(213 S. K. m. 153/A) (2577 S. K. m. 45, 46)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirket tarafından, bir dönem davacı şirket müdürü olan ....'nın daha önce müdürü olduğu ……Otomotiv Şti.'nin vergi borçları nedeniyle 213 sayılı Yasa'nın 153/A bendi uyarınca davacı şirketten istenilen teminatın tahakkukuna ilişkin 2019061201MAD/1 sayılı tahakkuk fişinin iptali istemiyle açılan davanın, "...Uyuşmazlığın çözümünün, …. Otomotiv ve Gıda Dış Tic. Ltd. Şti. firmasının sahte belge düzenlemek maksadıyla mükellefiyet tesis ettirip ettirmediğinin değerlendirilmesine bağlı olduğu, ……. Otomotiv ve Gıda Dış Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen 06.06.2017 tarih ve 2017-A-5763/15 sayılı vergi tekniği raporu ve ekli belgelerden, düzenlediği faturaların gerektirdiği araç, teçhizat, yeterli sayıda çalışan gibi ticari organizasyonu bulunmaması, araç kiralama alanında faaliyet gösteren mükellefin adına kayıtlı herhangi bir aracının bulunmaması, beyan ettiği ciro tutarlarına rağmen 2014 yılında sahip olduğu bir banka hesabının bulunmaması, kuruluşundan itibaren kısa bir süre geçmiş olmasına rağmen çok büyük cirolar yapan bir işletmenin ve işletme sahibinin vergi dairesine hiçbir bildirimde bulunmadan işyeri adresini terk etmesi, yüksek tutarlı katma değer vergisi beyannameleri vermekle birlikte katma değer vergisinin indirim mekanizması kullanılmak suretiyle sembolik denebilecek çok küçük tutarda ödenecek katma değer vergisi çıkartmasına rağmen vergi borçlarının büyük bir kısmını ödememesi ve raporda yer alan sair tespitler karşısında anılan mükellefin gerçek ticari muamele gerçekleştirmeyip münhasıran sahte fatura ticareti ile iştigal ettiğinin kabulü gerektiği sonucuna varıldığı, bu itibarla, davacı şirketin, kanuni temsilcisi ve şirket hisselerinin tamamının sahibi olan ….'nın, bir dönem kanuni temsilcisi olduğu ….. Otomotiv ve Gıda Dış Tic. Ltd. Şti. unvanlı mükellefin münhasıran sahte belge düzenlediği hususu vergi tekniği raporu ile somut olarak ortaya konulmuş olup, söz konusu şirketin mükellefiyeti altında düzenlenen sahte belgelerin katma değer vergisi dahil toplamının %10'nun 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 153/A maddesinin 1.fıkrası gereğince davacı şirketten teminat olarak istenilmesine ilişkin yazının tebliği üzerine yapılan dava konusu tahakkuk işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı..." gerekçesiyle reddi yönünde verilen İstanbul 3. Vergi Mahkemesi'nin 30/12/2019 tarih ve E:2019/1816, K:2019/2765 sayılı kararının, davacı vekili tarafından, katma değer vergisi iadesi isteminde bulunmaları üzerine şirketin müdürünün öncesinde müdürü olduğu başka bir firma nedeni ile dava konusu tahakkukun yapıldığı, şirket müdürünün anılan şirkette rızası dışında atandığı kısa bir süre devam eden müdürlük görevinin 08.01.2015 tarihinde zaten sona erdiği, sonraki dönemleri de kapsayacak şekilde tahakkuk işlemi yapıldığı, kendilerine ihbarname düzenlenerek tebliğ edilmediği, savunma haklarının kısıtlandığı, kesinleşmiş böyle bir borçlarının bulunmadığı, şirket müdürünün, rızası dışında müdür tayin edilmesine ilişkin kararın iptali istemiyle açtığı davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmeye devam olunduğu, bu nedenlerle hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istenilmektedir.
CEVAP DİLEKÇESİNİN ÖZETİ: Cevap dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci Vergi Dava Dairesi'nce; dosyadaki belgeler incelenip istinaf başvurusu hakkında gereği görüşüldü:
İstinaf başvurusu, davacı şirket tarafından, bir dönem davacı şirket müdürü olan ....'nın daha önce müdürü olduğu .... Otomotiv Şti.'nin vergi borçları nedeniyle 213 sayılı Yasa'nın 153/A bendi uyarınca davacı şirketten istenilen teminatın tahakkukuna ilişkin 2019061201MAD/1 sayılı tahakkuk fişininiptali istemiyle açılan davanın, yukarıda özetlenen gerekçeyle reddinekarar veren ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 1.fıkrasında; idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine başvurulabileceği; 2.fıkrasında, istinafın, temyizin şekli ve usullerine tabi olduğu; 3. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkünse gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği; 4. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vereceği, bu halde bölge idare mahkemesinin işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği; 6. fıkrasında ise, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir hükümleri yer almaktadır.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun "Teminat Uygulaması" başlıklı 153/A maddesinin birinci fıkrasında, başkaca bir ticari, zirai ve mesleki faaliyeti olmadığı halde münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiğinin vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen rapor ile tespit edilmesi ve mükellefiyet kaydının devamına gerek görülmediğinin raporda belirtilmesi üzerine işi bırakmış addolunan ve mükellefiyet kayıtları vergi dairesince terkin edilenlerden, serbest meslek erbabının, şahıs işletmelerinde işletme sahibinin, adi ortaklıklarda ortaklardan her birinin, ticaret şirketlerinde; şirketin, kanuni temsilcilerinin, yönetim kurulu üyelerinin, şirket sermayesinin asgari % 10’una sahip olan gerçek veya tüzel kişilerin ya da bunların asgari % 10 ortağı olduğu veya yönetiminde bulundukları teşebbüslerin, tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde bunları idare edenlerin veya düzenlenen raporda fiillerin işlenmesinde bilfiil bulundukları tespit edilenlerin işe başlama bildiriminin alınması halinde, bunlar adına mükellefiyet tesis edilebilmesi için işe başlama bildiriminde bulunanların ve mükellefiyeti terkin edilenlerin tüm vergi borçlarının ödenmiş ve 6183 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde sayılan nev’iden 75.000 (100.000) Türk Lirasından ve düzenlenmiş olan sahte belgelerde yer alan toplam tutarın % 10’undan az olmamak üzere teminat verilmiş olmasının şart olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise, birinci fıkrada sayılanların, mükellefiyeti bulunan adi ortaklık, ticaret şirketleri ve tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin kanuni temsilcisi, yönetim kurulu üyesi, idarecisi, asgari % 10 ortağı olması, bunları devralması, kısmen veya tamamen bunlara devrolunması halinde, keyfiyetin vergi dairesinin ıttılaına girdiği tarihten itibaren bir ay içinde birinci fıkrada yer alan şartların yerine getirilmesinin bu mükelleflerden yazılı olarak isteneceği, otuz günlük süre içinde şartların yerine getirilmemesi ve sayılan kişilerin statülerinin devam ettirilmesi halinde, istenilen teminat tutarının, verilen sürenin son günü vade tarihi olarak kabul edilmek suretiyle mükellef adına teminat alacağı olarak tahakkuk ettirileceği, tahakkuk ettirilen teminat alacağının, gecikme zammı tatbik edilerek mükelleften, birinci fıkrada sayılan kişilerin teminat isteme tarihi itibarıyla tahakkuk etmiş tüm vergi borçlarının ise mükellef müşterek ve müteselsil sorumlu olmak üzere, bu kişilerden 6183 sayılı Kanun uyarınca takip ve tahsil edileceği hükme bağlanmıştır.
213 sayılı Kanunun yukarıda alıntısına yer verilen 153/A maddesi hükümlerinin değerlendirilmesinden, başkaca bir ticari, zirai ve mesleki faaliyeti olmadığı halde münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiğinin vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen rapor ile tespit edilmesi ve mükellefiyet kaydının devamına gerek görülmediğinin raporda belirtilmesi üzerine işi bırakmış addolunan ve mükellefiyet kayıtları vergi dairesince terkin edilenler ile maddenin birinci fıkrasında sayılan diğer kişilerin işe başlama bildiriminin alınması halinde, bunlar adına mükellefiyet tesis edilebilmesi için işe başlama bildiriminde bulunanların ve mükellefiyeti terkin edilenlerin tüm vergi borçlarının ödenmiş ve sahte belgelerde yer alan toplam tutarın % 10’undan az olmamak üzere teminat verilmiş olmasının şart olduğu, yine, birinci fıkrada sayılanların, mükellefiyeti bulunan adi ortaklık, ticaret şirketleri ve tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin kanuni temsilcisi, yönetim kurulu üyesi, idarecisi, asgari % 10 ortağı olması, bunları devralması, kısmen veya tamamen bunlara devrolunması halinde de, keyfiyetin vergi dairesinin ıttılaına girdiği tarihten itibaren bir ay içinde birinci fıkrada yer alan şartların yerine getirilmesinin (vergi borçlarının ödenmesi ve teminat verilmesi) bu mükelleflerden yazılı olarak isteneceği, otuz günlük süre içinde şartların yerine getirilmemesi ve sayılan kişilerin statülerinin devam ettirilmesi halinde, istenilen teminat tutarının, verilen sürenin son günü vade tarihi olarak kabul edilmek suretiyle mükellef adına teminat alacağı olarak tahakkuk ettirileceği, bu suretle gerçekleştirilen tahakkukun hukuki sebebinin otuz günlük süre içinde şartların (vergi borçlarının ödenmesi ve teminat verilmesi) yerine getirilmemesi ve sayılan kişilerin statülerinin devam ettirilmesi olduğu, bunun yanı sıra, maddede belirtilen şartların yerine getirilmesinin (vergi borçlarının ödenmesi ve teminat verilmesi) yazılı olarak istenmesi üzerine, mükelleflerce, kendilerinden teminat istenilme şartlarının mevcut olmadığından bahisle, teminat isteme yazısının iptali istemiyle idari davaya konu edilmesinin mümkün bulunduğu, bununla birlikte, verilen otuz günlük süre içinde şartların (vergi borçlarının ödenmesi ve teminat verilmesi) yerine getirilmemesi, maddede sayılan kişilerin statülerinin devam ettirilmesi ve teminat isteme yazısının ihtilaf konusu da edilmemesi halinde, artık teminatın tahakkuku şartlarının hukuken oluştuğunun kabulü gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, .... isimli şahsın, davacı şirketin kanuni temsilcisi ve şirket hisselerinin tamamının sahibi olduğu, ....'nın aynı zamanda, .... Otomotiv ve Gıda Dış Tic. Ltd. Şti. firmasının da bir dönem kanuni temsilcisi olduğu, .... Otomotiv ve Gıda Dış Tic. Ltd. Şti. firmasının hakkında 01.01.2013 tarihinden itibaren münhasıran sahte belge düzenlediğine dair 06.06.2017 tarih ve 2017-A-5763/15 sayılı vergi tekniği raporunun düzenlendiği ve mükellefiyetinin 11.03.2015 tarihi itibarıyla re'sen terkin edildiği, bu sebeple, davacıdan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 153/A maddesinin üçüncü fıkrası gereği, otuz gün içerisinde, .... Otomotiv ve Gıda Dış Tic. Ltd. Şti.'ne ait tüm vergi borçlarının ödenmesinin ve 1.869.173,00 TL tutarında teminat verilmesinin elektronik ortamda 08.05.2019 tarihinde tebliğ edilen 02.05.2019 tarih ve E.364067 sayılı yazıyla istenildiği, anılan yazıda, otuz günlük süre içerisinde şartların yerine getirilmemesi ve anılan maddenin (VUK 153/A) birinci fıkrasında sayılan kişilerin statülerinin devam ettirilmesi halinde, istenilen teminat tutarının, verilen sürenin son günü vade tarihi olarak kabul edilmek suretiyle davacı adına teminat olarak tahakkuk ettirileceğinin belirtildiği, davacı tarafından yazıda belirtilen şartların yerine getirilmemesi ve anılan teminat isteme yazısına karşı dava da açılmaması (UYAP kayıtlarında teminat isteme yazısına karşı açılmış dava kaydı bulunmamaktadır) üzerine, davalı idarece teminatın tahakkuk ettirildiği, işbu tahakkuk işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacı şirkete, elektronik ortamda 08.05.2019 tarihinde tebliğ edilen 02.05.2019 tarih ve E.364067 sayılı teminat isteme yazısının gerekleri yerine getirilmediği gibi, anılan teminat isteme yazısına karşı açılan davanın da bulunmaması karşısında, somut uyuşmazlıkta, teminatın tahakkuku şartlarının hukuken oluştuğu, olayda, davacıdan teminat isteme koşullarının mevcut olmadığı yönündeki davacı iddialarının, ancak, teminat isteme yazısına karşı açılacak davada ileri sürülebilecek nitelikte iddialar olduğu, dava konusu tahakkuk işleminde bu gerekçeyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmakla, davacı istinaf isteminin bu gerekçeyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, istinaf istemine konu; İstanbul 3. Vergi Mahkemesi'nin 30/12/2019 tarih ve E:2019/1816, K:2019/2765 sayılı kararında yasada sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddialar da söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden istinaf isteminin yukarıda belirtilen gerekçe ile reddine, istinaf aşamasında yapılan233,30-TL istinaf yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, ayrıca54,40-TLmaktu karar harcı ile önceden yatırılmayan 113,30-TL İstinaf YD harcının davalı idarece davacıdan tahsiline, artan posta avanslarının hükmün kesinleşmesinden sonra Mahkemesince yatıran tarafa iadesine, kararın taraflara tebliğine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 06/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)