İSTEMİN ÖZETİ: ... Mahallesi, ... Cadde, 1/5 numarada 7411 ada 6 sayılı parselde bulunan 3-B sınıfındaki betonarme-karkas binada onaylı mimari projesine aykırı tadilat yapıldığından bahisle projeye aykırı olan kısımların 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca yıkım programına alınmasına ilişkin 13/02/2018 tarih ve C:/2018/705.13 sayılı encümen kararının iptali istemiyle açılan davada; davanın reddine ilişkin olarak Ankara 12. İdare Mahkemesince verilen 18/10/2019 tarih ve E:2018/739, K:2019/2130sayılı kararın; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava; ... Mahallesi, ... Cadde, 1/5 numarada 7411 ada 6 sayılı parselde bulunan 3-B sınıfındaki betonarme-karkas binada onaylı mimari projesine aykırı tadilat yapıldığından bahisle projeye aykırı olan kısımların 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca yıkım programına alınmasına ilişkin 13/02/2018 tarih ve C:/2018/705.13 sayılı encümen kararının iptali istemiyle açılmıştır.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18/05/2018 tarihli ve 30425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 16’ncı maddesi ile eklenen geçici 16’ncı maddesinin birinci fıkrasında; "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir." hükmüne, dördüncü fıkrasında ise; "Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir." hükmüne yer verilmiş; 31/12/2018 günlü ve 538 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Yapı Kayıt Belgesi başvuru süresinin 15/06/2019 tarihine kadar, yapı kayıt bedeli ödeme süresinin ise 30/06/2019 tarihine kadar uzatılması öngörülmüş, 30/06/2019 tarihli, 1267 sayılı Karar ile de, koşullu olarak ödeme süresi 31/12/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.
Anılan Yasa hükmüne dayanılarak hazırlanan ve 06/06/2018 tarihli ve 30443 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 6. maddesinde de, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapıların maliklerinin, bu belgenin bir örneğini belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyesine, bu sınırlar dışında il özel idaresine vermek zorunda oldukları, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceği belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesi kapsamında yapılan başvuru sonucunda düzenlenen ve dava dosyasına sunulan 02/10/2018 günlü, … belge nolu Yapı Kayıt Belgesine istinaden; davalı idarenin 12/11/2019 tarih ve C: 2019/3637.13 sayılı encümen kararı ile anılan yasa hükmü uyarınca davaya konu işlemin iptal edildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, uyuşmazlığın ortadan kalktığı, bir diğer deyişle davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde, yargılama giderlerinin kapsamı belirlenmiş; bu çerçevede, karar ve ilam harçları, posta giderleri, keşif ve bilirkişi ücretleri, vekille takip edilen davalarda yasa gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinde, yasada yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği; 331. maddesinde, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği kurala bağlanmış, böylece, kural olarak, yargılama giderlerinin davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi esası benimsenmiştir.
Bilindiği üzere, yargılama sonucu bir tarafa yargılama giderlerinin yükletilmesinin nedeni, o tarafın dava açmak ya da dava açılmasına sebebiyet vermek suretiyle karşı tarafın yargılama masrafı yapmasına neden olunmasıdır.
Olayda, dava konusu işlemin tesis edildiği ve davanın açıldığı tarihten sonra yürürlüğe giren 3194 sayılı Kanunun geçici 16. maddesi uyarınca para cezasının iptal edilmiş olması nedeniyle konusuz kalan davada, dava konusu işlem yönünden hukuksal denetim yapılamadığından ve tarafların haklılık durumu değerlendirilmediğinden yargılama giderleri bakımından sorumlu tutulmalarının, adalet, hakkaniyet, hukuk devleti ilkelerine uygun düşmeyeceği açık olup, yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılması ve taraflar lehine veya aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE, Ankara 12. İdare Mahkemesince verilen 18/10/2019 tarih ve E:2018/739, K:2019/2130 sayılı kararın KALDIRILMASINA, 7143 sayılı Kanunla 3194 sayılı İmar Kanununa eklenen geçici 16. madde uyarınca alınan Yapı Kayıt Belgesine istinaden dava konusu işlem davalı idare tarafından iptal edildiğinden dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, posta giderinden artan kısmının isteği halinde istinaf başvurusunda bulunan davacıya iadesine, davacı ve davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine, 03/11/2020 tarihinde oybirliğiyle 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak karar verildi. (¤¤)