İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, İstanbul İli, Adalar İlçesi, Kınalıada, ... Mahallesi, ... mevkii, 13 pafta, 139 ada, 11 parselde bulunan 658 m² taşınmazın, 348/2400 hissesinin 6292 sayılı Kanun kapsamında bedelsiz olarak devredilmesi istemiyle 24.05.2012 tarihinde yaptığı başvuruya cevap verilmemesi üzerine, bu başvuru ilgi tutularak söz konusu başvurunun akıbetinin sorulmasına ve taşınmazın ...'a satışının yapılmamasına ilişkin 08.02.2018 kayıt tarihli başvuru üzerine tesis edilen ve 2012 yılında yapılan başvuru ile ilgili olarak incelemelerin devam ettiği, sonucundan ayrıca bilgi verileceğini belirten Kadıköy Milli Emlak Müdürlüğü’nün 03.05.2018 gün ve 74793 sayılı işleminin taşınmazın bedelsiz satışı talebinin reddine ilişkin kısmının iptali istemiyle açılan davada; uyuşmazlıkta, davacıya ait tapu kaydı bulunduğu, 56 nolu Komisyon'un 24.11.1988 tarihli tutanağı ve 8 nolu Orman Kadastro Komisyon'un 04.10.1984 tarihli 13 nolu tutanağında taşınmazın Hazine adına orman sınırları dışarısına çıkartılmasına karar verildiği, Komisyon kararlarının yok hükmünde olduğuna ilişkin bir Mahkeme kararının bulunmadığı, Maliye Hazinesi tarafından, taşınmaza ilişkin olarak açılan tapu iptali ve tescil davasında Adalar Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 24.12.2003 tarih ve E:2002/163, K:2003/161 sayılı kararı ile; "Hazine lehine orman sınırı dışına çıkarılmakla tapu kaydının iptali ve Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline" karar verildiği, taşınmazın 16.12.2008 tarih ve 3734 yevmiye ile ... adına kayıtlı iken Mahkeme kararı ile Hazine adına tescil edildiği, tapuda her ne kadar tescil sebebiyle "satış (şufa gibi)" yazsa da, tescil sebebinin taşınmazın Hazine lehinde orman sınırları dışına çıkartılması olduğu, taşınmazın, dosyada yer verilen Danıştay Sekizinci Dairesi'nin kararında bedelsiz iadenin ikinci durumu olarak belirtilen "hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle Hazine tarafından açılan davalar sonucunda tapuları iptal edilen ve 2/A veya 2/B niteliğinde Hazine adına tescil edilen taşınmazlar" kapsamında olduğu anlaşılmakla, davacının 24.05.2012 tarihli başvurusunun, taşınmazın 6292 sayılı Yasa'nın 7.maddesi uyarınca bedelsiz iadesi talebine ilişkin kısmının reddi mahiyetteki, "incelemelerin devam ettiği ve incelemenin sonucundan ayrıca bilgi verileceğini" belirten Kadıköy Milli Emlak Müdürlüğü’nün işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin İstanbul 10. İdare Mahkemesi'nce verilen 19/03/2020 tarih ve E:2019/705, K:2020/440 sayılı kararın, davalı idare tarafından; davacının 24.05.2012 tarih ve 1766 sayılı iade başvuru dilekçesi ile 08.02.2018 tarih ve 95714 sayılı dilekçesine 17.01.2019 tarih ve 75047 sayılı yazıları ile cevap verilmiş olması nedeniyle, bu yönüyle davanın konusunun kalmadığı, davacının bir kısım talepleri yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerektiği, idari yargı yetkisinin idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, idare mahkemelerinin yürütme görevini kanunlarda gösterilen şekilde yerine getirilmesini kısıtlayacak idari işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremeyecekleri, taşınmaz üzerinde işgali bulunan şahıslar adına ecrimisil işlemi tesis edildiği, söz konusu taşınmaz ile ilgili olarak kira, 2/B iade, tahsis, satış veya herhangi yeni bir işlem tesis edilmediği, ... adlı kişi tarafından İmar Barışı Kanunu kapsamında 3194 sayılı Kanunun geçici 15. maddesi doğrultusunda Yapı Kayıt Belgesi alarak, söz konusu taşınmaz ile ilgili olarak tarafına tapu verilmesinin talep edildiği, ancak İmar Barışı Kanunu ile ilgili olarak Bakanlıklarınca verilecek talimatlar doğrultusunda değerlendirme yapılacağından, bu hususta idarelerince tesis edilmiş herhangi bir işlem bulunmadığı iddialarıyla,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararının hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dokuzuncu İdare Dava Dairesince dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ''İstinaf'' başlıklı 45. maddesinin 2. fıkrasında; istinafın temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu belirtilmiş, anılan maddenin 3. fıkrasında ise, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, kararda maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise, gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği hükme bağlanmıştır.
Aynı kanunun ''Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar'' başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında ise; ''görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksiklikler bulunması'' bozma nedenleri olarak belirlenmiş bulunmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; istinaf yoluyla kaldırılması istenilen İdare Mahkemesi kararında kanunda sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından ve dilekçede ileri sürülen iddialar da sözkonusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden başvurunun reddine, aşağıda dökümü gösterilen kanun yolu aşamasına ait yargılama giderlerinin istinaf yoluna başvuran üzerinde bırakılmasına, tahsil edilen tebligat avansından artan kısmın mahkemesince ilgilisine kararın kesinleşmesinden sonra resen iadesine, kararın taraflara tebliğine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün (30) içerisinde Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 29/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)