(2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirket adına tanzim edilen 27.04.2015 tarih ve 2015-A-3505/4 Sayılı vergi inceleme raporuna istinaden, davacı şirketin bir kısım kayıt dışı hasılatları için belge düzenlemediği veya düzenlenen belgeleri yasal defterlerine intikal ettirmediğinden bahisle tarhedilen 2013/7-9 dönemine ilişkin olarak tarhedilen vergi ziyaı cezalı Kurum Geçici Vergisi tarhiyatını içerir 18.05.2016 tarih ve 2016/2 Sayılı vergi ceza ihbarnamesinin iptali istemiyle açılan davanın; " 2013/7-9 dönemi vergi ziyaı cezalı geçici vergi aslı ile gayrimenkul satışından elde edilen gelirin beyan edilmediğinden bahisle kesilen vergi ziyaı cezasının iptaline, franchise sözleşmesi kapsamında yürütülen kafeteryacılık faaliyetine ilişkin kesilen vergi ziyaı cezasının ise reddine karar veren İstanbul 14. Vergi Mahkemesi'nin 27/02/2017 tarih ve E:2016/1650, K:2017/524 Sayılı kararına karşı taraflarca yapılan istinaf istemin reddine karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesinin 24/11/2017 tarih ve E:2017/4137, K:2017/4933 Sayılı kararının davalı istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının Danıştay Dördüncü Dairesinin 25/11/2019 tarih ve E:2018/4227, K:2019/7820 Sayılı kararıyla kısmen bozulması üzerine yeniden karar verilmek üzere dosyanın esas kaydına alınmasından ibarettir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Taraflarca savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İstanbul Üçüncü Vergi Dava Dairesince, Danıştay Dördüncü Dairesinin 25/11/2019 tarih ve E:2018/4227, K:2019/7820 Sayılı bozma kararına uyularak dava dosyası yeniden incelenip işin gereği görüşüldü:
KARAR: Dairemiz kararının, Mahkeme kararının, davanın kısmen reddine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davacının istinaf başvurusunun reddine dair kısmı ile dava konusu geçici vergi aslının iptaline yönelik davalı idare istinaf başvurusunun reddine dair kısmı, Danıştay Dördüncü Dairesinin, yukarıda anılan kararı ile onanarak kesinleştiğinden, uyuşmazlık Dairemiz kararının, bozulan, Mahkeme kararının vergi ziyaı cezasının kısmen kabulüne ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine dair kısmına ilişkindir.
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 1.fıkrasında; idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine başvurulabileceği; 5. fıkrasında, "Bölge İdare Mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hakim tarafından bakılmış olması hallerinde, istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge İdare Mahkemesi'nin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir" hükümleri yer almaktadır.
Davalı idarenin, Mahkeme kararının gayrimenkul satışından elde edilen gelirin beyan edilmediğinden bahisle kesilen vergi ziyaı cezasının iptaline yönelik istinaf başvurusuna münhasır kalan istinaf başvurusu açısından;
Olayda; geçici vergi için gayrimenkul satışından elde edilen gelirin beyan edilmediğinden bahisle kesilen vergi ziyaı cezasının dayanağı olan 2013 yılına ilişkin cezalı kurumlar vergisi tarhiyatlarına karşı açılan davada İstanbul 14. Vergi Mahkemesi'nin 27.02.2017 tarih ve E:2016/1654 K:2017/523 Sayılı kararına yapılan istinaf ve temyiz başvuruları sonucunda Dava Dairemizin 01/07/2020 tarih ve E:2020/797, K:2020/844 Sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, Dairemizin anılan kararıyla davanın reddine yönelik verilen davada 2013 yılına ilişkin kurumlar vergisi tarhiyatlarında hukuka aykırılık bulunmadığına hükmedildiğinden, uyuşmazlık konusu dönem için tarh edilen geçici vergi için kesilen vergi ziyaı cezasının, gayrimenkul satışından elde edilen gelirin beyan edilmediğinden bahisle kesilen kısmının da reddi gerekmektedir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, Danıştay Dördüncü Dairesinin 25/11/2019 tarih ve E:2018/4227, K:2019/7820 Sayılı bozma kararına uyulmasına, davacı istinaf başvurusunun reddine, davalı istinaf başvurusunun kısmen kabulüne kısmen reddine, İstanbul 14. Vergi Mahkemesi'nin 27/02/2017 tarih ve E:2016/1650, K:2017/524 Sayılı kararının gayrimenkul satışından elde edilen gelirin beyan edilmediğinden bahisle kesilen vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmının kaldırılmasına ve davanın bu kısım yönünden reddine, netice olarak davanın geçici vergi aslına ilişkin kısmının kabulüne, diğer kısımlarının reddine, aşağıda dökümü yapılan 67,50 TL tutarındaki yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, 288,55 TL tutarındaki yargılama giderinin 110,00 TL'sinin davalı tarafından davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, taraf vekilleri lehine 1.890,00 'ar TL avukatlık ücretine hükmedilmesine, istinaf ve temyiz aşamasında harçtan muaf olması nedeniyle davalı idareden aranmayan 90,80 TL istinaf başvuru harcı ile 156,10 TL temyiz başvuru harcının ve hüküm altına alınan tutar üzerinden 54,40 TL'den az olmamak üzere binde 4,55 oranında hesaplanacak nispi karar harcının davalı idarece davacıdan tahsiline, artan posta ücretinin kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, kararın taraflara tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'da temyiz yolu açık olmak üzere 01/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)