(213 S. K. m. 114, 126) (193 S. K. m. 47)
İSTEMİN ÖZETİ: Mükellefiyet kaydının gerçek usule çevrilmesi sonucu davacı adına tarh edilen vergi ve kesilen cezaların toplamı olan 35.777,72-TL'nin düzeltilerek iadesi istemiyle yapılan şikayet yoluyla düzeltme başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın; davacının, 08.01.2009 tarihinde …….'e ait ticari takside şoför olarak çalışmaya başlaması üzerine, adına diğer ücret yönünden vergi kaydı açıldığı, daha sonra davacı tarafından verilen 02.12.2019 tarihli işe başlama dilekçesi ile, 09.11.2010 tarihinden itibaren şehir içi servis taşımacılığı faaliyetine başladığını bildirilmesi nedeniyle adına basit usulde mükellefiyet kaydı açıldığı, ardından davacı nezdinde yapılan 13.10.2011 tarihli yoklamada, servis taşımacılığı faaliyetinde kullandığı aracın eski model olması nedeniyle iş bulamadığı, aracı hiç ticari amaçlı çalıştırmadığı, aracın evinin önünde durduğu ve geçimini …….'e ait takside şoförlük yaparak sağladığının beyan edilmesi üzerine, 2011 yılına ilişkin diğer ücret tahakkukunun cezalı olarak …. adına yapıldığı, …. tarafından yapılan işlemlere itiraz edildiği ve konuyla ilgili olarak özelge talebinde bulunulduğu, özelge talebi üzerine İzmir Vergi Dairesi Başkanlığınca, Kadifekale Vergi Dairesi Müdürlüğüne hitaben yazılan 21.05.2012 tarih ve 5937 sayılı yazıda, şehir içi servis taşımacılığı faaliyeti yanında başka bir araçta ücretli olarak çalışıyor olması, basit usulün kendi işinde bilfiil çalışıyor olmak şartının ihlali anlamına geldiğinden, davacının mükellefiyetinin gerçek usule çevrilmesi gerektiğinin bildirildiği, bu nedenle davacının mükellefiyetinin gerçek usule çevrildiği ve dönem beyannamelerini vermediğinden bahisle davacı adına 2010 ila 2013 yılının muhtelif dönemleri için gelir, geçici gelir ve katma değer vergisi tarhiyatları yapıldığı ve özel usulsüzlük cezaları kesildiği, söz konusu vergi ve cezaların hacze konu edilmeleri üzerine davacı tarafından ödendiği, akabinde davacı tarafından verilen 07.06.2018 tarihli dilekçe ile, ödenen toplam 35.777,72-TL'nin düzeltilerek iadesi talebiyle vergi dairesi müdürlüğüne düzeltme başvurusunda bulunulduğu, başvurunun vergi dairesi müdürlüğünce reddedilmesi üzerine 24.09.2018 tarihinde verilen dilekçe ile, bu defa Gelir İdaresi Başkanlığı nezdinde şikayet yoluna gidildiği ve şikayet başvurusunun zımnen reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı, düzeltmeye konu 2010 ila 2012 dönemine ilişkin alacakların incelenmesinden; 213 sayılı Kanun'un 126. maddesinin 1. fıkrasında, 114. maddede yazılı zamanaşımı süresi dolduktan sonra meydana çıkarılan vergi hatalarının düzeltilemeyeceği; 114. maddesinin 1. fıkrasında ise, vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağı, bu durumda, vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından itibaren 5 yıllık süre zarfında düzeltme başvurusuna konu edilmesi gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 07.06.2018 tarihinde kayıtlara giren düzeltme başvurusu ile düzeltilmesi istenilen vergi ve cezaların düzeltme zamanaşımına uğraması sebebiyle düzeltilmesi mümkün bulunmadığından, dava konusu işlemin bu alacaklara ilişkin kısmında hukuka aykırılık görülmediği, düzeltmeye konu 2013 dönemine ilişkin alacakların incelenmesinden; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 47. maddesinin 1. fıkrasının 1. bendinde, kendi işinde bilfiil çalışmanın veya bulunmanın, basit usulün genel şartlarından biri olarak sayıldığı, olayda, davacının servis taşımacılığı faaliyetiyle ilgili tek tespitin nezdinde düzenlenen 13.10.2011 tarihli yoklama olduğu; anılan yoklamada da, davacı tarafından aracın eski model olması nedeniyle iş bulamadığı, bu nedenle geçimini ……'e ait takside şoförlük yaparak sağladığı, buna göre, davacının iş bulamaması sebebiyle ortada bilfiil çalışılması veya bulunulması gereken bir faaliyet de bulunmadığından, yalnızca bu tespite dayanılarak davacının servis taşımacılığı faaliyetinde işçi çalıştırdığı, bir başka deyişle kendi işinde bilfiil çalışmadığı sonucuna varılmasının mümkün olmadığı, kaldı ki, böyle bir faaliyetin bulunması ihtimalinde dahi, servis taşımacılığı işinin taksi şoförlüğünden arta kalan zamanda bizzat davacı tarafından gerçekleştiriliyor olmasının da mümkün olduğu, bu durumda, basit usulün şartlarını sağlamadığı noktasında yeterli tespit olmadığı halde davacının mükellefiyet kaydının gerçek usule çevrilmesi sonucu tarh edilen vergi ve kesilen cezalarda mükellefiyette hata bulunduğundan; dava konusu işlemin bu alacaklara ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle kısmen kabulüne, kısmen reddine karar veren İzmir 2. Vergi Mahkemesi'nin 19/12/2019 tarih ve E:2019/156, K:2019/1678 sayılı kararının, taraflarca aleyhe olan kısımlarının yasal dayanaktan yoksun olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve davanın davacı tarafça kabulüne, davalı idarece reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Taraflarca savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1.Vergi Dava Dairesi'nce gereği görüşüldü;
Dava dosyası kapsamında yer alan bilgi ve belgeler dahilinde yapılan inceleme neticesinde, istinaf başvurusuna konu edilen, İzmir 2. Vergi Mahkemesi'nce verilen 19/12/2019 gün ve E:2019/156, K:2019/1678 sayılı kararın, usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/3. maddesine istinaden tarafların istinaf başvurularının reddine, aşağıda dökümü yer alan ve davacı tarafından yapılan 195,50 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından yapılan 38,00 TL yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, davalı idarece davacıdan 54,40 TL maktu karar harcı alınmasına, yatırılan posta gideri avansından artan tutarın Mahkemesi'nce H.M.K'nun 333. maddesi uyarınca yatıranlara iadesine, 13.11.2020 tarihinde oybirliği ile kesin olmak üzere karar verildi. (¤¤)