İSTEMİN KONUSU: Kocaeli 1. İdare Mahkemesi Hâkimliğinin 27/11/2019 tarih ve E:2018/1055, K:2019/1307 sayılı kararının istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması ve konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Kocaeli İli, Gebze İlçesi, .... Mahallesi, 91 ada, 9 parselde mevcut yapıda ruhsat eki onaylı projesine aykırı imalatlar yapıldığından bahisle, Gebze Belediye Encümeninin 13/06/2018 tarih ve 2018/1379 sayılı kararıyla 3194 sayılı İmar Kanununun 42.maddesi uyarınca verilen 10.145,21.-TL idari para cezasının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen 03/09/2018 tarih ve 26/3681 cilt/sıra nolu ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararının özeti: Kocaeli 1. İdare Mahkemesi Hâkimliğince verilen 27/11/2019 tarih ve E:2018/1055, K:2019/1307 sayılı kararda; ödeme emrinin dayanağını oluşturan idari para cezasına dair encümen kararının iptali istemiyle açılan davada, Mahkemelerinin 29/03/2019 tarih ve E:2018/1065, K:2019/440 sayılı kararıyla iptal kararı verildiği, anılan kararın istinaf incelemesi aşamasında ise İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdari Dava Dairesi'nin 31/10/2019 tarih ve E:2019/2180, K:2019/3128 sayılı kararıyla Gebze Belediyesi Mali Hizmetler Müdürlüğü'nce düzenlenen 29/03/2019 tarihli terkin artan raporu ile dava konusu 10.145,21.-TL para cezası terkin edildiğinden, para cezası yönünden uyuşmazlık ortadan kalktığından konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, bu durumda, ödeme emrinin dayanağını oluşturan imar para cezasının terkin edildiği, para cezası yönünden uyuşmazlık ortadan kalktığından kesinleşmemiş kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
İSTİNAFA BAŞVURANIN İDDİALARI: Davalı İdare tarafından; yapı kayıt belgesi alınması nedeniyle 26/03/2019 tarihinde iptal işlemi yapıldığı, davanın açılmasına davacının sebebiyet vermesi nedeniyle, idare lehine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden bahisle mahkeme kararının kaldırılması ve konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Para cezasına dayanak oluşturan işlem kesinleşmeden ödeme emrinin gönderilmesi söz konusu olduğundan, davanın açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediği, mahkeme kararının usul ve hukuka uygun olduğu öne sürülerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Kocaeli İli, Gebze İlçesi, .... Mahallesi, 91 ada, 9 parselde mevcut yapıda ruhsat eki onaylı projesine aykırı olarak ön ve sağ yan cephelere giydirme cephe yapıldığı, katlarda bulunan ofislerin kısman iptal edildiği veya birleştirilmiş olduğu, pasajda çıkışların kapatılmış olduğu tespit edilerek 01/06/2018 günlü, 07/15 cilt/sayfa numaralı yapı durdurma tutanağı düzenlenmiştir.
Sonrasında bu tespit esas alınarak 13/06/2018 tarih ve 2018/1379 sayılı Gebze Belediye Encümeni kararıyla 3194 sayılı İmar Kanununun 42.maddesi uyarınca yapı sahibi sıfatıyla davacıya 10.145,21 TL idari para cezası verilmiştir.
Para cezasının tahsili amacıyla davacı adına 03/09/2018 tarih ve 26/3681 cilt/sıra nolu ödeme emri düzenlenip tebliğ edilmiştir.
Anılan ödeme emrinin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
Ödeme emri içeriği para cezasına konu yapı için 3194 sayılı İmar Kanununun 7143 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile eklenen geçici 16’ncı maddesi uyarınca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 12/03/2019 tarihli, SMLDN657 belge nolu ve 12/03/2019 tarihli, J15Y3VK9 belge nolu Yapı Kayıt Belgelerinin düzenlendiği görülmüştür.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı (Değişik 6545 S.K./19. md.) 45. maddesinin 4. fıkrasında, “Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir.” ve 6. fıkrasında, "Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir. Bu kararlar, dosyayla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir ve bu mahkemelerce yedi gün içinde tebliğe çıkarılır." hükmü yer almaktadır.
3194 sayılı İmar Kanununun 18 Mayıs 2018 tarihli ve 30425 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 16’ncı maddesi ile eklenen geçici 16’ncı maddesinin birinci fıkrasında; "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir." hükmüne, dördüncü fıkrasında ise; "Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir." hükmüne yer verilmiş; 31.12.2018 günlü ve 538 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Yapı Kayıt Belgesi başvuru süresinin 30/06/2019 tarihine kadar uzatılmasına karar verilmiştir.
Anılan Yasa hükmüne dayanılarak hazırlanan ve 6 Haziran 2018 tarihli ve 30443 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 6. maddesinde de, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapıların maliklerinin, bu belgenin bir örneğini belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyesine, bu sınırlar dışında il özel idaresine vermek zorunda oldukları, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceği belirtilmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 55. maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emriyle tebliğ olunacağı belirtilmiş, 58. maddesinde ise; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı iddialarıyla tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde dava açabileceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; Kocaeli İli, Gebze İlçesi, .... Mahallesi, 91 ada, 9 parselde mevcut yapıda ruhsat eki onaylı projesine aykırı olarak ön ve sağ yan cephelere giydirme cephe yapıldığı, katlarda bulunan ofislerin kısman iptal edildiği veya birleştirilmiş olduğu, pasajda çıkışların kapatılmış olduğunun 01/06/2018 tarih ve 07/15 cilt/sayfa numaralı yapı durdurma tutanağı ile tespit edilmesi üzerine, 13/06/2018 tarih ve 2018/1379 sayılı Gebze Belediye Encümeni kararıyla 3194 sayılı İmar Kanununun 42.maddesi uyarınca yapı sahibi sıfatıyla davacıya 10.145,21.-TL idari para cezası verildiği, bu para cezasının tahsili amacıyla bakılmakta olan davanın konusu olan 03/09/2018 tarih ve 26/3681 cilt/sıra nolu ödeme emrinin düzenlendiği, uyuşmazlık konusu yapı için yukarıdaki madde hükümleri uyarınca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 12/03/2019 tarihli, SMLDN657 belge nolu ve 12/03/2019 tarihli, J15Y3VK9 belge nolu Yapı Kayıt Belgelerinin düzenlendiği, davalı idare tarafından 11/02/2020 tarihinde idare mahkemesi kaydına giren istinaf dilekçesi ve ekindeki belgelere göre; davacı tarafından Yapı Kayıt Belgelerinin birer örneğinin davalı Belediyeye verilmesi üzerine Gebze Belediye Başkanlığınca düzenlenen 26/03/2019 tarihli düzeltme ve iade belgesi ile, 13/06/2018 tarih ve 2018/1379 sayılı Gebze Belediye Encümeni kararı gereği tahakkuk eden 10.145,21.-TL para cezasının iptal edildiği görülmüştür.
Bu durumda, ödeme emrine konu 10.145,21.-TL para cezası yönünden uyuşmazlığın ortadan kalktığı, bir diğer deyişle davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekirken, ödeme emrinin iptali yolundaki mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde, yargılama giderlerinin kapsamı belirlenmiş; bu çerçevede, karar ve ilam harçları, posta giderleri, keşif ve bilirkişi ücretleri, vekille takip edilen davalarda yasa gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinde, yasada yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği; 331. maddesinde, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği kurala bağlanmış, böylece, kural olarak, yargılama giderlerinin davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi esası benimsenmiştir.
Bilindiği üzere, yargılama sonucu bir tarafa yargılama giderlerinin yükletilmesinin nedeni, o tarafın dava açmak ya da dava açılmasına sebebiyet vermek suretiyle karşı tarafın yargılama masrafı yapmasına neden olunmasıdır.
Olayda, 3194 sayılı Kanunun geçici 16. maddesi uyarınca para cezasının iptal edilmiş olması nedeniyle konusuz kalan davada, dava konusu işlem yönünden hukuksal denetim yapılamadığından ve tarafların haklılık durumu değerlendirilmediğinden yargılama giderleri bakımından sorumlu tutulmalarının, adalet, hakkaniyet, hukuk devleti ilkelerine uygun düşmeyeceği açık olup, yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılması ve taraflar lehine veya aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca davalı idarenin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2.Aynı Kanun hükmü uyarınca Kocaeli 1. İdare Mahkemesi Hâkimliğinin 27/11/2019 tarih ve E:2018/1055, K:2019/1307 sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3.7143 sayılı Kanunla 3194 sayılı İmar Kanununa eklenen geçici 16. madde uyarınca alınan Yapı Kayıt Belgesine istinaden dava konusu idari para cezası davalı idare tarafından terkin edildiğinden, dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
4.Aşağıda dökümü yapılan 233,10.-TL davada yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5.Aşağıda dökümü yapılan 178,60.-TL istinaf yargılama giderinin davalı İdare üzerinde bırakılmasına,
6.Taraflar lehine ve aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmemesine,
7.Posta gideri avansından artan miktarın mahkemesince istinaf isteminde bulunana iadesine,
8.2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine,
9.2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca kesin olarak 13/07/2020 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY:
İstinaf konusu edilen İdare Mahkemesi kararı sonuç ve gerekçe yönüyle hukuka uygun olup, istinaf talebinin reddi gerektiği düşüncesi ile çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)