fason işlerin ....... Dış. Tic. A.Ş. yaptırıldığı, bu işlemlerdeki fire oranını ön anlaşma gereği ....... Demir Çelik San. Tic. A.Ş. stoklarından gönderildiği, yapılan işlemlerin fasonun fasonu yani ....... Hurdacılık A.Ş.'den ....... Demir Çelik San. Tic. A.Ş.'ye, ....... Demir Çelik San. Tic. A.Ş.'den ....... Dış. Tic. A.Ş.'ye şeklinde olduğu, birim fiyatın şirket yönetimi tarafından belirlendiğinin ifade edildiği, davacı şirket temsilcisi tarafından ise fason hizmetin ....... Demir Çelik San. Tic. A.Ş. tarafından yapıldığı, yapılan işlemlerin pratiği gereği birebir sistemine göre fason yaptırıldığı, birim fiyatın inşaat demiri ve hurda demir fiyatına göre belirlendiği ancak fason yaptıranın beklentileri karşılayan bir fiyat olduğunun ifade edildiği, ....... Demir Çelik San. Tic. A.Ş. tarafından ....... Hurdacılık A.Ş.'ye düzenlenen fason kütük işçilik bedeli faturaları ile ....... Dış. Tic. A.Ş.'nin ....... Demir Çelik San. Tic. A.Ş.'ye düzenlediği kütük işçilik faturalarının miktar ve tutarları aynı olduğu, aynı tutarda ve miktarda fatura düzenlenmesinin nedeninin ilişkili firmaların aynı kişiye ait olması ve bu yüzden herhangi bir kar amacı gütmeden fatura düzenlediğinin beyan edildiği, mükellef kurum stoklarının bazı günlerde negatif değerler verdiği, şirket temsilcisinin satışın ....... Dış. Tic. A.Ş. tarafından yapılması ancak faturanın ....... Demir Çelik San. Tic. A.Ş. tarafından düzenlenmesi sebebiyle stokların negatif değer verdiğini beyan ettiği, ....... Şirketinden alınan bilgilere göre davacı şirket tarafından ....... Çelik adına ödenen ve ....... Demir Çelik adına ödenen açıklamalı dekontlar ile yapılan ödemelerin ....... Çelik Ltd. Şti.'ye ait aboneliklerden kaynaklı elektrik faturaları olduğu tespit edilmiştir.
Olayda, 16/01/2019 gün ve 2019-B-1241/1 sayılı Vergi İnceleme Raporunda yer alan; vergiyi doğuran olayla ilgisi açık olan şirket temsilcilerinin beyanları, şirketlerin faaliyetlerine, çalışanlarına ve üretim kapasitelerine yönelik tutanaklar ile yapılan tespitler ve ortaklık yapıları, banka hesap kayıt ve hareketleri, elektrik faturalarına ilişkin ödemeler, belediye ekiplerince düzenlenen zabıtlar, vergi idarelerine ve Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borçlar, üretilmiş olan ürünlerin sevk ve teslimine ilişkin kayıtlar ve raporda ayrıntılı olarak yer verilen diğer tüm tespitler davacı şirket tarafından tevkifata tabi olarak ....... Çelik Ltd. Şti. ile ....... Demir Çelik San. Tic. A.Ş.'ne yapılan satışların vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetine uygun olmadığını ispatlar nitelikte olduğundan bu inceleme raporuna dayanılarak tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Bu durumda, istinafa konu Mahkeme kararında bu tarhiyat kısmı yönünden isabet yoktur.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen kabulüne, İzmir 3. Vergi Mahkemesinin 22/01/2020 gün ve E: 2019/758, K: 2020/133 sayılı kararının; davacı şirket tarafından ....... Çelik Demir Ltd. Şti.'ne yapılan teslimlerden kaynaklanan cezalı katma değer vergisi tarhiyatı için verilen kabul ve vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrası yönünden istinaf başvurusunun reddine, ....... Çelik Ltd. Şti. ve ....... Demir Çelik San. Tic. A.Ş.'ne yapılan teslimler nedeniyle yapılan cezalı tarhiyat için verilen kabule ilişkin hüküm fıkrası yönünden istinaf başvurusunun kabulüne, kararın bu kısmının kaldırılmasına, davanın kısmen reddine, dava aşamasında yapılan davacı tarafa ait toplam 182,30 TL tutarındaki yargılama giderinin 152,50 TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan 30,00 TL'sinin davalı idare tarafından davacıya verilmesine, istinaf aşamasında yapılan davalı tarafa ait 57,00 TL istinaf yargılama giderinin 10,00 TL lik kısmının davalı üzerinde bırakılmasına, 47,00 TL lik kısmının ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.890,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, davacıdan 54,40 TL'den az olmamak üzere reddedilen dava tutarı üzerinden binde 4,55 oranında nispi karar harcı alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştay’da temyiz yolu açık olmak üzere 27/11/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi. (¤¤)