İSTEMİN ÖZETİ: Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde Afyonkarahisar Müftülüğüne bağlı ... Camii İmam-Hatibi olarak görev yapan davacının, hakkında yapılan disiplin soruşturması neticesinde 14/07/2017 tarih ve 30124 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden ihraç edilmiş olması nedeniyle ayrıca Diyanet İşleri Başkanlığındaki görevine de son verilmesine ilişkin 20/07/2017 tarih ve E.19688 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı işleminin iptali ile mali haklarının yasal gecikme zammı ile tahsiline karar verilmesi istemiyle açılan davada; "davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturması dosyası kapsamı ve 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısının bulunduğu değerlendirilerek kamu görevine son verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, anılan Kanun Hükmünde Kararname hükümleri doğrultusunda davacının Diyanet İşleri Başkanlığı'ndaki görevine de son verilmesine yönelik tesis edilen dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı'' gerekçesiyle davanın reddi yönünde verilen Afyonkarahisar İdare Mahkemesi'nin 04/10/2018 tarih ve E:2018/274 K:2018/674 sayılı kararının; davacı tarafından, din görevlisi sıfatının kaldırılıp kaldırılamayacağının tespitine yönelik dava konusu işlem için hazırlanmış bir soruşturma dosyasının olmadığı, kurgu, ön yargılı, soyut beyanlarla hazırlanmış ve dava konusuyla ilgili olmayan raporun hukuksuz olduğu, raporda önerilmemiş bir idari işlemin tesisinin de ayrı bir hukuksuzluk olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacının 692 KHK ile kamu görevinden çıkarılmış olması nedeniyle işbu dava ile korunacak bir hukuki menfaatinin bulunmadığı, dava konusu işlemin hizmet gereklerine ve kamu yararına, hukuka uygun olarak tesis edildiği, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi'nce, Afyonkarahisar İdare Mahkemesi'nin 04/10/2018 gün ve E:2018/274, K:2018/674 sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin Konya 3. İdari Dava Dairesinin 20/03/2019 tarih ve E:2018/2167, K:2019/471 sayılı kararının; Danıştay Beşinci Dairesinin 04/12/2019 tarih ve E:2019/3780, K:2019/6587 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyularak dava dosyası yeniden incelenmek suretiyle işin gereği görüşüldü:
Dava; Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde Afyonkarahisar Müftülüğüne bağlı ... Camii İmam-Hatibi olarak görev yapan davacının, hakkında yapılan disiplin soruşturması neticesinde, 14/07/2017 tarih ve 30124 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden ihraç edilmiş olması nedeniyle ayrıca Diyanet İşleri Başkanlığındaki görevine de son verilmesine ilişkin 20/07/2017 tarih ve E.19688 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı işleminin iptali ile mali haklarının yasal gecikme zammı ile tahsiline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
1.2.2018 tarih ve 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesi ile Anayasanın 120 nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 21.7.2016 tarih ve 1116 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuş; Komisyonun, olağanüstü hal kapsamında doğrudan kanun hükmünde kararnameler ile tesis edilen kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarma ya da ilişiğin kesilmesi konularındaki başvuruları değerlendirip karar vereceği belirtilmiş, yine aynı Kanun'un "yargı denetimi" başlıklı 11 inci maddesinin birinci fıkrasında, Komisyon kararlarına karşı idari dava açma hakkı tanınmış olup, Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenecek Ankara İdare Mahkemelerinde iptal davası açılabileceği, "Geçiş hükümleri" başlıklı geçici 1. maddesinin üçüncü fıkrasında ise Komisyonun görev alanına giren konularda daha önce herhangi bir yargı merciine başvurmuş veya dava açmış olanlar için de 7 nci maddedeki usul ve sürelerin uygulanacağı, bu dosyalar hakkında yargı mercilerince karar verilmesine yer olmadığına ve tarafların yaptıkları masrafların üzerlerinde bırakılmasına dosya üzerinden kesin olarak karar verileceği, vekâlet ücretine hükmedilmeyeceği, bu dosyaların, yeni bir başvuru şartı aranmaksızın incelenmek üzere Komisyona gönderileceği hükümlerine yer verilmiştir.
Böylece, olağanüstü hal kapsamında doğrudan Kanun Hükmünde Kararnameler ile tesis edilen işlemlere karşı dava açılmadan önce Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvurunun zorunlu bir yol olduğu, bu kapsamda Komisyonun görev alanına giren konularda daha önce herhangi bir yargı merciine başvurulmuş veya dava açılmış ise bu dosyaların da yargı yerlerince yeni bir başvuru şartı aranmaksızın incelenmek üzere Komisyona gönderileceği, dolayısıyla doğrudan Kanun Hükmünde Kararnameler ile tesis edilen işlemlere karşı değil, Komisyonca verilen kararlara karşı iptal davası açılabileceği dikkate alındığında; personelin çalıştığı kurum bünyesindeki Kurul kararı ile ilk olarak kamu görevinden çıkarıldığı, daha sonra da Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle ikinci kez kamu görevine son verildiği hallerde, hem kurum bünyesinde oluşturulan Kurul kararına hem de inceleme Komisyonunca verilen karara karşı iptal davaları açılmasına imkan bulunduğu ve esasen personelin hem kurul kararıyla hem de Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmasının "sebep" unsurunun her iki halde de aynı olduğu; yani Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamelerden kaynaklandığı ve ilgililerin "... Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya irtibatının ..." bulunduğundan bahisle kamu görevinden çıkarıldığı açıktır.
Bir idari işlem açıkça idare tarafından geri alınmadığı veya bir başka işlemle yürürlükten kaldırılmadığı ya da idare mahkemesince iptal edilmediği sürece hukuk aleminde varlığını sürdürecektir. Bu nedenle, Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listelerde ismine yer verilmek suretiyle hiçbir idari işleme gerek kalmaksızın doğrudan kamu görevinin sonlandırılmasına karşı açılan davalarda idare mahkemelerince, Kanun Hükmünde Kararnamelerin kanun niteliği taşıdığı gerekçesiyle "incelenmeksizin ret" kararları verildiği de göz önünde bulundurulduğunda, personellerin kendi kurumunda oluşturulan kurullar tarafından kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davaların (idari işlemden sonra çıkartılan Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listesinde aynı personelin ismine yer verilmek suretiyle ikinci kez görevine son verilmiş olsa bile idari işlemin hukuken yürürlükte olması nedeniyle) esastan incelenerek bir karar verilmesi gereklidir.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Bağlantılı davalar" başlıklı 38. maddesinde; "Aynı maddi veya hukuki sebepten doğan ya da biri hakkında verilecek hüküm, diğerini etkileyecek nitelikte olan davalar bağlantılı davalardır.
2. İdare mahkemesi, vergi mahkemesi veya Danıştaya veya birden fazla idare veya vergi mahkemelerine açılmış bulunan davalarda bağlantının varlığına taraflardan birinin isteği üzerine veya doğrudan doğruya mahkemece karar verilir.
...
4. Bağlantılı davalar, değişik bölge idare mahkemesinin yargı çevrelerindeki mahkemelerde bulunduğu takdirde dosyalar Danıştaya gönderilir." hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, Afyonkarahisar İl Müftülüğü bünyesinde imam-hatip olarak görev yapan davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütüyle aidiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunduğundan bahisle başlatılan disiplin soruşturması sonucunda düzenlenen 01/02/2017 tarihli ve 663.07-18 sayılı soruşturma raporunda özetle; davacının FETÖ/PDY terör örgütünün fikirlerini benimseyerek muhtelif zaman ve yerlerde savunduğu, örgüt adına para toplayıp zarf dağıttığı, bu örgütün yayımlarını aldığı, çevresinde bu örgüte taraftar olmakla bilindiği, bu yapıya ait Bank Asya hesabı olduğu ve kredi kartını aktif olarak kullanmaya devam ettiği, bu nedenlerle FETÖ/PDY ile iltisakı olduğu ve bu yapıya destek verdiği kanaatine varılarak 22.07.2016 tarihli ve 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin, 25.07.2016 tarihli ve 668 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler ile Bazı Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile değişik 4/1-f maddesi hükmü gereğince kamu görevinden çıkarılması yönünde teklif getirildiği, sonrasında 14.07.2017 tarih ve 30124 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 692 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile başka hiçbir işleme gerek olmaksızın kamu görevinden ihraç edilen davacının Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Kurulunun 12.05.2017 tarih ve 050.03/145 sayılı kararı ile FETÖ/PDY terör örgütüyle aidiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunduğu anlaşıldığından bahisle ayrıca Diyanet İşleri Başkanlığındaki görevine de son verilmesine karar verildiği, anılan kararın Diyanet İşleri Başkanlığının dava konusu 20.07.2017 tarih ve E.19688 sayılı işlemiyle onaylanması üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının 14.07.2017 tarih ve 30124 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 692 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden ihraç kararına karşı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurusu hakkında verilecek kararın, davacının, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin 20.7.2017 tarih ve 196888 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan iş bu davayı etkileyeceği açık olduğundan, Afyonkarahisar İdare Mahkemesince davacının, Olağanüstü Hal İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurusunun karara bağlanıp bağlanmadığı, karar verilmişse buna karşı dava açıp açmadığı hususunda bir değerlendirme yapılarak dava açılmışsa 2577 sayılı Yasanın 38. maddesinin 1. fıkrası gereğince bağlantılı olan dosyanın Danıştay'ın ilgili Dairesine gönderilmesi (bağlantı hususu görüşülmek üzere) gerekmekte iken, dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu Afyonkarahisar İdare Mahkemesi'nce verilen 04/10/2018 tarih ve E:2018/274, K:2018/674 sayılı kararın kaldırılmasına, Dairemiz kararında yer verilen gerekçe doğrultusunda yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Afyonkarahisar İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, mahkemece verilecek kararla birlikte istinaf ve temyiz aşamalarına ilişkin yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından bu hususta ayrıca hüküm tesisine gerek bulunmadığına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca 14/02/2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)