İSTEMİN KONUSU: İstanbul 8. İdare Mahkemesinin 16/10/2019 tarih ve E:2019/187, K:2019/2634 sayılı kararının istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul İli, Arnavutköy İlçesi, ..... Mahallesi, 4575 ada, 4 parselde mevcut zemin ve 1.normal kat üzerine ruhsatsız olarak 2.normal katın yapıldığının 07/06/2018 tarihli yapı tatil tutanağı ile tespit edildiğinden bahisle, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca söz konusu yapının yıkımına ve aynı Kanun'un 42. maddesi uyarınca yapı sahibi sıfatıyla davacıya 18.748,35.-TL idari para cezası verilmesine ilişkin 21/06/2018 tarih ve 979 sayılı Arnavutköy Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararının özeti: İstanbul 8. İdare Mahkemesince verilen 16/10/2019 tarih ve E:2019/187, K:2019/2634 sayılı kararda; “Dava dosyasının incelenmesinden, İstanbul İli, Arnavutköy İlçesi, ..... Mahallesi, ..... adresindeki imarın 4575 ada 4 parsel sayılı taşınmazı üzerinde yer alan yapıya ilişkin olarak, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesi kapsamında yapılan başvuru sonucunda 04.01.2019 tarih ve N4B2MSSP belge numaralı, 4713077 başvuru numaralı "Yapı Kayıt Belgesi"nin oluşturulduğu görülmektedir.
Bu durumda; yukarıda yer verilen yasal düzenleme uyarınca, yapı kayıt belgesi bulunan yapıya ilişkin olarak alınan yıkım ve para cezası kararının iptaline hükmedilmesi gerekmektedir.
Bununla birlikte; davacı tarafından yapılan "Yapı Kayıt Belgesi" başvurusunda beyan edilen bilgilerin fiili duruma uygun olmadığının tespit edilmesi halinde davalı İdarece yeniden işlem tesis edilebileceği de açıktır.
Öte yandan, ortaya çıkan öznel durum kapsamında başvuruda bulunmak suretiyle kaçak ve ruhsatsız şekilde inşai faaliyette bulunduğunu kabul eden davacının yargılama giderlerini ödemesi hakkaniyet ilkesinin gereği olup, yine bu doğrultuda yapılan değerlendirmede vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.”
Belirtilen gerekçeyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
İSTİNAFA BAŞVURANIN İDDİALARI: Davalı İdare tarafından, davanın süresinde açılmadığı, yapı tatil tutanağında ruhsatsız yapının 07/06/2018 tarihinde yapıldığı belirtildiğinden, 31/12/2017 tarihinde sonra yapılan yapı hakkında düzenlenen yapı kayıt belgesinin geçersiz olduğu, yapının 2018 yılında yapıldığının hava fotoğraflarından da anlaşıldığı, bu nedenle 3194 sayılı Kanunun geçici 16.maddesinin sağladığı haklardan yararlanamayacağı, işleme konu yapının anılan tarihten önce yapılıp yapılmadığı incelenmeden karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu iddialarıyla kararın kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
İstanbul İli, Arnavutköy İlçesi, ..... Mahallesi, 4575 ada, 4 parselde mevcut zemin ve 1.normal kat üzerine ruhsatsız olarak 2.normal katın yapıldığının 07/06/2018 tarihli yapı tatil tutanağı ile tespit edilmesi üzerine, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca söz konusu yapının yıkımına ve aynı Kanun'un 42. maddesi uyarınca yapı sahibi sıfatıyla davacıya 18.748,35.-TL idari para cezası verilmesine ilişkin 21/06/2018 tarih ve 979 sayılı Arnavutköy Belediye Encümeni kararı alınmış, anılan kararın iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
Uyuşmazlık konusu yapı için 3194 sayılı İmar Kanununun 7143 sayılı Kanunla eklenen geçici 16’ncı maddesi uyarınca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca 04/01/2019 tarihli, N4B2MSSP belge nolu Yapı Kayıt Belgesinin düzenlendiği görülmüştür.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı (Değişik 6545 S.K./19. md.) 45. maddesinin 5. fıkrasında, “Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir.” hükmü yer almaktadır.
3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesinde; "Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce (...) tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur.
Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası da muhtara bırakılır.
Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister.
Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir.
Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir.
(Ek fıkra:29/11/2018-7153/15 md.) İdare tarafından ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıkların giderilemeyeceği tespit edilen yapıların ruhsatı üçüncü fıkrada düzenlenen bir aylık süre beklenmeden iptal edilir ve mevzuata aykırı imalatlar hakkında beşinci fıkra hükümleri uygulanır ." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanunun 42. maddesinde ise; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere idari para cezaları uygulanacağı, Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden idari para cezası verileceği hükme bağlanmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun 7143 sayılı Kanunla eklenen geçici 16’ncı maddesinin birinci fıkrasında; "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.”; aynı maddenin dördüncü fıkrasında ise, “Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun ve 2960 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.” kuralı yer almaktadır.
Anılan Yasa hükmüne dayanılarak hazırlanan ve 6 Haziran 2018 tarihli ve 30443 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 6. maddesinin birinci fıkrasında, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapıların maliklerinin, bu belgenin bir örneğini belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyesine, bu sınırlar dışında il özel idaresine vermek zorunda oldukları, aynı maddenin üçüncü fıkrasında, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceği belirtilmiş, ‘Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar’ başlıklı 8.maddesinin 20 Eylül 2018 tarihli ve 30541 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslarda Değişiklik yapılmasına Dair Usul ve Esasların 5. maddesi ile değişik ikinci fıkrasında ise; “Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur.” düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; İstanbul İli, Arnavutköy İlçesi, ..... Mahallesi, 4575 ada, 4 parselde mevcut zemin ve 1.normal kat üzerine ruhsatsız olarak 2.normal katın yapıldığının 07/06/2018 tarihli yapı tatil tutanağı ile tespit edilmesi üzerine, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca söz konusu yapının yıkımına ve aynı Kanun'un 42. maddesi uyarınca yapı sahibi sıfatıyla davacıya 18.748,35.-TL idari para cezası verilmesine ilişkin 21/06/2018 tarih ve 979 sayılı Arnavutköy Belediye Encümeni kararının alındığı, anılan kararın iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, uyuşmazlık konusu yapı için 3194 sayılı İmar Kanununun 7143 sayılı Kanunla eklenen geçici 16’ncı maddesi uyarınca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca 04/01/2019 tarihli, N4B2MSSP belge nolu Yapı Kayıt Belgesinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
İdare Mahkemesince her ne kadar, uyuşmazlık konusu yapı için 04/01/2019 tarihli, N4B2MSSP belge nolu Yapı Kayıt Belgesinin düzenlendiği, yasal mevzuat uyarınca, yapı kayıt belgesi bulunan yapıya ilişkin olarak alınan yıkım ve para cezası kararının iptaline hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; 3194 sayılı İmar Kanununa eklenen Geçici 16. maddesi ile Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılar için Yapı Kayıt Belgesi düzenlenebileceği, bu yapılar için daha önce alınan yıkım kararları ile tahsil edilmeyen idari para cezalarının ilgili belediyesince iptal edileceği, Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda ise Yapı Kayıt Belgesinin yetkili idarece iptal edileceği ve bu belgenin sağlamış olduğu hakların geri alınacağı, yargısal incelemesi devam eden davalarda Yapı Kayıt Belgesi düzenlenmiş olmasının söz konusu yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilmeyen idari para cezalarını aynı Kanun'un yukarıda aktarılan hükümleri çerçevesinde hukuka aykırı hale getirmediği ve bu sebeple yargı yerince "iptal" hükmü kurulması mümkün bulunmadığı gibi yıkım ve idari para cezalarına ilişkin işlemleri tesis eden idarelerce gerekli iptal işlemleri yapılmadan davaların konusuz kalması sonucunu doğuracak bir durum oluşturmadığı da kuşkusuzdur.
Bu durumda, dava konusu encümen kararının alınmasından sonra, işleme konu yapı için 04/01/2019 tarihli, N4B2MSSP belge nolu yapı kayıt belgesinin düzenlenmiş olmasının, söz konusu belgenin kayıt altına aldığı dava konusu ruhsatsız yapı hakkında 3194 sayılı Kanun uyarınca tesis edilen yıkım ve idari para cezasına ilişkin işlemin hukuka aykırılığı sonucunu doğurmaması karşısında, İdare Mahkemesince; uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, işleme konu yapı için 3194 sayılı Kanunun Geçici 16. maddesi uyarınca yapı kayıt belgesi düzenlendiğinden bahisle dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Diğer taraftan, ilk derece mahkemesi sıfatıyla uyuşmazlığa bakan idare mahkemesince işin esası incelenmeksizin hüküm kurulmuş olması karşısında, 2577 sayılı Kanunun istinaf kanun yoluna ilişkin hükümleri uyarınca Dairemizce işin esasına girilmesi mümkün görülmemiş, kararın kaldırılması ve 2577 sayılı Yasanın 45/5. maddesi gereği yeniden bir karar verilmesi için dosyanın mahkemesine iade edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin istinaf isteminin KABULÜNE,
2.İstanbul 8. İdare Mahkemesince verilen 16/10/2019 tarih ve E:2019/187, K:2019/2634 sayılı kararın KALDIRILMASINA,
3.2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca yukarıda belirtilen gerekçe dikkate alınarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın kararı veren İstanbul 8. İdare Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4. Mahkemece yeniden verilecek kararla birlikte yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından, bu hususta ayrıca hüküm tesisine gerek bulunmadığına,
5. 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine,
6.2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca kesin olarak, 31/12/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)