(2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirket adına, komisyon karşılığı sahte fatura düzenlemek suretiyle elde ettiği gelirini kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolundaki saptamaları içeren vergi tekniği raporunun esas alındığı takdir komisyonu kararına istinaden, 2018/10-12 dönemine ilişkin olarak re'sen tarh edilen tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle arttırılmış üç kat vergi ziyaı cezalı kurum geçici vergisinin, kaldırılması istemiyle açılan davanın; ihbarcının ihbar dilekçesinde davacı ..... San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından sahte faturalar düzenlendiğinin belirtilmesi üzerine davacı şirketin 2016, 2017 ve 2018 hesap dönemlerinin sahte belge düzenleme yönünden incelendiği, bunun üzerine hakkında 08.01.2019 tarih 2019-A-1119/3 sayılı Vergi Tekniği Raporu düzenlendiği, anılan raporda davacı şirketin 01/01/2016 tarihinden itibaren esas faaliyetinin gerçek mal veya hizmet alım/satımına dayanmayan sahte faturalar düzenlemek suretiyle komisyon kazancı elde etmek olduğu tespitinin yapıldığı, vergi tekniği raporuna istinaden 07/03/2019 tarih 692 numaralı takdir komisyonu kararıyla re'sen takdiri gereken vergi matrahının belirlendiği, bunun üzerine 2018/10-12 dönemine ilişkin olarak tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle arttırılmış üç kat vergi ziyaı cezalı kurum geçici vergisinin tarh edilerek 20190308...001 numaralı vergi/ceza ihbarnamesinin davacıya tebliği üzerine anılan cezalı tarhiyatın kaldırılması istemiyle iş bu davanın açıldığının anlaşıldığı, davacı şirket hakkında düzenlenen 08.01.2019 tarih 2019-A-1119/3 sayılı Vergi Tekniği Raporunda özetle; mükellefin çelik tellerin soğuk çekme yöntemi ile imalatı konusunda faaliyet gösterdiği, .....'nin şirketin tek başına ortağı olduğu ve aksi kararlaştırılıncaya kadar şirkete müdür olarak seçildiği, mükellefin 2016 ve 2017 yıllarında sigortalı 2 işçisinin bulunduğu, 06/01/2019 tarihi itibariyle vergi dairesine vadesi geçmiş borcunun bulunmadığı, motorlu aracının bulunmadığı, mükellefin işyerinde 05/10/2018 tarihinde yapılan yoklamada 'kurumun faal olduğu, çivi ve galvenizli tel imalatı ve toptan ticareti ile iştigal ettiği, sigortalı iki işçisinin bulunduğu, işyerinde 7 adet bobin makinası, 12 adet çivi makinası, 2 adet patlatma kazanı bulunduğu, işyerinde çok cüzi miktarda tel, çivi ve demir profil emtiasının bulunduğu' hususlarının tespit edildiği, mükellefin ilgili yıllarda ..... Ltd. Şti. ve ..... Demir A.Ş'den yüksek tutarlarda mal alımlarında bulunduğu, bu şirketlerden biri hakkında sahte belge düzenleme yönünden vergi tekniği raporu düzenlendiği, diğeri hakkında hali hazırda sahte belge düzenleme yönünden vergi incelemesi bulunduğu, mükellefin bu iki şirketten alımlarının ilgili yıl alımlarına oranının 2016 yılında %90, 2017 yılında %95, 2018 yılında %98 olduğu, çalışan işçilerden birinin .....'nin eşi olduğu, iki işçiyle ilgili dönemdeki satış cirolarına ulaşmasının mümkün bulunmadığı, mükellefin mal alımında bulunduğu şirketlere keşide edilen çeklerin alım yapılan şirketlere fatura düzenleyen firmalara (İzmir ve Adana merkezli, Adana ve Ankara merkezli) ciro edilmişse de çek bedellerinin çeşitli bankaların Denizli şubelerinden aynı kişiler tarafından nakit olarak çekildiği, paraları çeken kişilerin (....., ....., ....., .....) diğer şirketlerle ilgisinin bulunmadığı, mükellef kurum tarafından ..... Aletler San. ve Tic. A.Ş'ne paslanmaz çelik olan satış faturaları düzenlendiği, paslanmaz çeliklerin yukarıda anılan iki şirket tarafından mükellefe faturalandırıldığı, paslanmaz çelik alış ve satış faturalarının tarihlerinin birebir aynı olduğu, paslanmaz çelik ürününün ..... Aletler San. ve Tic. A.Ş'den başka herhangi bir kuruma satıldığına ilişkin faturanın bulunmadığı tespitleri yapıldıktan sonra mükellef kurumun 01/01/2016 tarihinden itibaren esas faaliyetinin gerçek mal veya hizmet alım satımına dayanmayan sahte faturalar düzenlemek suretiyle komisyon kazancı elde etmek olduğu, ilgili dönemlerde çok cüzi gerçeğe dayanan emtia alımı ve satımı olabileceği ancak bunların arka plandaki esas faaliyetini gizlemek ve işlemlerin gerçek olduğu izlenimi vermek için yapıldığı sonucuna varıldığı, bunun üzerine vergi inceleme elemanınca mükellef kurumun düzenlediği faturalardan sahte oldukları kanaatine varılanların ve gerçek olduğu kanaatine varılanların dönemler itibariyle tablo şeklinde gösterildiğinin görüldüğü, davacı dava dilekçesinde, vergi tekniği raporundaki tespitlere cevaben; şirketin 2004 yılında kurulduğu, sermayesinin 500.000,00 TL olduğu, şirket kurucusu .....'nin makine mühendisi olup halen F5 Genel Kurul delegesi ve ticaret odası meclis üyesi olduğu, tahakkuk ettirilen vergilerin tamamının zamanında ödendiği, hiç vergi borcu bulunmadığı, 2 adet sigortalı işçisinin bulunduğu, çalışanlardan K8'ün 7 yıldır kesintisiz olarak çalıştığı, işyerinin 3000 m2 arazi üzerinde kurulu olduğu, yapılan yoklamada 7 adet bobin makinesi, 12 adet çivi makinesi, 2 adet patlatma kazanı bulunduğunun tespit edildiği, ayrıca yapılan yoklamada işyerinde çok cüzi miktarda tel, çivi ve demir profil eşyasının bulunduğunun tespit edildiği ancak bunun somut olarak ortaya konulmadığı, çok cüzi olduğu belirlenen emtianın mali değerinin 484.362,62 TL olduğu, hakkında düzenlenen kapasite raporu bulunduğu, şirketin kurulduğu andan itibaren faal olduğu, 15/02/2016 tarihinden itibaren aynı adreste faaliyet gösterdiği, bankalarla aktif olarak çalıştığı, 2016 yılında yaklaşık 12 milyon TL kredi kullandığı, hali hazırda 5,7 milyon TL kredi limiti olup mevcut kredilere 3 milyon TL borcu bulunduğu iddialarında bulunulduğu, olayda, davacı ve davalı tarafların iddiaları, mahkemesindeki davacı tarafından açılan tüm dosyalardaki mevcut bilgi ve belgeler ve davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirketin sahte belge düzenlediğine yönelik birtakım tereddütler oluşmuşsa da; davacı şirketin faal olduğu ve gerçek alım satımı olduğunun davalı idarece de kabul edildiği üzere sabit olduğu, vergi inceleme elemanı tarafından davacının düzenlediği faturalardan sahte oldukları kanaatine varılanların ve gerçek olduğu kanaatine varılanların dönemler itibariyle tablo şeklinde vergi tekniği raporunda gösterildiği, bu tablolara bakıldığında belli bir meblağın üzerindeki yüksek tutarlı faturaların sahte olduğu, düşük tutarlı faturaların ise gerçek olduğunun belirtildiği, aynı şirket(ler)e düzenlenen bir kısım faturaların sahte bir kısım faturaların ise gerçek olduğunun belirtildiği, sahte ve gerçek faturaların ayrımında fatura tutarlarının dikkate alınarak değerlendirme yapıldığı, sahte ve gerçek fatura ayrımında esas alınan miktarın hangi ölçüye göre belirlendiğinin ortaya konulmadığı, vergi inceleme elemanının şahsi kanaatine dayalı olarak belirleme yapıldığı, vergi tekniği raporu içeriğinde ..... Aletler San. ve Tic. A.Ş'ye düzenlenen faturaların sahte olduğunun belirtilmesine rağmen raporun sonuç kısmında satış yapılan diğer firmalara düzenlenen yüksek tutarlı faturaların da sahte olduğunun ifade edildiği ancak rapor içeriğinde buna dair bir değerlendirme bulunmadığı, faal olan bir firmanın sahte fatura düzenlediği yönündeki iddianın faturalar, fatura içeriği emtialar, alım satım yapılan şirketler bazında ayrı ayrı ve tek tek hukuki olarak ispatlayıcı ve açıklayıcı şekilde ortaya konularak re'sen tarhı gereken vergi matrahının her türlü şüpheden uzak olarak tereddüde mahal vermeyecek şekilde ortaya konulması ve faturaların sahte olduğu ileri sürülen kısmı ile gerçek ticari faaliyete dayanan kısmının kesin ve net bir şekilde ayırt edilmesi gerektiği halde mevcut durumda bunların yapılmadığı dolayısıyla eksik incelemeye dayanan dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle kabulüne karar veren Denizli Vergi Mahkemesi'nin 31/12/2019 tarih ve E:2019/321, K:2019/812 sayılı kararının, yasal dayanaktan yoksun olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1.Vergi Dava Dairesi'nce gereği görüşüldü;
Dava dosyası kapsamında yer alan bilgi ve belgeler dahilinde yapılan inceleme neticesinde, istinaf başvurusuna konu edilen, Denizli Vergi Mahkemesi'nce verilen 31/12/2019 gün ve E:2019/321, K:2019/812 sayılı kararın, usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/3. maddesine istinaden istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü yer alan 90,50 TL yargılama giderinin istinaf başvurusunu yapan taraf üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan tutarın Mahkemesi'nce H.M.K'nun 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren otuz (30) gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 18/11/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)