(6183 S. K. m. 55, 58) (213 S. K. m. 10)
BAŞVURUNUN KONUSU: Davacı adına düzenlenen 02.04.2019 tarih ve 20190402660is0000001 Sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada; A. Otomotiv Tic. Ltd. Şti. hakkında yapılan tarhiyatlara karşı açılan davada İstanbul 11.Vergi Mahkemesi'nin 17/10/2018 tarihli ret kararının İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Birinci Vergi Dava Dairesi'nin E:2019/65 K:2019/25 Sayılı kararı ile; A. Otomotiv Tic. Ltd. Şti.'nin ticaret sicil kaydının İstanbul 11. Vergi Mahkemesi'ne dava açıldıktan sonra silindiğinin 03/09/2018 tarihinde tescil edilip buna ilişkin ilanın 07/09/2018 tarih ve 9655 Sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı, davacı şirketin dava devam ederken tüzel kişiliğini yitirdiğinden bahisle davacı tarafın istinaf başvurusunu kabul ederek Mahkeme kararını kaldırdığı, bunun üzerine İstanbul 11.Vergi Mahkemesi'nin 27/03/2019 tarih ve E:2019/620 K:2019/715 Sayılı kararı ile işlemden kaldırma kararı verildiği, bu nedenle de davacı hakkında düzenlenen iki numaralı ihbarnamelerin kesinleşmesinden söz edilemeyeceği, kesinleşmeyen amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar veren İstanbul 5. Vergi Mahkemesi'nin 04/10/2019 tarih ve E:2019/986, K:2019/1860 Sayılı kararına davalı idare tarafından istinaf başvurusunda bulunularak; kararın hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma dilekçesi verilmemiştir.
Karar veren İstanbul Altıncı Vergi Dava Dairesi'nce dosyadaki belgeler incelenip davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu hakkında işin gereği görüşüldü:
KARAR: Dava; davacı adına düzenlenen 02.04.2019 tarih ve 20190402660is0000001 Sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle açılmıştır.
6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı belirtilmiş, 58. maddesinde de, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği ya da zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde itirazda bulunabileceği bildirilmiştir.
213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinin 5. fıkrasında; "Tasfiye edilerek tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmiş olan mükelleflerin tasfiye öncesi ve tasfiye dönemlerine ilişkin her türlü vergi tarhıyatı ve ceza kesme işlemi, müteselsilen sorumlu olmak üzere; tasfiye öncesi dönemler için kanuni temsilcilerden, tasfiye dönemi için ise tasfiye memurlarından herhangi biri adına yapılır. Limited şirket ortakları, tasfiye öncesi dönemlerle ilgili bu kapsamda doğacak amme alacaklarından şirkete koydukları sermaye hisseleri oranında sorumlu olurlar. Şu kadar ki, bu fıkra uyarınca tasfiye memurlarının sorumluluğu, tasfiye sonucu dağıtılan tutarla sınırlıdır." hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, asıl borçlu şirketin 26.12.2017 tarih, 9481 Sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanan ilan ile 14.12.2017 tarihinde tasfiye sürecine girdiği ve davacının da tasfiye memurluğuna atandığı, davacı şirket hakkında yapılan vergi incelemesi sonucu şirket adına 05.12.2017 tarih, 30-32 numaralı ihbarnamelerle 2012/11 ve 12 dönemlerine ilişkin olarak salınan vergi zıyaı cezalı özel tüketim vergisi tarhiyatlarına karşı İstanbul 11. Vergi Mahkemesi'nin 2018/73 esasında dava açıldığı, dava devam ederken 07.09.2018 tarih, 9655 Sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanan ilan ile şirketin tasfiyesi sonuçlandırılarak tüzel kişiliğinin sona erdirildiği, anılan Mahkemece 17.10.2018 tarihinde verilen 2018/2770 Sayılı karar ile davanın reddi üzerine, Mahkeme kararına istinaden düzenlenmesi zorunlu 2 numaralı ihbarnamelerin, dava devam ederken davacı şirketin tasfiyesi sonuçlandığı için 07.12.2018 tarihinde şirketin tek ortağı, kanuni temsilcisi ve tasfiye memuru olan davacı adına düzenlendiği ve 15.12.2018 tarihinde davacıya tebliğine rağmen dava açılmadığı ve hiçbir ödemede bulunulmadığından bahisle, amme alacağının davacıdan tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Olayda, dava konusu ödeme emri içeriği amme alacaklarına ilişkin olarak şirket adına açılan davalar devam ederken şirketin tasfiyesi sonuçlandırılarak tüzel kişiliğinin sona erdirildiği, bu nedenle Mahkeme kararlarına uygun olarak düzenlenmesi zorunlu olan 2 numaralı ihbarnamelerin, şirketin tek ortağı, müdürü ve tasfiye memuru olan davacı adına düzenlendiği ve usulüne uygun olarak tebliğ edilerek borcun kesinleştiği, cezalı tarhıyatlara karşı açılan davanın devamı sırasında tüzel kişiliği sona eren ve borcunu karşılayacak bir malvarlığına rastlanılamayan şirket adına tarh edilen amme alacaklarının, tahsil zamanaşımı süresi içinde, ilgili dönemlerde şirketin kanuni temsilcisi ve tasfiye memuru olan davacıdan tahsili için düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; davalı idare istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 5. Vergi Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 04/10/2019 tarih ve E:2019/986, K:2019/1860 Sayılı kararının KALDIRILMASINA, davanın REDDİNE, davacı tarafından yapıldığı anlaşılan ve aşağıda dökümü gösterilen 134,60.-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasında davalı idare tarafından yapılan 30,00.-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.890,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, davacıdan 54,40.-TL maktu karar harcının alınmasına, tahsil edilen posta avansından artan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliğine, 2577 Sayılı Kanun'un 46. maddesinin ( b ) bendi uyarınca kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 30.06.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)