(2577 S. K. m. 14, 15) (2886 S. K. m. 74, 75) (Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik m. 86, 87)
İSTEMİN ÖZETİ: Muğla İli, Bodrum İlçesi, …….. Mahallesinde, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan 886,368 m2 yüzölçümlü taşınmazın tamamının yeşil alan, kum havuzu, güneşlenme iskelesi, yüzer iskele olarak kullanılmak suretiyle 02/05/2013-15/10/2016 tarihleri arasında ……..Sitesi tarafından fuzulen işgal edildiği gerekçesiyle .... Sitesi adına 268.014,23-TL ecrimisil bedeli tahakkuk ettirilmesine ilişkin 02/04/2018 tarih ve 96736328-48.01.6-9 dosya numaralı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle açılan davada, mevzuata göre; ecrimisil ihbarnamesine karşı itiraz edildiği takdirde söz konusu ecrimisil alacağının tahsil edilebilir hâle gelebilmesi için mutlaka itiraz hakkında bir karar alınması gerektiği, Genelge'de itiraz hakkında otuz gün içinde karar alınması gerektiği yönünde düzenleme bulunmakta ise de bu sürenin idareyi hızlı ve seri karar almaya sevk etmek için getirilmiş düzenleyici bir süre olduğu, yoksa itiraz hakkında otuz (ya da altmış) gün içinde karar alınmaması hâlinde itirazın zımnen reddedildiği ve ecrimisil alacağının tahsil edilebilir hâle geldiğinin kabul edilemeyeceği, nitekim Genelge'nin 9'uncu maddesinde de, ecrimisilin; düzeltme talebinde bulunulmuş ise Ecrimisil Düzeltme İhbarnamesinin ilgilisine tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içinde ödeneceği, düzeltme talebinde bulunulmuş ise Ecrimisil Düzeltme İhbarnamesinin ilgilisine tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içinde rızaen ödenmeyen ecrimisilin 6183 sayılı Kanun kapsamında tahsili yoluna gidileceğinin belirtildiği, dolayısıyla ecrimisil ihbarnamesine karşı süresi içinde itiraz edilmesi hâlinde itiraz hakkında açıkça bir karar alınıp ecrimisil düzeltme ihbarnamesi tanzim ve tebliğ edilmeksizin ecrimisil alacağının tahsil edilebilir hâle gelmeyeceği ve ilgili hakkında 6183 sayılı Kanun kapsamında takip yapılamayacağı, başka bir ifadeyle ecrimisil ihbarnamesine karşı süresi içinde itiraz edilmesi hâlinde ecrimisil ihbarnamesinin kesin ve yürütülmesi gerekli icarî bir işlem olma vasfını kaybedeceği, itiraz hakkında açıkça bir karar alınmadığı sürece de bu özelliği yeniden kazanmayacağı, itirazın otuz (ya da altmış) gün içinde karar alınmayarak zımnen reddedildiğinden bahisle de aynı özelliğin avdet ettiğinden söz edilemeyeceği, olayda, davacı vekili tarafından (.... sitesi adına) ecrimisil ihbarnamesine karşı süresi içinde itirazda bulunulduğu ve davanın ilk açıldığı tarihte henüz itiraz hakkında karar verilmemiş olduğu, davanın yenilendiği tarihte ise itiraz hakkında verilen kararın (düzeltme ihbarnamesinin) henüz tebliğ edilmediği, dolayısıyla ecrimisil ihbarnamesinin, itiraz edilmesiyle birlikte tahsil edilebilirliğinin askıya alındığı yani kesinlik vasfını taşımadığı ve bu haliyle dava konusu edildiği, keza zaten ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin davacı tarafından Muğla 1. İdare Mahkemesinin E:2018/1143 sayılı dosyasında dava konusu edildiği anlaşıldığından, dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin idarî davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi gerekli icraî bir işlem olmadığı sonucuna varıldığı, bu durumda; .... Sitesi adına 268.014,23-TL ecrimisil bedeli tahakkuk ettirilmesine dair 02/04/2018 gün ve 96736328-48.01.6-9 dosya numaralı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle açılan davanın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı, nitekim; İzmir Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesinin 23/03/2017 gün ve Yürütmenin Durdurulmasına İtiraz No:2017/131 sayılı kararının da aynı yönde olduğu gerekçesiyle 2577 sayılı Kanun'un 14/3-d ve 15/1-b maddeleri uyarınca davanın esası incelenmeksizin reddinekarar veren Muğla 2. İdare Mahkemesi'nin 18/10/2018 gün ve E:2018/899, K:2018/1917sayılı kararının; işin esasına girilmek suretiyle karar verilmesi gerektiği ileri sürülerek kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf yoluna başvurulan kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı, usul ve kanuna uygun olan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Yedinci İdari Dava Dairesi'nce; Muğla 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 18/10/2018 gün ve E:2018/899, K:2018/1917 sayılı kararın kaldırılması istemiyle davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair İzmir Altıncı İdari Dava Dairesi'nce verilen 15/01/2019 gün ve E:2018/2507, K:2019/38 sayılı kararın; davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay Onuncu Dairesi'nin 12/09/2019 gün ve E:2019/6782, K:2019/5560 sayılı kararıyla bozulması sonucu İzmir Altıncı İdari Dava Dairesi'ne gönderilerek anılan Dairece verilen 10/06/2020 gün ve E:2020/772, K:2020/641 sayılı gönderme kararı üzerine de Dairemize gönderildiği görülmekle, Danıştayın bozma kararına uyulmak suretiyle dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü;
Dava; Muğla İli, Bodrum İlçesi, .... Mahallesinde, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan 886,368 m2yüzölçümlü taşınmazın tamamının yeşil alan, kum havuzu, güneşlenme iskelesi, yüzer iskele olarak kullanılmak suretiyle 02/05/2013-15/10/2016 tarihleri arasında .... Sitesi tarafından fuzulen işgal edildiği gerekçesiyle .... Sitesi adına 268.014,23-TL ecrimisil bedeli tahakkuk ettirilmesine ilişkin 02/04/2018 tarih ve 96736328-48.01.6-9 dosya numaralı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle açılmıştır.
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesinde, devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malların, gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9. maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerlendirme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca takdir edilecek ecrimisilin isteneceği, ecrimisilin talep edilebilmesi için Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olmasının gerekmediği ve fuzuli şagilin kusurunun aranmayacağı hükmüne yer verilmiştir.
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 74. maddesine dayanılarak çıkarılan ve 19/06/2007 tarihli ve 26557 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 85. maddesinin 1. fıkrasında: "Hazine taşınmazlarının kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde, tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde "Taşınmaz Tespit Tutanağı"na dayanılarak, tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere bedel tespit komisyonunca ecrimisil tespit ve takdir edilir" hükmü; aynı maddenin 2. fıkrasında ise: "Ecrimisilin tespit ve takdirinde; İdarenin zarara uğrayıp uğramadığına ve işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, taşınmazın işgalci tarafından kullanım şekli, fiili ve hukuki durumu ile işgalden dolayı varsa elde ettiği gelir, aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları, ilgisine göre belediye, ticaret odası, sanayi odası, ziraat odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulmak suretiyle edinilecek bilgiler ile taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurlar göz önünde bulundurulur. İşgalin şekli, Hazine taşınmazının konumu ve taşınmazdan elde edilen gelir gibi unsurlar itibariyle asgari ecrimisil tutarlarını belirlemeye Bakanlık yetkilidir" düzenlemesi, 3. fıkrada ise, "Kiraya verilen, irtifak hakkı kurulan veya kullanma izni verilen taşınmazlarda sözleşmenin bitiminden sonra kullanımın devam etmesi hâlinde, varsa sözleşme veya resmî senetteki hükme göre işlem yapılır. Aksi takdirde işgalciler hakkında ecrimisil tespit, takdir ve tahsilatı yapılır…” kurallarına yer verilmiştir.
Yine, Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 86. maddesinde; tesbit ve takdir edilen ecrimisil tutarının fuzuli şagiline "ecrimisil ihbarnamesi" ile tebliğ edileceği, bu ecrimisil işlemine karşı, ihbarnamenin tebliğ tarihinden itibarenotuz gün içindeilgili idareye bir dilekçe ile müracaat edilerekdüzeltme talebindebulunulabileceği, düzeltme taleplerinin, talep tarihinden itibarenen geç otuz gün içindebu amaçla oluşturulacak komisyonlarca karara bağlanacağı ve sonucun karar tarihinden itibaren en geç onbeş gün içindedüzenlenecek "ecrimisil düzeltme ihbarnamesi" ile ilgilisine tebliğ edileceğihükme bağlanmış, "Ecrimisilin kesinleşmesi, vade tarihi ve tahsili" başlıklı 87. maddesinde ise;
"(1) Ecrimisil; Ecrimisil İhbarnamesinin (Ek-9), düzeltme talebinde bulunulmuş ise Ecrimisil Düzeltme İhbarnamesinin (Ek-10) ilgilisine tebliğ tarihinden itibaren (Değişik ibare:RG-11/9/2014-29116) altmış gün içinde muhasebe birimlerine ödenir. (Ek cümle:RG-10/4/2011-27901) Bu süre içerisinde ecrimisilin peşin ödenmesi halinde yüzde onbeş indirim uygulanır...
(3) (Değişik cümle:RG-10/4/2011-27901) Ecrimisil İhbarnamesinin (Ek-9), düzeltme talebinde bulunulmuş ise Ecrimisil Düzeltme İhbarnamesinin (Ek-10) ilgilisine tebliğ tarihinden itibaren (Değişik ibare:RG-11/9/2014-29116) altmış gün içinde muhasebe birimlerine rızaen ödenmeyen ecrimisil; düzeltme talebinde bulunulmamış ise yüzde yirmi indirim yapılmak suretiyle milli emlak birimlerince, dava açma süreleri geçtikten sonra 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilmek üzere vergi dairelerine veya gelir servislerine intikal ettirilir. Vergi daireleri veya gelir servisleri, kendilerine intikal ettirilen ecrimisil alacaklarını anılan Kanunun kapsamına giren amme alacakları gibi takip ve tahsil ederek sonuçlarını millî emlak birimlerine bildirirler....
(5) Fuzuli şagiller tarafından dava açılmış olması, ecrimisilin takip ve tahsil edilmesi işlemini durdurmaz." denilmek suretiyle, ecrimisil ihbarnamesinin, düzeltme talebinde bulunulmuş ise ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin ilgilisine tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içinde ecrimisil alacağının ödenmesi gerektiği, bu sürenin son gününün ödenmesi gereken ecrimisilin vade tarihi olduğu, bu süre içerisinde rızaen ödenmeyen ecrimisilin 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edileceği hükümlerine yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, 20/04/2018 tarih E.5165 sayılı üst yazı ekinde yer alan 02/04/2018 tarih ve 96736328-48.01.6-9 sayılı ecrimisil ihbarnamesi ile .... Sitesi'nden 268.014,23 TL ecrimisil talep edildiği, mezkur ecrimisil ihbarnamesinin anılan siteye 26/04/2018 tarihinde (Avukat beyanı) tebliğ edildiği, site tarafından 18/06/2018 tarihinde ecrimisil ihbarnamesine itiraz edildiği; davacı tarafından ise 25/06/2018 tarihinde ecrimisil ihbarnamesinin iptali talebiyle bu davanın açıldığı; dava açıldıktan sonra 02/08/2018 tarih E.10057 sayılı yazı ekinde bila tarih ve 48.01.6-9 sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin 08/08/2018 tarihinde anılan siteye (06/08/2018 tarihinde Avukata) tebliğ edildiği, ecrimisil düzeltme ihbarnamesinde talep edilen miktarın 254.680,69 TL olarak yeniden belirlendiği, davacı şirket tarafından 06/09/2018 tarihinde Muğla 1. İdare Mahkemesinin E.2018/1143 sayılı dosyasında bu kez ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemli davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar, davacı şirket tarafından .... Sitesi adına düzenlenen ecrimisil ihbarnamesinin iptali talebiyle dava açılmış ise de, davacı şirketin anılan sitede 2 adet taşınmazın maliki olduğu, site adına gönderilen ihbarnamenin davacı şirketi de etkilediği dikkate alındığında, kendisi adına düzenlenmiş olmasa da davacı şirketin dava açmakta hukuki menfaati bulunduğu sonucuna varılmaktadır.
Yine, 20/04/2018 tarih E.5165 sayılı üst yazı ekinde yer alan 02/04/2018 tarih ve 96736328-48.01.6-9 sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali talebiyle .... Sitesi tarafından Muğla 2. İdare Mahkemesinin E:2018/910 sayılı dosyasından dava açıldığı, bu davada verilen kararın görülmekte olan bu davayı etkileyeceği dikkate alınarak, davalar arasında bağlantı kurulmasının ve birlikte değerlendirilmesinin uygun olacağı aşikardır.
Doktrinde ve yargısal içtihatlarda; iptal davası, idari işlemlere karşı açılabilen dava olarak tanımlanmaktadır. İlgilisinin iradesine bakılmaksızın, idarenin tek yanlı iradesi ile tesis ettiği ve hukuk düzeninde bir değişiklik meydana getiren idari işlemlere karşı açılabilen iptal davasında, dava konusu idari işlemin aynı zamanda kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olması da gerekir.
"Kesinlik" kavramı, işlemin uygulamaya hazır, nihai bir işlem olduğunu, "yürütülmesi zorunlu işlem"kavramı ise işlemin başka bir işlemin varlığına gerek olmaksızın, hukuk düzeninde sonuçlar doğurabilmesini ifade etmektedir.
2886 sayılı Kanunun 75. maddesi ve Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelikte yer alan ve yukarıda hükümlerine yer verilen düzenlemelerden anlaşıldığı üzere, ecrimisil ihbarnamesi üzerine itiraz yolu mutlak olarak tüketilmesi gereken bir yol olmamakla birlikte, ilgililerin bu yola başvurarak düzeltme isteminde bulunması halinde, idarenin bu istemi öngörülen süre içerisinde görüşerek karara bağlaması ve ilgiliye sonuçla ilgili olarak ecrimisil düzeltme ihbarnamesini yine öngörülen süre içerisinde tebliğ etmesi zorunludur.
Her ne kadar idareye, düzeltme istemini görüşme ve alacağı kararı ilgilisine tebliğ etme konusunda belirli süreler tanınmış ise de, bu süreler idarenin süreci hızlı yürütmesini sağlamak için getirilmiş olup, 2577 sayılı Kanunda yer alan dava açma süresiyle ilgili hükümleri bertaraf edici mahiyette ve ilgililerin aleyhine sonuç doğurucu şekilde uygulanması mümkün değildir. Ancak, düzeltme isteminde bulunulan hallerde ecrimisilin ödeme zamanı, ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin düzenlenerek ilgilisine tebliğine bağlanmıştır. Diğer bir deyişle, düzeltme isteminde bulunulan hallerde, ecrimisil düzeltme ihbarnamesi ödeme zamanı ve vade tarihini göstermekte ve ilgililer hakkında 6183 sayılı Kanunun uygulanabilmesi için zorunlu bulunmaktadır.
Ecrimisil ihbarnamesi üzerine itiraz yolu mutlak olarak tüketilmesi gereken bir yol olmamakla birlikte, ilgililerin bu yola başvurarak düzeltme isteminde bulunması halinde, idarenin bu istemi karara bağlayarak ilgilisinin itirazını ecrimisil düzeltme ihbarnamesi düzenleyerek kabul veya reddetmesi gerekmektedir. Ayrıca, dava açma süresi içerisinde bir işlem tesis edilmemesi halinde, ecrimisil ihbarnamesinin esasen tesis edildiği tarihten itibaren kesin ve yürütülebilir nitelikte iptal davasına konu edilebilecek nitelikte olduğunda şüphe bulunmamaktadır.
Nitekim, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendinde, dava dilekçelerinin, iptali istenen işlem yönünden idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı noktasından inceleneceği; aynı Kanun'un 15. maddesinin 1/b bendinde de, 14. maddenin 3/d bendinde aykırı olarak açılan davanın reddine karar verileceği, 14. maddesinin 6. fıkrasında da bu hususun ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı kuralı yer almıştır.
İdari işlemlerin genel kabul görmüş temel nitelik ve özellikleri tek yanlılık, kanunilik ve uygulanabilirlik olarak sıralanabilir. İdari yargı yerinde iptal davası açılabilmesi için idari işlemin kesin ve yürütülebilir olması zorunludur. Kesin ve yürütülebilir bir işlem deyimi; işlemin tamamlanması için gerekli idari usul kuralları uygulanarak yetkili kamu görevlisi veya görevlileri tarafından imzalanan, bu durumu ile uygulamaya konulan ve kendi başına hukuki sonuçlar doğuran, idarenin tek taraflı ve buyurucu gücüne dayanan işlemleri ifade etmektedir. İdari işlemin kesinliği işlemin uygulanmaya hazır, tamam bir işlem olduğunu göstermektedir. İdari işlemin yürütülebilirlik özelliği ise; kamu gücü ve kudretinin üçüncü kişiler üzerinde, ayrıca bir başka işlemin varlığına gerek olmaksızın, doğrudan doğruya çeşitli hukuki sonuçlar doğurmak suretiyle etkisini gösterdiği işlemlerdir.
Uyuşmazlıkta; dava konusu ecrimisil ihbarnamesine davacı şirket tarafından itiraz edilmediği, 25/06/2018 tarihinde ecrimisil ihbarnamesinin iptali talepli bu davanın açıldığı, ancak mezkur ihbarnameye adına ihbarname düzenlenen .... Sitesi tarafından 18/06/2018 tarihinde itiraz edildiği, ecrimisil ihbarnamesine site tarafından yapılan itiraz üzerine düzenlenen ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin dava açıldıktan sonra 02/08/2018 tarihinde anılan siteye tebliğ edildiği ve ecrimisil düzeltme ihbarnamesinde 268.014,23 TL yerine bedel yeniden belirlenmek suretiyle 254.680,69 TL.nin talep edildiği; itiraz üzerine miktar değiştirilerek yeniden ihbarname düzenlenmiş olması nedeniyle önceki ihbarnameye dayalı olarak tahsilata devam edilmesinin söz konusu olamayacağı; itiraz üzerine tanzim edilen ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin ihbarnameye karşı açılmış olan davayı konusuz bıraktığı ve tahsilatın nihai işlem niteliğinde olan düzeltme ihbarnamesine dayalı olarak yapılacağı kuşkusuzdur.
Ecrimisil ihbarnamesine karşı dava açıldıktan sonra düzenlenen ecrimisil düzeltme ihbarnamesine karşı Muğla 1. İdare Mahkemesinin E.2018/1143 sayılı dosyasından dava açıldığı dikkate alındığında, bakılmakta olan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği açıktır.
Açıklanan nedenlerle; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davacının istinaf başvurusunun kabulüne, istinafa konu Muğla 2. İdare Mahkemesi'nin 18/10/2018 gün ve E:2018/899, K:2018/1917 sayılı kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen hususlar gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrasına göre kesin olarak 09/10/2020 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)