İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, ……. seri numaralı pasaportu üzerindeki sınırlamaların kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin İzmir Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü'nün 26/02/2019 tarih ve E.12253 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; davacının ………Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Kamu Yönetimi Bölümü Siyaset ve Sosyal Bilimler Anabilim Dalı'nda profesör olarak görev yapmakta iken, "Bu ülkenin akademisyen ve araştırmacıları olarak bu suça ortak olmayacağız" başlıklı bildiriye imza attığı ve bildirinin içeriği itibariyle suç vasfı taşımasından ötürü davacı hakkında da TCK'nın 302. maddesinde düzenlenen "Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozmak" suçundan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılması üzerine …….. Üniversitesi Rektörlüğü tarafından görevden uzaklaştırılmasına karar verildiği, 03/07/2017 tarih ve 020911 sayılı yazı ile de; görevden uzaklaştırılan personel listesinin İzmir Valiliği, İl Emniyet Müdürlüğü Pasaport Şube Müdürlüğü'ne bildirildiği, davacının ........ nolu pasaportuna "FETÖ/PDY Terör Örgütü Şüphelisi" şerhi işlendiği ve pasaportunun iptal edildiği, akabinde davacı hakkında yürütülen soruşturma neticesinde, davacının 08/07/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 701 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı, dolayısıyla davacı hakkında milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle haklarında idari işlem tesis edildiği görüldüğünden, yukarıda aktarılan mevzuat kapsamında tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda İzmir 5. İdare Mahkemesince verilen 27/11/2019 tarih, E:2019/478, K:2019/1285 sayılı kararın; hakkında açılan ceza davasının ''beraat''la sonuçlandığı, davalı idare tarafından pasaportuna konulan idari tedbirin kaldırıldığı, Mahkeme kararının özensiz bir karar olduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması istemidir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinafa konu İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesince; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "2. İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir.
...
4. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir.
...
6. Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." kurallarına yer verilmiş; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde Bölge İdare Mahkemelerinin kararlarının tebliğini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay’da temyiz edilebileceği öngörüldükten sonra temyize tabi kararlarının hangileri olduğu sayma yoluyla sınırlanarak belirlenmiş, "temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinde,"1. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay;
a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar.
b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar.
2. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay;
a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması, sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozar.
3. Kararların kısmen onanması ve kısmen bozulması hâllerinde kesinleşen kısım Danıştay kararında belirtilir...." kuralına yer verilmiştir.
Dava, davacı tarafından, ........ seri numaralı pasaportu üzerindeki sınırlamaların kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin İzmir Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü'nün 26/02/2019 tarih ve E.12253 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
5682 sayılı Pasaport Kanunu'nun "Pasaport veya vesika verilmesi yasak olan haller" başlıklı 22. maddesinde; "Yurt dışına çıkmaları; mahkemelerce yasaklananlara, memleketten ayrılmalarında genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere ve terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen yurtdışındaki her türlü eğitim, öğretim ve sağlık kuruluşları ile vakıf, dernek veya şirketlerin kurucu ve yöneticisi olduğu veya bu yerlerde çalıştığı İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere pasaport veya seyahat vesikası verilmez. Ancak, yabancı memleketlere gitmeleri mahkemelerce yasaklananlar dışında kalanlara, zaruri hallerde Cumhurbaşkanının onayı ile pasaport veya pasaport yerine geçen seyahat vesikası verilebilir. Bu durumda olanların açık kimlikleri (adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, ana ve baba adı ile nüfusa kayıtlı olduğu yer) ve tahdit sebebi, ilgili daireler tarafından mahallin polis makamlarına bildirilir. İlgili polis makamları da bu bilgileri alır almaz bağlı bulunduğu il emniyet müdürlüğü kanalıyla en seri haberleşme aracıyla yazılı olarak hudut kapısı bulunan emniyet müdürlüklerine, şahsın nüfusa kayıtlı olduğu il emniyet müdürlüğüne ve Emniyet Genel Müdürlüğüne bildirir. Bunların yurt dışına çıkışları engellenir ve kendilerine pasaport veya vesika verilmez, verilmişse geri alınır. Birinci fıkrada yazılı makamlar tarafından pasaport verilmesi veya yurt dışına çıkması yasaklananlarla, yurt dışında kalmalarında genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu tespit edilenlerin süreleri dolan pasaportları yenilenmez, kendilerine Türkiye'ye dönmeleri için seyahat vesikası verilir. Pasaport veya pasaport yerine geçen vesikaları kaybedenlerden, bunu haklı bir sebebe dayandıramayanlarla bulundukları ülkelerden sınır dışı edilmiş olanlara, bu ülkelerden çıkarılış sebepleri gözönünde tutularak pasaport veya vesika verilmeyebilir." hükmüne yer verilmiştir.
23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin "soruşturmalarda alınacak tedbirler" başlıklı 5. maddesinde; "(1) Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle haklarında idari işlem tesis edilenler ile aynı gerekçeyle haklarında suç soruşturması veya kovuşturması yürütülenler, işlemi yapan kurum ve kuruluşlarca ilgili pasaport birimine derhal bildirilir. Bu bildirim üzerine ilgili pasaport birimlerince pasaportlar iptal edilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının ..... Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Kamu Yönetimi Bölümü Siyaset ve Sosyal Bilimler Anabilim Dalı'nda profesör olarak görev yapmakta iken, "Bu ülkenin akademisyen ve araştırmacıları olarak bu suça ortak olmayacağız" başlıklı bildiriye imza attığı ve bildirinin içeriği itibariyle suç vasfı taşımasından ötürü davacı hakkında da TCK'nın 302. maddesinde düzenlenen "Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozmak" suçundan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılması üzerine ..... Üniversitesi Rektörlüğü tarafından görevden uzaklaştırılmasına karar verildiği, 03/07/2017 tarih ve 020911 sayılı yazı ile de; görevden uzaklaştırılan personel listesinin İzmir Valiliği, İl Emniyet Müdürlüğü Pasaport Şube Müdürlüğü'ne bildirildiği, davacının ........ nolu pasaportuna "FETÖ/PDY Terör Örgütü Şüphelisi" şerhi işlendiği ve pasaportunun iptal edildiği, akabinde davacı hakkında yürütülen soruşturma neticesinde, davacının 08/07/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 701 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı, davacının ........ nolu pasaportunun iptal edildiğini öğrenmesi üzerine pasaportunda olan sınırlamaların kaldırılması istemiyle yaptığı başvurunun davacı adına pasaport düzenlenemeyeceğinden bahisle reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacının istinaf dilekçesi ve ekleri ile davalı idarenin davacının istinaf dilekçesine vermiş olduğu cevap dilekçesinin bir bütün olarak incelenmesinden, davacı hakkında ''terör örgütü propagandası yapmak'' fiilinden İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan ceza davasının, anılan Mahkemenin 18.10.2019 tarih ve E:2019/369, K:2019/381 sayılı kararı ile davacının da aralarında bulunduğu akademisyenlerin terör örgütü propagandası yapmak fiilinden cezalandırılmaları nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesi'ne yapmış oldukları başvuru sonucu Anayasa Mahkemesi'nin 27.07.2019 tarih ve 2018/17365 esas sayılı kararı ile hak ihlalinin varlığına karar verilmesi nedeniyle ''beraatine'' karar verildiği, aynı zamanda davacının pasaportu üzerindeki idari karar (şerh) kaydının kaldırılmasında sakınca bulunmadığı gerekçesiyle davalı idare tarafından tedbirler kaldırıldığı, davacı adına 30.01.2020 tarihinde pasaportun düzenlendiği ve tebliğ edildiği anlaşılmış olup, bu durumda davacının ........ seri numaralı pasaportu üzerindeki sınırlamaların kaldırılması istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin İzmir Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü'nün 26.02.2019 tarih ve E:12253 sayılı dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulüne, İzmir 5. İdare Mahkemesince verilen 27/11/2019 tarih, E:2019/478, K:2019/1285 sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda ayrıntısı gösterilen ve davacı tarafından karşılanan ilk aşama ve istinaf aşaması yargılama giderleri toplamı 602,30-TLyargılama gideri ile davacı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00 TL avukatlık ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, yatırılan posta gideri avansından artan tutarın Mahkemesince yatırana iadesine, 18/06/2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)