İSTEMİN ÖZETİ: Türkmenistan uyruklu davacının, sınırdışı edilmesine yönelik davalı idarenin 22/10/2019 günlü ve 4934741 sayılı işlemi ile ikamet izninin iptaline dair aynı günlü ve 7934741.101.14.4 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; 18/10/2019 tarihinde saat: 22.05 sıralarında İstanbul İli, Avcılar İlçe Emniyet Devriye Ekipler Amirliğine bağlı ekip tarafından Avcılar İlçesi, ..... Mahallesi E-5 güneyi yanyol üzerinde durumundan şüphelenilerek durdurulan davacının kaba üst aramasında pantolonunun sağ ön cebinde kağıda sarılı halde içerisinde Skunk olarak tabir edilen narkotik madde olduğu düşünülen dara ağırlığı 1,9 gram olan madde bulunduğu, bunun üzerine davacı hakkında adli işlem başlatıldığı, davacının ifadesinde cebinde bulunan maddeyi 25,00.- TL karşılığı Aksaray semtinde kimliğini bilmediği bir şahıstan satın aldığını ve rızası ile polise teslim ettiğini belirtmek suretiyle olayı ikrar ettiğinin görüldüğü, davacının üzerine isnat edilen bu eylemin kamu düzeni ve sağlığını tehdit ettiği, bu hususta kesinleşmiş yargı kararı aranmayacağı, davacının 6458 sayılı Yasanın 54. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendine göre sınır dışı edilmesine ve sınırdışı etme işlemi nedeni ile ikamet izninin iptal edilmesine ilişkin işlemlerde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin İstanbul 1. İdare Mahkemesince verilen 25/02/2020 günlü ve E:2019/2704, K:2020/456 sayılı kararın; davacı tarafından, hukuka ve mevzuata aykırı olduğu ileri sürülere.....577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dokuzuncu İdare Dava Dairesince dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; Türkmenistan uyruklu davacının, sınırdışı edilmesine ve buna bağlı olarak ikamet izninin iptal edilmesine ilişkin davalı idare işlemlerinin iptali istemiyle açılmıştır.
İstinaf başvurusuna konu mahkeme kararının davacının ikamet izninin iptaline ilişkin işlem yönünden verilen davanın reddine ilişkin kısmı yönünden istinaf incelemesi yapıldığında;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ''İstinaf'' başlıklı 45. maddesinin 2. fıkrasında; istinafın temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu belirtilmiş, anılan maddenin 3. fıkrasında ise, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, kararda maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise, gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği hükme bağlanmıştır.
Aynı kanunun ''Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar'' başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında ise; ''görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksiklikler bulunması'' bozma nedenleri olarak belirlenmiş bulunmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; Türkmenistan uyruklu davacının, istinaf yoluyla kaldırılması istenilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun, ikamet izininin iptaline yönelik kısmı açısından, kanunda sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından ve dilekçede ileri sürülen iddialar da sözkonusu kararın bu kısımlarının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden davacının bu bölümlere yönelik istinaf başvurusunun reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
İstinaf başvurusuna konu mahkeme kararının davacının sınırdışı edilmesine ilişkin işlem yönünden verilen davanın reddine ilişkin kısmına gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ''İstinaf'' başlıklı 45.maddesinin 2.fıkrasında; istinafın temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu belirtilmiştir.
Aynı kanunun ''Temyiz'' incelemesi üzerine verilecek kararlar'' başlıklı 49.maddesinin 2.fıkrasında ise; ''görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksiklikler bulunması'' bozma nedenleri olarak belirlenmiş bulunmaktadır.
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun "Sınır dışı etme kararı" başlıklı 53. maddesinin 3. fıkrasında, yabancı veya yasal temsilcisi ya da avukatı tarafından, sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurulabileceği, mahkemeye başvuran kişinin, sınır dışı etme kararını veren makama da başvurusunu bildireceği, mahkemeye yapılan başvuruların onbeş gün içinde sonuçlandırılacağı, Mahkemenin bu konuda vermiş olduğu kararın kesin olduğu hüküm altına alınmıştır.
Bu durumda, 6458 sayılı Kanun uyarınca tesis edilen sınır dışı etme işlemine karşı açılan davalarda idare mahkemelerince verilen kararların yukarıda belirtilen mevzuat uyarınca kesin olması nedeniyle, bu kararların istinaf kanun yoluyla incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davacının istinaf başvurusunun; istinaf başvurusuna konu mahkeme kararının davacının ikamet izninin iptaline ilişkin kısmı yönünden verilen davanın reddine ilişkin kısmı açısından reddine, davacının sınırdışı edilmesine ilişkin işleme ilişkin kısmı yönünden verilen davanın reddine ilişkin kısmı açısından ise, incelenmeksizin reddine, başvuru aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin başvuran üzerinde bırakılmasına, başvuru sırasında tahsil edilen tebligat avansından artan kısmın mahkemesince ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliği amacıyla dosyanın mahkemesine gönderilmesine, temyiz yolu kapalı olmak üzere kesin olarak, 18/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)