İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirket tarafından, Kütahya İli, Gediz İlçesi hudutları dahilinde ve uhdesinde bulunan Sicil:..... sayılı IV. grup (antimuan) maden işletme ruhsatının, Maden Kanununun 7. maddesinin 3 yıl içerisinde 3 kez ihlal edildiğinden bahisle iptaline ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün 15/04/2019 tarihli ve E...... sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; Kütahya İli, Gediz İlçesi hudutları dahilinde ve davacı şirket uhdesinde bulunan Sicil:..... sayılı IV. grup (antimuan) maden işletme ruhsat sahasında Maden Kanununun 7. maddesi uyarınca ilk olarak 25.06.2014 tarihli Olur uyarınca 27-30/06/2014 tarihlerinde yapılan denetim sonucunda düzenlenen raporda; Maden Kanununun 7. maddesi uyarınca faaliyet alanının izinler dahilinde kaldığının, çalışılan alanın bir kısmının orman arazisi, bir kısmının özel şahıs arazisi olduğunun beyan edildiğinin, ......'ye ait araziye taşmalar olduğuna ve 2 adet yol açıldığına dair Gediz Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/20 Değişik İş sayılı dosyasında yapılan tespitlerin 08/07/2014 tarihli dilekçe ve eklerinden anlaşıldığının, ancak 6 derecelik dilime göre 1/25000 ölçekte koordinat getirilmesi halinde özel arazide sınır ihlali yapılıp yapılmadığının anlaşılacağı ve gereğinin ifa edileceğinin bildirildiği, 08/10/2015 tarihli ve E.700803 sayılı Olurla maden sahasının yeniden tetkikine karar verildiği, bu Olur uyarınca mahallinde yeniden yapılan tetkik sonrası düzenlenen 19/10/2015 tarihli raporda;25/06/2014 tarihinden sonra maden sahasında herhangi bir faaliyetin ve sevkiyatın olmadığının, ancak yer yer orman izni dışına taşmalar olduğuna dair Kütahya Orman Bölge Müdürlüğü yazıları ve özel mülkiyete taşmalar olduğuna ilişkin mahkeme tespitleri olduğunun, ancak önceki heyet tarafından tarlanın koordinatlarının istenilmesine rağmen herhangi bir belge ibraz edilmediğinin belirtildiği, her ne kadar 09-12/10/2015 tarihli denetim sonrası düzenlenen 14.12.2015 tarihli Olurda; Genel Müdürlüğe verilen 21/10/2015 tarihli dilekçe ve ekleri ile 175 ada 4 ve 5 sayılı parsellere ait koordinatların sunulması üzerine heyet üyelerinden görüşlerinin sorulması üzerine, heyet üyelerinin 18/11/2015 tarihli ve 709294 sayılı görüşünde; kadastro parsel kroki üzerinde bulunan koordinatların ocak ölçümü ile birlikte yapılan çizimi sonucunda 175 ada 4 ve 5 sayılı parsellere taşma olduğunun beyan edildiği belirtilmiş ise de, önceki heyetin denetiminden sonra üretim yapılmadığının ve ocak içi su ile dolu olduğundan üretim yapılıp yapılmadığının tespit edilemediğinin belirtildiği, ayrıca Mahkemelerinin 16/10/2019 tarihli ara kararına davalı idarece verilen 31/10/2019 tarihli cevap ekinde dosyaya sunulan 30/10/2019 tarihli ve E.682775 sayılı yazıda; ruhsat sahasında 25.06.2014 tarihli Olura istinaden yapılan denetim sonrasında Kütahya Orman Bölge Müdürlüğünce izin sınırları dışında faaliyet tespit edildiğinin Genel Müdürlüğe bildirilmesi ve heyet tetkik tarihinden sonra mahkeme kararıyla ...... isimli şahsa ait tarla üzerinde pasa dökümü yapıldığının tespit edilmesi nedeniyle, 09-12/08/2015 tarihinde yapılan denetimin 25/06/2014 tarihli Olur uyarınca yapılan denetimin devamı niteliğinde olduğunun bildirildiği, yine Mahkemelerinin 10/09/2019 tarihli ara kararına davalı idarece verilen 03/10/2019 tarihli cevapta; davacı şirkete ait Sicil:..... sayılı maden sahasında 01/01/2015-31/12/2015 tarihleri arasında antimuan cevheri üretimi ve satışı yapılmadığının ve Gediz Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/20 D.İş sayılı tespit dosyasında ......'ye ait tarla üzerinde pasaların mevcut olduğunun ve 2 adet yol açıldığının Genel Müdürlüğe verilen 08.07.2014 tarihli dilekçe ve eklerinden anlaşıldığının belirtildiği, dolayısıyla gerek 14/12/2015 tarihli Olurda belirtilen tespitlerin, gerekse 09-12/10/2015 tarihlerinde mahallinde yapılan denetim sonucunda düzenlenen raporda özel mülkiyet arazisine taşmalar olduğuna ilişkin mahkeme kararı ve şikayet dilekçeleri bulunduğuna ilişkin belirtmelerin 2015 yılında denetim görevlilerince mahallinde tespit edilen bir ihlale ilişkin olmadığı, davalı idarece davacı şirketin Maden Kanununun 7. maddesine aykırı faaliyette bulunduğuna ve özel şahıs arazisine taşmalar olduğuna dair 25/06/2014 tarihinden sonra mahalline gidilerek yapılan ve tutanak altına alınan bir tespitin de dosyada bulunmadığının anlaşıldığı, yine davalı idarece 1. tespite esas alınan 09-12/10/2015 tarihli denetim sonucunda düzenlenen 19/10/2016 tarihli denetim raporunda; orman arazisine taşmalar olduğuna dair Kütahya Orman Bölge Müdürlüğü yazılarının dosyasında olduğu belirtilmiş ise de; Kütahya Orman Bölge Müdürlüğünce davalı idareye yazılan yazıların ve eklerinin incelenmesinden; davacı şirket tarafından orman izin alanı dışında faaliyette bulunulduğuna ilişkin 04/03/2015, 16/03/2015, 18/03/2015, 19/03/2015, 14/05/2015 ve 26/05/2015 tarihlerinde suç tutanakları ve raporlar tanzim edilerek davalı idareye bildirildiği, söz konusu tespitlere ilişkin en son bildirimin davalı idareye 28/07/2015 tarihinde ulaştığı, Kütahya Orman Bölge Müdürlüğünce yapılan bu tespitlerin tarihleri dikkate alındığında da, son tespit tarihi olan 10-13/08/2018 tarihine kadar 3 yıllık sürenin geçmiş olduğunun anlaşıldığından, Maden Kanununun 7. maddesinin ilk tespit tarihinden itibaren 3 yıl içerisinde 3 kez ihlal edilmesi durumunda maden işletme ruhsatının iptal edilebileceği açık ise de; söz konusu ihlallerin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde, somut verilere dayalı olarak yapılması ve söz konusu 3 ihlalin de ilk tespit tarihinden itibaren 3 yıl içerisinde tespiti gerektiği açık olup, davalı idarece davacı şirketin 01/01/2015-31/12/2015 tarihleri arasında faaliyet göstermediğinin ve 09-12/10/2015 tarihli denetimin, 25/06/2014 tarihli denetimin bir devamı olduğunun açıkça belirtilmesi karşısında, 2015 yılı içerisinde davacı şirketin Maden Kanununun 7. maddesine aykırı faaliyette bulunduğuna ilişkin mahallinde bir tespit yapıldığından söz edilmesine olanak bulunmadığı, öte yandan davalı idarece tesis edilen 24/02/2016 tarihli işlemde orman arazisine taşmalar olduğu da belirtilmiş ise de; anılan taşmalara ilişkin Kütahya Orman Bölge Müdürlüğünce yapılan son tespitin ise 26/05/2015 tarihli olduğu dikkate alındığında, son tespit tarihine kadar 3 yıllık sürenin geçmiş olduğu anlaşıldığından, 10-13/08/2018 tarihinde yapılan 3. tespit sonucunda davacı şirketin Maden Kanununun 7. maddesini 3 yıl içinde 3 kez ihlal ettiğinden bahisle maden işletme ruhsatının iptaline ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar veren Kütahya İdare Mahkemesi'nin 06/02/2020 gün ve E:2019/361, K:2020/122 sayılı kararının; orman izni madencilik faaliyetleri için alınan izinlerden yalnızca biri olduğu, her ilgili kamu kurum ve kuruluşundan farklı izinler de alındığı, Genel Müdürlüğe görev alanı maden sahalarının ruhsatlandırılması ve denetimine ilişkin olup bir başka kurumu olan Orman Genel Müdürlüğünün tespit tarihi üzerinden süre hesaplanmasının hatalı olduğu, Genel Müdürlük personelinde 3213 sayılı Maden Kanununun 11. maddesi uyarınca mahallinde incelemeler yapılmakta ve Maden Kanununun 11. maddesi uyarınca mahallinde incelemeler yapılmakta ve yer verilecek olan 7. maddenin 21. fıkrası uyarınca verilen idari para cezasında, kanunda düzenlenen diğer idari para cezalarında olduğu gibi Genel Müdürlük personelince yapılan tespitler uyarınca idari yaptırım uygulandığı, aksi durumda diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılan tespitin dikkate alınması durumunda yetki gaspı söz konusu olacağı ki bu bu durumun açıkça hukuka aykırılık nedeni olduğu, belirtilen nedenle kararın gerekçesi yeniden değerlendirilirken yer verilen hususların da dikkate alınması, Genel Müdürlük görev alanına giren hususlardaki tespit tarihleri uyarınca karar verilmesi gerektiği, maden sahasına ilişkin olarak verilen işletme ruhsatı ile işletme izin belgesi birbirinden farklı belgeler olup işletme ruhsatı için öngörülen süreç ile işletme izin belgesi için aranan izinler de birbirinden farklı olduğu, dava konusu maden sahasının da işletme ruhsatı bulunmakla birlikte işletme izni bulunmadığı, yapılan tetkik sonucunda hazırlanan 20/11/2018 tarihli heyet raporunda; sahada Y:728522-X-4317541 ile Y:728273-X:4317451 koordinatlarında 2 ayrı açık ocak bulunduğu, 2018 yılında sahada gerçekleşmiş olan madencilik faaliyetlerinin ÇED, işyeri açma ve çalışma ruhsat alanı ve orman izin alanı dışında olduğu, üretim faaliyetinde bulunulmuş olan 175 ada, 1, 2, 3, 4 ve 5 no'lu parseller ile ilgili tapu bilgilerinin ibraz edilmediği, ruhsat sahasında gerçekleşmiş olan faaliyetlerin projesine uygun olmadığı, sahadaki ocaklarda basamak düzenin bozulmuş olduğu hususlarının tespit edildiği, ayrıca sicil:..... sayılı ruhsat sahası ile ilgili olarak 09/03/2016 tarihinde tebliğ edilmiş olan 24/02/2016 tarih ve 407125 sayılı yazımız ile ruhsat sahası içerisinde yer alan 175 ada, 4 ve 5 no'lu parsellerde gerçekleşmiş olar faaliyetlerin mülkiyet izni olmadan gerçekleşmiş olması sebebiyle ruhsat sahasına Maden Kanunun 7. maddesi gereği işlem yapıldığı, 15/11/2017 tarihinde tebliğ edilmiş olan 07/11/2017 tarih ve 441202 sayılı yazımız ile Y:728535 X:4317561 koordinatlarında gerçekleşmiş olan faaliyetlerin mülkiyet izni (orman izni) olmadan gerçekleşmiş olması sebebiyle ruhsat sahasına Maden Kanunun 7. maddesi gereği işlem yapıldığı, Sicil:..... sayılı ruhsat sahası için, 09/03/2016 tarihinde 1. kez, 15/11/2017 tarihinde 2. kez 7. madde uygulanmış olup, 17/08/2018 tarih ve 809473 sayılı Makam Oluru sahanın mahallinde tetkik heyeti ruhsat sahibince 2018 yılında sahada gerçekleşmiş olan madencilik faaliyetlerinin 7. maddesi gereği alınması zorunlu izin alanları dışarısında olduğu belirtilmiş olması sebebiyle sahada 2018 yılında gerçekleşmiş olan faaliyetlerin 3. kez 7. maddeyi ihlal ettiğinin tespit edilmiş olduğu, Maden Kanunun 7. maddesinin son fıkrası "çevresel etki değerlendirmesi ile ilgili karar, işyeri açma ve çalışma ruhsatı, mülkiyet izni olmadan veya on üçüncü fıkraya aykırı faaliyette bulunulduğunun tespiti halinde 30.000-TL tutarında idari para cezası uygulanarak bu alandaki işletme faaliyetlerinin durdurulur. Bu ihlallerin üç yıl içinde üç kez veya daha fazla yapıldığının tespiti halinde ise ruhsat iptal edilir" hükmü gereği, Sicil:..... sayılı ruhsat sahası KEP ile yazılan 15/04/2019 tarih ve E:..... sayılı yazının tebliğ tarihi itibariyle iptal edildiği ileri sürülerek, istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Son tespit tarihine kadar 3 yıllık süre geçmiş bulunduğu, "09-12/08/2015 tarihinde yapılan denetimin 25/06/2014 tarihli olur uyarınca yapılan denetimin devamlı olup olmadığı" davalı kurumdan istenilmiş olup, bu ara karara ilişkin verilen cevabi yazıda "09-12/08/2015 tarihinde yapılan denetimin 25/06/2014 tarihli olur uyarınca yapılan denetimin devamı" olduğuna dair cevap verilmesi göz önünde bulundurulmasıyla 1. ihlalin 2014 yılı içerisinde yapıldığının aşikar olduğu 2015 senesinde ise şirketin faaliyeti olmadığının da ispatlandığı, davalı idarenin iddialarına göre eğer 2. ihlal tarihi 15/11/2017'yse, 3. kez ihlal edildiği iddia edilen tarih olan 17/08/2018 tarihine kadar 3 yıl sürenin yine geçmiş bulunduğu ileri sürülerek istinaf yoluna başvurulan kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı, usul ve kanuna uygun olan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Yedinci İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların istinaf yolu ile incelenip kaldırılmaları, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 2. fıkrasının göndermede bulunduğu aynı kanunun 49. maddesinin 2. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.
Kütahya İdare Mahkemesi'nin 06/02/2020 gün ve E:2019/361, K:2020/122 sayılı kararının dayandığı gerekçe usul ve yasaya uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davalının istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinin başvuran üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın istem bulunmadığı takdirde hükmün kesinleşmesinden sonra mahkemesince başvurana iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrası kapsamında bulunmayan karara karşı tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 07/07/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. (¤¤)