(2577 S. K. m. 45) (5307 S. K. m. 14, 17, Geç. m. 8) (5237 S. K. m. 7, 45) (5326 S. K. m. 3, 5)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, …. Mahallesi, …….. yanı, Malatya ili adresinde bulunan LPG otogaz istasyonunda 30/10/2014 tarihinde yapılan denetim sonucunda LPG sorumlu müdür belgesinin ibraz edilmemesi nedeniyle istasyonda mevzuatta belirlenen nitelikleri haiz sorumlu müdür çalıştırılmadığı yönünde düzenlenen soruşturma raporu üzerine 18/01/2018 tarih ve 7653-44 sayılı karar ile verilen 76.142,00.-TL idari para cezasının iptali istemiyle açılan davada; davalı idare tarafından davacı hakkında geçerliliği olan LPG sorumlu müdür belgesi ibraz edilememesi nedeniyle mevzuatta belirlenen nitelikleri haiz sorumlu müdür çalıştırılmadığından bahisle idari para cezalarının uygulandığı, ancak sorumlu müdür belgesi ve bu belgenin alınma zorunluluğunun 07.01.2006 tarihli ve 26046 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Sorumlu Müdür Yönetmeliği ile 25.03.2006 tarihli ve 26119 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Eğitim Yönetmeliğinde düzenlendiği, anılan Yönetmeliklerin 16.12.2012 tarihli ve 28499 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Eğitim ve Sorumlu Müdür Yönetmeliği ile yürürlükten kaldırıldığı, önceki yönetmelikleri yürürlükten kaldıran 16.12.2012 tarihli ve 28499 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Eğitim ve Sorumlu Müdür Yönetmeliğinde ise sorumlu müdür sertifikası düzenlemesine yer verilerek, ....'dan alınan eğitim sonucunda sorumlu müdür sertifikası alınması zorunluluğunun getirildiği, ayrıca "Sorumlu Müdür Belgesi" alınmasının öngörülmediği, sorumlu müdür belgesi zorunluluğu getiren düzenlemenin ise 16.12.2016 tarih ve 29919 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Eğitim ve Sorumlu Müdür Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile tekrar yürürlüğe konulduğu, her ne kadar Yönetmeliğin 14. maddesinde sorumlu müdürde aranan niteliklerde sorumlu müdür sertifikası sahibi olmak ifadesinin yer aldığı görülmekte ise de; sorumlu müdür sertifikasının eğitim sonucunda verilen bir belge olduğu ve sorumlu müdür belgesinden farklı olduğu dikkate alındığında, sorumlu müdür belgesi alma zorunluluğunu getiren Yönetmelik hükümlerinin, yürürlük tarihinden önceki bir olaya uygulanması suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve hakkaniyete uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak Ankara 4. İdare Mahkemesi'nce verilen 26/09/2018 tarih ve E:2018/607, K:2018/2112 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararın kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesince; Dairemizin 26/04/2019 tarih ve E:2019/400, K:2019/885 sayılı kararının, Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 19/09/2019 tarih ve E:2019/2773, K:2019/2680 sayılı kararı ile bozulması üzerine, dava dosyası yeniden incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, ………… Mahallesi, …… yanı, Malatya ili adresinde bulunan LPG otogaz istasyonunda 30/10/2014 tarihinde yapılan denetim sonucunda LPG sorumlu müdür belgesinin ve sözleşmesinin ibraz edilmemesi nedeniyle istasyonda mevzuatta belirlenen nitelikleri haiz sorumlu müdür çalıştırılmadığı yönünde yapılan tespit üzerine 18/01/2018 tarih ve 7653-44 sayılı karar ile verilen 76.142,00.-TL idari para cezasının iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; davalı idare tarafından davacı hakkında geçerliliği olan LPG sorumlu müdür belgesi ibraz edilememesi nedeniyle mevzuatta belirlenen nitelikleri haiz sorumlu müdür çalıştırılmadığından bahisle idari para cezalarının uygulandığı, ancak sorumlu müdür belgesi ve bu belgenin alınma zorunluluğunun 07.01.2006 tarihli ve 26046 sayılı Resmi Gazate'de yayımlanan Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Sorumlu Müdür Yönetmeliği ile 25.03.2006 tarihli ve 26119 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Eğitim Yönetmeliğinde düzenlendiği, anılan Yönetmeliklerin 16.12.2012 tarihli ve 28499 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Eğitim ve Sorumlu Müdür Yönetmeliği ile yürürlükten kaldırıldığı, önceki yönetmelikleri yürürlükten kaldıran 16.12.2012 tarihli ve 28499 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Eğitim ve Sorumlu Müdür Yönetmeliğinde ise sorumlu müdür sertifikası düzenlemesine yer verilerek, ....'dan alınan eğitim sonucunda sorumlu müdür sertifikası alınması zorunluluğunun getirildiği, ayrıca "Sorumlu Müdür Belgesi" alınmasının öngörülmediği, sorumlu müdür belgesi zorunluluğu getiren düzenlemenin ise 16.12.2016 tarih ve 29919 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Eğitim ve Sorumlu Müdür Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile tekrar yürürlüğe konulduğu, her ne kadar Yönetmeliğin 14. maddesinde sorumlu müdürde aranan niteliklerde sorumlu müdür sertifikası sahibi olmak ifadesinin yer aldığı görülmekte ise de; sorumlu müdür sertifikasının eğitim sonucunda verilen bir belge olduğu ve sorumlu müdür belgesinden farklı olduğu dikkate alındığında, sorumlu müdür belgesi alma zorunluluğunu getiren Yönetmelik hükümlerinin, yürürlük tarihinden önceki bir olaya uygulanması suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve hakkaniyete uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun Dairemizin 26/4/2019 tarih ve E:2019/400, K:2019/885 sayılı kararıyla; İdare Mahkemesi kararındaki, dava konusu işlemin gerekçelerinden olan LPG Sorumlu Müdür Belgesine ilişkin değerlendirmelerde hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte, dava konusu işlemin bir diğer gerekçesi olan ''LPG Sorumlu Müdür Sözleşmesi ibraz edilmemesi'' kısmı incelendiğinde; denetim tarihi (30.10.2014) itibariyle sorumlu müdür çalıştırıldığını tevsik etmek amacıyla 22/01/2014-22/01/2015 tarihlerini kapsayan bir sözleşme sunulmuş ise de sözleşmenin düzenleme tarihinin 04.11.2014 tarihi olduğu dikkate alındığında denetim tarihi itibariyle sorumlu müdür çalıştırıldığını gösteren bir sözleşmenin bulunmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemi iptal eden İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun KABULÜ ile Ankara 4. İdare Mahkemesi'nce verilen 26/09/2018 tarih ve E:2018/607, K:2018/2112 sayılı kararın KALDIRILMASINA; 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, davanın REDDİNE karar verilmesi üzerine, davacı tarafından, anılan kararın bozulması istemiyle temyiz başvurusunda bulunulmuş, Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 19/09/2019 tarih ve E:2019/2773, K:2019/2680 sayılı kararı ile 7164 sayılı Kanun'un 36. maddesi ile 5307 sayılı Kanun'un 17. maddesinde değişiklik yapılarak lisans sahibi kişiler hakkında 5307 sayılı Kanuna, ikincil mevzuata veya lisans hükümlerine yahut Kurul kararlarına aykırı davranılması hâlinde Kurul tarafından belirlenen niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olan fiiller için ilgilisine, Kurum veya Kurumca yetkilendirilen kuruluşlar tarafından otuz gün içerisinde aykırılığın giderilmesi gerektiğinin, aykırılığın giderilmemesi halinde faaliyetin geçici olarak durdurulabileceğinin ihtar edileceği, verilen ihtar süresi sonunda mevzuata aykırı durumun devam ettirilmesi halinde piyasa faaliyetinin altmış gün süre ile geçici olarak durdurulacağı, geçici durdurma süresi sonunda da tespit edilen aykırılıkların giderilmemesi halinde faaliyetin durdurulmasına devam edilerek soruşturma başlatılacağı ve gerekli idarî yaptırımların uygulanacağına yönelik hükümler getirildiği, bu bağlamda niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan fiilleri işleyenlerin önceki kanun döneminde doğrudan idarî para cezasına muhatap oldukları hâlde, söz konusu kanun değişikliğinden sonra aynı fiilleri işleyenlerin ihlâlin ortadan kaldırılması hususunda ihtar edilmelerinin öngörülmesi, böylelikle ihtar edilen kişilerin söz konusu ihlâli ortadan kaldırarak ceza almaktan kurtulabilmelerine imkân tanınması karşısında, ihtar müessesesinin maddî hukuka etkisinin bulunduğu ve lehe kanun kapsamında belirtilen fiilleri önceki kanun döneminde işleyenler yönünden de geçmişe etkili olarak uygulanması gerektiği sonucuna ulaşıldığı, bu itibarla 5307 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik uyarınca alınan düzenleyici Kurul kararıyla niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olan fiiller arasında sayılan sorumlu müdür belgesine sahip sorumlu müdür çalıştırmama fiili nedeniyle idarî para cezası verilmeden önce ihtarda bulunma şartının yerine getirilmesi ve lehe kanun niteliği taşıyan söz konusu kuralın davacıya da uygulanması zorunluluğu karşısında, lehe kanun hükmü dikkate alınarak yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden davanın reddi yönündeki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığıgerekçesiyle bozulmuştur.
5307 sayılı Kanunun "Sorumlu müdür" başlıklı 14. maddesinde, LPG dolum tesislerinde ve otogaz istasyonlarında sorumlu müdür bulundurulmasının zorunlu olduğu ve dava konusuEnerji Piyasası Düzenleme Kurulunun 18/01/2018tarihve7653-44sayılı karar tarihi itibariyle yürürlükte olananılan Kanunun"İdari para cezaları"başlıklı 16. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde; 9, 14 ve 15. madde hükümlerinin ihlâli hâlinde sorumlularaellibin Türk Lirasıidarî para cezası verileceği kurala bağlanmıştır.
İdari yaptırıma konu olan ve davacıya atfedilen"LPG dolum tesislerinde ve otogaz istasyonlarında sorumlu müdür bulundurulmasının zorunlu olduğu" şeklindeki fiil için idari para cezası öngören 5307 sayılı Kanunun 16.maddesi, dava konusu Kurul kararının tesis edildiği tarihten sonra 28.02.2019 tarih ve 30700 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe giren 14.02.2019 tarihli ve 7164 sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 35.maddesi ile yeniden düzenlenmiş ve yeni düzenlemenin 16. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (5) nolu alt bendinde,"13 üncü,14 üncüve 15 inci madde hükümlerinin ihlali" halinde sorumlularayüzbin Türk Lirasından az olmamak ve beşyüzbin Türk Lirasını geçmemek üzerefiilin işlendiği tarihten bir önceki yılda ilgili lisansa konu LPG piyasası faaliyetine ilişkin net satış hasılatının binde onbiri oranında idari para cezası verileceği kuralına yer verilmiştir.
5307 sayılı Kanunun "Yaptırımlar" başlıklı 17.maddesi7164 sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 36.maddesi ile yeniden düzenlenmiş ve yeniden düzenlenen " İdari Yaptırımlar" başlıklı 17. maddesinde, "İdari yaptırımlar; tedbirler, lisans iptalleri ve idari para cezalarından oluşur.Bu Kanuna göre idari para cezaları, tedbirler ve lisans iptallerinin uygulanması bu Kanunun diğer hükümlerinin uygulanmasına engel oluşturmaz. Bu Kanuna göre verilen idari para cezaları, alınan tedbirler ve lisans iptalleri diğer kanunlar gereği yapılacak işlemleri engellemez. Bu Kanuna göre idari yaptırımlar aşağıdaki usulde yürütülür:
a) Lisans sahibi kişiler hakkında bu Kanuna, ikincil mevzuata veya lisans hükümlerine, Kurul kararlarına aykırı davranılması hâlinde; Kurul tarafından belirlenen niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olan fiiller için ilgilisine Kurum veya Kurumca yetkilendirilen kuruluşlar tarafından, otuz gün içerisinde aykırılığın giderilmesi, aksi halde hakkında geçici durdurma yapılabileceği ihtar edilir. Verilen ihtar süresi sonunda mevzuata aykırı durumu devam ettirenlerin ilgili piyasa faaliyeti altmış gün süre ile geçici olarak durdurulur. Niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olan fiilin tespit tarihinden itibaren iki yıl içerisinde tekrar edilmesi hâlinde ise ihtar işlemi uygulanmaksızın ilgili piyasa faaliyeti altmış gün süre ile geçici olarak durdurulur. Geçici durdurma süresince, tehlikeli eylemin veya kötüniyetin veya ürünlerde zarar oluşmasının önlenmesi ile faaliyetin durdurulmasına neden olan durumun ortadan kaldırılmasına ilişkin faaliyetler dışında hiçbir piyasa faaliyeti yapılamaz. Geçici durdurma süresi sonunda da tespit edilen aykırılıklar giderilmezse, faaliyetin durdurulmasına devam edilerek soruşturma başlatılır ve gerekli idari yaptırımlar uygulanır. Lisans iptalleri Kurumca yapılacak soruşturma neticesine göre karara bağlanır. Yapılan geçici durdurma sonrasında mevzuata aykırı durumun ortadan kalkması hâlinde geçici durdurma hali sona erdirilir......" şeklinde düzenleme getirilmiştir.
5307 sayılı Kanun'un 17. maddesinde yer verilen kural kapsamında, 14/03/2019 tarih ve 8487-6 sayılı Kurul kararı ile, niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan fiiller belirlenmiş, "İstasyonda sorumlu müdür belgesine sahip sorumlu müdür çalıştırılmaması"bu fiiller arasında sayılmıştır.
Ayrıca, 5307 sayılı Kanuna7164 sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun37. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesinin birinci fıkrasında, " Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurulca idari para cezası verilmemiş olanve Kurul tarafından belirlenen niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan fiiller için, 17 nci maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen ihtar yapıldıktan sonra sonucuna göre gerekirse idari soruşturma başlatılarak yaptırımlar uygulanır." kuralına, anılan maddenin ikinci fıkrasında ise, " ............. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Kurul kararına bağlanmış ancak tahsilatı tamamlanmamış olan idari para cezaları, işlenen fiil için bu Kanunla birlikte daha düşük bir idari para cezası uygulanmasının öngörülmesi hâlinde, ilgili vergi dairesince 16 ncı maddenin ilgili bentlerinde belirlenmiş olan asgari maktu hadden tahsil edilir. Kısmen veya tamamen tahsil edilen idari para cezaları iade edilmez." kuralına yer verilmiştir.
İdarî yaptırımlar; yasaların açıkça yetki verdiği ve yasaklamadığı durumlarda, araya yargı kararı girmeden, idarenin doğrudan doğruya, bir işlemi ile ve idare hukukuna özgü usullerle uyguladığı müeyyideler şeklinde tanımlanmaktadır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunun "Cezalar" başlıklı 45.maddesinde, "Suç karşılığında uygulanan yaptırım olarak cezalar, hapis ve adli para cezalarıdır" şeklinde bir düzenleme ile kabahatleri ceza kanunu dışında bırakmıştır.
Söz konusu durum karşısında Kabahatler tamamen müeyyidesiz bırakılmayıp 5326 sayılı Kabahatler Kanunu ile düzenlenmiştir.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu idari yaptırımları “idari para cezası” ve “idari tedbirler (mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve diğer tedbirler)” olarak belirlemiştir.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3. maddesinde, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde; diğer genel hükümlerin ise, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı belirtilmiş ve bu genel hükümlerden birisi de"zaman bakımından uygulama" Kabahatler Kanununun 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı belirtilmiştir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un “Zaman Bakımından Uygulama” başlıklı 7. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Zaman bakımından uygulama, cezaya ilişkin bir kanunun zaman dilimi itibariyle hangi andan itibaren uygulanabileceğinin belirlenmesiyle ilgili bir konudur. Zaman bakımından uygulama konusunda Türk Ceza Kanunu “fiilin işlendiği zamanı” esas almıştır. Buna göre fiilin işlendiği zamanda yürürlükte olan kanununa göre bir değerlendirmede bulunulacaktır.
Buna göre, idari para cezalarında, ceza verilmesinin dayanağı kuralın yürürlükten kaldırılması veya lehe düzenleme yapılması yoluyla ortaya çıkan yeni hukuki durumun dikkate alınması gerekmektedir.
Bu bakımdan; İdari yaptırımlarda, sonradan yürürlüğe giren kanunların ne şekilde uygulanacağı, başka bir ifade ile idari yaptırımlara ilişkin olarak lehe olan kanunun geçmişe yürüyüp yürümeyeceği konusu önem arzetmekte, bu hususa yönelik olarak getirilen geçici maddelerde yapılan düzenlemelerle bir ilinti kurulmaktadır.
Yukarıda aktarımı yapılan 7164 sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun36. ve 37 (geçici 8). maddelerinin gerekçesinde de ifade edildiği üzere, sıvılaştırılmış petrol gazları piyasasında kabahat olarak nitelendirilip belli bir müeyyideye bağlanmış ancak maddenin yürürlüğe girdiği 28.02.2019 tarihinden önce Kurulca idari para cezası verilmemiş olan ve niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan mevzuat ihlalleri için, soruşturma açma veya idari para cezası uygulanmadan önce ihtar müessesesi getirilmiş, maddenin yürürlüğe girdiği 28.02.2019 tarih itibarıyla Kurul kararına bağlanmış, ancak tahsilatı tamamlanmamış olan idari para cezalarıiçin bu kanunla birlikte daha düşük bir idari para cezası uygulanmasının öngörülmesi hâlinde ilgili vergi dairesince asgari maktu hadden tahsil edileceği öngörülmüştür.
Madde düzenlemesindeki ''ve'' bağlacı; her iki koşulun 1-Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurulca idari para cezası verilmemiş olma ve 2-Kurul tarafından belirlenen niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan fiiller olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi halinde Kanunda öngörülen düzenlemenin uygulanmasını kayıt altına almaktadır. Bir başka ifadeyle Kanun koyucunun 5307 sayılı Kanunun 17. maddesindeki idari yaptırımlara ilişkin getirdiği yeni usuldeki koşulları düzenlenlerken dikkate aldığı hususlar, daha önce verilmiş ve kesinleşmiş idari para cezalarının bu yeni usülden yararlanamayacağı sonucunu ortaya çıkarmaktadır. Kanunun bu açık düzenlemesi karşısında artık lehe Kanun tartışmasının yapılmasına da hukuki olanak bulunmamaktadır.
Öte yandan, yukarıda yer verilen tüm anlatımlar, dava konusu uyuşmazlık ile birlikte değerlendirilecek olursak; idari yaptırıma konu olan ve davacıya atfedilen"LPG dolum tesislerinde ve otogaz istasyonlarında sorumlu müdür bulundurulmasının zorunlu olduğu" şeklindeki yükümlülüğün yürürlükten kaldırılmadığı, başka bir ifade ile idari para cezası verilecek fiiller kapsamından çıkarılmadığı ve söz konusu fiil için öngörülen idari para cezası miktarında ise bir azalma meydana gelmediği, aksine idari para cezası oranının yükseltildiği, ayrıca 7164 sayılı Kanunun Geçici 8. maddesinin getirdiği sınırlama kapsamında ihtarın yalnızca maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurulca para cezası verilmemiş ve niteliği itibarıyla düzeltme imkanı olan fiiler için getirildiği göz önüne alındığında, 7164 sayılı Kanun ile getirilen yeni düzenlemelerin davacının fiili yönünden lehe bir durum yaratmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Davanın esası yönünden de, davacıya ait işyerinde düzenlenen tutanakta; ''LPG Sorumlu Müdür Sözleşmesi ve LPG Sorumlu Müdür Belgesinin ibraz edilmediği.'' tespit edilmiş olup; 5307 sayılı Kanunun, "sorumlu müdürün yetki, sorumluluk ve nitelikleri Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir."hükmüne istinaden sorumlu müdür belgesi ve bu belgenin alınma zorunluluğu 07.01.2006 tarih ve 26046 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Sorumlu Müdür Yönetmeliği ile 25.03.2006 tarih ve 26119 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Eğitim Yönetmeliğinde düzenlenmiştir. Ancak anılan Yönetmelikler 16.12.2012 tarih ve 28499 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Eğitim ve Sorumlu Müdür Yönetmeliği ile yürürlükten kaldırılmış,16.12.2012 tarih ve 28499 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Eğitim ve Sorumlu Müdür Yönetmeliğinde ise, ''Sorumlu Müdür Sertifikası'' düzenlemesine yer verilerek, ....'dan alınan eğitim sonucunda sorumlu müdür sertifikasının alınması zorunluluğu getirilmiş, ancak, "Sorumlu Müdür Belgesi" alınması öngörülmemiştir.
Sorumlu müdür belgesi alınması zorunluluğu, 15.12.2016 tarih ve 29919 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Eğitim ve Sorumlu Müdür Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile düzenlenmiştir.30.10.2014tarihinde yapılan denetimde, sorumlu müdür belgesinin ibraz edilmediği dolayısıyla mevzuatta aranılan nitelikleri haiz personel çalıştırılmadığı sonucuna varılmak suretiyle dava konusu işlemin gerekçelerinden biri olarak işlem tesis edilmiş ise de; denetim tarihi itibariyle sorumlu müdür belgesi ibraz edilmemesinden dolayı ceza uygulanmasını öngören bir düzenlemenin bulunmadığı ancak, o tarih itibariyle sorumlu müdür sözleşmesinin ve sertifikasının aranılması gerektiği kuşkusuzdur.
Bu halde, yukarıda yer verilen mevzuatta aranılan asıl yükümlülük sorumlu müdür çalıştırma yükümlülüğü olduğuna göre, sorumlu müdür çalıştırılıp çalıştırılmadığının belirlenme usulünün açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Dava konusu işleme dayanak oluşturan LPG otogaz bayilik lisansı kapsamında faaliyet gösteren davacı şirkete ait tesiste yapılan tespite istinaden sorumlu müdürün çalışıp çalışmadığının belirlenmesi, söz konusu işyeri ile yapılmış bir sözleşmenin varlığına bağlı bulunmaktadır.
Dava dosyasına denetim tarihi (30.10.2014) itibariyle sorumlu müdür çalıştırıldığını tevsik etmek amacıyla 22.1.2014-22.1.2015 tarihlerini kapsayan bir sözleşme sunulmuş ise de sözleşmenin düzenleme tarihinin 4.11.2014 tarihi olduğu dikkate alındığında denetim tarihi itibariyle sorumlu müdür çalıştırıldığını gösteren bir sözleşmenin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, sorumlu müdür sözleşmesinin bulunmasının, mevzuat değişiklikleri yapılmadan önce de bir başka ifadeyle her zaman aranan bir şart olup, tespit tarihinde sorumlu müdür sözleşmesinin yukarıda anılan mevzuat gereği zorunlu olduğu, bu kapsamda davacı şirket ile sorumlu müdür arasında tespit tarihinde mevzuatın aradığı şekliyle geçerli bir sorumlu müdür sözleşmesinin bulunduğundan söz edilemeyeceği, dolayısıyla denetim tarihinde mevzuatta belirlenen niteliklere haiz sorumlu müdür çalıştırılmadığı anlaşıldığından, dava konusu kurul kararında hukuka aykırılık, dava konusu işlemi iptal eden İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin anılan bozma kararına uyulmayarak, Dairemizin 26/04/2019 tarih ve E:2019/400, K:2019/885 sayılı kararında ISRAR edilmesine, davalı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜ ile Ankara 4. İdare Mahkemesi'nce verilen 26/09/2018 tarih ve E:2018/607, K:2018/2112 sayılı kararın KALDIRILMASINA; 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, davanın REDDİNE; aşağıda dökümü yapılan, mahkeme ve temyiz safhasına ait 653,05.-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına istinaf safhasına ait toplam 163,30.-TL yargılama giderinin ve yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.700,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, posta gideri avansından artan miktarın istenilmesi halinde istinaf başvurusunda bulunan tarafa iadesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay ilgili Dairesine temyiz yolu açık olmak üzere, 08/10/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)