İSTEMİN ÖZETİ: Afyonkarahisar İl Müftülüğü bünyesinde imam-hatip olarak görev yapmakta iken FETÖ/PDY terör örgütüyle aidiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunduğundan bahisle 24.12.2017 tarihli ve 30280 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 695 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden ihraç edilen davacının, hakkında davalı idarece yürütülen disiplin soruşturması sonucunda FETÖ/PDY terör örgütüyle aidiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunduğundan bahisle Diyanet İşleri Başkanlığındaki görevine de son verilmesine ilişkin 08.01.2018 tarih ve E.2486 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı işleminin iptali ve mali haklarının yasal gecikme zammı ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; ''Olayda, davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturması dosyası kapsamı ve 695 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısının bulunduğu değerlendirilerek kamu görevine son verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, anılan Kanun Hükmünde Kararname hükümleri doğrultusunda davacının Diyanet İşleri Başkanlığı'ndaki görevine de son verilmesine yönelik tesis edilen dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı'' gerekçesiyle davanın reddi yönünde Afyonkarahisar İdare Mahkemesi'nce verilen 11/12/2018tarih ve E:2018/708, K:2018/890 sayılı kararın; davacı tarafından, tüm belgeleri eksiksiz sunduğu, buna rağmen verilen kararın hukuka aykırı olduğu, kendisine iftira atıldığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi'nce, Afyonkarahisar İdare Mahkemesi'nin 11/12/2018 gün ve E:2018/708, K:2018/890 sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile istinaf konusu mahkeme kararının kaldırılarak karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Konya 3. İdari Dava Dairesinin 23/05/2019 tarih ve E:2019/139, K:2019/889 sayılı kararının; Danıştay Beşinci Dairesinin 18/12/2019 tarih ve E:2019/3804, K:2019/6583 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyularak dava dosyası yeniden incelenmek suretiyle işin gereği görüşüldü:
Dava, Afyonkarahisar İl Müftülüğü bünyesinde imam-hatip olarak görev yapmakta iken FETÖ/PDY terör örgütüyle aidiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunduğundan bahisle 24.12.2017 tarihli ve 30280 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 695 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden ihraç edilen davacı hakkında davalı idarece yürütülen disiplin soruşturması sonucunda FETÖ/PDY terör örgütüyle aidiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunduğundan bahisle ayrıca Diyanet İşleri Başkanlığındaki görevine de son verilmesine ilişkin 08.01.2018 tarih ve E.2486 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı işleminin iptaline ve mali haklarının yasal gecikme zammı ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
01.02.2018 tarih ve 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesi ile Anayasanın 120 nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 21.7.2016 tarih ve 1116 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuş; Komisyonun, olağanüstü hal kapsamında doğrudan kanun hükmünde kararnameler ile tesis edilen kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarma ya da ilişiğin kesilmesi konularındaki başvuruları değerlendirip karar vereceği belirtilmiş, yine aynı Kanun'un "yargı denetimi" başlıklı 11 inci maddesinin birinci fıkrasında, Komisyon kararlarına karşı idari dava açma hakkı tanınmış olup, Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenecek Ankara İdare Mahkemelerinde iptal davası açılabileceği, "Geçiş hükümleri" başlıklı geçici 1. maddesinin üçüncü fıkrasında ise Komisyonun görev alanına giren konularda daha önce herhangi bir yargı merciine başvurmuş veya dava açmış olanlar için de 7 nci maddedeki usul ve sürelerin uygulanacağı, bu dosyalar hakkında yargı mercilerince karar verilmesine yer olmadığına ve tarafların yaptıkları masrafların üzerlerinde bırakılmasına dosya üzerinden kesin olarak karar verileceği, vekâlet ücretine hükmedilmeyeceği, bu dosyaların, yeni bir başvuru şartı aranmaksızın incelenmek üzere Komisyona gönderileceği hükümlerine yer verilmiştir.
Böylece, olağanüstü hal kapsamında doğrudan Kanun Hükmünde Kararnameler ile tesis edilen işlemlere karşı dava açılmadan önce Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvurunun zorunlu bir yol olduğu, bu kapsamda Komisyonun görev alanına giren konularda daha önce herhangi bir yargı merciine başvurulmuş veya dava açılmış ise bu dosyaların da yargı yerlerince yeni bir başvuru şartı aranmaksızın incelenmek üzere Komisyona gönderileceği, dolayısıyla doğrudan Kanun Hükmünde Kararnameler ile tesis edilen işlemlere karşı değil, Komisyonca verilen kararlara karşı iptal davası açılabileceği dikkate alındığında; personelin çalıştığı kurum bünyesindeki Kurul kararı ile ilk olarak kamu görevinden çıkarıldığı, daha sonra da Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle ikinci kez kamu görevine son verildiği hallerde, hem kurum bünyesinde oluşturulan Kurul kararına hem de inceleme Komisyonunca verilen karara karşı iptal davaları açılmasına imkan bulunduğu ve esasen personelin hem kurul kararıyla hem de Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmasının "sebep" unsurunun her iki halde de aynı olduğu; yani Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamelerden kaynaklandığı ve ilgililerin "... Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya irtibatının ..." bulunduğundan bahisle kamu görevinden çıkarıldığı açıktır.
Bir idari işlem açıkça idare tarafından geri alınmadığı veya bir başka işlemle yürürlükten kaldırılmadığı ya da idare mahkemesince iptal edilmediği sürece hukuk aleminde varlığını sürdürecektir. Bu nedenle, Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listelerde ismine yer verilmek suretiyle hiçbir idari işleme gerek kalmaksızın doğrudan kamu görevinin sonlandırılmasına karşı açılan davalarda idare mahkemelerince, Kanun Hükmünde Kararnamelerin kanun niteliği taşıdığı gerekçesiyle "incelenmeksizin ret" kararları verildiği de göz önünde bulundurulduğunda, personellerin kendi kurumunda oluşturulan kurullar tarafından kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davaların (idari işlemden sonra çıkartılan Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listesinde aynı personelin ismine yer verilmek suretiyle ikinci kez görevine son verilmiş olsa bile idari işlemin hukuken yürürlükte olması nedeniyle) esastan incelenerek bir karar verilmesi gereklidir.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Bağlantılı davalar" başlıklı 38. maddesinde; "Aynı maddi veya hukuki sebepten doğan ya da biri hakkında verilecek hüküm, diğerini etkileyecek nitelikte olan davalar bağlantılı davalardır.
2. İdare mahkemesi, vergi mahkemesi veya Danıştaya veya birden fazla idare veya vergi mahkemelerine açılmış bulunan davalarda bağlantının varlığına taraflardan birinin isteği üzerine veya doğrudan doğruya mahkemece karar verilir.
...
4. Bağlantılı davalar, değişik bölge idare mahkemesinin yargı çevrelerindeki mahkemelerde bulunduğu takdirde dosyalar Danıştaya gönderilir." hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, Afyonkarahisar İl Müftülüğü bünyesinde imam-hatip olarak görev yapmakta iken FETÖ/PDY terör örgütüyle aidiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunduğundan bahisle 24.12.2017 tarihli ve 30280 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 695 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden ihraç edilen davacının, hakkında davalı idarece yürütülen disiplin soruşturması sonucunda FETÖ/PDY terör örgütüyle aidiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunduğundan bahisle ayrıca Diyanet İşleri Başkanlığındaki görevine de son verilmesine ilişkin 08.01.2018 tarih ve E.2486 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, dava açıldıktan sonra davacının bu kez de 24.12.2017 tarih ve 30280 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 695 sayılı Olağanüstü Hâl Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin ekli listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarıldığı, Dairemizin 18/04/2019 günlü ara kararına cevaben gönderilen bilgi, belgelerden, davacı tarafından, 695 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılması kararına karşı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvuruda bulunulduğu, ancak komisyonca henüz bir karar verilmediği için Ankara İdare Mahkemesinde halihazırda açılmış bir davanın da bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının 24.12.2017 tarih ve 30280 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 695 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden ihraç kararına karşı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurusu hakkında verilecek kararın, davacının, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin 08.01.2018 tarih ve E.2486 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan iş bu davayı etkileyeceği açık olduğundan, Afyonkarahisar İdare Mahkemesince davacının, Olağanüstü Hal İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurusunun karara bağlanıp bağlanmadığı, karar verilmişse buna karşı dava açıp açmadığı hususunda bir değerlendirme yapılarak dava açılmışsa 2577 sayılı Yasanın 38. maddesinin 1. fıkrası gereğince bağlantılı olan dosyanın Danıştay'ın ilgili Dairesine gönderilmesi (bağlantı hususu görüşülmek üzere) gerekmekte iken, dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu Afyonkarahisar İdare Mahkemesi'nce verilen 11/12/2018 tarih ve E:2018/708, K:2018/890 sayılı kararın kaldırılmasına, Dairemiz kararında yer verilen gerekçe doğrultusunda yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Afyonkarahisar İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, mahkemece verilecek kararla birlikte istinaf ve temyiz aşamalarına ilişkin yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından bu hususta ayrıca hüküm tesisine gerek bulunmadığına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca 18.02.2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)