(2577 S. K. m. 45, 46) (3065 S. K. m. 29, 34) (213 S. K. m. 3)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirket adına takdir komisyonu kararlarına dayanılarak 2010/03, 04, 06, 08, 10, 11 ve 12. dönemleri için düzenlenen 20161223AuR...01, 02, 03, 04, 05, 06, 07 sayılı ihbarnameler içeriği cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarını ihtiva eden ihbarnamelerin iptali istemiyle açılan davanın, "...davacı hakkında, takdire sevk işlemlerinden sonra düzenlenen rapordaki tespitler done alınarak takdir edilen matrahlar üzerinden gerçekleştirilen dava konusu cezalı tarhiyatların, gerçekte takdir komisyonu kararına değil, vergi incelemesine dayandığı, bu nedenle, somut uyuşmazlıkta, takdire sevk işlemlerinin dava konusu cezalı tarhiyatlar bakımından, zamanaşımı süresini durdurmasının hukuken mümkün bulunmadığı, 5 yıllık tarh zamanaşımı süresi içerisinde tarh ve tebliğ edilmeyen dava konusu cezalı tarhiyatlar da hukuka uyarlık bulunmadığı..." gerekçesiyle kabulü yönünde verilen İstanbul 14. Vergi Mahkemesi'nin 04/07/2017 tarih ve E:2017/116, K:2017/1470 sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine ilişkin Dairemiz 29/12/2017 gün ve E:2017/5308, K:2017/5325 sayılı kararının Danıştay 4. Dairesi'nin 16/01/2019 gün ve E:2018/1746, K:2019/160 sayılı kararıyla ''...vergilendirme döneminde elde edilen gelir yönünden, devamlılık koşulunun gerçekleştiği, dolayısıyla kazancın ticari nitelik taşıdığı açık olmasına karşın dava konusu tarhiyatı yazılı gerekçeyle iptal eden Vergi Mahkemesi kararını usul ve hukuka uygun bularak istinaf başvurusunu reddeden Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uygunluk görülmediği..." gerekçesiyle bozulması üzerine Dairemizin 18/07/2019 tarih ve E:2019/1739, K:2019/2009 sayılı ısrar kararına karşı davalı idarenin temyiz başvurusu üzerine Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun 19/02/2020 tarih ve E:2019/1602, K:2020/181 sayılı kararı ile "... takdir komisyonu kararının verildiği tarih itibarıyla resen tarh nedeninin bulunup bulunmadığı ve resen takdir edilen matrahın hukuka uygun olup olmadığı hususları da araştırılarak işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken dava konusu vergi ve cezaların zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle verilen temyize konu ısrar kararında hukuki isabet bulunmadığı..." gerekçesiyle bozulması üzerine, dosyanın bozma üzerine yeniden bir karar verilmek üzere esas kaydına alınmasından ibarettir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İstanbul 2.Vergi Dava Dairesince, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun 19/02/2020 tarih ve E:2019/1602, K:2020/181 sayılı bozma kararına uyularak, dava dosyası, istinaf istemi hakkında yeniden bir karar verilmek üzere incelendi, gereği görüşüldü:
İstinaf istemi, davacı şirket adına takdir komisyonu kararlarına dayanılarak 2010/03, 04, 06, 08, 10, 11 ve 12. dönemleri için düzenlenen 20161223AuR...01, 02, 03, 04, 05, 06, 07 sayılı ihbarnameler içeriği cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarını ihtiva eden ihbarnamelerin iptali karşı açılan davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne karar veren ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 1.fıkrasında; idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine başvurulabileceği; 3. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkünse gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği; 4. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vereceği, bu halde bölge idare mahkemesinin işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği; 6. fıkrasında ise, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu hükümleri yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının 2010 yılı hesap ve işlemlerinin sahte fatura kullanımı yönünden incelenmesi neticesinde düzenlenen ve dava konusu cezalı tarhiyatın dayanağı takdir komisyonu kararlarına da done alınan 19.04.2016 tarih ve 2016-A-4707/12 sayılı Vergi Tekniği Raporuyla, davacının, hakkında sahte fatura düzenlediği yönünde rapor bulunan Tasfiye Halinde ….. Yapı Malzemeleri ve Turizm San. Tic. Ltd. Şti. adlı mükelleften aldığı faturaları kayıt ve beyanlarına intikal ettirdiğinin tespit edildiği ve sahte olduğu ileri sürülen faturalarda yer verilen KDV'lerin indirimlerden reddi gerektiği belirtilerek, kullanılan sahte belgelerde yer alan KDV matrahları toplamının da raporda listelendiği, dayanak takdir komisyonu kararıyla dava konusu dönemler için belirlenen matrah aynı tutarda takdir edilerek, takdir edilen bu matrah üzerinden dava konusu cezalı tarhiyatların gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29'uncu maddesinin (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirilebilecekleri; 34. maddesinde ise, yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait katma değer vergisinin, alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinden ayrıca gösterilmek ve bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek şartıyla indirilebileceği düzenlenmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3'üncü maddesinin (B) bendinde ifade edildiği üzere vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır. Bu kuralın gereği olarak yükümlülerin Katma Değer Vergisi Kanunu'nun yukarıda sözü edilen 29'uncu maddesi hükmünden yararlanabilmelerinin ön şartı fatura ve benzeri vesikaların gerçeği yansıtmasıdır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesi hükmü uyarınca, vergilendirme işlemi yapılırken, Kanuna uygun olarak biçimlendirilen muamelelerin bu biçimselliğin ötesine geçilerek, muamelenin tarafları arasında oluşan maddi ve hukuki ilişkinin gerçek mahiyetinin araştırılması gerekmektedir. Kanun, gerçek mahiyetin ortaya çıkarılmasında yemin hariç her türlü delilin değerlendirilmesine izin vermiştir. Bu deliller, tarafların ikrarı, vergiyi doğuran olayla ilişkisi doğal ve açık bulunan tanık ifadesi olabileceği gibi, muamelenin taraflarının ekonomik ve ticari kapasitelerinin, işyeri kapasitelerinin, donanımlarının, araç ve personel durumlarının, vergisel işlemleri gerçekleştirmeye yeterli ve elverişli olup olmadığına, vergisel işlemlere taraf olanlara ulaşılıp ulaşılamadığına, beyanname, bildirim ve bilançolarının analizine, taraflar arasındaki para ve mal hareketlerine yönelik yapılan tespitler de olabilir.
Bu değerlendirmeler ışığında, öncelikle, davacıya düzenledikleri faturaların sahte olduğu iddia edilen mükellefler hakkında yapılan tespitlerin değerlendirilmesi uyuşmazlığın çözümü bakımından önem arz etmektedir.
Tasfiye Halinde ..... Yapı Malzemeleri ve Turizm San. Tic. Ltd. Şti. hakkındaki 29.12.2014 tarih ve 2014-A-2082/46 sayılı Vergi Tekniği Raporunun da özetle; hırdavat malzemeleri ve ev aletleri toptan ticareti (çivi, raptiye, vida, pense, tornavida vb) ile iştigal etmek üzere mükellefiyet tesis ettirdiği, 30.10.2012 tarihinde tasfiye olduğu, 08.02.2010 tarihli yoklamada işyerinin 90 m2 olduğu, 01.02.2010 tarihi itibarıyla işyeri açtığı ve elektrik kablosu, plastik hammadde alım satımı ve personel taşımacılığı faaliyetini sürdüreceği, işyerinin iki kattan oluştuğu, giriş katın malzeme alım satımı için kullanılacağı, muhtelif büro mobilyalarının bulunduğu, satışa hazır 500 torba plastik ham madde, 50.000 m elektrik kablosu bulunduğu, 22.08.2011 tarihli yoklamada işyerinin kapalı olduğu, kapıda asma kilit bulunduğu, 04.05.2012 tarihli yoklamada işyerinin boş olduğu ve yeni bir mükellef bulunmadığı, 2010 ve 2011 yılı vergi beyannamelerini verdiği, defter ve belgelerini tasdik ettirdiği, 2010 yılında 883 belge karşılığı 17.837.428-TL alım beyan etmesine rağmen 290 belge ile 4.596.848-TL bu firmaya satış beyan edildiği, 2011 yılında 706 belge karşılığı 13.109.612-TL mal ve hizmet alımı beyan etmesine rağmen bu mükellefe 170 belge karşılığı 3.754.768-TL satış beyan edildiği, 2010 yılında toplam 17.837.428-TL' lik alışlarının 13.928.714,00-TL (%78,08)' lik kısmının haklarında sahte belge düzenlemekten dolayı vergi tekniği raporu bulunan mükelleflerden ve 3.852.217,00-TL (%21,59)' lik kısmının özel esaslara tabi mükelleflerden oluştuğu, 2011 yılından toplam 13.109.612,00-TL' lik alışlarının 7.953.981,00-TL' (%60,67)' lik kısmının haklarında sahte belge düzenlemekten dolayı vergi tekniği raporu bulunan mükelleflerden, 4.880.812,00-TL (%37,23)' lik kısmının özel esaslara tabi mükelleflerden oluştuğu, Gelir İdaresi Bilgi Sisteminde yapılan sorgulamalar neticesinde şirket adına kayıtlı bir taşıt olmadığı buna rağmen personel taşımacılığı faturalarının düzenlediği, mükellef kurum adına da personel taşımacılığı faturaları düzenlendiği, firma müdürünün 04.12.2012 tarihli ifadesinde işçi çalıştırmadıklarını, sipariş üzerine mal tedarik ettiklerini, malların işyerine girip orda bekletilmediğini, direkt olarak aldıkları firmadan sattıkları firmaya gönderdiklerini, 2010 ve 2011 dönemlerinde şirkete düzenlenen personel taşıma hizmeti faturaları ile ilgili olarak herhangi bir bilgisinin olmadığı, bu tür konularda ortağının ilgilendiğini beyan ettiği, 05.12.2014 tarihli ek ifadesinde ise bu kez işçi çalıştırmadıkları ifadesinin sehven verildiğini, faaliyet döneminde aylık ortalama 7 işçi çalıştırdıklarını, …. plakalı araç ile hizmet alımında bulundukları ..... Nakliyat Otomotiv Ltd. Şirketi, ..... Nakliyat Petrol Gıda San. Ltd. Şirketi ve ..... Taahhüt San. Ltd. Şirketi aracılığı ile personel taşımacılığı yaptıklarını, teslimde bazen şirket aktifine kayıtlı ….. plakalı ..... marka kapalı kasa kamyonetle satış yaptıklarını, gerçekten faturalarda yazılı emtiaları aldıklarını, ortağı ……'nun ortaklıktan ayrılmayı istemesi üzerine de tasfiye olduklarını beyan ettiği, bastırılan faturaların basım belge iznini haiz olduğu, firma müdürünün personel taşıma hizmeti alımında bulunduğunu iddia ettiği ..... Taahhüt San. Ltd. Şirketi hakkında ise Gelir İdaresi Başkanlığı portalında yapılan sorgulamada adına kayıtlı herhangi bir servis aracına (otobüs, minibüs, midibüs vs) rastlanılmadığı tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda anılan vergi tekniği raporunun incelenmesinden, şirket müdürünün birbiriyle çelişkili beyanlarının olması, Ba-Bs bildirim formlarında tutarsızlıkların bulunması, mal veya hizmet aldığını beyan ettiği mükelleflerin tamamına yakını hakkında sahte belge düzenleyicisi olduklarına dair vergi tekniği raporu ve olumsuz tespitlerin olması ve sair hususların bu mükellefin faaliyetinin gerçek olmadığını destekler mahiyette olması karşısında Tasfiye Halinde ..... Yapı Malzemeleri ve Turizm San. Tic. Ltd. Şti.'nin davacıya düzenlemiş olduğu fatura tutarları karşılığında gerçek bir mal tesliminin ve hizmet ifasının olmadığı, ilgili faturaların mahiyetleri itibariyle gerçek dışı olarak düzenlendikleri sonuç ve kanaatine varıldığından; davacı adına uyuşmazlık konusu dönemlere ilişkin olarak re’sen tarh olunan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun 19/02/2020 tarih ve E:2019/1602, K:2020/181 sayılı bozma kararına uyulmasına, istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 14. Vergi Mahkemesi'nce verilen 04/07/2017 tarih ve E:2017/116, K:2017/1470 sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine, aşağıda ayrıntısı gösterilen ve ilk dava aşamasında davacı tarafından yapılan 135,30-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idarece istinaf ve temyiz başvuruları aşamasında yapılan 313,40-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.890,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 54,40-TL'den az olmamak üzere, reddedilen tutar üzerinden binde 4,55 oranında hesaplanacak nispi karar harcı ile 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca, istinaf ve temyiz başvuruları aşamasında harçtan muaf olması nedeniyle davalı idareden aranmayan 90,80-TL istinaf başvuru harcı ve 156,10-TL ve 193,10-TL temyiz başvuru harçlarının davalı idarece davacıdan tahsiline, artan posta avanslarının hükmün kesinleşmesinden sonra Mahkemesince yatıran tarafa iadesine, kararın taraflara tebliğine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 03/11/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)