İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, …… Sanayi Ticaret A.Ş. (.....) pay piyasasında 12.12.2016-13.01.2017 tarihleri arasında, ....., ....., ....., ....., ....., ..... ve ..... ile birlikte hareket etmek suretiyle gerçekleştirilen işlemlerin Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (ç) ve (f) bentlerine aykırılık teşkil ettiğinden bahisle hakkında 27.892,36-TL tutarında idari para cezası uygulanmasına ilişkin Sermaye Piyasası Kurulu Karar Organı'nın 31.01.2019 tarih ve 7/163 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; dava dosyasında bulunan ..... pay piyasasındaki alım-satım işlemlerine yönelik cetveller ile CD'lerin incelenmesinden; anılan cetvellerde, alım-satım işleminin gerçekleştirildiği pay piyasasının, gerçekleştirme tarihinin, saatinin (saat:dakika:saniye şeklinde), numarasının, alan yatırımcı numarasının, alan yatırımcı ad ve soyadının, alan yatırımcı hesap numarasının, işleme esas AOF tutarının, işleme esas pay miktarının, (AOF ile pay miktarının çarpımı sonucu bulunan) işlem hacminin, satan yatırımcı numarasının, satan yatırımcı ad ve soyadının, satan yatırımcı hesap numarasının sütunlar halinde gösterildiği, davacının inceleme döneminde elde ettiği brüt menfaat tutarı belirlenirken, bu dönemde yatırımcı numarasıyla hesap numarası üzerinden yaptığı alım işlemlerinin miktarı ve AOF'sinin çarpımı sonucu ulaşılan toplam alım tutarı ile aynı hesap üzerinden yaptığı satım işlemlerinin miktarı ve AOF'sinin çarpımı sonucu ulaşılan toplam satım tutarı arasındaki (başka bir ifadeyle alım hacmi ile satım hacmi arasındaki) fark hesaplanarak, davacının 16.276,61-TL tutarında menfaatinin bulunduğunun tespit edildiği, bu tutardan, aracı kuruluşlara ödediği komisyon, banka ve sigorta muameleleri vergisi, damga vergisi ve diğer giderlerin düşülmesi neticesinde de dava konusu işleme esas teşkil eden 13.946,18-TL net menfaat tutarına ulaşıldığı, davacının inceleme dönemi içerisindeki piyasa bozucu nitelikteki işlemlerine konu alım hacmi ile satım hacmi arasındaki fark tutarından davacının komisyon, vergi ve diğer giderlerinin mahsup edilmesi suretiyle yapılan hesaplamanın yerinde olduğu, bu durumda, dosyada yer alan raporlar ile ortaya konulan davacıya ilişkin tespitlerin değerlendirilmesinden, davacının, 12/12/2016-13/01/2017 tarihleri arasında ..... pay piyasasında gerçekleştirdiği alım ve satım işlemlerinin piyasa bozucu eylem niteliğinde olduğunun anlaşıldığı ve bu eylemler neticesinde 13.946,18-TL net menfaat elde ettiği görülmüş olup, 6362 sayılı Kanun'un piyasa bozucu eylemler ile menfaat temin edilmesi halinde temin edilen menfaatin iki katından az olmamak üzere idari para cezası uygulanacağına ilişkin amir hükmü doğrultusunda, davacının anılan eylemler dolayısıyla elde ettiği 13.946,18-TL net menfaat tutarının iki katı olan 27.892,36-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı, her ne kadar davacı tarafından, aynı IP üzerinden işlem gerçekleştirilmesinin ortak Wi-Fi bağlantısı kullanılması sebebiyle olabileceği, doğrudan Yatırımcı Grubu olarak nitelendirmenin mümkün olmadığı ileri sürülmüş ise de; ..... Sanayi Ticaret A.Ş. (..... pay senedinde, inceleme döneminde işlemleri ön plana çıkan yatırımcılara ilişkin olarak ..... A.Ş. tarafından, yatırım kuruluşlarından ve Merkezi Kayıt Kuruluşu A.Ş.'den (MKK) temin edilen bilgi ve belgeler üzerinde yapılan incelemelerde; davacının 13/10/2016-20/12/2016 tarihleri arasında GDK kodlu aracı kurum aracılığıyla emir iletiminde kullandığı N1 nolu IP adresinden 21/12/2016 - 04/01/2017 tarihleri arasında 9 farklı tarihte davacı ile birlikte .....'in de YAT kodlu aracı kurum aracılığıyla aynı ya da değişik pay senetlerine emir ilettiği, bahsi geçen IP adresinin 05/01/2017-13/01/2017 tarihleri arasında ise ..... tarafından kullanıldığı, davacının GDK kodlu aracı kurum, ..... ve davacının ise YAT kodlu aracı kurum aracılığıyla 12/12/2016 tarihinde 176.239.90.11 numaralı IP adresinden değişik pay senetlerine emir ilettikleri, .....'ın ZRY kodlu aracı kurum, ..... ve davacının ise YAT kodlu aracı kurum aracılığıyla 20/12/2016 tarihinde ….. numaralı IP adresinden ve 21/12/2016 tarihinde …. numaralı IP adresinden değişik pay senetlerine emir ilettikleri, .....'in ZRY kodlu aracı kurum, .....'in ise YAT kodlu aracı kurum aracılığıyla 03/01/2017 tarihinde ….. numaralı IP adresinden değişik pay senetlerine emir ilettikleri, .....'in ZRY kodlu aracı kurum, .....'ın ise YAT kodlu aracı kurum aracılığıyla 4 farklı IP adresinden 4 farklı tarihte aynı gün içinde değişik pay senetlerine emir ilettikleri, ..... ve …'ın YAT kodlu aracı kurum aracılığıyla 17 farklı IP adresinden 13 farklı tarihte aynı gün içinde değişik pay senetlerine emir ilettikleri, .....'in 04/11/2016-10/02/2017 tarihleri arasında ACP ve IAZ kodlu aracı kurumlar aracılığıyla emir iletiminde kullandığı 5.11.129.111 numaralı IP adresinden .....'in 04/11/2016 tarihinde IAZ kodlu aracı kurum aracılığıyla, .....'in ise 09/01/2017 tarihinde ZRY kodlu aracı kurum aracılığıyla ..... ile birlikte aynı tarihlerde birer kez emir ilettiği, .....'ın IYM kodlu aracı kurum, .....'in ise YAT kodlu aracı kurum aracılığıyla 03/01/2017 ve 13/01/2017 tarihlerinde …… numaralı IP adresinden değişik pay senetlerine aynı gün içinde emir ilettikleri, aynı IP adresinin inceleme döneminde önce ve sonra bu iki yatırımcı ve davacı tarafından değişik tarihlerde de kullanılmış olduğunun tespit edildiği görüldüğünden, davacının itirazının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak, Ankara 5. İdare Mahkemesi'nce verilen 28/11/2019 tarih ve E:2019/764, K:2019/2250 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararın kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesince 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Ankara 5. İdare Mahkemesi'nce verilen 28/11/2019 tarih ve E:2019/764, K:2019/2250 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup istinaf başvurusunun kabulünü gerektiren bir neden bulunmadığından, davacı tarafın istinaf başvurusunun REDDİNE, yargılama giderlerinin başvuruda bulunan taraf üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın istenilmesi halinde ilgili tarafa iadesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay ilgili Dairesine temyiz yolu açık olmak üzere, 04/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)