İSTEMİN ÖZETİ: Dava, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g. maddesinde yer alan "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle Devlet memurluğundan çıkarılmasına ilişkin davalı idarenin 25.09.2019 tarih ve 2019/191 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Samsun 3. İdare Mahkemesi'nin 25/06/2020 gün ve E:2019/696, K:2020/470 sayılı kararıyla; davacı polis memurunun .... isimli kadın ile resmi elbiseli olarak yatar vaziyette pozlar verdiği, .... çıplak vaziyette iken ayak tırnaklarını kestiği, ... isimli fotoğrafta ....'nin yatak üzerinde resmi üniforma ile özçekim şeklindeki görüntüsünün bulunduğu, davacının anılan filleri ile memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak suçunu işlediği gerekçesi ile dava konusu işlemin tesis edildiği görülmekte ise de, söz konusu eylemlerin davacının yürüttüğü kamu görevinin ifasıyla ilgili olmayan, mahremiyet alanına dahil ve tamamen özel hayatının sınırları içinde kalan eylemlere ilişkin olduğu, disiplin kurallarının, temel olarak idarenin iç düzeninin korunması fonksiyonunu üstlendiği göz önüne alındığında, kamu görevlilerinin hizmet dışındaki özel hayatına yönelik fiillerinin memur disiplin hukukunun alanına girmesi için bu düzeni bozan, kamu hizmetinin iyi ve düzenli şekilde sunulmasını olumsuz şekilde etkileyen bir yönünün bulunması gerektiği, soruşturma raporunda davacının hizmet dışında özel yaşamını ilgilendiren bu ilişkisinin kamu hizmetinin iyi ve düzenli şekilde sunulmasını olumsuz şekilde nasıl etkilediğinin somut olarak ortaya konulamadığı, bu haliyle davacının hizmet dışında özel yaşamı içinde gerçekleştirdiği fiillerin disiplin suçu olarak değerlendirilerek davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin olarak tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Davalı idare tarafından; davacının evli olduğu halde gönül ilişkisine girdiği kişiyle mesai saatleri içerisinde buluşarak ve değişik zamanlarda genel ahlak ve adaba aykırı şekilde video ve resimler çektirerek ve bu ilişkiyi uzun süre devam ettirerek memuriyet sıfatı ile bağdaşmayacak şekilde yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerini sürdürdüğü, üzerine atılı suçu işlediği ileri sürülerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca mahkeme kararının istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalı idarenin istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Samsun Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nce dava dosyası 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi hükümleri doğrultusunda incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g. maddesinde yer alan "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle Devlet memurluğundan çıkarılmasına ilişkin davalı idarenin 25.09.2019 tarih ve 2019/191 sayılı işlemininiptali istemiyle açılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 124'üncü maddesinin ikinci fıkrasında, "Kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre 125 inci maddede sıralanan disiplin cezalarından birisi verilir.", 131'inci maddesinin ikinci fıkrasında da, "Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." hükümlerine yer verilmiştir.
7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 6'ncı maddesinin birinci fıkrasında, "(1) Bu Kanun ile disiplin cezası vermeye yetkilendirilen disiplin amirleri veya kurulları, disiplin cezası uygulanması ile ilgili takdir haklarını ölçülü, adaletli ve hakkaniyetli bir şekilde kullanırlar. (2) Takdir hakkı mutlaka gerekçeli olarak kullanılır. (3) Takdir hakkı kullanılırken; a) Disiplinsizliğin işleniş biçimi, b) Disiplinsizliğin işlendiği zaman ve yer, c) Disiplinsizliğin hizmete olumsuz etkisinin ağırlığı, ç) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, d) Disiplinsizlik yapan personelin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı, e) Disiplinsizlik yapan personelin daha önceki disiplin durumu, f) Disiplinsizlik yapan personelin samimi ikrarı ve gösterdiği pişmanlık, gözönüne alınır. (4) İtiraz üzerine yetkili makamlar tarafından verilen kararlar hariç olmak üzere, hiçbir idari makam tarafından, disiplin cezası ile ilgili takdir hakkının kaldırılması sonucunu doğuran bir karar verilemez veya uygulama yapılamaz." hükmüne yer verilmiş olup, 8'inci maddesinde de disiplin cezası verilecek fiiller tanımlanmıştır.
2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun 1'inci maddesinde ise, "Polis, asayişi amme, şahıs, tasarruf emniyetini ve mesken masuniyetini korur. Halkın ırz, can ve malını muhafaza ve ammenin istirahatini temin eder. Yardım isteyenlerle yardıma muhtaç olan çocuk, alil ve acizlere muavenet eder. Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ve ilgili mevzuatın kendisine verdiği vazifeleri yapar." hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Samsun İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak olarak görev yapan davacı hakkında 15.12.2017 tarihinde Samsun İli …. İlçesi ….. Bulvarı …. önünde meydana gelen "kasten yaralama ve tehdit" suçuna şüpheli-müşteki olarak karıştığından araştırmacı ve soruşturmacı tarafından düzenlenen 22.03.2018 tarihli araştırma raporu, .... tarafından 26.12.2017 tarihinde BİMER'e yapılan başvuru, 15.12.2017 ve 05.02.2018 tarihlerinde Şehit … Polis Merkezi Amirliği'nde ve 15.01.2018 tarihinde Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şubesinde araştırmacı ve soruşturmacıya verilen ifadeler ile soruşturmacı raporunda belirtilen iddialar üzerine disiplin soruşturması başlatıldığı, yapılan soruşturma sonrası hazırlanan raporda, soruşturmacı/muhakkik tarafından davacının "15 12.2017 tarihi öncesi muhtelif tarihlerde ....'ın çalıştığı işyeri ile beraber buluşacakları yerlere sık sık görevli iken mesai saatleri içerisinde resmi elbise ve ve motosikleti ile giderek, resmi elbise ili yatar vaziyette .... ile özçekim yaparak ve evli olduğu halde bir başkası ile uzun süreli ilişkiye girip bu ilişki sırasında çıplak bir halde ....'ın ayak tırnaklarını keserken poz verip video çekimine izin vermek suretiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125-E-g "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" disiplin suçunu işlediğinin sübuta erdiği belirtilerek davacının Devlet memurluğundan çıkarılmasının teklif edildiği, teklif doğrultusunca davacının İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun 25.09.2019 tarih ve 2019/191 karar nolu işlemi ile Devlet memurluğundan çıkarılması üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda, davalı idarece işlemin sebep unsuru olarak gösterilen fiillerin, "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" hükmü kapsamında görülerek dava konusu disiplin cezasının verildiği anlaşılmakta ise de; davacıya isnat edilen fiillerin doğrudan yürüttüğü görevin ifası ile ilgili olmadığı, evlilik dışı yaşadığı ilişkiye münhasır olmak üzere (cinsel bir suçtan dolayı) davacı hakkında adli soruşturma ya da kovuşturma olmadığı dikkate alındığında, davacının evlilik dışı ilişki yaşamasının yüz kızartıcı ve utanç verici suç olarak nitelendirilmesi mümkün görülmemiştir.
Ancak bir polis memurunun devlet memuru sıfatının gerektirdiği saygınlığa, kamunun güven duygusuna ve bulunduğu görevin hassasiyetine uygun hareket tarzı içinde değerlendirilmesi mümkün olmayan fiillerinin de cezasız bırakılmaması gerekmektedir.
Bununla birlikte, disiplin cezasına konu eylemler ile yaptırımlar arasında adil bir dengenin gözetilmesi de hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir. Eylem ile yaptırım arasında bulunması gereken adil denge “ölçülülük ilkesi” olarak da adlandırılmakta ve bu ilkenin alt ilkelerini de elverişlilik, zorunluluk ve orantılılık ilkeleri oluşturmaktadır.
“Elverişlilik ilkesi”, öngörülen yaptırımın ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını, “zorunluluk ilkesi” öngörülen yaptırımın ulaşılmak istenen amaç bakımından zorunlu olmasını ve “orantılılık ilkesi” ise, öngörülen yaptırım ile ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken orantıyı ifade etmektedir.
İdareler, kamu görevlileri hakkında disiplin cezasını tayin ve takdir ederken, suç ve ceza arasındaki hassas dengeyi gözetmesi gerekmektedir. Disiplin cezası vermeye yetkili olan organlar, mevzuata bağlı kalmakla birlikte, evrensel hukuk normlarından olan ölçülülüğün alt ilkeleri olan elverişlilik, gereklilik ve orantılılık unsurlarını da göz önünde bulundurmalıdır.
Bu durumda, davacının yukarıda belirtilen ve sabit olan fiiliyle ölçülü bir ceza ile cezalandırılması gerekir iken, Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasında hukuka uyarlık, istinafa konu İdare Mahkemesi kararında ise sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile reddine, aşağıda dökümü yapılan 30,00 TL istinaf yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, artan posta avansının kararın kesinleşmesini müteakip re'sen davalı idareye iadesine, kararın tebliğ edildiği tarihi izleyen günden itibaren 30 gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 20/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)