İSTEMİN ÖZETİ: İzmir ili, …… İlçe Emniyet Müdürlüğü Şehit …….. Polis Merkez Amirliğinde "Aday Çarşı ve Mahalle Bekçisi" olarak görev yapan davacının; 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8. maddesinin 4. fıkrasının (c-3) bendi ile bir derece hafif ceza uygulamasına dair 7. maddesinin 2. fıkrası uyarınca "11 günlük aylık kesimi" cezasıyla tecziyesine ilişkin İzmir Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun 19.12.2018 tarih ve 1026 sayılı kararı ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 57. maddesi uyarınca adaylıktan ilişiğinin kesilmesine ilişkin İzmir Valiliği'nin 13.03.2019 tarih ve 2159 sayılı işleminin iptali istemiyle açtığı davada; "...Davacının "11 günlük aylık kesimi" cezasıyla tecziyesine ilişkin İzmir Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun 19.12.2018 tarih ve 1026 sayılı kararı yönünden: Olayda, davacının herhangi bir kasıt olmaksızın dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu silahla .........'u yaraladığı sabit olup bu hususla ilgili ihtilaf bulunmamaktadır. 7068 sayılı Kanun'un 4. fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendinde silahla dikkatsizlik, tedbirsizlik veya ihmal sonucu yaralamaya sebebiyet vermek fiili on ay kısa süreli durdurma cezası gerektiren fiiller arasında sayılmıştır. Buna göre, davacının sabit olan söz konusu fiiline uyan 7068 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 4. fıkrasının (c-3) bendi uyarınca -anılan Kanun'un "bir derece hafif ceza uygulaması"na dair 7. maddesinin 2. Fıkrası da uygulanmak suretiyle-"11 günlük aylık kesimi" cezasıyla tecziye edildiği açıktır. Öte yandan, dava dilekçesinde her ne kadar 1 aylık soruşturma zamanaşımı dolduktan sonra disiplin soruşturmasına başlandığı iddia edilmiş ise de; söz konusu yaralama olayına ilişkin tahkikat evrakının Urla İlçe Emniyet Müdürlüğünün 25.06.2018 tarihli yazısıyla İzmir İl Emniyet Müdürlüğüne bildirildiği ve bu yazının 26.06.2018 tarihinde İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Hukuk İşleri ve Soruşturma Şube Müdürlüğü evrak kaydına girdiği, dolayısıyla söz konusu olayın ve haliyle disiplin cezası gerektiren fiilin disiplin soruşturmasını başlatan İzmir İl Emniyet Müdürünce en erken bu tarihte öğrenildiği ve disiplin soruşturmasının 17.07.2018 tarihli olurla başlatıldığı görülmekle disiplin soruşturmasının 7068 sayılı Kanun'un 29. maddesi uyarınca, fiilin yetkili makam tarafından öğrenildiği tarihten itibaren 1 aylık süre içerisinde başlatıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının, sabit olan fiiline uyan 7068 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 4. fıkrasının (c-3) bendi uyarınca -anılan Kanun'un "bir derece hafif ceza uygulaması"na dair 7. maddesinin 2. Fıkrası da uygulanmak suretiyle-"11 günlük aylık kesimi" cezasıyla tecziyesine ilişkin İzmir Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun dava konusu 19.12.2018 tarih ve 1026 sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Davacının 657 sayılı Kanun'un 57. maddesi uyarınca adaylıktan ilişiğinin kesilmesine ilişkin İzmir Valiliği'nin 13.03.2019 tarih ve 2159 sayılı işlemi yönünden: İşlemin tesis edildiği tarihte aday çarşı ve mahalle bekçisi olan davacının ilişiği adaylık süresi içinde "aylıktan kesme" cezası alması nedeniyle kesilmiştir. 657 sayılı Kanun'un 57. maddesinde, adaylık süresi içinde "aylıktan kesme" veya "kademe ilerlemesinin durdurulması" cezası almış olanların ilişiklerinin kesileceği kurala bağlanmıştır. Anılan Kanun hükmünün -sistematik ve amaçsal yorum ilkelerinden hareketle- yine anılan Kanun'un 125. maddesinin "aylıktan kesme" ve "kademe ilerlemesinin durdurulması" cezalarını gerektiren disiplin suçlarını düzenleyen (C) ve (D) bentleriyle birlikte ve Kanun'un kendi sistematiğine göre değerlendirilmesi ve yorumlanması gerekmektedir. 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin "aylıktan kesme" cezasını gerektiren (C) bendi ile "kademe ilerlemesinin durdurulması" cezası gerektiren (D) bendinde yer alan bütün disiplin suçları ancak kasıtlı olarak işlenebilecek nitelikte fiillerdir. Bir başka deyişle, anılan bentlerde belirtilen hal ve hareketlerin disiplin suçu oluşturabilmesi için failde kasıt unsurunun varlığı şart olup bu disiplin suçlarının dikkatsizlik, tedbirsizlik veya ihmal (taksir) suretiyle işlenmesi hukuken olanaklı değildir. Bu itibarla, 657 sayılı Kanun'un sistematiği ve yukarıda aktarılan düzenlemelerinin amacından hareketle, Kanun'un 57. maddesinde yer alan hüküm ile, adaylık süresi içerisinde kasıtlı olarak disiplin suçu işleyen aday memurların ilişiğinin kesilmek istendiği sonucuna varılmaktadır. Buna göre, 657 sayılı Kanun'un 57. maddesi hükmünün, özel kanunlarda yer alan ve "aylıktan kesme" veya "kademe ilerlemesinin durdurulması" cezası gerektirmekle birlikte kasıtlı olmayan disiplin suçları yönünden uygulanamayacağı sonucuna varılmaktadır. Başka bir deyişle, tâbi oldukları özel kanunlar gereğince kasıtlı olmayan bir disiplin suçu nedeniyle "aylıktan kesme" veya "kademe ilerlemesinin durdurulması" cezası alan aday memurların bu sebeple 657 sayılı Kanun'un 57. maddesi hükmü uyarınca ilişiklerinin kesilmesi hukuken olanaklı değildir. Olayda, davacının "11 günlük aylık kesimi" cezasıyla tecziye edilmesine sebep olan silahla dikkatsizlik, tedbirsizlik veya ihmal sonucu yaralamaya sebebiyet vermek fiilinin "kasıtlı bir disiplin suçu" olmadığı açıktır. Bu durumda, aday çarşı ve mahalle bekçisi olarak görev yapan davacının adaylık süresi içinde -işlediği disiplin suçunun kasıtlı olup olmadığına bakılmaksızın- salt sonucu itibarıyla "aylıktan kesme" cezası almış olması nedeniyle 657 sayılı Kanun'un 57. maddesi uyarınca adaylıktan ilişiğinin kesilmesine ilişkin İzmir Valiliğinin 13.03.2019 tarih ve 2159 sayılı işleminde hukuka uyarlık bulunmamaktadır." gerekçesiyle davacının disiplin cezası ile tecziyesine ilişkin dava konusu işlem yönünden davanın reddine, davacının adaylıktan ilişiğinin kesilmesine ilişkin dava konusu işlemin iptaline karar veren İzmir 6.İdare Mahkemesinin 10/10/2019 gün ve E:2019/305, K:2019/1118 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının davalı idare tarafından; davacıya, İzmir İl Polis Disiplin Kurulunca verilen "11 Günlük Aylık Kesimi" cezası sebebiyle 657 sayılı Yasa'nın 57. maddesi uyarınca ilişik kesme işleminin tesis edildiği ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacının ilk atamasının yapıldığında görev yerinin ......... olması sebebiyle eşi ve iki çocuğuyla birlikte ev tuttuğu, ancak göreve başlamasının üzerinden kısa bir zaman sonra yaşanan olay neticesinde ilişiği kesildikten sonra maddi imkansızlıklardan dolayı ailesini de alarak şehir değiştirmek zorunda kaldığı, verilen disiplin cezası sebep gösterilerek ilişik kesme işleminin gerçekleştirildiği, dolayısıyla aralarında sebep-sonuç ilişkisi bulunmadığı, eylem ile verilen ceza arasında adil bir dengenin olmadığı, suç ve cezanın yorumla genişletilemeyeceği ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, İzmir ili, ......... İlçe Emniyet Müdürlüğü Şehit ……… Polis Merkez Amirliğinde "Aday Çarşı ve Mahalle Bekçisi" olarak görev yapan davacının; 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8. maddesinin 4. fıkrasının (c-3) bendi ile bir derece hafif ceza uygulamasına dair 7. maddesinin 2. fıkrası uyarınca "11 günlük aylık kesimi" cezasıyla tecziyesine ilişkin İzmir Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun 19.12.2018 tarih ve 1026 sayılı kararı ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 57. maddesi uyarınca adaylıktan ilişiğinin kesilmesine ilişkin İzmir Valiliği'nin 13.03.2019 tarih ve 2159 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmış olup, istinaf incelemesi istinafa konu kararın "İptal" hükmüne ilişkin kısmı yönünden yapılmıştır.
7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8. maddesinin 'Kısa süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller'in sayıldığı 4. fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendinde, "Silahla dikkatsizlik, tedbirsizlik veya ihmal sonucu yaralamaya sebebiyet vermek, kendisini yaralamak ya da bu fiillerin başkaları tarafından işlenmesine neden olmak" on ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmış;7. maddesinin 2. fıkrasında, "Kurumda geçmiş hizmetleri sırasında çalışmaları olumlu bulunan ve iyi veya çok iyi derecede değerlendirme puanı alan personel için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir." hükümlerine yer verilmiştir.
657 sayılı Kanun'un 'Adaylık süresi sonunda başarısızlık' kenar başlıklı 57. Maddesinde ise, "Adaylık süresi içinde aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası almış olanların disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile ilişikleri kesilir. (...)" hükmü bulunmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı hakkında yapılan disiplin soruşturması sonucunda düzenlenen 01.10.2018 tarih ve 1028 sayılı Soruşturma Raporunda özetle; davacının eşinin kuzeni olan .........'un davacının evinde misafir olarak kaldığı, olayın gerçekleştiği 07.06.2018 tarihinde davacı ile .........'un evden dışarı çıkacakları sırada davacının yatağın üzerinde bulunan silahını alıp beline takacağı esnada silahın ateş aldığı ve mermi çekirdeğinin .........'un bacağının üst kısmına isabet ederek adı geçeni yaraladığı, olayla ilgili davacı ile adı geçenin alınan ifadelerine göre, olayda herhangi bir kasıt bulunmadığı, olayın dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu meydana geldiği; davacının bu fiilinin 7068 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 4/c-3 bendi uyarınca "10 ay kısa süreli durdurma" cezasını gerektirdiği tespit ve kanaatine yer verildiği; İzmir Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunca 19.12.2018 tarih ve 1026 sayılı kararla, davacının 7068 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 4. fıkrasının (c-3) bendi ile bir derece hafif ceza uygulamasına dair 7. maddesinin 2. fıkrası uyarınca "11 günlük aylık kesimi" cezasıyla tecziye edildiği, bunun üzerine, İzmir Valiliğince 13.03.2019 tarih ve 2159 sayılı işlemle aday çarşı ve mahalle bekçisi olan davacının 657 sayılı Kanun'un 57. maddesi uyarınca adaylıktan ilişiğinin kesildiği anlaşılmaktadır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun ve 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un disipline ilişkin hükümleri incelendiğinde; 657 sayılı Kanunda, disiplin cezalarının hafiften ağıra doğru, uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve devlet memurluğundan çıkarma cezası şeklinde; 7068 sayılı Kanunda ise 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'ndakine benzer bir şekilde, hafiften ağıra doğru, uyarma, kınama, aylıktan kesme, kısa süreli durdurma, uzun süreli durdurma ve meslekten çıkarma cezası şeklinde sıralandığı görülmektedir.
Dava konusu işleme dayanak alınan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 57 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi "Adaylık süresi içinde disiplin cezası almış olanların disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile ilişikleri kesilir." şeklinde iken, Anayasa Mahkemesi'nin 14.11.2013 günlü, E:2013/15, K:2013/131 sayılı kararıyla; "İtiraz konusu kuralda disiplin cezası gerektiren farklı fiiller için ayrım yapılmaksızın tek bir yaptırım benimsenmiştir. Diğer bir ifadeyle uyarma cezasını gerektirecek bir fiil karşılığında uygulanacak yaptırım ile daha ağır bir disiplin cezasını gerektirecek bir davranış aynı sonuca bağlanmıştır. Buna göre bireyin kamu hizmetinde kalmasının, disiplin cezası gerektiren eylemlerin ağırlığına uygun herhangi bir kademelendirme yapılmayarak, adil ve makul bir denge gözetilmeksizin ölçüsüz bir biçimde memuriyetten çıkarılma yaptırımına tabi tutulmasının hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmayacağı açıktır." gerekçesiyle anılan cümlenin iptal edilmesi üzerine, 6552 sayılı Kanun'un 67 nci maddesiyle anılan birinci cümle, "Adaylık süresi içinde aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası almış olanların disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile ilişikleri kesilir." şeklinde yeniden düzenlenmiştir.
Anılan düzenlemeyle ilgili tarihsel süreç dikkate alındığında; önceki düzenlemede adaylık sürecinde alınan her türlü disiplin cezası memuriyetten ilişik kesme sebebi iken; Anayasa Mahkemesi'nin anılan düzenlemeyi ölçülülük ilkesine aykırı bularak iptal etmesi neticesinde Anayasa Mahkemesi'nin kararındaki gerekçe dikkate alınmak suretiyle uyarma ve kınama cezalarının memuriyetten çıkarılma sebebi olmaktan çıkarıldığı, daha üst cezaların ise memuriyetten çıkarılma sebebi olmaya devam ettiği anlaşılmaktadır. Maddenin yeni halinde sadece aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına yer verilmesinin sebebi; yukarıda da açıklandığı üzere 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda disiplin cezalarının uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve devlet memurluğundan çıkarma cezası olmak üzere beş ayrı türde düzenlenmiş olması, bunlardan uyarma ve kınama cezalarının memuriyetten çıkarılma sebebi olmaktan çıkarılması, Devlet memurluğundan çıkarma cezası alınması durumunda ise memuriyetin kendiliğinden sona erecek olması nedeniyle ayrıca bir göreve son verme onayı alınmasına gerek olmamasına ilişkin bulunmaktadır. Bu açıdan bakıldığında; anılan düzenleme ile tahdidi bir sayma yapılmadığı, aylıktan kesme ve daha üst disiplin cezası alan aday memurların görevlerine son verilmesinin amaçlandığı anlaşılmaktadır.
Diğer yandan, görevlerinin önem ve özelliğine göre Yasa koyucunun meslek sınıflarına göre bazı kamu görevlilerine farklı disiplin hükümlerinin uygulanması yönünde düzenleme getirmesinde herhangi bir Anayasal engel bulunmamaktadır. Nitekim silahlı olarak görev yapan ve görevin niteliği gereği astlık-üstlük, emir-komuta ilişkisinin çok daha fazla önem kazandığı kolluk güçlerinin disipline ilişkin fiilleri ve bunların karşılığı olan yaptırımların 7068 sayılı Yasa ile düzenlendiği görülmektedir. Bunun yanında, anılan Yasanın 34. maddesinin 1. fıkrasında "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanunun disipline ilişkin hükümleri uygulanır." düzenlemesine yer verilmiş ve bu düzenlemeye istisna getiren başkaca bir düzenlemeye de yer verilmemiştir.
Olayda, davacının 7068 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 4. fıkrasının (c-3) bendi ile bir derece hafif ceza uygulamasına dair 7. maddesinin 2. fıkrası uyarınca "11 günlük aylık kesimi" cezasıyla tecziyesine ilişkin işleme karşı açılan davanın İzmir 6. İdare Mahkemesinin 10/10/2019 gün ve E:2019/305, K:2019/1118 sayılı kararı ile reddedildiği ve anılan kararın redde ilişkin bu kısmının, istinaf isteminde bulunulmaması sonucunda kesinleştiği görülmektedir.
Bu durumda; davacının, İzmir Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun 19.12.2018 tarih ve 1026 sayılı kararıyla ''11 günlük aylık kesimi" disiplin cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin kesinleştiği de dikkate alındığında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 57. maddesinin 1. fıkrasında yer alan emredici düzenleme uyarınca adaylıktan ilişiğinin kesilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulüne, İzmir 6. İdare Mahkemesinin 10/10/2019 gün ve E:2019/305, K:2019/1118 sayılı istinaf başvurusuna konu kararının "İptal" hükmüne ilişkin kısmının kaldırılmasına, davanın reddine, aşağıda dökümü gösterilen 445,10-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasında davalı idarece yapılan 35,50-TL yargılama gideri ile hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye verilmesine, istinaf başvuru aşamasında Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca davalıdan alınmayan 148,60-TL istinaf başvuru harcı ile 89,60-TL yürütmeyi durdurma harcının kararın kesinleşmesinden itibaren davacı tarafından 1 ay içinde yatırılarak makbuzunun dosyaya ibraz edilmemesi halinde davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın Mahkemesince yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 29/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)