İSTEMİN KONUSU: İstanbul 13. İdare Mahkemesi Hakimliğinin 19/09/2019 tarih ve E:2018/1356, K:2019/1809 sayılı kararının istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve talepleri gibi karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, …. 2.5.6. Kısım Mahallesi, 564 ada, 182 parsel, Rauf Orbay Caddesi 2/3 kapı sayılı yerde bulunan davacı şirkete ait yapının ruhsata aykırı olduğundan bahisle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca 42.835,33-TL para cezası verilmesine ilişkin 29/05/2018 tarih ve 314 sayılı Encümen kararının iptali istenilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararının özeti: İstanbul 13. İdare Mahkemesi Hakimliğinin 19/09/2019tarih ve E:2018/1356, K:2019/1809sayılı kararı ile; " ...İstanbul İli, … İlçesi, 2.5.6. Kısım Mahallesi, 564 ada, 182 parsel sayılı yerde bulunan davacı şirkete ait yapı için yapı kayıt belgesi alındığı ve söz konusu yapı kayıt belgesinin yargı denetimi sonucunda geçerliliğini sürdürdüğü, ara kararına verilen cevaptan davalı idarece henüz iptal edilmediği anlaşılan dava konusu işlemin ise; yapı kayıt belgesi alınan yapılar hakkında alınan yıkım ve idari para cezası kararlarının iptal edileceğine ilişkin hüküm karşısında hukuka uygunluğunun kalmadığı sonucuna varıldığı öte yandan, 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16. Maddesi ile düzenlenen imar barışı kapsamında sözkonusu encümen kararının hukuka aykırı hale geldiği tespit edildiğinden ve tarafların haklılığı belirlenemediğinden taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına ve vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği" gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
İSTİNAFA BAŞVURANTARAFLARIN İDDİALARI:
1- (DAVACI)
Mahkeme kararının esasının hukuka uygun olmasına rağmen yargılama gideri vekalet ücretine ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu, alınan yapı kayıt belgeleri hukuki geçerliliğini koruduğundan akıbet belirsizliğinden söz edilemeyeceği, mevcut yapı kayıt belgeleri gereği idari para cezasının iptalinin gerektiği, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü işleminin iptal edildiği hususunun idarenin bilgisi dahilinde olmasına karşın idarece haksız ve yersiz işlemlere devam edildiği, bu haliyle davanın açılmasına sebebiyet veren idarenin yargılama gideri vekalet ücretinden sorumlu olması geretiği ileri sürülerek davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ve yargılama giderlerinin ise davalı idare lehine bırakılmasına karar verilmesi istenilmektedir.
2- (DAVALI)
Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu, Büyükşehir Belediyesinin itirazı üzerine tedbir amaçlı olarak 18.09.2017 tarihinde inşaatın durdurulduğu, akabinde İstanbul 12. İdare Mahkemesinin yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararına rağmen inşai faaliyete devam edildiğinin tespiti üzerine 19.04.2018 tarihli, 337/2345 sayılı işlemle yapı tatil tutanağı tanzim edildiği, yapı kayıt belgesinin iptali üzerine 19.08.2019 tarihli UMUEB6TT belge numaralı yapı kayıt belgesi alındığı, kurum görüşünün bildirilmesi için Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne başvurulduğu, yapı kayıt belgesinin akıbetinin belli olmadığı öne sürülerek davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI:
1- (DAVACI)Dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek, davalı idare istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
2- (DAVALI)Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, ... 2.5.6. Kısım Mahallesi, 564 ada, 182 parsel sayılı taşınmazda 29/05/2017 günlü, 25947 sayılı ilave tadilat ruhsatına istinaden inşasına başlanan ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı İmar Müdürlüğünün 25/08/2017 günlü, 168630 sayılı yazısı ile inşai faaliyetine müsaade edilmemesi istenilen C Blok için düzenlenen ilave tadilat ruhsatının İstanbul 12. İdare Mahkemesinin 15/12/2017 günlü, E:2017/1810 sayılı kararıyla yürütmesinin durdurulmasına rağmen çelik konstrüksiyon inşaatta çalışma başlatıldığından bahisle 19/04/2018 günlü, 337/02345 cilt/sahife nolu yapı tatil tutanağı düzenlenmiştir.
Sonrasında bu tutanağa dayalı olarak, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca davacı şirket adına 42.835,33-TL para cezası verilmesine ilişkin 29/05/2018 tarih ve 314 sayılı Encümen kararı tesis edilmiştir.
Anılan encümen kararının iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
Dava konusu yapı için 3194 sayılı Kanunun Geçici 16. maddesi uyarınca 15/08/2018 tarihli, 744732 başvuru numaralı, …. belge nolu Yapı Kayıt Belgesinin düzenlendiği görülmüştür.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı (Değişik 6545 S.K./19. md.) 45. maddesinin 5. fıkrasında ise, “Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir.” hükmü yer almaktadır.
3194 sayılı İmar Kanununun 31. maddesinde; "İnşaat bitme günü, kullanma izninin verildiği tarihtir. Kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapılar da izin alınıncaya kadar elektrik, su ve kanalizasyon hizmetlerinden ve tesislerinden faydalandırılmazlar. Ancak kullanma izni alan bağımsız bölümler bu hizmetlerden istifade ettirilir", 32. maddesinde ise; "Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığının ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası da muhtara bırakılır. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir." hükümleri yer almaktadır.
18/05/2018 günlü, 30425 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanununa eklenen Geçici 16. maddenin 1. fıkrasında; "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir." hükmüne, 4. fıkrasında ise; "Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Yasa hükmüne dayanılarak hazırlanan ve 6 Haziran 2018 tarihli ve 30443 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 6. maddesinin birinci fıkrasında, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapıların maliklerinin, bu belgenin bir örneğini belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyesine, bu sınırlar dışında il özel idaresine vermek zorunda oldukları, aynı maddenin üçüncü fıkrasında, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceği belirtilmiş, 20 Eylül 2018 tarihli ve 30541 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslarda Değişiklik yapılmasına Dair Usul ve Esasların 5. maddesi ile değişik 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında ise; “(2) Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur.” düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; İstanbul İli, ... İlçesi, 2.5.6. Kısım Mahallesi, 564 ada, 182 parsel sayılı taşınmazda 29/05/2017 günlü, 25947 sayılı ilave tadilat ruhsatına istinaden inşasına başlanan ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı İmar Müdürlüğünün 25/08/2017 günlü, 168630 sayılı yazısı ile inşai faaliyetine müsaade edilmemesi istenilen C Blok için düzenlenen ilave tadilat ruhsatının İstanbul 12. İdare Mahkemesinin 15/12/2017 günlü, E:2017/1810 sayılı kararıyla yürütmesinin durdurulmasına rağmen çelik konstrüksiyon inşaatta çalışma başlatıldığından bahisle düzenlenen 19/04/2018 günlü, 337/02345 cilt/sahife nolu yapı tatil tutanağına istinaden 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca 42.835,33-TL para cezası verilmesine ilişkin 29/05/2018 tarih ve 314 sayılı Encümen kararının alınması üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İdare Mahkemesince her ne kadar, özetle"...Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca 15.08.2018 tarih, .... Belge ve 744732 başvuru numaralı yapı kayıt belgesinin düzenlendiği, Mahkememizin 25/02/2019 tarihli ara kararı ile anılan yapı kayıt belgesi üzerine davacı tarafından başvuru yapılıp yapılmadığının, başvuru yapılmış ise dava konusu işlemin iptal edilip edilmediğinin davalı idareden sorulduğu, davalı idarece verilen cevabi yazıda, dava konusu taşınmaza ilişkin 15.08.2018 tarih, .... Belge numaralı yapı kayıt belgesinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın başvurusu üzerine Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün 26/12/2018 tarih ve E:74035 sayılı işlemi ile iptal edildiği belirtilmekle birlikte, yapı kayıt belgesinin iptaline karşı davacı şirket tarafından dava açıldığı, söz konusu davada İstanbul 6. İdare Mahkemesi'nin 16/07/2019 tarih, E:2019/89 ve K:2019/1763 sayılı kararı ile yapı kayıt belgesini iptal eden işlemin iptaline karar verildiği, ...davacı şirkete ait yapı için yapı kayıt belgesi alındığı ve söz konusu yapı kayıt belgesinin yargı denetimi sonucunda geçerliliğini sürdürdüğü, ara kararına verilen cevaptan davalı idarece henüz iptal edilmediği anlaşılan dava konusu işlemin ise; yapı kayıt belgesi alınan yapılar hakkında alınan yıkım ve idari para cezası kararlarının iptal edileceğine ilişkin hüküm karşısında hukuka uygunluğunun kalmadığı sonucuna varıldığı" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; 3194 sayılı İmar Kanunun 32. ve 42. Maddeleri uyarınca idare işlem tesis edildikten sonra yapı kayıt belgesinin düzenlenmiş olmasının, söz konusu belgenin kayıt altına aldığı ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılar hakkında 3194 sayılı Kanun uyarınca tesis edilen yıkım ve idari para cezasına ilişkin işlemlerin doğrudan hukuka aykırılığı sonucu doğurmaması karşısında, İdare Mahkemesince, işin esası incelenmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, yapı kayıt belgesinin iptaline ilişkin işlemin yargı kararıyla iptal edildiği olgusundan hareketle dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinde usul hükümlerine uyarlık görülmemiştir.
Nitekim, 3194 sayılı İmar Kanununa eklenen Geçici 16. maddesi ile Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılar için Yapı Kayıt Belgesi düzenlenebileceği, bu yapılar için daha önce alınan yıkım kararları ile tahsil edilmeyen idari para cezalarının ilgili belediyesince iptal edileceği, Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda ise Yapı Kayıt Belgesinin yetkili idarece iptal edileceği ve bu belgenin sağlamış olduğu hakların geri alınacağı, yargısal incelemesi devam eden davalarda Yapı Kayıt Belgesi düzenlenmiş olmasının söz konusu yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilmeyen idari para cezalarını aynı Kanun'un yukarıda aktarılan hükümleri çerçevesinde hukuka aykırı hale getirmediği ve bu sebeple yargı yerince "iptal" hükmü kurulması mümkün bulunmadığı gibi yıkım ve idari para cezalarına ilişkin işlemleri tesis eden idarelerce gerekli iptal işlemleri yapılmadan davaların konusuz kalması sonucunu doğuracak bir durum oluşturmadığı da kuşkusuzdur.
Bu durumda, dava konusu encümen kararının alınmasından sonra, işleme konu yapı için 15/08/2018 tarihli, 744732 başvuru numaralı, .... belge nolu Yapı Kayıt Belgesinin düzenlenmiş olmasının, söz konusu belgenin kayıt altına aldığı dava konusu ruhsatsız yapı hakkında 3194 sayılı Kanun uyarınca tesis edilen yıkım ve idari para cezasına ilişkin işlemlerin hukuka aykırılığı sonucunu doğurmaması karşısında, İdare Mahkemesince; uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, işleme konu yapı için 3194 sayılı Kanunun Geçici 16. maddesi uyarınca yapı kayıt belgesi düzenlendiğinden bahisle dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Diğer taraftan, ilk derece mahkemesi sıfatıyla uyuşmazlığa bakan idare mahkemesince işin esası incelenmeksizin hüküm kurulmuş olması karşısında, 2577 sayılı Kanunun istinaf kanun yoluna ilişkin hükümleri uyarınca Dairemizce işin esasına girilmesi mümkün görülmemiş, kararın kaldırılması ve 2577 sayılı Yasanın 45/5. maddesi gereği yeniden bir karar verilmesi için dosyanın mahkemesine iade edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45.maddesinin 4.fıkrası uyarınca tarafların İSTİNAF BAŞVURULARININKABULÜNE,
2.İstanbul 13. İdare Mahkemesi Hakimliğinin 19/09/2019 tarih ve E:2018/1356, K:2019/1809 sayılı kararının KALDIRILMASINA
3.2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca yukarıda belirtilen gerekçe dikkate alınarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın kararı veren İlk derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4.Mahkemece yeniden verilecek kararla birlikte yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından, bu hususta ayrıca hüküm tesisine gerek bulunmadığına,
5.2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine,
6.2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca kesin olarak 13/10/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
3194 sayılı İmar Kanununa, (7143 sayılı Kanunla) eklenen geçici 16.maddesi hükümleri uyarınca, davanın devamı sırasında uyuşmazlık konusu yer için yapı kayıt belgesi alındığı görülmektedir.
Buna göre, öncelikle söz konusu yapı kayıt belgesi ile kayıt altına alınan imalat ile uyuşmazlık konusu belediye encümeni kararına konu imalatların uyumlu olup olmadığının Dairemizce değerlendirilmesi, akabinde bu değerlendirmenin sonucuna göre işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, mezkur yapı kayıt belgesinin yargılaması devam eden davalara etkisinin bulunmadığı gerekçesiyle, İdare Mahkemesine gönderme yolunda verilen çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)