İSTEMİN ÖZETİ: İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü emrinde …… olarak görev yapan davacının, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunun 8/3-c-5 maddesi uyarınca "11-15 günlüğe kadar aylıktan kesme" cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, geçmiş hizmetleri olumlu olduğundan aynı Kanunun 7/2'nci maddesi uygulanarak bir alt ceza olan "kınama" cezası ile tecziyesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulunun 10.01.2019 tarih ve 2019/9 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; dava konusu işlemin iptaline yönelik İstanbul 5. İdare Mahkemesinin 07/10/2019 tarih ve E:2019/938, K:2019/2013 sayılı kararının; davacının disiplin yönünden muhakkik olarak görevlendirildiği soruşturmayı süresi içerisinde tamamlamadığının incelenen evraklar ve kendi beyanları ile sabit olduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, haksız yere açılan davanın reddi gerektiği iddialarıyla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdare Dava Dairesince, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü emrinde …….olarak görev yapan davacının, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunun 8/3-c-5 maddesi uyarınca "11-15 günlüğe kadar aylıktan kesme" cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, geçmiş hizmetleri olumlu olduğundan aynı Kanunun 7/2'nci maddesi uygulanarak bir alt ceza olan "kınama" cezası ile tecziyesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulunun 10.01.2019 tarih ve 2019/9 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; "...İl Emniyet Müdürlüğünce verilen 05/03/2018 tarihli Olurla davacı hakkında disiplin soruşturmasına başlanıldığı göz önüne alındığında, iddia konusu fiilin en geç 22/01/2016 tarihli İstanbul Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün yazısında da davacıya tebliğ edildiği üzere, disiplin yönünden yapılması gereken soruşturma işlemi ise, suç tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmasına 3 aydan fazla süre varsa soruşturma dosyasının, teslim tarihinden itibaren 3 ay içerisinde tamamlaması gerekeceğinden, dosyanın davacıya teslim edilmesi üzerine davacı tarafından 15.02.2016 tarihinde ön incelemeye başlanıldığı ve 29.02.2016 tarihinde ön inceleme raporunun düzenlenerek ilgili birime sunulduğu, ancak dosyanın teslim edildiği tarihten itibaren öngörülen 3 ayın geçtiği ve disiplin yönünden herhangi bir araştırma veya soruşturma raporunun davacı tarafından düzenlenmediği sabit olmasına rağmen, bu sürelerin sonunda davacı hakkında kanunun öngördüğü disiplin prosedürü izlenerek işlem tesis edilmesi gerekirken, davalı idarece Personel Bilgi Sistemi kayıtlarının araştırılması sonucunda davacının muhakkik olarak görevlendirildiği olayda disiplin yönünden tahkikatin devam ettiğinden bahisle alınan 05/03/2018 tarihli soruşturma olurunun mevzuatın yukarıda belirtilen bir aylık zamanaşımı süresinden çok sonra olduğu, dolayısıyla zamanaşımı süresi geçtikten sonra başlatılan soruşturma kapsamında verilen cezada zamanaşımı sebebiyle hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunun 8/3-c/5 maddesinde; "Denetleme ve soruşturmaları uzatmak, denetleme raporları ve soruşturma raporlarını süresinde ilgili yerlere vermemek veya göndermemek ya da kabul edilebilir bir neden olmadan soruşturmayı eksik bırakmak" eylemi onbir ila onbeş günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış, aynı Kanunun 7.maddesinin 2.fıkrasında; "Kurumda geçmiş hizmetleri sırasında çalışmaları olumlu bulunan ve iyi veya çok iyi derecede değerlendirme puanı alan personel için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir." hükmüne, "Zamanaşımı" başlıklı 29. maddesinde de; "Bu Kanunda sayılan fiilleri işleyenler hakkında bu fiillerin işlendiğinin disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarihten itibaren;
a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kısa ve uzun süreli durdurma cezalarında bir ay içinde,
b) Meslekten çıkarma cezası ve Devlet memurluğundan çıkarma cezasında altı ay içinde,
disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Disiplin cezasını gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği, zincirleme suçlarda ise son suçun işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar." düzenlemesine yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü emrinde …… olarak görev yapmakta iken "Hukuk İşleri ve Soruşturma Şube Müdürlüğünün Emniyet Genel Müdürlüğü Personel Bilgi Sistemi kayıtları üzerinde geçmişe dönük olarak yapılan tetkiklerde muhakkik olarak atandığı dosyayı zamanında bitirip teslim etmediği" iddiasıyla hakkında İl Emniyet Müdürlüğünün 05.03.2018 tarihli olur'una istinaden başlatılan disiplin soruşturması sonucu düzenlenen 23.05.2018 tarih ve bila sayılı soruşturma raporunda, "davacının N.Ö. isimli bir şahsın 20.11.2015 tarihinde BİMER'e göndermiş olduğu elektronik postada belirtmiş olduğu çeşitli iddialarla ilgili olarak Valilik Makamının 22/01/2016 tarihli olur'u ile 'adli yönden' 4483 sayılı Devlet Memurları ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkındaki Kanun hükümlerine göre ön inceleme ve 'disiplin yönünden' araştırma, gerekiyorsa soruşturma yapmak üzere muhakkik olarak görevlendirildiği, davacının söz konusu olaya ilişkin olarak ön inceleme dosyasını teslim ettiği, ancak Emniyet Genel Müdürlüğü Personel Bilgi Sistemi kayıtları üzerinde geçmişe dönük olarak Hukuk İşleri ve Soruşturma Şube Müdürlüğünce yapılan tetkiklerde disiplin yönünden dosyayı tamamlayıp teslim etmediği" belirtildikten sonra suç tarihinin 20.11.2015 olması nedeniyle ceza verme yetkisinin zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle ceza tayinine mahal olmadığı kanaatine varıldığı, Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulunun 10.01.2019 tarih ve 2019/9 sayılı kararı ile davacı hakkında isnat edilen suçlamanın sübuta erdiği ve eyleminin "Denetleme ve soruşturmaları uzatmak, denetleme raporları ve soruşturma raporlarını süresinde ilgili yerlere vermemek veya göndermemek ya da kabul edilebilir bir neden olmadan soruşturmayı eksik bırakmak" fiili kapsamında olduğundan bahisle 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunun 8/3-c/5 maddesi uyarınca ve bir alt cezanın tatbiki suretiyle "kınama" cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezanın karşılığı olarak (2) ceza puanının özlük dosyasına işlenmesine karar verilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Doktrinde ve yargı içtihadlarında hareket ile meydana gelen hukuka aykırı sonucun birden sona ermeyip zaman içinde devam ettiği suçlar, mütemadi (kesintisiz) suç olarak adlandırılır. Mütemadi suçlarda; ani suçtan farklı olarak hareketin icrası devam ettiği sürece suç da işlenmeye devam etmektedir. Suçun belli bir zaman diliminde devam etmesinin doğal sonucu olarak, suçun işlenme yeri, işlenme zamanı, zamanaşımı süresinin başlaması gibi konular önem arz etmektedir.
Fiilin icrasının bir süre devam ettiği mütemadi suçlarda, hukuka aykırı durumun sona erdiği yani kesintinin gerçekleştiği anda suç işlenmiş sayılır ve zamanaşımı süresi de kesintinin gerçekleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Kesinti gerçekleşmemiş ise zamanaşımı süresi henüz işlemeye başlamaz.
Uyuşmazlıkta, davacının N.Ö. isimli şahsın 20.11.2015 tarihli BİMER şikayetinde yer verdiği iddialarla ilgili olarak 4483 sayılı Kanun kapsamında ön inceleme ve disiplin yönünden soruşturma yapmak üzere 22.01.2016 tarihli Valilik olur'u ile muhakkik olarak görevlendirildiği, aynı tarihli İl Emniyet Müdürlüğü yazısı ile de adli yönden 30 günlük süre içerisinde ön inceleme yapılması, disiplin yönünden ise, yapılması gereken araştırma işlemi ise araştırma raporunun teslim tarihinden itibaren 20 gün içerisinde, yapılması gereken soruşturma işlemi ise, suç tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmasına 3 aydan fazla süre varsa soruşturma dosyasının teslim tarihinden itibaren 3 ay içerisinde tamamlaması, ancak suç tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmasına 3 aydan daha az bir süre kalmış ise bu durumda 3 aylık sürenin dolması beklenilmeksizin dosyanın teslim edilmesi gerektiğinin davacıya bildirildiği, davacı tarafından anılan ön inceleme ve soruşturma olur'una istinaden yapılan inceleme sonucunda olaya ilişkin ön inceleme tahkikat dosyasının 29.02.2016 tarihinde hazırlanarak Hukuk İşleri ve Soruşturma Şube Müdürlüğüne gönderildiği, ancak disiplin yönünden tahkikatın tamamlanarak soruşturma dosyasının teslim edilmediğinin tespiti üzerine 05/03/2018 tarihli olur'a istinaden davacı hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı görülmektedir.
Bakılan davada, disiplin soruşturmasına konu "denetleme ve soruşturmaları uzatmak, denetleme raporları ve soruşturma raporlarını süresinde ilgili yerlere vermemek veya göndermemek ya da kabul edilebilir bir neden olmadan soruşturmayı eksik bırakmak" fiilinin süregelen bir eylem niteliğinde olduğu, bu tarz eylemlerde, fiilin işlenme tarihi olarak kesintinin gerçekleştiği tarihin esas alınması gerektiği, somut olayda da soruşturmacı olarak tayin edilen davacı tarafından soruşturmanın tamamlaması için öngörülen süre içerisinde hazırlanacak raporun ilgili yerlere verilmediği tarih itibariyle eylemin işlenmeye başlandığı ve soruşturmanın tamamlanıp hazırlanacak raporun ilgili yerlere teslimi gerçekleşmediği sürece işlenmeye devam ettiğinin kabulü gerekeceğinden, disiplin cezasına konu fiilin işlendiği tarihin 22.01.2016 tarihinden itibaren başlayan 3 aylık sürenin sonunda tamamlandığı kabul edilerek 05.03.2018 tarihli olur'a istinaden başlatılan disiplin soruşturmasının zamanaşımına uğradığından söz edilemeyeceği açıktır.
Bu durumda, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü emrinde ……. olarak görev yapan ve 20.11.2015 tarihli BİMER şikayetinde belirtilen hususlarla ilgili olarak 22.01.2016 tarihli Valilik olur'u ile adli ve idari yönden ön inceleme ve soruşturma yapmak üzere görevlendirilen davacı tarafından, 29.02.2016 tarihinde ön inceleme raporu tanzim edilerek ilgili birime teslim edilmesine rağmen disiplin yönünden tahkikatın tamamlanmadığının bahisle 07.02.2018 tarihli yazı ile "disiplin tahkikat dosyasının ilgili birime gönderilip gönderilmediği, gönderilmiş ise dosyanın gönderildiğine dair teslim tutanağının örneğinin" istenildiği, davacı tarafından disiplin soruşturmasına ilişkin olarak herhangi bir incelemenin yapılmadığının ve Personel Bilgi Sistemi kayıtlarında ilgili hakkında "tahkikatın devam ettiği" kaydı olduğunun tespiti üzerine de bu tarihten itibaren "bir aylık soruşturmaya başlama zamanaşımı süresi" içinde olmak kaydıyla 05.03.2018 tarihli İl Emniyet Müdürlüğü olur'u ile davacı hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı anlaşıldığından, İdare Mahkemesince uyuşmazlığın esasının incelenerek bir karar verilmesi gerekirken ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle işlemin iptali yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Diğer taraftan, İdare Mahkemesince davacının üzerine atılı bulunan fiili (7068 sayılı Kanunun 8/3-c/5 maddesinde belirtilen) işleyip işlemediği hususunda herhangi bir hukuki irdelemede bulunulmadığı, bir diğer ifadeyle işin esasına dair olay irdelenmek suretiyle tarafların haklılık durumuna dair bir değerlendirme yapılmadığı görülmekte olup, uyuşmazlığın esasının ilk derece mahkemesi olan İdare Mahkemesince sonuçlandırılması gerektiği, ancak bu aşamadan sonra istinaf kanun yoluna tekrar başvurulması halinde istinaf mercinin görevinin yeniden başlayacağı, aksi düşüncenin istinaf talebini inceleyen mercinin ilk derece mahkemesi olarak İdare Mahkemesinin yerine geçmesi sonucunu doğuracağı, bu durumun ise tabii hakim ilkesine ve iki dereceli yargılama usulüne aykırı olacağı anlaşıldığından, istinaf başvurusuna konu kararın kaldırılarak işin esası hakkında işbu kararda belirtilen hususlar doğrultusunda inceleme yapıldıktan sonra yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, istinaf talebinin kabulüne, İstanbul 5. İdare Mahkemesinin 07/10/2019 tarih ve E:2019/938, K:2019/2013 sayılı kararının kaldırılmasına, dava dosyasının yeniden bir karar verilmek üzere Mahkemesine iadesine, Mahkemece yapılacak yargılama sonucunda verilecek karar ile yargılama giderleri hakkında da hüküm kurulacağından bu konuda ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45/5. maddesi uyarınca kesin olarak, 24/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)