(3194 S. K. m. 18) (2577 S. K. m. 2)
SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacıya ait taşınmazın iptali istenilen imar uygulamasının düzenleme sınırı içinde yer alamadığı, bu nedenle anılan işlemin iptalini istemede hukuken korunması gereken bir menfaat bağının bulunmadığı dikkate alındığında istinaf başvurusunun reddine karara verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞININ SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların 2577 sayılı Kanunda belirtilen istinaf sebepleri arasında yer almadığından istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdari Dava Dairesince dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, İzmir İli, Narlıdere İlçesi, ..... Mahallesi, 79 ada 287 parsel sayılı taşınmazın maliki olan davacı tarafından, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18.maddesi uyarınca yapılan 175 sayılı parselasyon işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı Yasanın 2. maddesinin 1. fıkrası (a) bendinde iptal davaları idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.
Yargısal denetim amacıyla her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması koşuluna ihtiyaç vardır. Her olay ve davada, yargı merciine başvurarak dava açan kişinin menfaatinin, iptali istenen işlemle ne ölçüde ihlal edildiğinin takdiri de yargı mercilerine bırakılmıştır. İptal davası açılabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisi kişisel, meşru, güncel bir menfaatin bulunması halinde gerçekleşecektir. Başka bir anlatımla, iptal davasına konu olan işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, yani davacının kişisel menfaatini ihlal etmesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunması gerekmektedir. Aksi halde, kişilerin kendisine etkisi bulunmayan, menfaatlerini ihlal etmeyen idari işlemler hakkında da iptal davası açma hakkı doğar ve bu durum idarenin işleyişini olumsuz etkiler. İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesi için ön koşullardan olan "dava açma ehliyeti" iptal davasına konu kararın niteliğine göre idari yargı yerince değerlendirilmektedir.
Görülmekte olan davanın, İzmir İli, Narlıdere İlçesi, ..... Mahallesi, 79 ada 287 sayılı kadastral parselin maliki tarafından, parselinin bir bölümünün düzenleme sınırı dışında bırakılmasının imar mevzuatına aykırı olduğu iddiasıyla açıldığı ve bu çerçevede parselasyon sınırının hukuka uygun usulde belirlenmediği gerekçesiyle parselasyon işleminin iptalinin istenildiği açık olduğundan, davacının bu davayı açmasında kişisel, meşru, güncel bir menfaat bağının bulunduğu sonucuna varılmış, aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Diğer taraftan, bu davanın görülmesi sürecinde davacının kadastral parselinin diğer kısmını da içeren yeni bir parselasyon işleminin tesis edildiği idarelerce açıklandığından, bu durum dikkate alınarak dava hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulüne, İzmir 6. İdare Mahkemesi'nin 25/06/2020 günlü, E:2020/140, K:2020/657 sayılı kararının kaldırılmasına, dava dosyasının anılan idare mahkemesine gönderilmesine, Mahkemece verilecek kararla birlikte istinaf yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından, bu hususta ayrıca hüküm tesisine gerek bulunmadığına, 2577 sayılı Yasanın 45.maddesinin 5.fıkrası uyarınca kesin olmak üzere, 19/11/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi. (¤¤)