İSTEMİN ÖZETİ: Ankara 6. İdare Mahkemesinin 23/01/2020 gün ve E:2019/566, K:2020/128 sayılı kararının istinafen incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesince 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava, Edirne İl Jandarma Komutanlığı emrinde J.Asb.Çvş olarak görev yapmakta iken, ''Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma'' suçundan mahkumiyeti nedeniyle Jandarma Genel Komutanlığı'ndan ilişiği kesilen davacı tarafından, ilişiğinin kesilmesi nedeniyle devlet tarafından yapılan masraflara karşılık olarak 29.263,29-TL öğrenim gideri borcu çıkarılmasına karşı yaptığı itirazın reddine ilişkin 17/01/2019 tarih ve 249051 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İdare mahkemesince; eksik yükümlülük için maliyet kaleminin hesaplanması yönteminde, davacının eğitim gördüğü 2012, 2013, 2014, 2015 ve 2016 yıllarındaki her bir yıl üzerinden günlük eğitim masrafının hesaplanarak bunun sonucunda çıkacak meblağ üzerinden asıl borç miktarının tahakkuk ettirilmesi yoluna gidilmesi gerekirken, 19/12/2018 tarih ve 5048016 sayılı noksan hizmet hesabı ve okul masrafı çizelgesinde belirtildiği üzere, çizelgenin hazırlandığı tarihteki günlük masraf değerleri üzerinden yapılan hesaplamada ve takibinde kanuni faizi ile birlikte toplam borç tutarının hesaplanmasında, davacının aleyhine tutar artışı olduğu ve bu durumun davacının mülkiyet hakkına aykırılık teşkil ettiği anlaşıldığından, bu şekilde yapılan hesaplama üzerinden belirlenen 29.263,29-TL öğrenim borcu çıkarılmasına ilişkin işlemde ve bu işleme karşı davacı tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin 17/01/2019 tarih ve 249051 sayılı işlemde hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmadığı Öte yandan; davacının eğitim aldığı tarihler baz alınmak suretiyle (2012, 2013, 2014, 2015, 2016 yıllarında her bir yıl için ayrı olmak üzere belirlenen günlük masraf birim fiyatları üzerinden), hesaplanacak tutar doğrultusunda davalı idarece yeniden bir işlem tesis edilebileceği de açık olduğu gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş olup, davalı idare tarafından davacının öğrenim gideri hesaplamalarının eğitim-öğretim gördüğü döneme ilişkin günlük masraf değerleri üzerinden yapıldığı, hal böyle iken mahkeme tarafından öğrenim gideri borç hesaplamasının, çizelgenin hazırlandığı tarihin esas alındığı kanaati ile davanın iptaline karar verilmesinde hukuki isabet bulunmadığı ileri sürülerek idare mahkemesi kararının kaldırılması istenilmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının 30/08/2014 tarihinde astsubaylığa nasbının gerçekleştiği, Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hazırlanan iddianame üzerine, Edirne 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki yargılaması neticesinde silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, davacının 2 yıl 1 ay süre ile mahkumiyetine karar verildiği, bunun üzerine 657 sayılı DMK'nın 48. maddesinde belirtilen şartları kaybettiğinden bahisle görevine son verilmesine ilişkin 19/10/2018 tarih ve 4110276 sayılı işlemin tesis edildiği, bahsi geçen göreve son verme işlemi üzerine; davacının mecburi hizmet süresini tamamlamadığından bahisle, 2803 sayılı Kanun kapsamındaki kalan hizmet süresinden eksik kalan kısım ile orantılı olmak üzere 29.263,29-TL öğrenim masrafı borcu çıkarıldığı, bu işleme karşı davacı tarafından gerçekleştirilen itiraz üzerine 17/01/2019 tarih ve 249051 sayılı işlemle itirazın reddedildiği, söz konusu işlemin iptali istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda davacının 30.08.2014 tarihinde ilk rütbesine naspedildiği 19.10.2018 tarihinde ilişiğinin kesildiği 17.08.2012 tarih 18823 yevmiye nolu yükleme senedi ile taahhütte bulunan ve yükümlülük süresini tamamlamayan davacı hakkında 2803 sayılı Jandarma Teşkilat Görevi ve Yetkileri Kanununun Geçici 9. Maddesinin "mecburi hizmetle yükümlü olduğu süre içinde, istifa eden veya ilişiğinin kesilmesini gerektiren bir suç işleyen ya da sağlık sebebi hariç başka herhangi bir sebeple ayrılan subay ve astsubayların, Jandarma Genel Komutanlığı tarafından belirlenen öğrenci, subay ve astsubay naspedildikten sonra kendilerine yapılan öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarını yükümlülük sürelerinin eksik kalan kısmı ile orantılı olarak öderler" hükmü uyarınca, Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin Öğrenim, Eğitim ve Yetiştirme Masraflarının Tespitine Dair Yönetmelik esaslarına göre yükümlülük sürelerinin eksik kalan kısmı ile orantılı olarak kanuni faizi ile birlikte tazminat olarak ödemeleri gerektiği gerekçesiyle işlem tesis edildiği açıktır.
Askeri Okullara Alınan Öğrenciler ile Silahlı Kuvvetler Hesabına Fakülte ve Yüksek Okullarda Okuyan Öğrenciler için Yüklenme Senedi Düzenlenmesine ve Bu Okullardan Çeşitli Sebeplerle Ayrılacak Öğrencilere veya Kefillerine Ödettirilecek Tazminata Dair Yönetmeliğin 4.maddesinde "Askeri Okullara girme hakkını elde eden her öğrenci ile Silahlı Kuvvetler hesabına fakülte ve yüksekokullarda okuyan öğrenciler için ÖRNEK-1'deki yüklenme ve kefalet senetleri düzenlenir ve kefalet senedinde belirtilecek miktar ÖRNEK-2'deki giderler dikkate alınarak tesbit edilir..." düzenlemesine yer verilmiş, Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin Öğrenim, Eğitim ve Yetiştirme Masraflarının Tespitine Dair Yönetmeliğin 5/a maddesinde de Öğrencilik dönemine ait yetiştirme masraflarının 3 Eylül 1985 tarihli ve 18857 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Askerî Okullara Alınan Öğrenciler ile Silahlı Kuvvetler Hesabına Fakülte ve Yüksek Okullarda Okuyan Öğrenciler İçin Yüklenme Senedi Düzenlenmesine ve Bu Okullardan Çeşitli Sebeplerle Ayrılacak Öğrencilere veya Kefillerine Ödettirilecek Tazminata Dair Yönetmelik hükümleri uygulanarak hesap edileceği belirtilmiştir.
Bu duruma göre, taahhüt ve yüklenme senedinin davacı tarafından tek taraflı olarak imzalanarak idareye karşı taahhütte bulunulması karşısında, uyuşmazlığın bahse konu yüklenme senedinden kaynaklandığından, ortada hak ve yükümlülükleri içeren bir sözleşme olduğundan davacıya borç çıkarılmasına yaptığı itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Benzer bir olayda Uyuşmazlık Mahkemesinin 07.02.2011 tarih ve E.2010/105, K.2011/13 sayılı kararı da aynı yöndedir.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulü ile istinafa konu idare mahkemesi kararının kaldırılmasına; dava dosyasının 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine; mahkemesince yeniden bir karar verileceğinden bu aşamada yargılama giderleri yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına 17/06/2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)