(2577 S. K. m. 10, 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Kastamonu Üniversitesi Eğitim Fakültesi bünyesinde yardımcı doçent olarak görev yapmaktayken 675 sayılı KHK'nın ekli listesinde isminin yer alması sebebiyle 29/10/2016 tarihi itibariye kamu görevine son verildikten sonra Cumhurbaşkanlığı OHAL İnceleme Komisyonu tarafından kamu görevine iade talebi kabul edilerek 02/08/2019 tarihinde Namık Kemal Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulunda göreve yeniden başlayan davacının; yasal haklarının ödenmesi talebiyle yapmış olduğu başvuru sonucunda bazı hakların eksik ödendiği ve faiz ödemesinin yapılmadığından bahisle maaşlarının yasal faizinin, ek ders ücretinin ve faizinin, geliştirme ödeneği ücretlerinin ve faizlerinin 29/10/2016 tarihinden itibaren hesaplanarak tarafına ödenmesi talebiyle 11/11/2019 tarihli dilekçeyle yapmış olduğu başvuruya yasal süresi içerisinde cevap verilmeyerek zımnen reddedilmesine ilişkin işlemin iptali ile parasal kayıplarının yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle açılan davayı süre aşımı yönünden reddeden Tekirdağ 2. İdare Mahkemesi'nin 21/02/2020 gün ve E:2020/38, K:2020/120 sayılı kararının; davacı tarafından, idareye başvurusunun 2577 sayılı Yasa'nın 10. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu madde uyarınca parasal haklarının ödenmesi için her zaman başvurabileceği, usul kurallarının hakkaniyet ilkelerini zedeleyecek, mahkemeye erişim hakkını engelleyecek şekilde katı yorumlanmaması gerektiği, idarece yapılan ilk ödemede hangi kalemlerin yer aldığını müvekkilinin bilmesinin mümkün olmadığı ileri sürülerek kaldırılması ve istinaf yoluyla işin esası hakkında yeniden karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davanın süresinde açılmadığı, İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Yedinci İdare Dava Dairesi'nce, dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava dosyasının incelenmesinden, dayandığı gerekçeler karşısında, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu anlaşıldığından ve dilekçede ileri sürülen iddialar söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü gösterilen kanun yolu aşamasına ait 238,10-TL yargılama giderlerinin istinaf yoluna başvuranın üzerinde bırakılmasına, artan posta avansının resen ilgilisine iadesine temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak 18.09.2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
AZLIK OYU:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu belirtildikten sonra, aynı Kanunun 10. maddesinin 1. fıkrasında, ilgililerin, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilecekleri, 2. fıkrasında, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, ilgililerin altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştay’a, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilecekleri hüküm altına alınmıştır.
Bu hukuki durum karşısında; ilgililerce haklarında idari davaya konu edilebilecek bir işlemin tesis edilmesi için idareye her zaman başvurabilecekleri, bu başvurunun açıkça veya 60 gün içerisinde yanıtlanmayarak zımnen reddedilmesi üzerine ise, 60 günlük dava açma süresi içerisinde iptali istemiyle idare mahkemelerine dava açılabileceği açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, 675 sayılı OHAL KHK’sı ile ihraç edilip, OHAL İnceleme Komisyonu kararıyla görevine iade edilen davacı tarafından, mahrum kaldığı mali hakların ödenmesi talebiyle 5.8.2019 tarihinde davalı idareye başvuruda bulunulduğu, davalı idarece bu başvuruya istinaden 12.9.2019 tarihinde davacıya 181.335,70 TL ödeme yapıldığı, davacı tarafından kendisine yapılan bu ödemenin eksik olduğundan bahisle 11.11.2019 tarihinde davalı idareye eksik ödenen mali haklarının ödenmesi istemiyle yeniden başvurulmasının ardından, bu başvurunun idarece yanıtlanmayarak zımnen reddi üzerine, 15.01.2020 tarihinde zımni ret işleminin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle davacının 11.11.2019 tarihli ikinci başvurusunun hukuki nitelendirilmesinin yapılması gerekmektedir.
Mahkemece, her ne kadar, 11.11.2019 tarihli ikinci başvuru, 5.8.2019 tarihli ilk başvurunun yapılan ödemeyle birlikte kısmen reddedildiğinden bahisle 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında yapılmış bir başvuru olarak değerlendirilmiş ise de, davacının 5.8.2019 tarihli ilk başvurusunun herhangi bir tutar içermemesi ve yapılacak ödemenin de idarece sonradan yapılacak hesaplamayla bulunacak olması nedeniyle, bu başvuru üzerine yapılan ödemeden, davacı başvurusunun kısmen kabul edildiği, kısmen de reddedildiği anlamı çıkarılamayacağı gibi 2577 sayılı Kanunun yukarıda bahsi geçen 10. maddesi uyarınca ilgililerin haklarında bir idari işlem tesis edilmesi için idareye her zaman başvurabilecekleri yasa ile güvence altına alındığından, davacının herhangi bir tutar içermeyen ilk başvurusunun idarece kabul edilerek yapılan hesaplama sonucu bulunan 181.335,70 TL’nin mahrum kalınan mali haklar kapsamında davacıya ödenmesinin ardından, davacı tarafından kendisine ödenen bu tutarın noksan olduğundan bahisle 11.11.2019 tarihinde yapılan ikinci başvurusunun da 2577 sayılı Kanunun 10. maddesi kapsamında yapılmış yeni bir başvuru olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu itibarla, davacı tarafından 2577 sayılı Kanunun 10. maddesi kapsamında yapılan 11.11.2019 tarihli başvurunun idarece yanıtlanmayarak 10.01.2020 tarihi itibarıyla zımnen reddedildiğinin kabulü suretiyle, bu tarihi takip eden günden itibaren 60 günlük dava açma süresi içerisinde ve 15.01.2020 tarihinde açılan işbu davanın süresinde olduğu görüldüğünden, istinaf başvurusunun kabulüyle davanın süre aşımı yönünden reddine dair ilk derece Mahkemesinin kaldırılarak, 2577 sayılı Kanununun 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca işin esasının incelenmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesi gerektiği oyuyla Dairemiz kararına katılmıyorum. (¤¤)