İSTEMİN ÖZETİ: Kayseri Adliyesinde sürekli işçi kadrosunda silahsız özel güvenlik görevlisi olarak çalışmakta iken 29/03/2019 tarihli dilekçe ile 5188 Sayılı Kanun uyarınca özel güvenlik kimlik kartının yenilenmesi talebinde bulunan davacının, yapılan güvenlik soruşturması sonucunun olumsuz olduğundan bahisle silahsız özel güvenlik çalışma izninin iptali ve kimlik kartı yenileme talebinin reddine ilişkin Kayseri Valiliği İl Özel Güvenlik Komisyonunun 08/05/2019 tarih ve 2019/137 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; davacının, Kayseri Adliyesinde sürekli işçi kadrosunda silahsız özel güvenlik görevlisi olarak çalışmakta iken 29/03/2019 tarihli dilekçe ile 5188 Sayılı Kanun uyarınca özel güvenlik kimlik kartının yenilenmesi talebiyle Kayseri Valiliği İl Özel Güvenlik Komisyonuna başvuruda bulunduğu, hakkında yapılan güvenlik soruşturması kapsamında elde edilen bilgilere dayanılarak terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmadığı yönünde kanaate varılamadığından bahisle güvenlik soruşturması sonucunun olumsuz olduğu gerekçesiyle Kayseri Valiliği İl Özel Güvenlik Komisyonunun 08/05/2019 tarih ve 2019/137 sayılı işlemi ile silahsız özel güvenlik çalışma izninin iptaline ve kimlik kartı yenileme talebinin reddine karar verildiği, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, 5188 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen maddelerinin değerlendirilmesinden; özel güvenlik görevlisi olabilmek için Kanun'un 10. maddesinde sayılan şartların taşınmasının yanı sıra 11. maddede belirtilen, valilikçe yapılacak arşiv araştırması/güvenlik soruşturması sonucunun da olumlu bulunması gerekmektedir. Bu durumda idare, 10. maddede aranılan şartların açık ve somut olması nedeniyle bağlı yetki içerisinde iken; 11. maddede belirtilen araştırma ve soruşturma sonuçlarını değerlendirme yönünden ise takdir yetkisine sahip olduğu, davacının, 12/11/2013-13/06/2014 tarihleri arasında KHK ile kapatılan ... Üniversitesi bünyesinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığını gösterir SGK kaydının bulunduğu, ayrıca özel güvenlik sertifikasını da OHAL döneminde KHK ile kapatılan ... Özel Güvenlik Hizmetleri A.Ş'den 2009 yılında almış olduğu tespitleri, davacının FETÖ/PDY ile iltisakı veya irtibatı bulunmadığının aksini ortaya koyan hususlar olarak değerlendirilerek özel güvenlik çalışma izninin iptaline ve kimlik kartı yenileme talebinin reddine karar verildiği, bu durumda, davacının, Fetullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunan Üniversite bünyesinde yapmış olduğu çalışmaların süresi ve niteliği ile özel güvenlik sertifikasının alındığı şirket dikkate alındığında, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un "Özel Güvenlik Görevlilerinde Aranacak Şartlar" başlıklı 10.maddesinde aranan şartlar ve "Çalışma İzni" başlıklı 11.maddesinde yer alan düzenleme gereği, davacı hakkında yapılan güvenlik ve arşiv araştırmasının olumlu olduğundan bahsedilemeyeceğinden, FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısı ve iltisakı sabit olan davacı hakkında özel güvenlik hizmetinin önem ve niteliği gereği, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak Kayseri 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 07/11/2019 gün ve E: 2019/655, K: 2019/915 sayılı kararın, yasal dayanağının bulunmadığı, şifahi olarak öğrendiğine göre hakkında adli ve idari soruşturma olmamasına rağmen FETÖ/PDY ile iltisaklı kurumlarda çalıştığından bahisle işlem tesis edildiği, işlemin yasa ve usule aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: 29.03.2019 tarihinde yenileme silahlı eğitimini tamamlayarak özel güvenlik kimlik kartı almak için müracaatta bulunduğu, yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesinde davacının, OHAL KHK'sı ile kapatılan ... Üniversitesi bünyesinde çalıştığında dair SGK kaydının tespit edildiği, dosyası incelendiğinde ise 2009 yılında temel eğitim sertifikasını yine OHAL KHK'sı ile kapatılan ... Özel Güvenlik Hizmetleri A.Ş.'den aldığının tespit edildiği, kamu güvenliğini tamamlayıcı mahiyetteki özel güvenlik hizmetlerinin hassasiyeti ve görülecek hizmetin niteliği dikkate alınmak suretiyle davaya konu işlemin tesis edildiği, dava konusu işlemin davacıya 13.06.2019 tarihinde tebliğ edildiği ve kimlik kartının teslim alındığı, tesis edilen işlemlerin mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesi'nce 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesi uyarınca dosya incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, davacıya silahsız özel güvenlik görevlisi olarak verilen kimlik kartının yenilenmesi talebinin reddine ve çalışma izninin iptaline ilişkin 08.05.2019 tarih ve 2019/137 sayılı Kayseri Valiliği İl Özel Güvenlik Komisyonu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunu'nun 7 ve 8'inci maddelerinde özel güvenlik görevlilerinin arama, yakalama, emanete alma, zor kullanma, silah kullanma yetkileri tanımlandıktan sonra, "Özel güvenlik görevlilerinde aranacak şartlar" başlıklı 10'uncu maddesinin (h) bendinde, "Güvenlik soruşturması olumlu olmak" kuralına yer verilmiş, 11'inci maddesinde de, özel güvenlik görevlisi olarak istihdam edilecekler hakkında valilikçe güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacağı, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının her kimlik verilmesi veya ihtiyaç duyulması halinde yenileneceği, özel güvenlik görevlisi olabilme şartlarını taşımadığı veya bu şartlardan herhangi birini sonradan kaybettiği tespit edilenlerin kimliğinin iptal edileceği, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulu'nca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı veya irtibatı olduğu tespit edilen kişilerin özel güvenlik alanında faaliyet yürüten şirket veya birimlerde çalışamayacakları belirtilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, Kayseri Adliyesinde sürekli işçi kadrosunda silahsız özel güvenlik görevlisi olarak çalışmakta iken 29/03/2019 tarihli dilekçe ile 5188 Sayılı Kanun uyarınca özel güvenlik kimlik kartının yenilenmesi talebiyle Kayseri Valiliği İl Özel Güvenlik Komisyonuna başvuruda bulunduğu, hakkında yapılan güvenlik soruşturması kapsamında elde edilen bilgilere dayanılarak terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmadığı yönünde kanaate varılamadığından bahisle güvenlik soruşturması sonucunun olumsuz olduğu gerekçesiyle Kayseri Valiliği İl Özel Güvenlik Komisyonunun 08/05/2019 tarih ve 2019/137 sayılı işlemi ile silahsız özel güvenlik çalışma izninin iptaline ve kimlik kartı yenileme talebinin reddine karar verildiği, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
5188 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen maddelerinin değerlendirilmesinden; özel güvenlik görevlisi olabilmek için Kanun'un 10. maddesinde sayılan şartların taşınmasının yanı sıra 11. maddede belirtilen, valilikçe yapılacak arşiv araştırması/güvenlik soruşturması sonucunun da olumlu bulunması gerekmektedir. Bu durumda idare, 10. maddede aranılan şartların açık ve somut olması nedeniyle bağlı yetki içerisinde iken; 11. maddede belirtilen araştırma ve soruşturma sonuçlarını değerlendirme yönünden ise takdir yetkisine sahip olduğu, ancak; idarece, kişi hakkında emniyet birimlerinden elde edilen bilgiler ışığında güvenlik soruşturması yapılırken, ulaşılan bilgi ve kanaatin; somut, güvenilir, teyit edilebilir nitelikte olması; tahmine, tasavvura ve ön yargıya dayalı olmaması; aynı yöndeki kanaatin mümkün olduğunca farklı bilgi ve delillerle de desteklenmesi, bu inceleme ve değerlendirmenin hukuken denetlenebilir nitelikte olması gerekliliğinin hukuk devletinin olmazsa olmazı olduğu, aksi durumda, soyut ve gerçek dışı ithamlarla bazı kişilerin önemli hak kayıplarına yol açılabileceği, bunun da idarenin son derece haklı nedenlere dayalı güvenlik tedbirleri hakkında toplumda tereddütlere neden olabileceği, bu durumun ise en çok yine kendisi ile mücadele edilen yasa dışı mihraklarca istismar edilmesinin mümkün olduğu muhakkaktır.
Davacının güvenlik görevlisi olarak çalışabilmesi için gerekli olan "güvenlik soruşturması olumlu olma" ve "terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulu'nca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı veya irtibatı olmama" şartını, bu statüsünün başlangıcında olduğu gibi devamında da sürekli olarak sağlaması/muhafaza etmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Uyuşmazlıkta, davacının, 12/11/2013-13/06/2014 tarihleri arasında KHK ile kapatılan ... Üniversitesi bünyesinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığını gösterir SGK kaydının bulunduğu, ayrıca özel güvenlik sertifikasını da OHAL döneminde KHK ile kapatılan ... Özel Güvenlik Hizmetleri A.Ş'den 2009 yılında almış olduğu tespitleri, davacının FETÖ/PDY ile iltisakı veya irtibatı bulunmadığının aksini ortaya koyan hususlar olarak değerlendirilerek özel güvenlik çalışma izninin iptaline ve kimlik kartı yenileme talebinin reddine karar verilmiş ise de; davacının, KHK ile kapatılan Üniversitede 6 ay gibi bir süre ile özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığı, bu durumun SGK kayıtlarından tespit edildiği, bu çalışmanın işgücü piyasasında işçi-işveren ilişkisi kapsamında yürütülen bir çalışma olarak kabul edilmesi gerektiği, zira işçi işveren ilişkisi boyutlarını aşan ve terör örgütüne irtibat veya iltisak olarak değerlendirilebilecek bir misyonla davacının anılan Üniversitede görev yaptığını ortaya koyan bir tespitin bulunmadığı ayrıca, davacının özel güvenlik sertifikasını aldığı özel güvenlik şirketinin serbest piyasa şartlarında hizmet veren özel hukuk tüzel kişisi olduğu, davacı ile birlikte bir çok kişiye ücreti karşılığında kurs ve sertifika vermiş olabileceği, sertifikanın FETÖ/PDY'ye müzahir özel şirketten alınmasının tek başına terör örgütüne irtibat ve iltisakı ispat için yeterli olmadığı, ayrıca davacı hakkında bu konuda açılmış herhangi bir soruşturmanın da bulunmaması karşısında dava konusu işlemde belirtilen hususların davacının terör örgütü ile iltisakı ya da irtibatını ortaya koyabilecek yeterlikte hukuken kabul edilebilir bir niteliği bulunmadığı, bunun dışında davacının Özel güvenlik görevlisi olarak çalışmasına engel olacak somut ve hukuken kabul edilebilir başkaca bir bilgi ve belgede sunulmadığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Öte yandan; yukarıda aktarılan mevzuat hükmü gereğince özel güvenlik görevlileri hakkında davalı idarece ihtiyaç duyulması halinde arşiv araştırması ve güvenlik soruşturmasının yenileneceği açık olduğundan, davacı hakkında terör örgütleriyle veya Milli Güvenlik Kurulu'nca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla bağlantısını ortaya koyan hukuken kabul edilebilir, somut kanaate ve bilgiye dayalı güvenilir, teyit edilebilir ve ön yargıdan uzak hukuken denetlenebilen nitelikte bulgu/bilgi ve belgeler elde edilmesi halinde her zaman için özel güvenlik kimlik kartı ve çalışma izninin iptaline karar verileceği tabiidir.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf isteminin kabulüne, Kayseri 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 07/11/2019 gün, E:2019/655; K:2019/915 sayılı kararının kaldırılmasına dava konusu işlemin iptaline aşağıda dökümü yapılan mahkeme safhasında davacı tarafından üstlenilen 290,75 TL ve istinaf safhasında davacı tarafından yapılan 193,70-TL yargılama giderleriyle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 1.700,00-TL vekalet ücretinin, davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, posta gideri avansından artan miktarın istenilmesi halinde başvuruda bulunana iadesine, 2577 sayılı Yasa'nın değişik 46 (d) maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere 09/09/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
İdare mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu, istinaf istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddiaların bu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, bu nedenle istinaf isteminin reddi gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki çoğunluk kararına karşıyım. (¤¤)