(2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı adına düzenlenen 8/1/2019 tarih ve 2019-A-1119/3 sayılı vergi tekniği raporuna istinaden 31/12/2018 tarihi itibariyle mükellefiyet kaydının re'sen silinmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın; ihbarcının ihbar dilekçesinde davacı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından sahte faturalar düzenlendiğinin belirtilmesi üzerine davacı şirketin 2016, 2017 ve 2018 hesap dönemlerinin sahte belge düzenleme yönünden incelendiği ve adına 08.01.2019 tarih 2019-A-1119/3 sayılı vergi tekniği raporu düzenlendiği, anılan raporda davacı şirketin 01/01/2016 tarihinden itibaren esas faaliyetinin gerçek mal veya hizmet alım/satımına dayanmayan sahte faturalar düzenlemek suretiyle komisyon kazancı elde etmek olduğu tespitinin yapıldığı, ilgili rapora istinaden de davacının 31/12/2018 tarihi itibariyle mükellefiyet kaydının re'sen terkin edildiği, söz konusu terkin işleminin iptali istemiyle işbu davanın açıldığının görüldüğü, dava konusu olayda, davacının mükellefiyetinin re'sen terkin edilmesine sebep davacı hakkında sahte fatura düzenlediğinden bahisle tanzim olunan 08.01.2019 tarih 2019-A-1119/3 sayılı vergi tekniği raporu olduğu, diğer taraftan ilgili rapora istinaden davacı hakkında 2016, 2017 ve 2018 hesap yılı dönemlerine ilişkin farklı türlerden vergi tarhiyatlarının yapıldığı ve anılan tarhiyatların mahkemesinin 2019/274-284 Esas sayılı dosyalarında ayrı ayrı dava konusu edildiği, yapılan yargılamalar sonrasında ise kısaca; "Olayda, davacı ve davalı tarafların iddiaları, mahkemesindeki davacı tarafından açılan tüm dosyalardaki mevcut bilgi ve belgeler ve davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirketin sahte belge düzenlediğine yönelik birtakım tereddütler oluşmuşsa da; davacı şirketin faal olduğu ve gerçek alım satımı olduğunun davalı idarece de kabul edildiği üzere sabit olduğu, vergi inceleme elemanı tarafından davacının düzenlediği faturalardan sahte oldukları kanaatine varılanların ve gerçek olduğu kanaatine varılanların dönemler itibariyle tablo şeklinde vergi tekniği raporunda gösterildiği, bu tablolara bakıldığında belli bir meblağın üzerindeki yüksek tutarlı faturaların sahte olduğu, düşük tutarlı faturaların ise gerçek olduğunun belirtildiği, aynı şirket(ler)e düzenlenen bir kısım faturaların sahte bir kısım faturaların ise gerçek olduğunun belirtildiği, sahte ve gerçek faturaların ayrımında fatura tutarlarının dikkate alınarak değerlendirme yapıldığı, sahte ve gerçek fatura ayrımında esas alınan miktarın hangi ölçüye göre belirlendiğinin ortaya konulmadığı, vergi inceleme elemanının şahsi kanaatine dayalı olarak belirleme yapıldığı, vergi tekniği raporu içeriğinde … Aletler San. ve Tic. A.Ş'ye düzenlenen faturaların sahte olduğunun belirtilmesine rağmen raporun sonuç kısmında satış yapılan diğer firmalara düzenlenen yüksek tutarlı faturaların da sahte olduğunun ifade edildiği ancak rapor içeriğinde buna dair bir değerlendirme bulunmadığı, faal olan bir firmanın sahte fatura düzenlediği yönündeki iddianın faturalar, fatura içeriği emtialar, alım satım yapılan şirketler bazında ayrı ayrı ve tek tek hukuki olarak ispatlayıcı ve açıklayıcı şekilde ortaya konularak re'sen tarhı gereken vergi matrahının her türlü şüpheden uzak olarak tereddüde mahal vermeyecek şekilde ortaya konulması ve faturaların sahte olduğu ileri sürülen kısmı ile gerçek ticari faaliyete dayanan kısmının kesin ve net bir şekilde ayırt edilmesi gerektiği halde mevcut durumda bunların yapılmadığı dolayısıyla eksik incelemeye dayanan tarhiyatların.." sonucuna varılarak sahte fatura düzenleme gerekçesine dayanan tarhiyatlara ilişkin davanın kabulüne hükmedildiği, bu halde mükellefiyetin de re'sen terkin edilme gerekçesinin mahkemesi kararları ile ortadan kaldırıldığı, diğer taraftan davacı nezdinde 05/10/2018 tarihli yoklama yapıldığı ve yoklamaya göre faal bir şekilde faaliyetlerine devam ettiğinin tespit edildiği, bunun haricinde de başka bir yoklamanın bulunmadığı hususları hep birlikte değerlendirildiğinde davalı idarece tesis edilen mükellefiyetin re'sen terkinine yönelik dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı, gerekçesiyle kabulüne karar veren Denizli Vergi Mahkemesi'nin 31/12/2019 tarih ve E:2019/283, K:2019/811 sayılı kararının, yasal dayanaktan yoksun olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1.Vergi Dava Dairesi'nce gereği görüşüldü;
Dava dosyası kapsamında yer alan bilgi ve belgeler dahilinde yapılan inceleme neticesinde, istinaf başvurusuna konu edilen, Denizli Vergi Mahkemesi'nce verilen 31/12/2019 gün ve E:2019/283, K:2019/811 sayılı kararın, usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/3. maddesine istinaden istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü yer alan 90,50 TL yargılama giderinin istinaf başvurusunu yapan taraf üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan tutarın Mahkemesi'nce H.M.K'nun 333. maddesi uyarınca yatırana iadesine, 18/11/2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olmak üzere karar verildi. (¤¤)