(2577 S. K. m. 2, 14, 15, 45) (5216 S. K. m. 11) (3194 S. K. m. 32, 42)
İSTEMİN ÖZETİ: Trabzon İdare Mahkemesi'nin 08/10/2019günlü, E:2018/906, K:2019/980 sayılı kararının;2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
CEVABIN ÖZETİ: Davacı tarafından onaylanan plana uygun ruhsat verilmesi nedeniyle davacının taraf sıfatının bulunmadığı, yapı ruhsatlarının şehircilik esasları ve planlama ilkelerine uygun olduğu, plan notları dikkate alınarak yapı ruhsatı düzenlendiği, kentsel tasarım projelerinde bölge siluetine ve topografik yapıya daha uygun bir yapılaşma oluşturulabilmesi için plankotesi düzenlenen oluşması muhtemel binaların yoldan itibaren 5 metrelik kısımlar haricinde doğal zemine ayrı ayrı oturduğu en düşük köşe kotuna göre tevsiyeler yapıldığı, bu nedenle parselde bulunan 6 bloğun yolun ve yolların 5 metrelik dilimleri dışında her bloğun tabi zeminde oturduğu en düşük kotlara göre hafredildiği ve bu şekilde bodrum katların oluştuğu ve açığa çıktığı, kentsel estetiğe ve siluete uygun projeler üretildiği, işlemin hukuka uygun olması nedeniyle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, istinaf başvurusunun reddedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Samsun Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdari Dava Dairesince dava dosyası 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; Trabzon İli, Ortahisar İlçesi, A1 Mahallesi, 428 ada, 185 parsel sayılı taşınmaz için verilen 30/06/2017 tarih ve 10/638, 10/639, 10/640, 10/641, 10/642, 10/643 nolu yapı ruhsatlarının iptali istemiyle açılmıştır.
Trabzon İdare Mahkemesi'nin 08/10/2019günlü, E:2018/906, K:2019/980 sayılıkararıyla;dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, davaya konu yapı ruhsatlarının dayanağı olan imar durum belgesinin, 07.12.2015 tarih ve 185 sayılı Ortahisar Belediye Meclisi kararı ile kabul edilen uygulama imar planı değişikliğine uygun düzenlendiği, imar durum belgesindeki emsal değerinin yürürlükteki uygulama imar planı paftasına ve uygulama imar planı notlarına uygun düzenlendiği, davaya konu yapı ruhsatlarındaki toplam taban alanı inşaatı miktarının (TAKS) imar mevzuatına ve yürürlükteki uygulama imar planına uygun olduğu, mer’i uygulama imar planının 4.5.1.2. nolu plan hükmüne göre davaya konu taşınmazın 0.30 olan emsalinin, teşvikle oluşan son emsali: 0,3545 ve taşınmazın yüz ölçümü 13.230,39 m² olduğu dikkate alındığında davaya konu taşınmazda emsale esas toplam inşaat alanının 4.690,00 m² olduğu, mimari projede planlanan emsale esas toplam inşaat alanının 4675 m² olduğu, davaya konu yapı ruhsatlarında kullanılmamış emsal olduğu, bu nedenle binaların fazladan inşaat hakkı almadığı, E ve F, C ve D, A ve B Blokların güneydeki yola, doğal zemine ve kuzeydeki yola göre kotlandırılmasının plan hükümlerinin 4.5.1.2. maddesine uygun olduğu, davaya konu taşınmazda projelendirilen ön ve yan bahçe mesafelerinin davaya konu yapı ruhsatının düzenlendiği tarihte yürürlükte olan uygulama imar planına ve Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğine uygun olduğu ve gerek projelendirilen ve ruhsatlandırılan yapıların gerekse inşa edilen binaların davaya konu yapı ruhsatlarının düzenlendiği tarihte yürürlükte olan uygulama imar planına, imar durum belgesine ve ruhsata esas mimari projeye uygun olduğu görülmekle, dava konusu yapı ruhsatlarının şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve işlem tarihinde yürürlükte olan Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği'ne aykırı olmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından; ruhsat eki mimari proje incelendiğinde A-B-C ve D Blokların doğal zeminden, E ve F Blokların ise yoldan kotlandırıldığının görüldüğü, ruhsatların düzenlendiği tarihte yürürlükte olan Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinin 31.maddesine aykırı iş yapıldığı, yoldan kotlandırılan F ve E Blokların ön bahçe mesafelerinin 12 metre olduğu, 5 metre ön bahçe mesafesi bırakıldıktan sonra geri kalan mesafenin 8.50 ve 12 metre kotuna kadar hafredildiği, yapılan tesviye ile birlikte imar planında iki kat yapılaşma izni bulunan parselde 5 bodrum iki normal ve 4 bodrum 2 normal kattan oluşan bloklar elde edildiği, mevcut iki katlı yapılaşmalar gözetildiğinde kent siluetinin bozulduğu, parselin, kentin turizm anlamında en stratejik noktalarından olan sahil şeridine tamamen hakim, Kızlar Manastırının da bulunduğu alanda yer aldığı, işlemlerin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek anılan karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmakta ve kararın kaldırılması istenilmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1/a fıkrasında, idarî davaların idarî işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra, ilk inceleme konularının belirlendiği 14. maddesinin 3/c bendinde dava dilekçesinin ehliyet yönünden de inceleneceği, 15. maddesinin 1/b bendinde ise, bu hususta kanuna aykırılık görülmesi hâlinde davanın reddedileceği kurala bağlanmıştır.
İptal davasının ön koşullarından biri olan "menfaat ihlali", doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru ve güncel bir menfaat alâkası olarak tanımlanmaktadır. Sözü edilen menfaat alâkasının varlığı ve sınırlarının her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmesi gerekmektedir.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 11. maddesinde; "Büyükşehir belediyesi, ilçe belediyelerinin imar uygulamalarını denetlemeye yetkilidir. Denetim yetkisi, konu ile ilgili her türlü bilgi ve belgeyi istemeyi, incelemeyi ve gerektiğinde bunların örneklerini almayı içerir. Bu amaçla istenecek her türlü bilgi ve belgeler en geç onbeş gün içinde verilir. İmar uygulamalarının denetiminde kamu kurum ve kuruluşlarından, üniversiteler ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarından yararlanılabilir.
Denetim sonucunda belirlenen eksiklik ve aykırılıkların giderilmesi için ilgili belediyeye üç ayı geçmemek üzere süre verilir. Bu süre içinde eksiklik ve aykırılıklar giderilmediği takdirde, büyükşehir belediyesi eksiklik ve aykırılıkları gidermeye yetkilidir.
Büyükşehir belediyesi tarafından belirlenen ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılar, gerekli işlem yapılmak üzere ilgili belediyeye bildirilir. Belirlenen imara aykırı uygulama, ilgili belediye tarafından üç ay içinde giderilmediği takdirde, büyükşehir belediyesi 3.5.1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun 32 ve 42 nci maddelerinde belirtilen yetkilerini kullanma hakkını haizdir. Ancak 3194 sayılı Kanunun 42 nci madde kapsamındaki konulardan dolayı iki kez ceza verilemez." hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, Trabzon İli, Ortahisar İlçesi, ….. Mahallesi, 428 ada, 185 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapı yapılmak üzere …. ve hissedarları tarafından yapılan başvuru üzerine dava konusu 30/06/2017 tarih ve 10/638, 10/639, 10/640, 10/641, 10/642, 10/643 sayılı yapı ruhsatlarının davalı Ortahisar Belediye Başkanlığı tarafından düzenlendiği, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, ruhsat eki mimari projede A-B-C ve D Blokların doğal zeminden, E ve F Blokların ise yoldan kotlandırıldığının görüldüğü, yoldan kotlandırılan F ve E Blokların ön bahçe mesafelerinin 12 metre olduğu, 5 metre ön bahçe mesafesi bırakıldıktan sonra geri kalan mesafenin 8.50 ve 12 metre kotuna kadar hafredildiği, bu durumun, ruhsatların düzenlendiği tarihte yürürlükte olan Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğine aykırı olduğu, yapılan tesviye ile birlikte imar planında iki kat yapılaşma izni bulunan parselde 5 bodrum iki normal kat ve 4 bodrum 2 normal kattan oluşan bloklar elde edildiği ve bu durumun hukuka aykırı olduğundan bahisle söz konusu yapı ruhsatlarının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda metnine yer verilen 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca, büyükşehir belediyelerinin imar uygulamalarını denetleme yetkisinin bulunduğu, bu yetki kapsamında yapılan denetimler sonucueksiklik ve aykırılıklar tespit edilmesi halinde bunların giderilmesi için öncelikle ilgili belediyeye üç ayı geçmemek üzere süre verileceği, bu süre içinde eksiklik ve aykırılıkların ilgili belediye tarafından giderilmemesi halinde ise eksiklik ve aykırılıkların büyükşehir belediyesi tarafından giderilebileceği açıktır.
Bu durumda, Trabzon Büyükşehir Belediyesi tarafından Ortahisar Belediyesince verilen yapı ruhsatlarında eksiklik ve aykırılık bulunduğunun saptanması durumunda, tespit edilen eksiklik ve aykırılığın giderilmesi için 5216 sayılı Kanun'un 11.maddesi uyarınca Ortahisar Belediyesine verilecek üç aylık süre içinde anılan aykırılığın ilçe belediyesince giderilmemesi halinde, söz konusu eksiklik ve aykırılığın kendisi tarafından idari yollarla giderilmesi gerekirken, bu denetim görevi yerine getirilmeksizin ve Kanunla verilen imar uygulamalarını denetleme yetkisi kullanılmaksızın, anılan inşaat ruhsatlarının iptali istemiyle açılan bakılmakta olan davada menfaati bulunmadığından, davanın ehliyet yönünden reddi gerekmektedir.
Bu nedenle, davanın esastan reddine ilişkin idare mahkemesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; Trabzon İdare Mahkemesi'nce verilen 08/10/2019 günlü, E:2018/906, K:2019/980 sayılı karar sonucu itibariyle hukuka uygun olduğundan, davacı istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine, aşağıda ayrıntısı gösterilen 298,80-TL istinaf yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, artan posta gideri avansının davacıya iadesine, 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak, 17/07/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)