(7143 S. K. m. 9) (213 S. K. m. 114)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirket adına 2013/8,9 ve 2015/1. dönemlerine ilişkin olarak re'sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istemiyle açılan davayı; olayda, davacı tarafından, 7143 sayılı Kanun'un matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümlerinden yararlanılarak 2013 yılı için kurumlar vergisi ve katma değer vergisi yönünden matrah ve vergi artırımında bulunulduğu, matrah ve vergi artırımı neticesinde tahakkuk eden kamu alacaklarının taksitlendirildiği, yapılan taksitlendirme sonucunda 1 ve 2. taksitler ödenirken, 3, 4 ve 31.05.2019 tarihine kadar ödenmesi gereken 5. taksidin ise ödenmediği, ödeme şartının 31.05.2019 tarihi itibariyle ihlal edilmesi üzerine tarhiyatın dayanağı vergi inceleme raporlarının düzenlendiğinin görüldüğü, dava konusu cezalı tarhiyatların dayanağı vergi inceleme raporlarında, her ne kadar, 7143 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 15. fıkrasında "... bu Kanun kapsamındaki alacaklarla ilgili olarak mevzuatlarında yer alan özel hükümler saklı kalmak kaydıyla taksit ödeme süresince zamanaşımı süreleri işlemez" hükmüne yer verilerek, matrah ve vergi artırımında bulunan ancak tahakkuk eden vergileri öngörülen süre ve şekilde ödemeyen mükellefler nezdinde yapılacak vergi incelemeleri ve tarhiyat işlemlerinde taksit ödeme süresince tarh zamanaşımı süresinin işlemeyeceği, dolayısıyla, ilk taksit ödemesinin başlangıcı olan 01.09.2018 tarihinden ödeme şartının ihlal edildiği 31.05.2019 tarihine kadar işlemeyen zamanaşımı süresinin 31.05.2019 tarihi itibari ile işlemeye devam edeceği ileri sürülmüş ise de, dava konusu cezalı tarhiyatın, 7143 sayılı Kanun hükümlerinin ihlalinden sonra başlanılan inceleme neticesinde yapıldığı, bu nedenle söz konusu alacakların, 7143 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 15. fıkrasındaki, anılan Kanun kapsamındaki alacaklarla ilgili olarak mevzuatlarında yer alan özel hükümler saklı kalmak kaydıyla taksit ödeme süresince zamanaşımı süreleri işlemeyeceği yolundaki hükmün kapsamına dahil olmadığının anlaşıldığı ve bu durumda, davacı şirket hakkında tanzim olunan 22.08.2019 tarih ve 2019-A-767/2 sayılı vergi inceleme raporu uyarınca 2013 yılına ilişkin olarak yapılan cezalı tarhiyatlara ilişkin vergi/ceza ihbarnamelerinin, 2013 yılı hesaplarından doğacak vergi ve ceza borçlarına ilişkin 2014 yılı başında işlemeye başlayan ve 31.12.2018 günü dolan 213 sayılı Kanun'un 114. maddesinde öngörülen beş yıllık zamanaşımı süresi geçirildikten sonra 10.09.2019 tarihinde davacı şirkete tebliğ edildiği görülmüş olup, beş yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra tebliğ edilen ve tebliğ tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığı açık bulunan 2013/8 ve 9. dönemlerine ilişkin olarak re'sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde hukuka uygunluk bulunmadığı, dava konusu 2015/1. dönemine ilişkin olarak re'sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine gelince; söz konusu cezalı tarhiyat 2013/Aralık döneminden sonraki döneme devreden katma değer vergisi tutarının "0,00-TL" olarak düzeltilmesi neticesinde ortaya çıkmış olup, dayanağı 2013/8,9 dönemlerine ilişkin tarhiyatlar yukarıda belirtildiği üzere zamanaşımına uğradığından, 2015/1 dönemine ilişkin olarak davacı şirket adına re'sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinde de hukuka uygunluk bulunmadığı, 7143 sayılı Kanun kapsamında 2013 yılı katma değer vergisi matrah artırımı talebinde bulunup taksitle ödemeyi talep eden davacı şirketin, yapılandırma sonucu ortaya çıkan kamu alacağına ilişkin taksitleri ödememesi durumunda 6183 sayılı Kanun uyarınca tahsili yoluna başvurulması gerektiğinin de açık olduğu gerekçeleriyle kabul eden Aydın Vergi Mahkemesinin 04/05/2020 tarih ve E: 2019/647, K: 2020/252 sayılı kararının; dava konusu cezalı tarhiyatların hukuka uygun olduğu ileri sürülerek, istinaf başvurusunun kabulü ile kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2.Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
Aydın Vergi Mahkemesince verilen 04/05/2020 tarih ve E: 2019/647, K: 2020/252sayılı karar hukuka uygun olup, kararın kaldırılmasını gerektiren başka bir neden de bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, istinaf başvurusunun reddine, aşağıda gösterilen 100,00 TL yargılama giderinin istinaf başvurusunda bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak 24/11/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)