İSTEMİN ÖZETİ: Türkmenistan vatandaşı davacının 30 gün içerisinde Türkiye'yi terk etmesi gerektiğine ilişkin 17.06.2019 bildirim tarihli terke davet işleminin iptali istemiyle açılan davada; dava konusu işlemin iptaline ilişkin, İstanbul 1. İdare Mahkemesi''nce verilen 25/12/2019 tarih ve E:2019/1414, K:2019/3471 sayılı kararın, davalı idare tarafından; hukuka ve mevzuata aykırı olduğu ileri sürülerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararının hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek davalı idarenin istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dokuzuncu İdare Dava Dairesince dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; Türkmenistan vatandaşı davacının 30 gün içerisinde Türkiye'yi terk etmesi gerektiğine ilişkin 17.06.2019 bildirim tarihli terke davet işleminin iptali istemiyle istemiyle açılmıştır.
İstanbul 1. İdare Mahkemesi'nce; olayda davacının emniyet görevlilerince tutulan tutanak üzerine izinsiz çalıştığından bahisle hakkında 6458 sayılı Yasanın 54-1/ğ bendi uyarınca sınırdışı işlemi tesis edildiği, bu işlemin iptali istemiyle dava açıldığına yönelik bir bilgi, belge ve iddia bulunmadığı, sınırdışı işleminin kesinleştiği, sınırdışı işleminin uygulanması niteliğinde bulunan davacının Türkiye'den 30 gün içinde çıkış yapması gerektiği yönünde bildirim içeren terke davet kararının da sınırdışı işleminin devamı niteliğinde ve sınırdışı işlemine bağlı bir işlem olduğu yönünde kuşku bulunmadığı anlaşılmaktaysa da davacının Türk vatandaşı .... ile 11.12.2018 tarihinden bu yana evli olduğu, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8. maddesinin 1. Fıkrasında aile hayatına saygı gösterilmesi ilkesinin benimsendiği, Türkiye'de kalışının engellenmesi halinde eşi ile olan aile bağlarının kopması olasılığının varlığı karşısında ve tüm bu veriler ışığında halihazırda Türkiye vatandaşı biriyle evli olduğu sabit olan davacının Türkiye'yi terke davet edilmesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline kararı verilmiştir.
Davalı idare tarafından, anılan kararın hukuka, usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek istinafen incelenerek bozulması istenilmektedir.
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun "Sınır Dışı Etme Kararı Alınacaklar" başlıklı 54.maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde, " Çalışma izni olmadan çalıştığı tespit edilen" yabancılar sınır dışı etme kararı alınacak kişiler arasında sayılmıştır.
Aynı Kanunun "Türkiye'yi terke davet'' başlıklı 56. maddesinin 1. fıkrasında ise; ''Sınır dışı etme kararı alınanlara, sınır dışı etme kararında belirtilmek kaydıyla, Türkiye’yi terk edebilmeleri için on beş günden az olmamak üzere otuz güne kadar süre tanınır. Ancak, kaçma ve kaybolma riski bulunanlara, yasal giriş veya yasal çıkış kurallarını ihlal edenlere, sahte belge kullananlara, asılsız belgelerle ikamet izni almaya çalışanlara veya aldığı tespit edilenlere, kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlara bu süre tanınmaz.'' hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Günübirlik Yerler Denetim Komisyonu tarafından yapılan araştırma sonucunda 14/06/2019 tarihinde internette yer alan .... isimli ilan üzerinden ulaşılan telefon numarası vasıtasıyla aranan şahsın davacı olduğunun tespit edildiği, davacının yönlendirmesi ile ilanda yer alan odaların .... isimli bir şahıs ile görüldüğü, davacının polis memurlarınca adrese çağrıldığı, ilan üzerinde yer alan telefon numarası üzerinden ulaşılan davacının çalışma izni bulunmaksızın çalıştığı değerlendirilerek muhafaza altına alındığı ve Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne sevk edildiği, ifadesinin alınmasının ardından davalı idareye teslim edildiği, çalışma izni olmadan çalıştığı belirlenen davacının 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun 54. maddesinin 1/ğ bendi uyarınca sınır dışı edilmesi yönünde karar alındığı ve bu işleme bağlı olarak Türkiye'yi 30 gün içinde terk etmesi yönünde tebliğ yapıldığı, davacı tarafından hakkında tesis edilen terke davet kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, sınır dışı edilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmış bir davanın bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; davacı hakkında çalışma izni olmadan, izinsiz çalıştığı nedeniyle 6458 sayılı Yasanın 54/1-ğ bendi gereğince sınır dışı ve aynı Yasanın 56. maddesi uyarınca terke davet işlemi tesis edildiği, davacı tarafından iptali istenilen terke davet işleminin sınır dışı edilmesi işlemine dayandığı ve sınır dışı işleminin dava konusu edilmediği gibi sınır dışı işlemine karşı müstakil başka dava açılıp açılmadığı hakkında dosyada bilgi ve belge bulunmadığı, davacı tarafından da bu hususa dair bir açıklama yapılmadığı görülmüş olup, geçerli ve yürürlükte olan sınırdışı işlemine dayanan terke davet işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmış olup, dava konusu işlemin iptali yönünde verilen istinaf incelemesine konu kararda hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 25/12/2019 tarih ve E:2019/1414, K:2019/3471 sayılı kararın kaldırılmasına, davanın reddine, aşağıda dökümü yapılan 367,20.-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasında davalı idarece yapılan 22,00.-TL yargılama gideri ile iş bu kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde duruşmasız işler için öngörülen 2.040,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, esas ve istinaf safhasında tahsil edilen posta avansından kullanılmayan kısmın mahkemesince taraflara resen iadesi gerektiğine, kararın taraflara tebliği amacıyla dosyanın mahkemesine gönderilmesine, temyiz yolu kapalı olmak üzere kesin olarak, 25/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)