İSTEMİN ÖZETİ: Erciyes Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğrencisi olan davacı tarafından, Üniversite Yönetim Kurulu'nun 07/09/2016 tarih ve 21 sayılı kararıyla, 2547 sayılı Yasanın 54/a maddesi uyarınca "Yükseköğretim Kurumundan Çıkarma" disiplin cezası ile tecziyesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; Erciyes Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Tekstil Mühendisliği öğrencisi olan davacı hakkında, 05.08.2016 tarihinde FETÖ/PDY terör örgütü kapsamında soruşturma başlatıldığı, soruşturma sonucunda düzenlenen 05.09.2017 tarihli raporda: davacının bylock programını kullandığı, Bank ....'da hesabının olduğu ve bu hesabın 2013 yılı sonrasında da kullanılmış olduğunun belirlendiği, bunun üzerine davacı hakkında "FETÖ/PDY terör örgütü ve paralel yapı ile mücadele kapsamında 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 54/a maddesi uyarınca "Yükseköğretim Kurumundan Çıkarma" disiplin cezası ile cezalandırılmasının teklif edildiği, soruşturma raporu üzerine, davacının 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 54/a maddesinde düzenlenen "Yükseköğretim kurumları içinde veya dışında yükseköğretim öğrenciliği sıfatına, onur ve şerefine aykırı harekette bulunan, öğrenme ve öğretme hürriyetini, doğrudan doğruya veya dolaylı olarak kısıtlayan, kurumların sükün, huzur ve çalışma düzenini bozan, boykot, işgal ve engelleme gibi eylemlere katılan, bunları teşvik ve tahrik eden, yükseköğretim mensuplarının şeref ve haysiyetine veya şahıslarına tecavüz eden veya saygı dışı davranışlarda bulunan ve anarşik veya ideolojik olaylara katılan veya bu olayları tahrik ve teşvik etmek" suçunu işlediği sonucuna varılarak, davacının "Yükseköğretim Kurumundan Çıkarma" disiplin cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, bakılan davada, davacının, sadece FETÖ/PDY terör örgütü üyelerinin indirebildiği ve kullandığı bylock programını telefonuna indirerek kullandığı; ayrıca Bank ....'da hesabının olduğu ve bu hesabı 2013 yılından sonra da aktif olarak kullanılmaya devam ettiğinin tespit edildiği ve bu hali ile davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle bağlantısının ve iltisakının sabit olduğu, buna göre 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 54/a maddesi uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunduğu gerekçesiyle davanın reddi yönünde Kayseri 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 04/07/2017 gün ve E:2016/1058, K: 2017/941sayılı kararın; davacı tarafından, dava süresince aleyhinde gözaltı ve yakalama kararı çıkartıldığını internet üzerinde okuduğu bir gazete haberinden öğrenince, dava dilekçesinde belirttiği adresten ayrılarak Kayseri'ye taşındığı, gözaltına alınmaktan ve tutuklanmaktan korktuğu için yeni adresini gizlemek zorunda kaldığı, avukatı olmadığı için de davanın akıbetini takip edemediği, bu nedenle dava dosyasının akıbetini öğrenmek için Bünyan Kapalı Cezaevinden yazdığı dilekçe üzerine, Kayseri 2. İdare Mahkemesi 20/01/2020 tarihli üst yazısı ile gerekçeli kararın tarafına kurum aracılığıyla tebliğ edildiği, açtığı dava hakkında gerekçeli karar verildiği ve kesinleştirildiğinden ilk defa 21/01/2020 tarihinde haberdar olduğu, yokluğunda Mernis adresine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca yapılan tebligatın hukuken geçersiz olduğu ve kendisini mağdur ettiği, Kayseri 2. İdare Mahkemesi'nin gönderdiği ve kurum aracılığıyla tarafına tebliği sağlanan gerekçeli kararın hukuken ve fiilen 21/01/2020 tarihinde tebliğ edildiği ve gerekçeli karardan ilk defa bu tarihte haberdar olduğu, bu nedenle yasal süre içerisinde itiraz hakkını kullandığı, öte yandan kendisinin disiplin soruşturması kapsamında 54/a maddesini ihlal edecek fiil hiç bir eylemi bulunmadığı ve davalı idarenin ön yargı ve keyfi davranmak suretiyle hak ve hukuk ihlali yaptığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı savunularak talebin reddine karar verilmesi istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesince, davacının duruşma istemi 2577 sayılı Yasanın 17. maddesi uyarınca yerinde görülmeyerek ve davacının adli yardım isteminde bulunduğu ve başvurunun yapıldığı aşamada dosyada bulunan bilgi ve belgelerden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 334 ve 339. maddelerinde sayılan şartların mevcut olduğu görüldüğünden, adli yardım talebinin kabulüne karar verilip, dava dosyası incelenerek işin gereği görüşülüp düşünüldü:
2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 1. fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği kurala bağlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, Erciyes Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğrencisi olan davacının, 2547 sayılı Yasanın 54/a maddesi uyarınca "Yükseköğretim Kurumundan Çıkarma" disiplin cezası ile tecziyesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada Mahkemece verilen "davanının reddine" ilişkin kararın 27/07/2017 tarihinde davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, bu tarihten itibaren 30 gün içinde istinaf yoluna başvurulması gerekirken, 28/01/2020 tarihinde mahkeme kayıtlarına giren dilekçe ile yapıldığı görülen istinaf başvurusunun yasal süre geçirilerek yapıldığı anlaşıldığından, söz konusu talebin süre aşımı nedeniyle incelenmesi mümkün bulunmamaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; istinaf talebinin süre aşımı nedeniyle reddine, istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, davacının adli yardım istemi kabul edilmiş olduğundan ve dava istinaf başvurusunun reddi ile sonuçlandığından davacıdan önceden alınmamış olan 151,30 TL istinaf yargılama giderlerinin karar kesinleştiğinde tahsili için Mahkemesince ilgili Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı Yasanın 46.maddesinin (c) bendi gereğince30 gün içerisinde Danıştaya temyiz yolu açık olmak üzere, 05/03/2020 tarihinde sonucu itibariyle oybirliğiyle, tabi tutulduğu temyiz süresi yönünden ise oyçokluğuyla karar verildi.
AZLIK OYU
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin birinci fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği; aynı maddenin ikinci fıkrasında, istinafın, temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu; 48. maddesinin altıncı fıkrasında da, temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde de kararı veren merci tarafından temyiz isteminin reddine karar verileceği, ilgili merciin bu kararlarına karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği kurallarına yer verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki Dairemiz kararına, "2577 sayılı Yasa'nın değişik 48/6. maddesi uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren 7güniçerisinde Danıştay ilgili Dairesine temyiz yolu açık olmak üzere" şeklinde hüküm kurulması gerektiği görüşüyle, Dairemiz çoğunluk kararına bu yönüyle katılmıyorum. (¤¤)