İSTEMİN ÖZETİ: Türkmenistan vatandaşı olan davacının, 6458 sayılı kanunun 54. maddesinin 1. fıkrasının (ç) ve (d) bentleri uyarınca sınır dışı edilmesine ilişkin İstanbul Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğünün 16/10/2019 günlü ve 6646928.101.18.03.3 sayılı işlemi ile bu işleme dayalı olarak 09/04/2019 - 09/04/2020 tarihleri arasında geçerli olan kısa dönem ikamet izninin 16/10/2019 tarihinden itibaren iptal edilmesine dair aynı idarenin 16/10/2019 günlü ve 6646928.101.14.5 sayılı işleminin iptalleri istemiyle açılan davada; dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile kolluk tarafından düzenlenen tutanak ve alınan ifadelere göre, davacının fuhuş yapıldığı iddia olunan bulunmasına karşın ifadesinde, söz konusu adrese eşinin kardeşi ile tencere almaya gittiklerini ve adresteki kişinin kuaför olduğunu bildiklerini beyan ettiği, eşinin kardeşi ile davacının ifadelerinin benzer olduğu, bir kadının eşinin kardeşi ile beraber fuhuş yapmak üzere bir eve gitmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi fuhuş yaptığı yolunda aleyhine herhangi bir ifade de bulunmadığı, bu haliyle davacının menfaat karşılığı fuhuş yaptığından dolayısıyla kamu düzeni ve güvenliği açısından tehdit oluşturduğundan ve geçimini meşru olmayan yoldan sağladığından söz edilemeyeceği, bu nedenlerle davacının 6458 sayılı kanunun 54.maddesinin 1.fıkrasının (ç) ve (d) bentleri uyarınca sınır dışı edilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gibi bu işleme dayalı olarak tesis edilen ikamet izninin iptaline dair işlemin de hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline yönelik İstanbul 1. İdare Mahkemesince verilen 31/01/2020 günlü ve E:2019/2684, K:2020/297 sayılı kararın; davalı idare tarafından hukuka aykırı olduğu iddialarıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İdare Mahkemelerince ilgililer hakkında sınır dışı edilmelerine yönelik işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda verilen kararların 6458 sayılı kanunun 53.maddesinin 3.fıkrası uyarınca kesin olması nedeniyle bu kararlara karşı Bölge İdare Mahkemelerine ya da Danıştay'a başvurulamayacağı, diğer yönden, mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek başvurunun usul ve esastan reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dokuzuncu İdare Dava Dairesince dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; Türkmenistan vatandaşı olan davacının, sınır dışı edilmesine ilişkin işlem ile bu işleme dayalı olarak kısa dönem ikamet izninin iptalleri istemiyle açılmış, ilk derece mahkemesince her iki işlemin de iptal edilmesine, sınır dışı işleminin iptali açısından kesin, diğer işlem açısından ise istinaf yolu açık olmak üzere karar verilmiş olup, davalı idare vekilince bu konuda bir ayrım yapılmaksızın kararın tamamının istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
İstinaf başvurusuna konu mahkeme kararının davacının sınırdışı edilmesine ilişkin işlem yönünden verilen dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı açısından yapılan istinaf incelemesi kapsamında;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ''İstinaf'' başlıklı 45.maddesinin 2.fıkrasında; istinafın temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu belirtilmiştir.
Aynı kanunun ''Temyiz'' incelemesi üzerine verilecek kararlar'' başlıklı 49.maddesinin 2.fıkrasında ise; ''görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksiklikler bulunması'' bozma nedenleri olarak belirlenmiş bulunmaktadır.
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun "Sınır dışı etme kararı" başlıklı 53. maddesinin 3. fıkrasında, yabancı veya yasal temsilcisi ya da avukatı tarafından, sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde idare mahkemesine başvurulabileceği, mahkemeye başvuran kişinin, sınır dışı etme kararını veren makama da başvurusunu bildireceği, mahkemeye yapılan başvuruların onbeş gün içinde sonuçlandırılacağı, Mahkemenin bu konuda vermiş olduğu kararın kesin olduğu hüküm altına alınmıştır.
Bu durumda, 6458 sayılı Kanun uyarınca tesis edilen sınır dışı etme işlemine karşı açılan davalarda idare mahkemelerince verilen kararların yukarıda belirtilen mevzuat uyarınca kesin olması nedeniyle, bu kararların istinaf kanun yoluyla incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
İstinaf başvurusuna konu mahkeme kararının, davacının kısa dönem ikamet izninin iptaline ilişkin işlem yönünden verilen iptal kararı yönünden incelemeye gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ''İstinaf'' başlıklı 45. maddesinin 2. fıkrasında; istinafın temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu belirtilmiş, anılan maddenin 3. fıkrasında ise, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, kararda maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise, gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği hükme bağlanmıştır.
Aynı kanunun ''Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar'' başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında ise; ''görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksiklikler bulunması'' bozma nedenleri olarak belirlenmiş bulunmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; Türkmenistan vatandaşı olan davacının, istinaf yoluyla kaldırılması istenilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun, kısa dönem ikamet izinin iptaline yönelik kısmı açısından, işlemin dayanağı olan sınır dışı edilmeye dair işlemin kesin kararla iptal edilmesi karşısında kanunda sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından ve dilekçede ileri sürülen iddialar da sözkonusu kararın bu kısımlarının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden davalı idarenin bu bölümlere yönelik istinaf başvurusunun reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; davalı idarenin istinaf başvurusunun; ilk derece mahkemesinin davacının sınır dışı edilmesine ilişkin işlemin iptaline yönelik kısmı açısından, kararın bu kısmının kesin olmasından dolayı incelenmeksizin reddine, istinaf başvurusunun kısa dönem ikamet izninin iptaline yönelik işlemin iptaline dair kısmı yönünden ise, kaldırma nedenleri bulunmadığından esastan reddine, aşağıda dökümü gösterilen kanun yolu aşamasına ait yargılama giderlerinin istinaf yoluna başvuran davalı idare üzerinde bırakılmasına, tahsil edilen tebligat avansından artan kısmın mahkemesince davalı idareye resen iadesine, kararın taraflara tebliği amacıyla dosyanın mahkemesine gönderilmesine, temyiz yolu kapalı olmak üzere kesin olarak, 08.07.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)