(2577 S. K. m. 45, 49) (213 S. K. m. 3, 30, 134) (3065 S. K. m. 29, 34)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacının 2016 yılı KDV beyanlarının, sahte faturaya isabet eden KDV tutarlarının reddedilmesi sonucu düzeltilmesi neticesinde değişen KDV'ye göre 2016 hesap dönemine ilişkin işlemlerinin katma değer vergisi yönünden sınırlı olarak incelenmesi sonucu düzenlenen 06/02/2018 tarih ve 2018-A-4643/8 sayılı vergi inceleme raporunda 2016/1,2,3 dönemleri için cezalı tarhiyat önerildiği ve 2016/Mart dönemi devreden KDV'nin 0,00 TL olarak düzeltilmesi gerektiğinin belirtildiği, 2016 yılının sonraki dönemleri için ise 07.02.2018 tarih ve 2018-A-4643/9 sayılı vergi inceleme raporunun düzenlendiği, davacı mükellefin uyuşmazlık konusu 2016 yılı faturalarını KDV indiriminde kullandığı, ....... Demir Çelik İnş. Ltd. Şti., ....... Çelik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti., ....... Demir Çelik İnşaat Plastik ve Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti. ve ....... Çelik İnşaat San. Tic. Ltd. Şti.nin, sahte fatura ticareti yaptığına dair hakkında vergi tekniği raporu bulunduğu, 2016/Mart dönemi devreden KDV'nin sıfır olarak dikkate alınması ve anılan şirketlerin düzenlendiği faturalardaki KDV'lerin reddi suretiyle ilgili dönemler KDV beyannamelerinin yeniden düzenlenerek re'sen tarh edilmesi gereken KDV farkının tespit edilmesi neticesinde 2016/4,5,6,7,8,9,10,11 ve 12 dönemlerine ilişkin olarak tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarının iptali istemiyle açılan davanın reddine karar veren Kocaeli 1. Vergi Mahkemesi'nin 08/01/2020 tarih ve E:2018/467, K:2020/6 sayılı kararının hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İstanbul Üçüncü Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
İstinaf başvurusu, davacı şirket adına 2016/4,5,6,7,8,9,10,11 ve 12 dönemlerine ilişkin olarak resen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin iptali istemiyle açılan davanın reddine karar veren Vergi mahkemesi kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. ve 49. maddelerinde; “Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi ve usul hükümlerine uyulmamış olması” kararın kaldırılması nedenleri olarak belirlenmiştir.
Dosyadaki belgelerin incelenmesinden; istinafa konu kararın ....... Demir Çelik İnş. Ltd. Şti.'den alınan faturalardan kaynaklanan cezalı tarhiyat ilişkin kısmı ile yine bu faturalara isabet eden devreden KDV tutarına ilişkin kısımlarında 2577 sayılı Yasa’nın 45. ve 49. maddelerinde sayılan kaldırılma nedenlerinin bulunmadığı ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddialarında kararın anılan kısımlarının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte olmadığı sonucuna varılmıştır.
İstinaf başvurusuna konu kararın ....... Çelik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti., ....... Demir Çelik İnşaat Plastik ve Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti.' ve ....... Çelik İnşaat San. Tic. Ltd. Şti.'den alınan faturalardan kaynaklanan cezalı tarhiyata ilişkin kısmı ile yine bu firmalardan alınan faturalardan kaynaklanan devreden KDV tutarının azaltılmasına yönelik kısmına gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun, 3’üncü maddesinde vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu belirtilmiş, 134’üncü maddesinde vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı Yasanın, 30. maddesinde, re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde, takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tarif edilmiş, inceleme raporunda bu maddeye göre belirlenen matrah veya matrah farkının re’sen takdir olunmuş sayılacağı belirtildikten sonra 2. fıkrasının 4. bendinde defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması, 6. bendinde de tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması re’sen takdir nedeni olarak sayılmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29. maddesinin 1/a bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri, aynı Kanun'un 34. maddesinin 1. bendinde; yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait katma değer vergisinin alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinde ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedilmesi şartıyla indirilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan düzenlemeler uyarınca re'sen katma değer vergisi tarhiyatı yapılabilmesi için, kullanılan faturaların gerçek mal alış ve hizmet ifalarına dayanmadığı, alış faturalarına konu katma değer vergisinin ödenmediği ve yüklenilmediği hususunun vergi idarelerince yapılacak yeterli araştırma, inceleme ve karşıt vergi incelemelerine dayalı olarak delil serbestisi içinde elde edilecek hukuken geçerli her türlü delilden yararlanılarak saptanıp ortaya konulması gerekmektedir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun, 3’üncü maddesinde vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu belirtilmiş, 134’üncü maddesinde vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı Yasanın, 30. maddesinde, re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde, takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tarif edilmiş, inceleme raporunda bu maddeye göre belirlenen matrah veya matrah farkının re’sen takdir olunmuş sayılacağı belirtildikten sonra 2. fıkrasının 4. bendinde defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması, 6. bendinde de tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması re’sen takdir nedeni olarak sayılmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29. maddesinin 1/a bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri, aynı Kanun'un 34. maddesinin 1. bendinde; yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait katma değer vergisinin alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinde ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedilmesi şartıyla indirilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan düzenlemeler uyarınca re'sen katma değer vergisi tarhiyatı yapılabilmesi için, kullanılan faturaların gerçek mal alış ve hizmet ifalarına dayanmadığı, alış faturalarına konu katma değer vergisinin ödenmediği ve yüklenilmediği hususunun vergi idarelerince yapılacak yeterli araştırma, inceleme ve karşıt vergi incelemelerine dayalı olarak delil serbestisi içinde elde edilecek hukuken geçerli her türlü delilden yararlanılarak saptanıp ortaya konulması gerekmektedir.
Davacıya fatura düzenleyen ....... Çelik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen 05/07/2017 tarih ve 2017-A-1694/13 sayılı vergi tekniği raporunun incelenmesinden; mükellefin "pik demir ve manganezli dökme demir üretimi" faaliyeti ile iştigal etmek üzere mükellefiyet tesis ettirdiği ancak mükellefiyetinin 30/06/2016 tarihinde re'sen terkin ettirildiği, defter belge isteme yazısının mükellef temsilcisine tebliğ edilmesine rağmen kanuni süresi içerisinde defter ve belgelerin ibraz edilmediği; 2016 yılı kurumlar vergisi, kurum geçici vergisi ve muhtasar beyannamelerini vermediği; mükellefin gerçek bir faaliyette bulunduğunu göstermek ve yapılan sahteciliği önlemek amacıyla KDV beyannamelerini verdiği, ancak yüksek vergi mahsupları nedeniyle düşük tutarda ödenmesi gereken KDV beyan ettiği ve tahakkuk eden KDV'leri ödemediği; 2016 yılında mükellefin Ba formu ile toplam 25.790.795,00-TL tutarında mal/hizmet aldığını, Bs formu ile toplam 25.786.575,00-TL tutarında mal/hizmet sattığını bildirdiği; mükellefin 2016 yılında Ba formu ile alış beyan ettiği firmaların çoğu hakkında sahte belge düzenleme fiilinden dolayı vergi tekniği raporu bulunduğu ve/veya sahte belge düzenlemeden dolayı özel esaslara alındığı ve/veya sahte belge düzenlemeden dolayı incelemenin bulunduğu; mükellef kurumda çalıştığı bildirilen kişilerin mükellef kurumda çalışmadıklarını beyan ve ifade ettikleri; mükellef adresinde yapılan yoklamalarda iş yerinde ticari emtia veya makine bulunmadığı, sadece demirbaş olarak ofis malzemelerinin bulunduğunun tespit edildiği; mükellefin iş yerinin ofis olduğu ve mükellefin kurucusu …..'ın ortak ve şirket yetkilisi olduğu şirketten kiralandığı, …..'ın şirket ortaklığı ve müdürlüğünden ayrılmasına rağmen mükellef adına düzenlenen/verilen çekleri tahsil etmeye devam ettiği, sonuç olarak mükellefin 2016 yılında düzenlemiş olduğu faturaların sahte faturalar olduğu tespit ve değerlendirmelerine yer verildiği görülmektedir.
Davacıya fatura düzenleyen ....... Çelik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer verilen tespitlerin değerlendirilmesinden; her ne kadar şirketin birtakım vergisel yükümlülüklerini yerine getirmediği açık ise de; gerek 2015 yılında yapılan yoklamada adreste bulunmasına rağmen 2016 yılında şirket nezdinde yapılmış bir yoklamanın bulunmaması, gerek şirketin 2016 yılı Ba-Bs formlarının uyumlu olması, gerekse şirketin Ba-Bs formları ile şirketten mal/hizmet alan/satan firmaların Ba-Bs formlarının karşılaştırılmaması karşısında, mükellefin 2016 yılında sahte fatura düzenlediği yönünde yeterli tespitlerin bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, adı geçen mükelleften alınan faturalar nedeniyle yapılan dava konusu cezalı katma değer vergisi tarhiyatı ile söz konusu faturalardan kaynaklanan devreden KDV'nin azaltılması işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Davacı adına fatura düzenleyen ....... Demir Çelik İnş. Plastik ve Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti. hakkında düzenlenen 04/08/2017 tarih ve 2017-A-8281/21 sayılı vergi tekniği raporunun incelenmesinden; mükellefin "atık ve hurda ticareti (metal olanlar) (kağıt, cam, plastik vb. İkincil hammaddeler hariç) çimento, alçı, harç, kireç, mozaik vb. inşaat malzemeleri toptan ticareti" faaliyeti ile iştigal etmek üzere mükellefiyet tesis ettirdiği, 08.08.2015 tarihinde işe başladığı ancak mükellefiyetinin 30/04/2016 tarihinde re'sen terkin ettirildiği, defter belge isteme yazısının mükellef temsilcisine tebliğ edilmesine rağmen kanuni süresi içerisinde defter ve belgelerin ibraz edilmediği; 2015 ve 2016 yıllarında defter tasdik bilgilerinin bulunmadığı, mükellefin 2016 yılında mal /hizmet aldığını Ba bildiriminden beyan ettiği tutarın 12.730.986,00-TL iken, ilgili alışa karşılık mükellefe satış yapıldığı beyan edilen tutarın 4.465.786,00-TL olduğu, 2016 yılında mal//hizmet sattığını bildirdiği Bs bildiriminde beyan edilen tutar 12.776.651,00-TL iken, ilgili satışa karşılık mükellef kurumdan mal aldığı bildirilen tutarın 13.077.123,00-TL olduğu, mükellefin 2016 yılında Ba formu ile alış beyan ettiği firmaların çoğu hakkında sahte belge düzenleme fiilinden dolayı vergi tekniği raporu bulunduğu ve/veya sahte belge düzenlemeden dolayı özel esaslara alındığı; mükellefin VDK, BİS, MBR banka bilgilerinden yapılan sorgulamada herhangi bir banka hesap bilgisine ulaşılamadığı, çalışanı ve aracı olmadığı, 07/08/2015 tarihli yoklamada; (… adresinde) mükellefin faal olduğu, işyerinin 200 m2 olduğu, şubesinin, deposunun, çalışanının olmadığı, plastik hurda eritimi toptan ticaretine başladığı, demirbaş olarak bir adet ofis takımı ve bilgisayar, bir adet plastik kırma makinesi, bir adet plastik eritme makinesi, ayrıca küçük el aletleri, emtia olarak 2 palet paketli plastik hammaddesi ve yaklaşık 8 çuval hurda plastik olduğu, aynı adreste yapılan 17/05/2016 tarihli yoklamada; ilgili adreste mükellefin tanınmadığı ve herhangi bir faaliyetinin olmadığı, adreste halihazırda .... Teknik İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. nin şube adresi olarak faaliyette olduğu, 11/02/2016 tarihli yoklamada; (.... adresinde) mükellefin faal olduğu, şirket yetkilisi olmadığından gerekli tespitlerin yapılamadığı, aynı adreste yapılan 17/06/2016 tarihli yoklamada; işyerinin kapalı olduğu ve mükellefle ilgili muhatap bulunamadığı, 09.11.2016 tarihli yoklamada; mükellefin ve herhangi bir çalışanın olmadığı, 08/12/2016 tarihli yoklamada; adresin kapalı olduğu, sonuç olarak mükellefin kuruluş tarihi olan 06.08.2015 tarihinden itibaren düzenlemiş olduğu faturaların sahte faturalar olduğu tespit ve değerlendirmelerine yer verildiği görülmektedir.
Davacıya fatura düzenleyen ....... Demir Çelik İnş. Plastik ve Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ile yapılan tespitlerin değerlendirilmesinden, her ne kadar şirketin birtakım vergisel yükümlülüklerini yerine getirmediği açık ise de, 2016 yılında Ba-Bs formları ile bildirilen tutarlar arasında çok büyük miktarda uyumsuzluk bulunmaması, yapılan yoklamada iş yerinde faaliyetine yönelik bir takım araç gereç ve emtianın bulunması gibi hususlar göz önüne alındığında 2016 yılında düzenlediği tüm faturaların gerçek teslimlere dayanmadığının somut olarak ortaya konulmadığı ve mükellefin münhasıran sahte fatura düzenleyicisi olduğu yönünde somut ve hukuki olarak delil kabul edilebilecek nitelikte yeterli tespitin bulunmadığı anlaşıldığından, bu nedenle ....... Demir Çelik İnş. Plastik ve Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti.'den alınan faturalar nedeniyle yapılan dava konusu cezalı katma değer vergisi tarhiyatı ile söz konusu faturalardan kaynaklanan devreden KDV'nin azaltılması işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Davacı adına fatura düzenleyen....... Çelik İnş. Sanayi Ltd. Şti. hakkında düzenlenen 11/10/2017 tarih ve 2017-A-7575/34 sayılı vergi tekniği raporunun incelenmesinden; mükellefin Başakşehir/İST. adresinde, "sıcak haddelenmiş demir ve çelikten bar ve çubukların üretimi" faaliyeti ile iştigal etmek üzere 17.03.2016 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği ancak mükellefiyetinin 31/03/2017 tarihinde re'sen terkin ettirildiği, defter belge isteme yazısının, işyeri adresine gönderilmesine rağmen ulaşılamadığı, ve mükellef temsilcisinin son adreslerinde bulunamamalarından dolayı, tebliğ edilemediği ve kanuni süresi içerisinde defter ve belgelerin ibraz edilmediği, incelemenin tarh dosyası, GİB-İntranet sistemi ve diğer harici doneler üzerinden yapıldığı; hisselerinin tamamı …..'ya ait olmak üzere kuruluş ana sözleşmesi 17.03.2016 tarihinde tescil edildiği, 09.01.2017 tarihinde şirket hisselerinin tamamının ……'ya devredilmiştir. Gerek ……ve gerekse .......'nın ortak ve yönetici olduğu firmalar hakkında olumsuz tespitler yer aldığı, birbirlerinin şirketlerine fatura düzenledikleri, .......'nun kanuni temsilcisi durumunda bulunan şirketlerle mükellef kurumun alım-satım ilişkisi bulunan ve form Ba- form Bs ile bildirdikleri şirketlerin .......'nın %100 ortağı ve kanuni temsilcisi durumunda bulunduğu şirketlerin Ba ve Bs formlarında yer aldıkları tespit edildiği, 2016 hesap dönemine ilişkin yasal defter tasdik bilgileri olduğu, 2017 hesap dönemine ilişkin yasal defter tasdik bilgilerine rastlanmadığı, yapılan yoklamalarda; 24.03.2016 tarihli yoklamada; işyeri büyüklüğünün 200 m2 olduğu, kiralık olduğu, elektrik aboneliğinin başkası adına olduğu, çalışana rastlanmadığı, 1 adet demir testere makinesi, 3 adet vinç sistemi, 1 adet ofis takımı, muhtelif miktarda çelik bulunduğu hususları ....... nezdinde tespit edildiği, 26.12.2016 tarihli yoklamada; işyeri büyüklüğünün 200 m2 olduğu, kiralık olduğu, çalışana rastlanmadığı, 1 adet demir testere makinesi, 3 adet vinç sistemi, 1 adet ofis takımı, muhtelif miktarda çelik bulunduğu hususları şirket yetkilisinin olmadığı ve ....... nezdinde tespit edildiği, 08.03.2017 tarihli yoklamada; belirtilen adreste başka bir mükellefin faaliyette bulunduğu, mükellefin 31.12.2016 tarih itibarıyla ayrıldığı beyanlarına yer verildiği, 2016 ve 2017 hesap dönemlerinde kurumlar vergisi beyannamelerini vermediği; 2016/1, 2016/2, 2016/3 dönemlerine ilişkin geçici vergi beyannamesinin verildiği, sonrasında geçici vergi beyannamesinin verilmediği, 2016/03-12 dönemi KDV matrahının, 29.382.652,36-TL olduğu, 2017/01-03 dönemi KDV matrahının, 39.153.123,85-TL olduğu, KDV beyannamelerini verdiği, ancak yüksek vergi mahsupları nedeniyle düşük tutarda ödenmesi gereken KDV beyan ettiği ve tahakkuk eden KDV'leri ödemediği; Mart/2017 itibarıyla KDV beyannamesi vermediği ancak Nisan/2017'de ….. Elektrik A.Ş. mükelleften 230.187,00-TL alış yaptığını bildirdiği, aldığı faturaların yasal defterine kayıtlı olduğu, 2016 yılında vermiş olduğu muhtasar beyannamelerin tamamının kira ödemelerine ilişkin gelir vergisi stopajları olduğu, 2017 yılında herhangi bir muhtasar beyanname verilmediği, 2016 hesap dönemine ilişkin Ba formu ile 23 farklı mükelleften 466 belge karşılığı toplam 29.242.670,00-TL tutarında mal/hizmet aldığını, Bs formuyla 9 mükellefe 659 belge ile toplam 29.376.081,00-TL tutarında mal/hizmet sattığını bildirdiği; mükellefin 2016 yılında Ba formu ile alış beyan ettiği firmaların çoğu hakkında sahte belge düzenleme fiilinden dolayı vergi tekniği raporu bulunduğu ve/veya sahte belge düzenlemeden dolayı özel esaslara alındığı ve/veya sahte belge düzenlemeden dolayı incelemenin bulunduğu; 2017 hesap dönemine ilişkin Ba formu ile 17 farklı mükelleften 497 belge karşılığı toplam 39.586.178,00-TL tutarında mal/hizmet aldığını, Bs formuyla 17 mükellefe 174 belge ile toplam 39.148.218,00-TL tutarında mal/hizmet sattığını bildirdiği; mükellefin 2017 yılında Bs formu ile satış beyan ettiği firmaların çoğu hakkında sahte belge düzenleme fiilinden dolayı vergi tekniği raporu bulunduğu ve/veya sahte belge düzenlemeden dolayı özel esaslara alındığı ve/veya sahte belge düzenlemeden dolayı incelemenin bulunduğu; işçi çalıştırdığına dair herhangi bir bildirime rastlanmadığı, üzerine kayıtlı araç kaydı bulunmadığı, ödenmesi gereken toplam borcunun 84.643,94-TL olduğu, tespit ve değerlendirmelerine yer verildiği görülmektedir.
Davacıya fatura düzenleyen ....... Çelik İnş. Sanayi Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer verilen tespitlerin değerlendirilmesinden, mükellefin 2016 yılında Ba-Bs formları ile bildirilen tutarlar arasında çok büyük miktarda uyumsuzluk bulunmaması, yapılan yoklamada iş yerinde faaliyetine yönelik bir takım araç gereç ve emtianın bulunması gibi hususlar göz önüne alındığında düzenlediği tüm faturaların gerçek teslimlere dayanmadığının somut olarak ortaya konulmadığı ve mükellefin münhasıran sahte fatura düzenleyicisi olduğu yönünde somut ve hukuki olarak delil kabul edilebilecek nitelikte yeterli tespitin bulunmadığı anlaşıldığından, adı geçen mükelleften alınan faturalar nedeniyle yapılan dava konusu cezalı katma değer vergisi tarhiyatında da hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne kısmen reddine, Kocaeli 1. Vergi Mahkemesi'nin 08/01/2020 tarih ve E:2018/467, K:2020/6 sayılı kararının ....... Çelik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti., ....... Demir Çelik İnşaat Plastik ve Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti.' ve ....... Çelik İnşaat San. Tic. Ltd. Şti.'den alınan faturalardan kaynaklanan cezalı tarhiyata ilişkin kısmı ile bu faturalardan kaynaklanan devreden KDV tutarının azaltılmasına ilişkin kısmının kaldırılmasına ve davanın buna ait kısımları yönünden kabulüne, kalan kısımlara ilişkin davanın reddine, aşağıda dökümü yapılan 484,75 TL tutarındaki yargılama giderinin 360,00 TL'sinin davalı tarafından davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, davacı vekili lehine A.A.Ü.T uyarınca belirlenen 1.890,00 TL avukatlık ücretinin davalı tarafından davacıya ödenmesine, davalı vekili lehine A.A.Ü.T uyarınca belirlenen 2.450,00 TL avukatlık ücretinin davacı tarafından davalıya ödenmesine, davacıdan tahsil edilen 113,30 TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine, reddedilen tutar üzerinden 54,40 TL'den az olmamak üzere binde 4,55 oranında hesaplanacak nispi karar harcının davalı idarece davacıdan tahsiline, artan posta ücretinin kararın kesinleşmesinden sonra iadesine, kararın taraflara tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'da temyiz yolu açık olmak üzere 29.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)