İSTEMİN KONUSU: Kocaeli 2. İdare Mahkemesinin 14/11/2019 tarih ve E:2018/1398, K:2019/1162 sayılı kararının davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesine yönelik kısmının davacı vekilince, iptale ilişkin kısmının ise davalı İdarece istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması ve talepleri gibi karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Kocaeli İli, Gebze İlçesi, .... Mahallesi, 136 ada, 10 parselde ruhsatsız 25,50....6,00=408 m2 ebatlarında çelik konstrüksiyon depo inşaatının mütemadi temelinin kalıpları çakılı kiriş demirleri bağlanmış ankraj filizleri bırakılmış vaziyette tespit edildiğinden bahisle düzenlenen 26/02/2016 günlü, 04/18 cilt/sayfa numaralı yapı durdurma tutanağının ve bu tutanağa dayanılarak 3194 sayılı İmar Kanununun 32.maddesi uyarınca söz konusu yapının 1/1000 ölçekli uygulama imar planı bulunmadığı ve ruhsata bağlanamadığından bahisle yıkımına ilişkin 03/03/2016 günlü, 2016/532 sayılı Gebze Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararının özeti: Kocaeli 2. İdare Mahkemesince verilen 14/11/2019 tarih ve E:2018/1398, K:2019/1162 sayılı kararda; davanın, 26/02/2016 günlü, 04/18 cilt/sayfa numaralı yapı durdurma tutanağına yönelik kısmı yönünden; 26.02.2016 tarihli yapı durdurma tutanağının aynı tarihte yapı yerine asılarak davacıya tebliğ edildiği, bu işleme karşı tebliğ tarihini izleyen altmış (60) gün içinde dava açması veya aynı Yasa'nın 11'inci maddesine göre dava açma süresi içinde idareye başvurması ve başvuru sonucuna göre 11'inci maddede belirtilen süreye ilişkin esasları göz önünde bulundurarak dava açması gerekirken bu süre geçtikten sonra 12/12/2018 tarihinde bakılan davanın açıldığı görülmüş olup, yapı durdurma tutanağına ilişkin süreaşımı bulunduğu sonucuna ulaşıldığından, bu işlemin esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmadığı; davanın, yıkıma ilişkin 03/03/2016 günlü, 2016/532 sayılı Gebze Belediye Encümeni kararına yönelik kısmına gelince; dava konusu kararların 3194 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tesis edildiği, davacı tarafından söz konusu yapıya ilişkin 30/11/2018 tarih ve 91NRSNAR belge nolu yapı kayıt belgesinin alındığı, 7143 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile 3194 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 16. maddenin amir hükmü uyarınca dava konusu yıkım kararının iptal edilmesi gerekirken iptal edilmediği bu haliyle dava konusu işlemde sonucu itibariyle hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle yapı durdurma tutanağı yönünden 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 15/1-b maddesi uyarınca davanın süre aşımı nedeniyle reddine, yıkıma ilişkin 03/03/2016 tarih ve 2016/532 sayılı encümen kararının ise iptaline, yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
İSTİNAFA BAŞVURANLARIN İDDİALARI:
Davacı vekili tarafından, idari işlemin iptaline karar verilmesine rağmen davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesinin usule aykırı olduğundan bahisle, kararın davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesine ilişkin kısmının kaldırılması ve davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine karar verilmesi istenilmektedir.
Davalı İdare tarafından; dosyada mevcut fotoğraflar ve uydu görüntülerinden anlaşılacağı üzere işleme konu yapının 22/10/2018 tarihinde inşa edilirken tespit edildiği, 3194 sayılı Yasanın geçici 16.maddesinin 31/12/2017 tarihinden önce inşa edilen yapıları kapsadığı, yapı kayıt belgesinin ilgilinin beyanına dayalı olarak düzenlendiği, dava konusu parselde ruhsatsız yapı yapıldığı hususunun usulüne uygun olarak düzenlenen 26/02/2016 günlü, 04/18 cilt/sayfa numaralı yapı durdurma tutanağı ile tespit edildiği, söz konusu yapının 31/12/2017 tarihinden sonra 2018 yılında inşa edildiğinin İmar ve Şehircilik Müdürlüğünce ortaya konulduğu, tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğundan bahisle kararın iptale ilişkin kısmının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı vekili tarafından, mahkeme kararının davalıya 06/01/2020 tarihinde elektronik olarak tebliğ edildiği ve 11/01/2020 tarihinde de okunmuş sayıldığı, istinaf kanun yoluna başvurma süresi olan 30 günlük sürenin 10/02/2020 tarihinde dolduğu, davalı İdarenin 23/03/2020 tarihinde istinaf yoluna başvurduğu, başvurunun süresinde olmadığı öne sürülerek davalı İdarenin istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuş, davalı İdarece cevap dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Kocaeli İli, Gebze İlçesi, .... Mahallesi, 136 ada, 10 parselde ruhsatsız 25,50....6,00=408 m2 ebatlarında çelik konstrüksiyon depo inşaatının mütemadi temelinin kalıpları çakılı kiriş demirleri bağlanmış ankraj filizleri bırakılmış vaziyette tespit edildiğinden bahisle 26/02/2016 günlü, 04/18 cilt/sayfa numaralı yapı durdurma tutanağı düzenlenmiştir.
Sonrasında bu tutanağa dayanılarak 3194 sayılı İmar Kanununun 32.maddesi uyarınca söz konusu yapının 1/1000 ölçekli uygulama imar planı bulunmadığı ve ruhsata bağlanamadığından bahisle yıkımına ilişkin 03/03/2016 günlü, 2016/532 sayılı Gebze Belediye Encümeni kararı alınmıştır.
Anılan yapı durdurma tutanağı ve encümen kararının iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İşleme konu yapı için, 3194 sayılı İmar Kanununun geçici 16. maddesi uyarınca 30/11/2018 tarihli, 4073481 başvuru numaralı, 91NRSNAR belge nolu Yapı Kayıt Belgesinin verildiği görülmüştür.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı (Değişik 6545 S.K./19. md.) 45. maddesinin 5. fıkrasında, “Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir.” hükmü yer almaktadır.
3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesinde; "Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce (...) tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur.
Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası da muhtara bırakılır.
Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister.
Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir.
Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir.
(Ek fıkra:29/11/2018-7153/15 md.) İdare tarafından ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıkların giderilemeyeceği tespit edilen yapıların ruhsatı üçüncü fıkrada düzenlenen bir aylık süre beklenmeden iptal edilir ve mevzuata aykırı imalatlar hakkında beşinci fıkra hükümleri uygulanır ." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanunun 42. maddesinde ise; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere idari para cezaları uygulanacağı, Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden idari para cezası verileceği hükme bağlanmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun 7143 sayılı Kanunla eklenen geçici 16’ncı maddesinin birinci fıkrasında; "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.”; aynı maddenin dördüncü fıkrasında ise, “Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.” kuralı yer almaktadır.
Anılan Yasa hükmüne dayanılarak hazırlanan ve 6 Haziran 2018 tarihli ve 30443 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 6. maddesinin birinci fıkrasında, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapıların maliklerinin, bu belgenin bir örneğini belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyesine, bu sınırlar dışında il özel idaresine vermek zorunda oldukları, aynı maddenin üçüncü fıkrasında, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceği belirtilmiş, ‘Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar’ başlıklı 8.maddesinin 20 Eylül 2018 tarihli ve 30541 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslarda Değişiklik yapılmasına Dair Usul ve Esasların 5. maddesi ile değişik ikinci fıkrasında ise; “Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur.” düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; Kocaeli İli, Gebze İlçesi, .... Mahallesi, 136 ada, 10 parselde ruhsatsız 25,50....6,00=408 m2 ebatlarında çelik konstrüksiyon depo inşaatının mütemadi temelinin kalıpları çakılı kiriş demirleri bağlanmış ankraj filizleri bırakılmış vaziyette tespit edildiğinden bahisle 26/02/2016 günlü, 04/18 cilt/sayfa numaralı yapı durdurma tutanağı düzenlenmesi üzerine, 3194 sayılı İmar Kanununun 32.maddesi uyarınca söz konusu yapının 1/1000 ölçekli uygulama imar planı bulunmadığı ve ruhsata bağlanamadığından bahisle yıkımına ilişkin 03/03/2016 günlü, 2016/532 sayılı Gebze Belediye Encümeni kararının alındığı, anılan yapı durdurma tutanağının ve encümen kararının iptali istemiyle de bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İdare Mahkemesince her ne kadar, uyuşmazlık konusu yapı için 30/11/2018 tarihli, 4073481 başvuru numaralı, 91NRSNAR belge nolu Yapı Kayıt Belgesinin alındığı, 7143 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile 3194 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 16. maddenin amir hükmü uyarınca dava konusu yıkım kararının iptal edilmesi gerekirken iptal edilmediği bu haliyle dava konusu işlemde sonucu itibariyle hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu encümen kararının iptaline karar verilmiş ise de; 3194 sayılı İmar Kanununa eklenen Geçici 16. maddesi ile Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılar için Yapı Kayıt Belgesi düzenlenebileceği, bu yapılar için daha önce alınan yıkım kararları ile tahsil edilmeyen idari para cezalarının ilgili belediyesince iptal edileceği, Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda ise Yapı Kayıt Belgesinin yetkili idarece iptal edileceği ve bu belgenin sağlamış olduğu hakların geri alınacağı, yargısal incelemesi devam eden davalarda Yapı Kayıt Belgesi düzenlenmiş olmasının söz konusu yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilmeyen idari para cezalarını aynı Kanun'un yukarıda aktarılan hükümleri çerçevesinde hukuka aykırı hale getirmediği ve bu sebeple yargı yerince "iptal" hükmü kurulması mümkün bulunmadığı gibi yıkım ve idari para cezalarına ilişkin işlemleri tesis eden idarelerce gerekli iptal işlemleri yapılmadan davaların konusuz kalması sonucunu doğuracak bir durum oluşturmadığı da kuşkusuzdur.
Bu durumda, dava konusu encümen kararının alınmasından sonra, işleme konu yapı için 30/11/2018 tarihli, 4073481 başvuru numaralı, 91NRSNAR belge nolu yapı kayıt belgesinin düzenlenmiş olmasının, söz konusu belgenin kayıt altına aldığı dava konusu ruhsatsız yapı hakkında 3194 sayılı Kanun uyarınca tesis edilen yıkım ve idari para cezasına ilişkin işlemin hukuka aykırılığı sonucunu doğurmaması karşısında, İdare Mahkemesince; uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, işleme konu yapı için 3194 sayılı Kanunun Geçici 16. maddesi uyarınca yapı kayıt belgesi düzenlendiğinden bahisle dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Diğer taraftan, ilk derece mahkemesi sıfatıyla uyuşmazlığa bakan idare mahkemesince işin esası incelenmeksizin hüküm kurulmuş olması karşısında, 2577 sayılı Kanunun istinaf kanun yoluna ilişkin hükümleri uyarınca Dairemizce işin esasına girilmesi mümkün görülmemiş, kararın kaldırılması ve 2577 sayılı Yasanın 45/5. maddesi gereği yeniden bir karar verilmesi için dosyanın mahkemesine iade edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Ayrıca, idare mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmının hukuka aykırı bulunarak kaldırılmış olması nedeniyle, davacı tarafın, iptale ilişkin kısma bağlı olarak kararın davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesine yönelik hüküm fıkrası yönünden yaptığı istinaf başvurusunun kabulüne ve kararın bu kısmının da kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Tarafların istinaf istemlerinin KABULÜNE,
2.Kocaeli 2. İdare Mahkemesinin 14/11/2019 tarih ve E:2018/1398, K:2019/1162 sayılı kararının iptale ilişkin kısmı ile buna bağlı olarak davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesine yönelik kısmının KALDIRILMASINA,
3.2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca yukarıda belirtilen gerekçe dikkate alınarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın kararı veren Kocaeli 2. İdare Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4.Mahkemece yeniden verilecek kararla birlikte yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından, bu hususta ayrıca hüküm tesisine gerek bulunmadığına,
5.2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine,
6.2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca kesin olarak, 03/12/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)