(2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ :İstanbul Büyükşehir Belediye Meclis üyesi olan davacılar tarafından, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca onaylanan …… İlçesi, …… Mahallesi, …… Caddesi, .... Sok., …… Sokak ve ……. arasında kalan 6,20 ha.'lık kısma ilişkin olarak hazırlanarak 18.11.2016-17.12.2016 tarihleri arasında askıya çıkartılan 2 paftalık 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 2 paftalık 1/1000 ölçekli Revizyon Uygulama İmar Planının iptali istemiyle açılan davada; "...davacılardan ….. ile …….'in bakılmakta olan davanın hemşehri hukukuna dayandırılmadığı, Büyükşehir Belediye Meclisi üyesi sıfatıyla açıldığı, davacılar tarafından söz konusu imar planlarına askı ilan süresi içerisinde itiraz edilmemesi nedeniyle ismi geçen davacılar açısından son ilan tarihinden (17.12.2016) itibaren altmış gün içinde dava açılması gerekirken 10.04.2017 tarihinde açılan davanın süreaşımı yönünden esasının incelenmesi imkanının bulunmadığı sonucuna varılmıştır....Yukarıda özetlenen bilirkişi raporunun her ne kadar parsel bazında görülen bir dava için alındığı görülmekte ise de; bilirkişi raporunda yapılan tespitlerin planların tamamına ilişkin saptamalar içerdiği görüldüğünden, uyuşmazlığın çözümünde yeterli olacağı, hükme varılabileceği kanaatiyle Mahkememizce keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek görülmemiştir. Öte yandan, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nin 24.10.2019 tarih E:2019/1376 K:2019/1887 sayılı kararında; "1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının Plan notlarının 12. Maddesinde; “Bu plan, plan notları, plan açıklama raporu ve bu plana göre onaylanacak kentsel tasarım projesi ile bir bütündür” denildiği, söz konusu plan notuna göre Kentsel Tasarım Projesinin planı bütünleyici olması sebebiyle, plan notları ve plan açıklama raporu gibi imar planı ile birlikte onay makamı olan bakanlıkça onaylanması gerekirken onaylanmadığı, aynı plan notlarının muhtelif maddelerinde, Kentsel Tasarım Projesine, plan onayından sonraki sürece ilişkin uygulamaya yönelik kararlarda atıfta bulunulduğunun görüldüğü, dolayısıyla, 1/1000 ölçekli uygulama imar planını tamamlayıcı bir unsur olarak ifade edilen Kentsel Tasarım Projesinin planla birlikte onaylanmaması, bütünlüğün sağlanmadığı ve planın tamamlanmadığı sonucunu doğurduğu, alanda nasıl bir yapılaşma olacağının kentsel tasarım projesine bırakıldığı, davaya konu olan uygulama imar planının plan notlarına göre; bu plan, plan notları, plan açıklama raporu ve bu plana göre onaylanacak kentsel tasarım projesi ile bir bütün olduğu, riskli alan ilan edilen alanda yapılaşmanın nasıl olacağının şekillenmesi kentsel tasarım projesine bırakıldığı, bölgenin uygulama imar planı ile şekillenmediği bu nedenle dava konusu planın bu yönüyle deplanlama ve şehircilik ilkelerine aykırı olduğu sonucuna varılmıştır." denilmek suretiyle ek gerekçe ile istinaf edilen mahkeme kararının onandığı görülmektedir. Bu bağlamda, nazım imar planı toplam nüfus değeri belirlenirken yanlış hesaplama yoluna gidildiği, söz konusu hesaplamanın planın tamamını ve uygulama imar planını da etkiler mahiyette olduğu, ayrıca bütüncül nitelikteki Kentsel Tasarım Projesinin planla birlikte onaylanmadığı, riskli alan ilan edilen alanda yapılaşmanın nasıl olacağının şekillenmesi kentsel tasarım projesine bırakıldığı, bölgenin uygulama imar planı ile şekillenmediği bu nedenle dava konusu uygulama imar planın bu yönüyle deplanlama ve şehircilik ilkelerine aykırı olduğu kanaatiyle, dava konusu 18.11.2016-17.12.2016 tarihleri arasında askıya çıkartılan 2 paftalık 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 2 paftalık 1/1000 ölçekli Revizyon Uygulama İmar Planında hukuka uyarlık olmadığı sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle davacılardan .... ile .... yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine, davacı .... yönünden ise dava konusu işlemlerin iptaline karar veren İstanbul 2. İdare Mahkemesi'nin 28/02/2020 tarih ve E:2019/381, K:2020/430 sayılı kararının; "iptal"e ilişkin kısmının; davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından; kentsel tasarım projesinin imar planı ile aynı anda onaylanma zorunluluğu bulunmadığı, kamu yararı gözetilerek plan kararı getirildiği, taraflarınca karşılanan yargılama giderinin yarısının .... Belediye Başkanlığı'na verilmesi yönünde kurulan hükmün düzeltilmesi gerektiği iddialarıyla, davalı .... Belediye Başkanlığı tarafından; aynı dava konusu işlemlerle ilgili aynı mahkeme tarafından davanın reddine karar verildiği, kararların çelişkili olduğu, çelişki giderilmeden kesinleşmiş yargı kararına rağmen iptal kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, mahkeme kararları ve bilirkişi raporlarındaki çelişkilerin giderilmesi için keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmamasının hukuka aykırı olduğu, planların usul ve yasaya uygun olarak hazırlandığı, 6306 sayılı yasanın amaç ve ruhu ve ivedilik unsuru dikkate alınmadan iptal kararı verildiği, planın dayanağı riskli alan kararının hukuken geçerli olduğu, belediye meclis üyesi sıfatı ile dava açan davacının karar tarihi itibariyle meclis üyesi sıfatı sona erdiğinden davanın bu yönden de reddi gerektiği, mahkemece bu hususun değerlendirilmediği, davacının dava konusu planlara karşı dava açma ehliyetinin bulunmadığı, mahkeme kararının iptale ilişkin kısmının usul ve yasaya aykırı olduğu iddialarıyla kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dördüncü İdare Dava Dairesince, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
İstinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddialar dayandığı hukuki ve kanuni gerekçeleri Dairemizde de hukuka uygun bulunan mahkeme kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan; 2577 sayılı Yasanın, 6545 sayılı Yasanın 19. maddesiyle değişik 45. maddesinin 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir." kuralına yer verilmiş olup, mahkeme kararının hüküm fıkrasında"...117,00 TL Çevre ve Şehircilik Bakanlığı temyiz yargılama giderinin yarısı olan 58,50 TL'nin davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı üzerinde bırakılmasına, diğer yarısı olan 58,50 TL'nin davacılar .... ile ....'den alınarak davalı .... Belediye Başkanlığı'na verilmesine,"ifadesine yer verilmiş olup, diğer yarısı olan 58,50-TL yargılama giderinin davacılar .... ve ....'den alınarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na verilmesi şeklinde yazılması gerekirken .... Belediye Başkanlığı'na verilmesi şeklinde yazıldığı görüldüğünden mahkeme kararında yapılan maddi hatanın düzeltilerek hüküm fıkrasında yer alan ve yukarıda yer verilen ifadenin "diğer yarısı olan 58,50-TL yargılama giderinin davacılar .... ve ....'den alınarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na verilmesine" şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; İstanbul 2. İdare Mahkemesi'nin 28/02/2020 tarih ve E:2019/381, K:2020/430 sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddine, istinaf aşamasında karşıladıkları aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinin davalı idareler üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasındaki posta gideri avansından artan kısmın talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde karar kesinleştikten sonra re'sen davalı idarelere iadesine, bu karara karşı tebliğ tarihini izleyen 30 gün içinde Danıştay'da temyiz yolu açık olmak üzere, 30/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)