İSTEMİN ÖZETİ: Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... adresinde, tapunun 115 ada, 1 parsel numarasına kayıtlı taşınmazın maliki olan davacı tarafından, anılan taşınmaz üzerinde ruhsat ve eki mimari projesine aykırı imalatlar yapıldığından bahisle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32'nci maddesi uyarınca yapı ruhsatı eki onaylı projesine aykırı imalatların davacı tarafından yıkılmasına, yıkılmadığı takdirde Belediye tarafından yıkılarak masrafların davacıdan tahsil edilmesine ilişkin 14/06/2019 tarih ve 2019/1918 sayılı Bodrum Belediye Encümeni Kararının iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda Muğla 1. İdare Mahkemesince verilen 25/02/2020 gün ve E:2019/1149, K:2020/201 sayılı kararın; davacı tarafından; istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkemece verilen kararın kaldırılması, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 4. İdare Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava; Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... adresinde, tapunun 115 ada, 1 parsel numarasına kayıtlı taşınmazın maliki olan davacı tarafından, anılan taşınmaz üzerinde ruhsat ve eki mimari projesine aykırı imalatlar yapıldığından bahisle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32'nci maddesi uyarınca yapı ruhsatı eki onaylı projesine aykırı imalatların davacı tarafından yıkılmasına, yıkılmadığı takdirde Belediye tarafından yıkılarak masrafların davacıdan tahsil edilmesine ilişkin 14/06/2019 tarih ve 2019/1918 sayılı Bodrum Belediye Encümeni Kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Muğla 1. İdare Mahkemesi verilen 25/02/2020 gün ve E:2019/1149, K:2020/201 sayılı karar ile; 3194 sayılı Kanun'un 21'inci maddesi uyarınca bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26'ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden yapı ruhsatiyesi alınmasının mecburi olduğunun kabulü karşısında, dosya kapsamındaki görsel verilen incelenmesinden davacı tarafından tamamen ruhsatsız şekilde yapıldığı anlaşılan havuz ile yeni kapalı yaşam alanı oluşturan nitelikte yapıldığı görülen teras ve ilave odaların yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasından itibaren bir ay içerisinde uygun hale getirilmediğinin tespit edilmesi üzerine söz konusu yapının 3194 sayılı Kanunun 32'nci maddesi uyarınca yıkılmasına ve yıkım masraflarının davacıdan tahsil edilmesi yönünde tesis edilen encümen kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından; yapının 31.12.2017 tarihinden önce yapıldığı, yapı ile ilgili olarak yapı kayıt belgesi alındığı, İdare Mahkemesince yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadığı, eksik inceleme sonucu karar verildiği ileri sürülerek, istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkemece verilen kararın kaldırılması, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrasında; "Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir." hükmü yer almaktadır.
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, davacı istinaf başvurusu kabul edilerek, Muğla 1. İdare Mahkemesinin 25/02/2020 gün ve E:2019/1149, K:2020/201 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi:
3194 sayılı İmar Kanunu'nun uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan 32.maddesinde; bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumunun tespit edileceği, yapının mühürlenerek inşaatın derhal durdurulacağı, durdurmanın, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılacağı, bu tebligatın bir nüshasının da muhtara bırakılacağı, bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibinin, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını isteyebileceği, ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu inceleme sonunda anlaşılırsa, mührün belediye veya valilikçe kaldırılacağı ve inşaatın devamına izin verileceği, aksi takdirde ruhsatın iptal edileceği, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan binanın, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılacağı ve masrafın yapı sahibinden tahsil edileceği öngörülmüştür.
3194 sayılı İmar Kanununun 7143 sayılı Kanunla eklenen geçici 16 'ncı maddesinde;
"Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla. 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.
Yapının bulunduğu arsanın 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden konutlarda yüzde üç, ticari kullanımlarda yüzde beş oranında alınacak kayıt bedeli başvuru sahibi tarafından genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere merkez muhasebe birimi hesabına yatırılır. 6306 sayılı Kanım kapsamında kullanılmak üzere kaydedilen gelirler karşılığı Bakanlık bütçesine ödenek eklemeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bu ödenek, dönüşüm projeleri özel hesabına aktarılarak kullanılır. Kayıt bedeline ilişkin oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar azaltmaya, yapının niteliğine ve bölgelere göre kademelendirmeye, ayrıca başvuru ve ödeme süresini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.
Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.
Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun ve 2960 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir,
Yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, Yapı Kayıt Belgesi ile maliklerin tamamının muvafakatinin bulunması ve imar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edilmesi halinde yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilir. Bu durumda, ikinci fıkrada belirtilen bedelin iki katı ödenir.
Beşinci fıkra uyarınca kat mülkiyetine geçilmiş olması 6306 saydı Kanunun ek 1 inci maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmez.
Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların. Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar Bakanlığa tahsis edilir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Bu durumda elde edilen gelirler bu maddenin ikinci fıkrasına göre genel bütçeye gelir kaydedilir. Ayrıca bu gelirler hakkında 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmü uygulanmaz.
Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların belediyelere ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bedeli ilgili belediyesine ödenmek kaydıyla taşınmazlar rayiç bedel üzerinden belediyelerce doğrudan satılır.
Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hâzineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz.
Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır.
Bu madde hükümleri, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir." hükmüne yer verilmiş olup;
Anılan Yasa hükmüne dayanılarak hazırlanan ve 6 Haziran 2018 tarihli ve 30443 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 6. maddesinde. Yapı Kayıt Belgesi verilen yapıların maliklerinin, bu belgenin bir örneğini belediye ve mücavir alan sınırlan içinde ilgili belediyesine, bu sınırlar dışında il özel idaresine vermek zorunda oldukları. Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararlan ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceği belirtilmiş, 20 Eylül 2018 tarihli ve 30541 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslarda Değişiklik yapılmasına Dair Usul ve Esasların 5. maddesi ile değişik 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında ise; "(2) Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda. Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur. " düzenlemesine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükmü uyarınca, "yapı kayıt belgesi"; yapının kullanım amacına yönelik belgeler olup İmar Kanunu ve diğer imar mevzuat hükümlerine aykırı dahi olsa belli şartların varlığı halinde söz konusu yapıların kullanımına izin verilmekte, bu doğrultuda yapılara elektrik su, doğalgaz aboneliği bağlanabilmesi imkanı tanınmakta, hatta cins değişikliği ve kat mülkiyeti kurulabilmesi mümkün kılınmaktadır. Bu itibarla, "yapı kayıt belgesi" verilmiş ruhsatsız ve yapı kullanma izni bulunmayan yapılara, mezkur belge ile "yapı kullanma izni" verilmiş yapılara tanınan haklar tanınmaktadır.
Olayda dava konusu ruhsata aykırılıklar için 27.12.2018 tarih ve 4568740 sayılı yapı kayıt belgesinin alındığı ve davalı idareye sunulduğu yapı tatil zaptının ise daha sonraki bir tarihte 16.04.2019 da düzenlendiği iptali istenen Encümen kararının da yine daha sonraki bir tarih olan 14.06.2019 tarihinde alındığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen açıklamalardan da anlaşılacağı üzere uyuşmazlık konusu "yapı kayıt belgesi"nin düzenlendiği 27.12.2018 tarihinden itibaren kayıt altına alındığından anılan "yapı kayıt belgesi"nin idari veya cezai bir kararla iptali sözkonusu olmadığı ve kayıt altına alınan yapı için 31.12.2017 tarihinden önce yapılan ve yapı yasaklı alanda kalmayan kısımlara yönelik "yıkım ya da idari cezaları" müeyyidelerinin uygulanılması mümkün olmadığından tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulü ile Muğla 1. İdare Mahkemesince verilen 25/02/2020 gün ve E:2019/1149, K:2020/201 sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 747,70-TL yargılama giderleri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.700,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın Mahkemesince HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırana geri verilmesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, Danıştay'a temyiz yolu kapalı ve kesin olmak üzere, 21/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)