(2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: İzmir ili, Bornova ilçesi sınırlarında yer alan 28. Grup sit alanlarının koruma statülerinin "Nitelikli Doğal Koruma Alanı" ve "Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı" olarak tescil edilmesi sonucunu doğuran Bakanlık Makamının 27.04.2018 tarih ve 76073 sayılı Olur'unun iptali istemiyle açılan davada; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile anılan bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu işlemin 28-13, 28-14 numaralı doğal sit poligonlarına ilişkin kısımlarının tümünün sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı statüsünde olmasına rağmen bu statü ile uyumlu olmadıkları, bu poligonların tümünün nitelikli doğal koruma alanı statüsü ile uyumlu olduğu, 28-3 ve 28-6 numaralı doğal sit poligonlarının ise davaya konu Olur ile uyumlu doğal sit derecesine sahip oldukları, ancak bu poligonların bazı bölümlerinin poligonun sit derecesi ile uyumlu olmadığı ve poligonun genel sit statüsü değiştirilmeden sadece poligon içindeki bu uyumsuz bölümlerde sınır ve doğal sit statüsü düzeltmesine ihtiyaç duyulan poligonlar olduğu anlaşılmış olup, işlemin bu kısımlarında koruma ve kullanma ilkeleri ile hukuka uyarlık bulunmadığı, kalan 28-1, 28-2, 28-4, 28-5, 28-7, 28-8, 28-9, 28-10, 28-11, 28-12, 28-15 numaralı doğal sit poligonlarının ise davaya konu Olur ile uyumlu doğal sit derecesi ve sınırlarına sahip poligonlar olduğu, bu nedenle işlemin bu kısımlarında koruma ve kullanma ilkeleri ile hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin 28-3, 28-6, 28-13 ve 28-14 numaralı doğal sit poligonlarına ilişkin kısımlarının iptaline, diğer kısımları bakımından davanın reddine ilişkin İzmir 3. İdare Mahkemesince verilen 28/02/2020 gün ve E:2018/1094, K:2020/276 sayılı kararın; davacı tarafından; doğal sit alanlarının yeniden irdelenmesi konusunun, ancak ranttan, kişisel menfaatten uzak bir biçimde bilimsel gerçeklerle temellendirilmesi gerektiği, parsel ölçeğinde ya da bütünlükten uzak, parçacıl değerlendirmeler yapılmasının, doğal alanların korunmasından öte hızlı bir biçimde yok olmasına neden olduğu ileri sürülerek, istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının redde ilişkin kısmının kaldırılması, dava konusu işlemin tümden iptaline karar verilmesi, davalı idare tarafından ise; usulde davanın süresinde açılmadığı, esasta ise alana ilişkin "Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Raporu" kapsamında, bilimsel olarak ortaya konulan veriler ve doğal eşikler dikkate alınarak tescil yapıldığı ileri sürülerek, istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının iptale ilişkin kısmının kaldırılması, davanın tümden reddine karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACI SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
DAVALI SAVUNMASININ ÖZETİ: Mahkeme kararının, reddi ilişkin kısmının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nce, işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrasında; “Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.” hükmü yer almaktadır.
İzmir 3. İdare Mahkemesince verilen 28/02/2020 gün ve E:2018/1094, K:2020/276 sayılı kararın dayandığı gerekçe, usul ve yasaya uygun olup, istinaf başvurularının kabulünü gerektiren başka bir neden de bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurularının REDDİNE, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinin istinaf yoluna başvuranlar üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan miktarların, Mahkemesince, HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatıranlara geri verilmesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu Mahkemeye gönderilmesine,2577 sayılı Yasa'nın 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, Danıştay'a temyiz yolu KAPALI ve KESİN OLMAK üzere, 11/11/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)