(2709 S. K. m. 125) (7075 S. K. m. 10)
İSTEMİN ÖZETİ: İstanbul Emniyet Genel Müdürlüğü emrinde ..... olarak görev yapmakta iken 672 sayılı OHAL KHK'sı eki listede adına yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacının, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararıyla görevine iade edilmesi üzerine, statü dışında geçen 15/09/2016-14/04/2017 tarihleri arası döneme isabet eden ve kendisine 2019/Ocak ayında ödenen parasal hakları için hesaplanacak yasal faizlerin ödenmesi istemiyle yaptığı 27/02/2019 tarihli başvurunun reddine ilişkin 27/02/2019 tarih ve 036635 sayılı İstanbul Valiliği- İl Emniyet Müdürlüğü işleminin iptali ile ihraç olduğu döneme ait parasal haklarının faizinin ödenmesi istemiyle açtığı davanın reddi yolundaki İstanbul 10. İdare Mahkemesi Hakimliğinin 29/11/2019 tarih ve E:2019/1547, K:2019/2360 sayılı kararının, davacı tarafından; hukuk sistemimizde genelgeye istinaden yasal faiz taleplerinin reddedileceğine dair bir usul bulunmadığı iddiasıyla, kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf dilekçesinde belirtilen hususların mahkeme kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı ve kararın usul ve hukuka uygun olduğu ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdare Dava Dairesince, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; İstanbul Emniyet Genel Müdürlüğü emrinde ..... olarak görev yapmakta iken 672 sayılı OHAL KHK'sı eki listede adına yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacının, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararıyla görevine iade edilmesi üzerine, statü dışında geçen 15/09/2016-14/04/2017 tarihleri arası döneme isabet eden ve kendisine 2019/Ocak ayında ödenen parasal hakları için hesaplanacak yasal faizlerin ödenmesi istemiyle yaptığı 27/02/2019 tarihli başvurunun reddine ilişkin 27/02/2019 tarih ve 036635 sayılı İstanbul Valiliği- İl Emniyet Müdürlüğü işleminin iptali ile ihraç olduğu döneme ait parasal haklarının faizinin ödenmesi istemiyle açılmıştır.
İlk derece Mahkemesi Hakimliğince "... davacıya göreve iadesinden kaynaklanan ve gecikmeksizin yapılan ödemeler yanında faiz ödemesi veya ek ödeme yapılmasına ilişkin 657 sayılı Kanun veya ilgili KHK'larda yasal bir düzenleme de bulunmadığı anlaşılmakla, davacıya ödenmemiş parasal haklarına ilişkin yasal artış ve faizlerinin ödenmesi isteminin reddine ilişkin tesis olunan dava konusu işlemde ve buna dayalı olarak davacının ihraç olduğu döneme ilişkin parasal haklarının faizinin ödenmesi isteminde hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Anayasanın 125. maddesinde; "...İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." şeklindeki amir hüküm yer almaktadır.
7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 10. maddesinin 1. fıkrasında ise; "Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarılan ya da ilişiği kesilenlere ilişkin başvurunun kabulü hâlinde karar, kadro veya pozisyonunun bulunduğu kuruma, yükseköğretim kurumlarında kamu görevinden çıkarılan öğretim elemanları için Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilir...İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz." düzenlemelerine yer verilmiştir.
Öte yandan; iktisat literatüründe faiz, kısaca; üretim faktörleri arasındaki sermayeden belli bir süre mahrum kalmanın karşılığı olarak tanımlanmakta olup, vadesi belli olan alacaklarda temerrüdün, herhangi bir ihtara gerek olmaksızın vadenin geçmesiyle gerçekleşeceği bilinmektedir.
Yukarıdaki mevzuat hükümlerine göre; olağanüstü hal döneminde çıkarılan KHK'lar ile kamu görevinden çıkarılanların itirazlarını incelemek amacıyla kurulan OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunca alınan "Kabul" kararlarına geçmişe yönelik etkileri olacak sonuçlar bağlandığı, bu kapsamda; söz konusu kararın verilmesiyle ilgili memurun kamu görevinden çıkarılmamış gibi mali ve özlük haklarına kavuşturulmasının sağlandığı, diğer yandan; ilgilinin patrimuanına girmesi gerektiği halde belirli bir süreliğine yoksun kaldığı sermaye karşılığında talep edilen tutarların, doğrudan doğruya kamu görevinden çıkarmaya dayalı bir tazminat davasının konusunu teşkil etmediği anlaşılmaktadır.
Dava dosyası incelendiğinde; 01/09/2016 tarih ve 672 sayılı OHAL KHK'sı eki listede adına yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacının, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun kabulüne dair 07/08/2018 tarih ve 2018/28690 sayılı karar üzerine kamu görevine iade edildiği, statü dışı kaldığı 15/09/2016 ila 13/03/2017 tarihleri arasındaki döneme isabet eden mali haklarının 2019/Ocak ayında kendisine ödendiği, 27/02/2019 kayıt tarihli dilekçeyle bu ödemeler için yasal faizini talebi, özetle "Yargı kararı olmadan faiz ödemesi yapılamayacağı" gerekçesiyle tesis edilen dava konusu işlemle reddedilen davacının ise bakılmakta olan davayı açtığı görülmektedir.
Dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler, yukarıdaki mevzuat hükümleri ve açıklamalar ile birlikte değerlendirildiğinde; OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun 07/08/2018 tarih ve 2018/28690 sayılı kararıyla, kamu görevinden çıkarılmasının tüm hukuki sonuçları ortadan kalkan davacının, statü dışı kaldığı 15/09/2016 ila 13/03/2017 tarihleri arasındaki döneme isabet eden ve aylar itibariyle vadesi belli olan mali haklarından yoksun kaldığı, dolayısıyla her bir alacağın ödenmesi gereken tarihin (Vade) geçirilmesiyle idarenin temerrüde düştüğü sabit olup, Anayasanın amir hükmü uyarınca bu dönemde alması gerektiği halde yoksun kaldığı her bir mali hakkı için, ödenmesi gereken tarihten toplu ödemenin yapıldığı 2019/Ocak dönemindeki tarihe kadar faiz işletilmesi ve hesaplanan tutarın davacıya tediyesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda; yukarıda ayrıntılı bir şekilde izah edildiği üzere, davacının statü dışında kaldığı dönem için ödenen mali hakları için işletilecek yasal faizin de ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddi yolundaki dava konusu işlemde hukuka uygunluk; bu işlemin iptali ve belirtilen faizin ödenmesi istemiyle açtığı davanın reddi yolundaki istinaf konusu kararda ise isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; istinaf talebinin kabulü ile, İstanbul 10. İdare Mahkemesi Hakimliğince verilen 29/11/2019 tarih ve E:2019/1547, K:2019/2360 sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, davacının ihraç olduğu döneme ait parasal haklarının faizinin ödenmesine, aşağıda dökümü yapılan 337,50-TL yargılama gideri ile hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, posta avansından varsa artan kısmın mahkemesince ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45/6. ve 46. maddeleri uyarınca temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak,16/07/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)