İSTEMİN ÖZETİ: Kocaeli İli, Gebze İlçesi, ... Köyü, 153 ada, 278 parsel (eski 67 pafta, 1475 parsel) sayılı taşınmazın 6292 sayılı Orman Köylülerinin Desteklenmesi ve Hazine adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkındaki Kanun'un 7. maddesi gereğince bedelsiz iadesi talebinin, Mahkeme kararı ile anılan taşınmazın orman sınırları içinde kalması ve taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazlardan olmaması nedeniyle tapusunun iptal edilerek Hazine adına tescil edilmesine karar verildiğinden bahisle reddine ilişkin Kocaeli Valiliği Milli Emlak Dairesi Başkanlığı Gebze Emlak Müdürlüğü'nün 12.09.2015 tarih ve 16801 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; davacılar tarafından murisleri adına tescilli iken Mahkeme kararı ile tapusunun iptal edildiği iddia edilen 1475 parsel sayılı taşınmaza ilişkin bilgi ve belgeler incelendiğinde; taşınmazın 11.11.1999 tarihinde davacıların murisi adına tescil edildiği, Maliye Hazinesini temsilen Gebze Mal Müdürlüğü ve Orman Bakanlığı tarafından anılan taşınmaza ilişkin olarak 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Orman Kadastro Komisyonunca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirtilerek tapu iptali ve Hazine adına tescili istemiyle açılan davada Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 02.03.2001 tarih ve E:2000/115, K:2001/102 sayılı kararı ile bilirkişi raporunda yer alan "taşınmazın 5653 sayılı Yasanın 43. maddesi kapsamında olup, bu kanunun 1. maddesi e bendi hükümleri dışında makilik alan olarak orman sınırları dışarısına çıkarılan yerlerden olmadığı, 6831 sayılı Orman Kanununun 1. maddesi gereğince fiili durum itibariyle orman sayılan yerlerden olduğu" tespitlerine yer verilerek dava konusu taşınmaz orman sayılan yerlerden olduğundan davanın kabulüne, tapu kaydının iptali ile Hazine adına kayıt ve tesciline karar verildiği, anılan kararın Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 03.10.2001 tarih ve E:2001/8623, K:2001/10184 sayılı kararı ile "..Hazine adına 'koruma makiliği' ibaresi eklenmek suretiyle tapuya kayıt ve tesciline" şeklinde düzeltilmek suretiyle onanarak kesinleştiğinin anlaşıldığı, 6292 sayılı Kanunun 7. maddesinde, bedelsiz olarak iade edilecek taşınmazların nitelikleri açıkça ifade edilmiş olup, Kanunun lafzından "Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle Hazine tarafından açılan davalar sonucunda tapuları iptal edilen ve 2/a veya 2/b niteliğinde Hazine adına tescil edilen taşınmazların" iade kapsamında olduğu, orman vasfında olduğu gerekçesiyle tapuları iptal edilen ve orman vasfıyla Hazine adına tescil edilen taşınmazların (daha sonradan Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmış olsa dahi) ise iade edilecek taşınmazlar arasında sayılmadığı anlaşılmakta olup, Kanun'un amacı ve kapsamı göz önüne alındığında tapu kaydında koruma makiliği niteliğinde olan taşınmazın iadesi mümkün olmadığından, mevzuatta aranan koşulları taşımadığı anlaşılan başvurunun reddine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin Kocaeli 1. İdare Mahkemesi''nce verilen 25/09/2019 tarih ve E:2018/736, K:2019/993 sayılı kararın; davacılar tarafından, hukuka ve mevzuata aykırı olduğu, Asliye Hukuk Mahkemesinde alınan bilirkişi raporunun karar eksik yazıldığı, tapuda taşınmazın TOKİ proje alanında kaldığında dair 2018'de konulan şerh bulunduğu, bunun taşınmazın 2/B olduğunu kanıtladığı, taşınmazın rayiç bedelinin ödenmesi yahut başka bir taşınmaz verilmesi hususlarının kararda hiç irdelenmediği ileri sürülerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dokuzuncu İdare Dava Dairesince dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ''İstinaf'' başlıklı 45. maddesinin 2. fıkrasında; istinafın temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu belirtilmiş, anılan maddenin 3. fıkrasında ise, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, kararda maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise, gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği hükme bağlanmıştır.
Aynı kanunun ''Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar'' başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında ise; ''görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksiklikler bulunması'' bozma nedenleri olarak belirlenmiş bulunmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; istinaf yoluyla kaldırılması istenilen İdare Mahkemesi kararında kanunda sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından ve dilekçede ileri sürülen iddialar da sözkonusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden başvurunun reddine, aşağıda dökümü gösterilen kanun yolu aşamasına ait yargılama giderlerinin istinaf yoluna başvuran üzerinde bırakılmasına, başvuru sırasında tahsil edilen tebligat avansından artan kısmın mahkemesince ilgilisine kararın kesinleşmesinden sonra resen iadesine, kararın taraflara tebliğine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün (30) içerisinde Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 11/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)