(3194 S. K. m. 8) (Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi m. 97) (644 S. KHK. m. 2)
İSTEMİN ÖZETİ :Davacılar tarafından; İstanbul İli, Eyüpsultan İlçesi, …… Mahallesi, .... yerleşkesi içerisini kapsayacak şekilde 3194 sayılı Kanunun 8(d) ve 8(g) maddeleri hükümleri uyarınca hazırlanan ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 05.09.2019 tarih ve E.206567 sayılı yazısı ile onaylanarak 18.09.2019 tarihinde askıya çıkarılan 39008 plan işlem numaralı 1/5000 ölçekli Revizyon Nazım İmar Planı ile 39009 plan işlem numaralı 1/1000 ölçekli Revizyon Uygulama İmar Planı'nın iptali istemiyle açılan davada; "...Bu durumda, nazım imar planı açısından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın, uygulama imar planı açısından Eyüp Sultan Belediye Başkanlığı'nın planlama yetkisinde kalan bir alana ilişkin olarak davalı Bakanlıkça hazırlanan planlarda, yetki unsuru yönünden hukuka uyarlık bulunmamaktadır." gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar veren İstanbul 13. İdare Mahkemesi'nin 28/02/2020 tarih ve E:2019/1921, K:2020/449 sayılı kararının; 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin dava konusu imar planı değişikliğinin onaylandığı tarihte yürürlükte bulunmadığı, kararda bu Kanun Hükmünde Kararnameye yer verilmesinin hatalı değerlendirme yapıldığını gösterdiği, plan değişikliğinin 3194 sayılı Kanunun 8/d ve 8/g maddeleri uyarınca onaylandığı, dava konusu işlemin, ilgili mevzuata ve kamu yararına uygun olduğu iddialarıyla kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf dilekçesinde belirtilen hususların mahkeme kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı ve kararın usul ve hukuka uygun olduğu ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dördüncü İdare Dava Dairesince, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
İstinafa konu mahkeme kararı usul ve hukuka uygun bulunmuş olup istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, Mahkeme kararında hukuki dayanakların gösterildiği 3. sayfada 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. Maddesinin (ç), (d) ve (h) bentlerine yer verildiği görülmekte ise de, dava konusu planların onaylanarak yürürlüğe girdiği tarih itibariyle 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlükte olmadığı, 10/07/2018 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin yürürlükte olduğu, anılan Kararnamenin 97. Maddesinin 1. Fıkrasının (ç) bendinde; "Her tür ve ölçekteki fiziki planlara ve bunların uygulanmasına yönelik temel ilke, strateji ve standartları belirlemek ve bunların uygulanmasını sağlamak, Cumhurbaşkanınca yetkilendirilen alanlar ile merkezi idarenin yetkisi içindeki kamu yatırımları, mülkiyeti kamuya ait arsa ve araziler üzerinde yapılacak her türlü yapı, milli güvenliğe dair tesisler, askeri yasak bölgeler, genel sığınak alanları, özel güvenlik bölgeleri, enerji ve telekomünikasyon tesislerine ilişkin etütleri, harita, her tür ve ölçekte çevre düzeni, nazım ve uygulama imar planlarını, parselasyon planlarını ve değişikliklerini resen yapmak, yaptırmak, onaylamak ve başvuru tarihinden itibaren iki ay içinde yetkili idarelerce ruhsatlandırma yapılmaması halinde resen ruhsat ve yapı kullanma izni vermek," (d) bendinde; "Mekânsal strateji planlarını ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak suretiyle hazırlamak ve mahalli idarelerin plan kararlarının bu stratejilere uygunluğunu denetlemek," (h) bendinde; "Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya mülkiyeti Hazineye, kamu kurum veya kuruluşlarına veya gerçek kişilere veyahut özel hukuk tüzel kişilerine ait olan taşınmazlar üzerinde kamu veya özel sektör tarafından gerçekleştirilecek olan yatırımlara ilişkin olarak ilgililerince hazırlandığı veya hazırlatıldığı halde yetkili idarece üç ay içinde onaylanmayan etüt, harita, her tür ve ölçekteki çevre düzeni, nazım ve uygulama imar planlarını, parselasyon planlarını ve değişikliklerini ilgililerinin valilikten talep etmesi ve valiliğin Bakanlığa teklifte bulunması üzerine bedeli mukabilinde yapmak, yaptırmak ve onaylamak, başvuru tarihinden itibaren iki ay içinde yetkili idarece verilmemesi halinde bedeli mukabilinde resen yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatını vermek," Çevre ve Şehircilik Bakanlığının görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
Bu durumda, mahkeme kararında yer verilen mülga 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede yer alan Çevre ve Şehircilik Bakanlığının görev ve yetkilerine ilişkin hükümlerinin karardan çıkartılarak, dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin yukarıda yer verilen hükümlerinin karara eklenmesi suretiyle davalı idarenin istinaf talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, İstanbul 13. İdare Mahkemesi'nin 28/02/2020 tarih ve E:2019/1921, K:2020/449 sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile REDDİNE, istinaf aşamasında yapılan 22,00 TL posta giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasındaki posta gideri avansından artan kısmın talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde karar kesinleştikten sonra re'sen davalı idareye iadesine, bu karara karşı tebliğ tarihini izleyen 30 gün içinde Danıştay'da temyiz yolu açık olmak üzere, 30/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)