(213 S. K. m. 353, 359) (3065 S. K. m. 17) (7143 S. K. m. 5)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirket tarafından, dönem hesaplarının incelenmesi sonucu düzenlenen 24.01.2019 gün ve 2019-A-2299/3 sayılı vergi inceleme raporuna dayanılarak 2017 takvim yılının Ocak ila Eylül ve Aralık dönemlerine ilişkin tekerrür uygulamalı üç kat vergi ziyaı cezalı olarak tarh olunan katma değer vergisi ile 2017 yılı için kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle açılan davayı; davacıya fatura düzenleyen ... Plastik Metal İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 19.12.2014 tarihinde ... adresinde tek ortaklı olarak faaliyete başlamasına karşın 2015 yılından sonra adresinde bulunamaması, adreste 2016 Temmuz ayından itibaren ... Makine Turizm Sanayi Ticaret Limited şirketinin faaliyette bulunması, adreste bulunulmayan dönemlerde de belge düzenlemeye devam edilmiş olması, mükellef kurum temsilcisinin mernis adresine çıkarılan tebligatın adreste eşine tebliğ edilmesi üzerine telefon ile bilgi alınmasına karşın defter ve belge ibrazında bulunulmaması, şirket müdürünün başka şirketlerde ortaklık ve müdürlükleri bulunması, 180.000,00.-TL civarında ödenmesi gereken vergi borcu olması, Ba-Bs formlarının uyumsuz olduğu, alış belgelerini düzenleyenlerin 183.342,00.-TL fatura düzenleyen bir tanesi hakkında tespit bulunmamasına karşın, diğerleri hakkında ya incelemenin devam etmesi ya da sahteci raporu bulunması, mal alışlarının tamamının banka yolu kullanılmadan yapılması, mal satışlarına ilişkin alınan çeklerin banka hesabı dışında tahsil edilmesi, çalıştırıldığı ileri sürülen kişilerin SGK primlerinin ödenmemesi, çalıştırıldığı ileri sürülen insanlardan birinin kendi işi olup durumdan habersiz olması, bir kişinin ise isteği dışında sigortalı yapıldığını belirtmesi, diğer çalışanlara ulaşılamaması, 2018 yılında gösterilen başka bir adresinde kısa süre içerisinde terk edilmesi hususları bir arada değerlendirildiğinde, düzenlenen faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı, davacının 2016 yılı alışlarına ilişkin katma değer vergilerinin indiriminin reddi suretiyle yapılan tarhiyata karşı açılan davada; mahkemelerinin 20.11.2019 gün ve E:2019/722 K:2019/1646 sayılı kararı ile tarhiyatın katma değer vergisine ilişkin kısmının reddine karar verildiğinden, cezalı tarhiyatın devreden katma değer vergisinin değişmesinden kaynaklanan ve sahte belge düzenleyicisi olduğu açık olan …. Plastik Metal İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketince düzenlenen faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi kabul edilmeyerek yapılan kısmında hukuka aykırılık görülmediği, öte yandan davacı adına 2017 Yılı dönemleri için kesilen vergi ziyaı cezalarına tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dayanak vergi ziyaı cezasına ilişkin olarak savunma ekinde dosyaya ibraz olunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacı şirketin 2009/09 vergilendirme dönemlerine ait katma değer vergisi beyannamesinin kanuni süresinde verilmemesi nedeniyle 12.10.2015 gün ve 31941 numaralı takdir komisyonu kararı ile belirlenen matrah üzerinden hesaplanan vergiye uygulanan vergi ziyaı cezası 30.10.2015 tarihinde tebliğ edilerek ihtilafsız kesinleşmiş ise de, beyanname verilmeme fiilinin 2009 yılında gerçekleştiği, kesinleşen ve tekerrüre esas alınabilecek cezanın davacının aynı dönemde verdiği diğer beyannameler göz önünde bulundurularak hesaplanmış olması ile davacının beyan ettiği hasılatlara nazaran cüz'i tutarları içermesi karşısında, söz konusu cezaların tekerrür fiiline dayanak alınacak mahiyet ve nitelik taşımadığının kabulü gerektiği, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının ise, cezanın kesilmesine dayanak alınan vergi inceleme raporunda yer alan tespitlerin yasa maddesinde belirtildiği şekilde tarafların veya hizmeti veren veya hizmetten yararlananların hazır olduğu bir sırada yapılmadığı anlaşılmış olup, bu haliyle olayda özel usulsüzlük cezasının uygulanmasını gerekli kılan koşullar oluşmadığından kesilen özel usulsüzlük cezasında yasaya uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle kısmen kabul eden kısmen reddeden İzmir 1. Vergi Mahkemesinin 20/11/2019 gün ve E:2019/721, K:2019/1645 sayılı kararının; davacı tarafından, 7143 sayılı Kanunun 5.maddesinden yararlanma hakları bulunmasına rağmen haksız olarak başvurularının reddedildiği, indirim konusu yapılan vergilere ilişkin alım faturalarının gerçek bir ticari ilişkiye dayandığı; davalı idarece, uygulanan tekerrür artırımı ve kesilen cezaların yerinde olduğu ileri sürülerek taraflarca kaldırılarak lehlerine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Taraflarca savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2.Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un "Matrah ve vergi artırımı" başlıklı 5. maddesinin 3. fıkrasında, mükelleflerin, bu fıkrada belirtilen şartlar dahilinde katma değer vergisini artırarak bu maddede belirtilen süre ve şekilde ödemeleri halinde, kendileri nezdinde söz konusu vergiyi ödemeyi kabul ettikleri yıllara ait vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak katma değer vergisi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacağı düzenlenmiş; aynı maddenin 9. fıkrasında ise, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359.maddesinin (b) fıkrasındaki “defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler” veya bu fiiller nedeniyle incelemesi devam edenler ile terör suçundan hüküm giyenlerin, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla haklarında terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle adli makamlar, genel kolluk kuvvetleri veya Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar kapsamında vergi incelemesi yapılması, terörün finansmanı suçu veya aklama suçu kapsamında inceleme ve araştırma yapılması talep edilenlerin, bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümlerinden yararlanamayacakları, şu kadar ki 213 sayılı Kanun'un 359.maddesinin (b) fıkrasında yer alan defter, kayıt ve belgeleri yok etme veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyma veya hiç yaprak koymama veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleme fiillerinden hareketle yapılan vergi incelemesinin tamamlanması sonucu bu fiillerin varlığının tespit edilememesi durumunda, bu durumun tespitine ilişkin raporun mükelleflere tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde yazılı başvurmaları, matrah ve vergi artırımı sonucu hesaplanan vergileri, raporun tebliğini izleyen aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde altı eşit taksitte ödemeleri ve maddede öngörülen diğer şartları yerine getirmeleri koşuluyla bu madde hükümlerinden yararlanacakları hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı şirketin 7143 sayılı Yasa uyarınca KDV matrah artırımında bulunmak istediği, ancak hakkında 2016 ve 2017 yılları ile ilgili olarak sahte belge düzenleme yönünden yapılan inceleme nedeniyle matrah artırımına ilişkin hükümlerden yararlandırılmadığı, belirtilen inceleme neticesinde düzenlenen 24.01.2019 tarih ve 2019-A-2299/1 sayılı vergi tekniği raporunda davacının ilgili dönemlerde düzenlediği faturaların sahte belge niteliğinde olduğu konusunda kesin sonuca varılamadığı, sahte belge kullanma yönünden vergi inceleme raporu düzenlenmesi gerektiği hususlarının belirtildiği, bunun üzerine davacı tarafından 30.05.2019 tarihli dilekçeyle idareye 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin olarak KDV matrah artırımı başvurusunda bulunulduğu, idarece bu başvurunun ''her ne kadar davacı hakkında düzenlenen 24.01.2019 tarih ve 2019-A-2299/1 sayılı vergi tekniği raporunda davacı şirketin düzenlediği faturaların sahte olduğu sonucuna varılmamış ise de, davacı hakkında 2004 yılına ilişkin olarak yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 17.10.2009 tarih ve VDENR-2009-1945/35 sayılı vergi tekniği raporunda davacının anılan dönemde düzenlediği faturaların sahte belge niteliğinde olduğunun tespit edildiği'' gerekçesiyle reddedildiği, davacı şirketin 2017 yılı hesaplarının incelenmesi sonucu hakkında düzenlenen 24.01.2019 gün ve 2019-A-2299/3 sayılı vergi inceleme raporu ile 24.01.2019 gün ve 2019-A-2299/1 sayılı vergi tekniği raporunda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, mükellef kurumun 2017 hesap döneminde 122.808.094,69.- TL. tutarındaki mal alışlarını sahte belgeler ile belgelendirdiği, bu faturalara ait indirilecek katma değer vergilerinin reddi, ayrıca davacı hakkında 2016 yılı için düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden 2016/Aralık döneminden 2017/Ocak dönemine devreden katma değer vergisinin -0-olarak alınması sonucu davacının beyanlarının yeniden tanzimi suretiyle ilgili dönemler için önerilen matrah farkı üzerinden üç kat vergi ziyaı cezalı tarhiyatın yapıldığı görülmektedir.
Davacı şirketin 7143 sayılı Yasa uyarınca yapmış olduğu KDV matrah artırımına ilişkin başvurusunun idarece reddine yönelik 30/05/2019 tarih ve E.213134 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın İzmir 2. Vergi Mahkemesinin 05/11/2019 gün ve E: 2019/816, K: 2019/1443sayılı kararıyla kabul edilerek dava konusu işlemin iptaline hükmedildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3.Vergi Dava Dairesinin 12/03/2020 tarih ve E:2020/196, K:2020/374 sayılı kararıyla reddedilerek kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Olayda, davacı şirketin 7143 sayılı Yasa uyarınca yapmış olduğu KDV matrah artırımına ilişkin başvurusunun idarece reddine yönelik 30/05/2019 tarih ve E.213134 sayılı işlemin yargı kararıyla iptali neticesinde, Dairemizin E:2020/606 sayılı dosyasında 03/06/2020 ve 07/09/2020 tarihli ara kararlarıyla davacının tekrar KDV matrah artırımında bulunup bulunmadığı hususunun taraflara sorulduğu, davalı idarece 7143 sayılı Yasa uyarınca KDV matrah artırımında bulunma imkanı tanınmasına rağmen davacının bu haktan yararlanılmadığı belirtilmesine karşın, davacı tarafından 21/01/2020 kayıt tarihli dilekçeyle 2016 ve 2017 yılları için 7143 sayılı Yasa'nın 5/3-a maddesine göre KDV matrah artırımında bulunulduğu beyan edilerek, başvuru dilekçesi ve matrah artırım bildiriminin dava dosyasına sunulduğu görülmüştür.
Bu durumda, yargı kararıyla kendisine 7143 sayılı Yasa'ya göre KDV matrah artırımında bulunma hakkı tanınan davacı şirketin bu hakkını 21/01/2020 tarihli dilekçeyle kullandığı sabit olup, 7143 sayılı Yasa'nın 5/3-a maddesi gereğince, davacı hakkında vergi artırımında bulunulan yıllara yönelik vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılamayacağından, dava konusu vergi ve cezalarda hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Bununla birlikte, 7143 sayılı Yasa'nın 5/3-a maddesi uyarınca, davacı tarafından artırılan katma değer vergisinin maddede belirtilen süre ve şekilde ödenmemesi durumunda 7143 sayılı Yasa hükümlerinden yararlanılamayacağı açıktır.
Davalı idare istinaf başvurusunun ise, yukarıda belirtilen gerekçe doğrultusunda reddi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davacı istinaf başvurusunun kabulüne, İzmir 1. Vergi Mahkemesinin 20/11/2019 gün ve E:2019/721, K:2019/1645 sayılı kararının redde ilişkin kısmının kaldırılmasına, davanın kabulüne, davalı idare istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü gösterilen 342,70 TL dava ve istinaf yargılama giderlerinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, istinaf aşamasında davalı idarece yapılan 38,00 TL posta giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştay'da temyiz yolu açık olmak üzere, 16/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)