İSTEMİN ÖZETİ: Azerbaycan vatandaşı davacı hakkında alınan, 6458 sayılı Kanunun 54/1-d ve f bentleri uyarınca sınırdışı edilmesine ilişkin 01/08/2019 tarih ve 8067981.101.18.03.1 sayılı işlem ile hakkında konulan yurda giriş yasağı kararının iptali istemiyle açılan davada; Kadıköy Asayiş Büro Amirliğine bağlı ekiplerin devriye görevi sırasında üstü aranan Azerbaycan uyruklu davacının, üzerinde bulunan 1,8 gram ağırlığında uyuşturucu maddeyi kolluğa teslim ettiği, davacının kolluktaki 27/07/2019 tarihli ifadesinde de "Türkiye'ye gelip Üniversiteye başladıktan sonra, arkadaş ortamında ot olarak bildiği maddeyi kullandığı, ... parkında davacının, sarılmış vaziyette sigaralığı içmek amacıyla cebinden çıkarınca, yanında bulunan arkadaşı ...'ın elinden sigaralığı alıp yaktığını, tam içmek isterken polislerin gelip kendisini yakaladığı, Skank denilen uyuşturucuyu ... isimli şahıstan 100,00 TL. karşılığında satın aldığı" yönünde beyanda bulunduğu, ayrıca 28/02/2016 yılında öğrenim gördüğü İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesindeki kaydını yenilemediği gerekçesiyle ikamet tezkeresinin iptal edilerek V-69 tahdit kaydının konulduğu, bu işlemin iptaline ilişkin herhangi bir davanın açılmadığı, davacı hakkında 02/08/2019 tarihinde Ç-114,Ç-105 ve Ç-136 tahdit kodları tanzim edilerek ülkesine geri gönderildiği, yine davacı hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/154159 sayılı soruşturmanın halen devam ettiği, ayrıca davacı ile birlikte yakalanan ve hakkında sınırdışı işlemi tesis edilen ...'nın bu işlemin iptali istemiyle Mahkemelerinin 2019/2408 E. Sayılı dosyası ile açılan dava dosyasına giren İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstanbul Kriminal Polis Labaratuvarı Müdürlüğü tarafından yapılan analizde, "yeşil renkli bitki parçalarının uyuşturucu maddelerden THC (Tetrahydrocannabinol) ihtiva eden ve Esrar elde edilmesine elverişli Hint Keneviri bitkisine ait olduğu yönünde verilen 31.07.2019 tarihli raporla birlikte değerlendirildiğinde, davacının uyuşturucu madde bulundurma ve kullanmasının kamu düzeni açısından tehdit oluşturduğu, buna göre davacı hakkında uygulanan 6458 sayılı Yasa'nın 54/1-d ve f bendi uyarınca sınır dışı edilmesine ilişkin işlem ile konulan giriş yasağı kararının iptaline ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, sınırdışı işlemi yönünden kesin olarak, giriş yasağı işlemi yönünden istinaf yolu açık olmak üzere davanın reddine ilişkin İstanbul 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 29/01/2020 tarih ve E:2019/3050, K:2020/170 sayılı kararın; davacı tarafından, giriş yasağı işleminin iptali isteminin reddine ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu, uyuşturucu tüketen Türk Vatandaşları yönünden denetimli serbestlik ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilirken, kendisi hakkında alınan kararın eşitlik ilkesine aykırı olduğu, giriş yasağı işlemlerinin usulüne uygun tebliğ edilmediği ileri sürülerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dokuzuncu İdare Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile yollama yapılan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesinde öngörülen koşulları taşıdığı sonucuna varılan davacının adli yardım isteminin kabulü ile dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ''İstinaf'' başlıklı 45. maddesinin 2. fıkrasında; istinafın temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu belirtilmiş, anılan maddenin 3. fıkrasında ise, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, kararda maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise, gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği hükme bağlanmıştır.
Aynı kanunun ''Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar'' başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında ise; ''görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksiklikler bulunması'' bozma nedenleri olarak belirlenmiş bulunmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; istinaf yoluyla kaldırılması istenilen İdare Mahkemesi kararında kanunda sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından ve dilekçede ileri sürülen iddialar da söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden başvurunun reddine, davacının adli yardım talebinin kabul edilmiş olması nedeniyle alınmayan aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca haksız çıkan davacıdan tahsil edilmesi için İdare Mahkemesince müzekkere yazılmasına, kararın taraflara tebliği amacıyla dosyanın mahkemesine gönderilmesine, temyiz yolu kapalı olmak üzere kesin olarak 16.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)