(193 S. K. m. 32) (2577 S. K. m. 15, 43) (2576 S. K. m. 5, 6)
... Hastanesi'nde görev yapan davacı ... vekili Av. ... tarafından, kamu görevinden ihraç edildiği tarih ile göreve başladığı tarih aralığına tekabül eden dönem için mahrum kaldığı özlük ve parasal haklarının ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine yönelik 08/01/2020 tarih ve 869 sayılı işlemin (asgari geçim indirimine yönelik kısmının) iptali ve ödenmemiş asgari geçim indirimi karşılığı -fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla- 100,00.-TL maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle Diyarbakır Valiliği'ne karşı açılan davada, görevli yargı yerinin belirlenmesi amacıyla Dairemize gönderilen dosya incelendi, gereği görüşüldü.
İncelenen dosyada;
a) Diyarbakır 1. İdare Mahkemesi'nin 31/03/2020 tarih ve E:2020/491, K:2020/447 sayılı kararıyla, davanın temelini, davacının kamu görevinden ihraç edilmesi nedeniyle ihraçta geçirdiği dönem için yapılan geçmişe dönük maaş ödemesinde, ücretin gerçek usulde vergilendirilmesinde "asgari geçirim indirimini" düzenleyen hukuk müessesesinin (193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 32'nci maddesinin) uygulanıp uygulanamayacağının oluşturduğu, dosyaya sunulan ve dava konusu işleme dayanak teşkil eden 09/10/2019 tarihli ve 93377465-869 sayılı Sağlık Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı işleminde de "Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 13.05.2019 tarihli ve E.69179 sayılı yazısı ile, bir ay içinde yararlanılacak asgari geçim indirimi tutarının, yıllık olarak hesaplanan tutarın 1/12'sini geçmemesi gerektiği, 166 Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği hükümlerine göre geçmiş döneme ait ücretlerin tahakkuk ve ödemesi hangi dönem yapılmış ise, bu ödemenin o döneme ait bir ücret olarak kabul edileceği, ödemenin yapıldığı aya ait asgari geçim indirimin de, sadece o dönemde tahakkuk eden vergiden mahsup edilerek uygulanması gerekeceği, geçmiş dönemler için asgari geçim indirimi uygulanmayacağı" denilmek suretiyle bu durumun açıkça ortaya konulduğu; bu durumda, davanın konusunu, ücretlerin vergilendirilmesi aşamasında uygulanan ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 32'nci maddesinde öngörülen "asgari geçim indiriminin", davacıya yapılan geçmişe dönük maaş ödemesi esnasında tatbik edilip edilemeyeceğinin oluşturduğu açık olduğuna göre, ihtilafın mahiyeti ve niteliği ile yasal dayanağı bir arada ele alındığında,2576 sayılı Kanun'a göre idare mahkemelerinin görevine girmeyen dava konusu işleme ilişkin ihtilafın görüm ve çözümünün, anılan Kanun'un 6. maddesi uyarınca vergi mahkemesinin görev alanına girdiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle "davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a maddesi uyarınca görev yönünden reddine, dava dosyasının görevli Diyarbakır Vergi Mahkemesi'ne gönderilmesine" karar verildiği;
b) Diyarbakır Vergi Mahkemesi'nin 12/05/2020 tarih ve E:2020/374, K:2020/319 sayılı kararıyla da, olayda davacının maaşı ödenirken asgari geçim indirimi uygulanmaması yönünde işlem tesis edildiği; dolayısıyla uyuşmazlığın esasını, asgari geçim indiriminin hesaplanması değil, ihraç sonrası görevine dönmesine karar verilen kamu görevlisinin, ihraçta geçirdiği döneme ilişkin özlük haklarının 657 sayılı Kanun kapsamında geri ödenmesi ve maaşından asgari geçim indiriminin düşülüp düşülmeyeceği hususunun oluşturduğu; bu durumda, davacının maaşının usulüne uygun hesaplanıp hesaplanmadığına ilişkin uyuşmazlığın özlük hakları ile ilgili personel hukukuna göre irdelenmesi ve çözümlenmesi gerekmekte olup uyuşmazlığın; vergi mahkemesi görevine giren vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümler ile bunların zam ve cezaları ile tarifelerine ilişkin bulunmaması nedeniyle, idari yargıda genel görevli olan idare mahkemesince çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle "davanın 2577 sayılı Kanunun 15/1-a bendi uyarınca görev yönünden reddine, dava dosyasının aynı kanunun 43/1-b bendi uyarınca görevli mahkemenin tespiti maksadıyla Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine" karar verildiği anlaşılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 43. maddesinde; "1. İdare ve vergi mahkemeleri, idari yargının görev alanına giren bir davada görevsizlik veya yetkisizlik sebebiyle davanın reddine karar verirlerse dosyayı Danıştaya veya görevli ve yetkili idare veya vergi mahkemesine gönderirler.
a) Görevsizlik sebebiyle gönderilen dosyalarda Danıştay, davayı görevi içinde görmezse dosyanın yetkili ve görevli mahkemeye gönderilmesine karar verir.
b) Görevsizlik veya yetkisizlik sebebiyle dosyanın gönderildiği mahkeme kendisini görevsiz veya yetkisiz gördüğü takdirde, söz konusu mahkeme ile ilk görevsizlik veya yetkisizlik kararını veren mahkeme aynı bölge idare mahkemesinin yargı çevresinde ise, uyuşmazlık bölge idare mahkemesince, aksi halde Danıştayca çözümlenir.
2. Görev ve yetki uyuşmazlıklarında Danıştay ve bölge idare mahkemesince verilen kararlar ilgili mahkemelere bildirilir ve bu husus taraflara tebliğ olunur.
3. Danıştay ve bölge idare mahkemesince görev ve yetki uyuşmazlıkları ile ilgili olarak verilen kararlar kesindir..."hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan; 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 5. maddesinde, idare mahkemelerinin Danıştay'ın ve vergi mahkemelerinin görevi dışında kalan davaları çözmekle görevli olduğu ifade edilmiş; 6. maddesinde de, "Vergi mahkemeleri: a) Genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davaları, b) (a) bendindeki konularda 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasına ilişkin davaları, c) Diğer kanunlarla verilen işleri çözümler." kuralına yer verilmiştir.
Aktarılan hükümler uyarınca; vergi mahkemesinin görevine giren uyuşmazlıkların, genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere veya bu konularla ilgili 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasına ilişkin yahut diğer kanunlar ile verilen işlerden olması gerekmektedir. Geri kalan idari uyuşmazlıklar ise genel görevli idari yargı mercii olan idare mahkemeleri tarafından çözümlenecektir.
Dosyanın incelenmesinden; ... Hastanesi'nde görev yapan davacının 675 sayılı KHK uyarınca kamu görevinden ihraç edildiği fakat OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvuru kabul edilerek görevine yeniden başladığı, kamu görevinden ihraç edildiği tarih ile göreve başladığı tarih aralığına tekabül eden döneme ait mahrum kaldığı özlük ve parasal haklarının verilmesi istemiyle başvuruda bulunduğu, talebinin reddine yönelik dava konusu 08/01/2020 tarih ve 869 sayılı işlemin (asgari geçim indirimine yönelik kısmının) iptali ve ödenmemiş asgari geçim indirimi karşılığı -fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla- 100,00.-TL maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle de iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 5615 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle yeniden düzenlenen 32. maddesinde, "Ücretin gerçek usûlde vergilendirilmesinde asgari geçim indirimi uygulanır" hükmüne yer verildikten sonra devamında asgari geçim indiriminin uygulanmasına yönelik ayrıntılar gösterilmiş, asgari geçim indiriminin uygulama dönemleri, mahsup şekli ve diğer hususlara ilişkin usûl ve esasların ise Hazine ve Maliye Bakanlığı'nca belirleneceği ifade edilmiş; böylelikle asgari geçim indirimi, ücretlere dair verilendirmede ana uygulama olarak kabul edilmiştir. Dolayısıyla, asgari geçim indirimi uygulamasından doğan ihtilaflar vergilendirme süreciyle ilgili olacaktır.
Uyuşmazlıkta da; kamu görevinden ihraç edilen fakat sonra görevine iade edilen davacının, bu ara döneme ait maaş gelirleri için, görevde olsa idi her ay 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 32. maddesi kapsamında hesaplanacak tutarların karşılığı asgari geçim indirimlerinin hesaplanarak yasal faiziyle birlikte ödenmesini istediği, böylelikle yargılamanın özünü talep dönemindeki maaş tutarlarının asgari geçim indirimine tabi tutulup tutulmayacağı ve bu surette döneme ait parasal hakların tazmininde asgari geçim indirimi miktarının dikkate alınıp alınmayacağı hususunun oluşturduğu görülmüştür.
Bu itibarla, temeli vergilendirme usulüne dayanan iş bu davanın görüm ve çözümünde vergi mahkemesi görevli bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, görevli mahkemenin vergi mahkemesi olarak belirlenmesine, dava dosyasının, davanın görüm ve çözümünde görevli olduğu belirlenen Diyarbakır Vergi Mahkemesi'ne gönderilmesine, kararın Diyarbakır 1.İdare Mahkemesi ve taraflara bildirilmesine, 03.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)