İSTEMİN ÖZETİ: Aydın İli, Kuşadası İlçesi, ... Mahallesi, 323 ada, 82, 91, 92, 93, 94, 95, 101 ve 102 parsel sayılı Hazineye ait taşınmazları da kapsayan alanda Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 10/08/2017 günlü, 311 sayılı kararı ile kabul edilen NİP-3266, 28 plan işlem numaralı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı değişikliğinin iptali istemiyle açılan davada; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen raporun dosyada bulunan bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesi sonucunda, dava konusu plan değişikliğinin, yargı kararları sonucunda oluşan nesnel bir zorunluluk olduğu, yerleşim yerinin planlı biçimde gelişmesi gerektiği ilkesi çerçevesinde plan değişikliği için geçerli gerekçelerin bulunduğu, dava konusu 82, 91, 92, 93, 94 parsellerin üst ölçekli 1/100.000 ölçekli Aydın-Muğla-Denizli Çevre Düzeni Planında “Kentsel Yerleşik Alanlar” plan kararı içerisinde kaldığı, 95, 101 ve 102 parsellerin ise bu plan kararı sınırına oldukça yakın bir konumda bulunduğu, dava konusu imar planında yapılaşma öngörülmeyen arazi kullanım kararlarına ayrılmış olmasında planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırı bir hususun bulunmadığı, dava konusu 82, 92, 93, 94, 95, 101 ve 102 parsellerin kısmen plan onama sınırı dışında bırakılmış olmasının, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, imar mevzuatına ve plan tekniğine aykırı olmadığı, planda alan bütününde işlevsel ve kademeli yapıda bir ulaşım sisteminin öngörülmüş olduğu; dava konusu parsellerde öngörülmüş olan yol plan kararlarının planda atanan işlevlerini yerine getirmek için uygun güzergaha ve yeterli genişliğe sahip olduğu, dava konusu parsellerde öngörülmüş olan park ve spor alanı plan kararlarının konut ve ticaret alanlarına hizmet vermek üzere, yürüme mesafesinde ve sürekliliği olan yeşil alanı tamamlayacak biçimde planlandığı; planlanan yeşil alanın yer seçimi ve büyüklük olarak uygun olduğu, alan bütününde mekânsal açıdan dengeli bir yeşil alan dağılımının oluşturulduğu; plan onama sınırı içerisinde ayrılan 3 adet “Sağlık Tesisi Alanı”nın pek çok farklı kademedeki sağlık hizmetinin verilmesi için yeterli olduğu; plan onama sınırı içerisindeki en yüksek kademe ulaşım bağlantısı olan “25 m. genişlikte Yol” plan kararı üzerinde, erişebilirliği son derece yüksek bir konumda yer aldığı; planda atanan işlevlerini yerine getirmek için uygun yer seçimi ve yeterli büyüklüğe sahip olduğu, dava konusu 93 parselin büyük bir bölümünde mevcutta eğitim tesisi bulunmakta olduğu ve 93 parselin kısmen “Eğitim Alanı” olarak planlanmasının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, plan bütünlüğüne ve kamu yararına uygun olduğu, dava konusu 82 parselin alandaki konut alanı ihtiyacının karşılanması amacı ile “Gelişme Konut Alanı” olarak öngörülmüş olmasının plan bütünlüğüne, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve imar mevzuatına aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar veren Aydın 2. İdare Mahkemesi'nin 04/06/2020 günlü, E:2019/99, K:2020/290 sayılı kararının; bilirkişilerin planı bütün olarak değerlendirmeyip sadece Hazineye ait parseller yönünden değerlendirme yaptığı, umumi hizmetlere ayrılan yerlerin öncelikle düzenleme ortaklık payından karşılanması gerektiği, planlama neticesinde Hazine taşınmazlarının gelir getiremeyecek hale geldiği, bir kısım parselin plan onama sınırı dışında bırakılmasının planlama tekniğine uygun olmadığı ileri sürülerek kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Dava konusu planın parsel özelinde değil 46 hektar büyüklüğünde bir alanı düzenlediği, içerdiği sosyal donatıların kamu menfaatine uygun olduğu, ayrıca yürürlükteki mevzuatın Hazineye ait taşınmazların donatı alanı olarak belirlenerek kullanımlarının belediyelere bırakılmasını öngördüğü, dava konusu planın şehircilik ilkeleri ile planlama esaslarına uygun olduğunun bilirkişi raporuyla da tespit edildiği, dolayısıyla istinaf yoluna başvurulan kararın kaldırılmasını gerektiren bir nedenin bulunmadığı, usul ve kanuna uygun olan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdari Dava Dairesince dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
İdare ve Vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların istinaf yolu ile incelenip kaldırılmaları, 2577 sayılı İdare Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 2. fıkrası ile göndermede bulunulan aynı Kanunun 49. maddesinin 2. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır. Aydın 2. İdare Mahkemesi'nin 04/06/2020 günlü, E:2019/99, K:2020/290 sayılı kararının dayandığı gerekçe ise usul ve hukuka uygun olup, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderinin başvuranın üzerinde bırakılmasına, harçtan muaf olan davacı tarafından fazladan yatırılan 148,60-TL harcın talep halinde davacıya iadesine, artan posta ücretinin talep edilmesi durumunda derhal, talep edilmemesi halinde ise kararın kesinleşmesinden sonra mahkemesince başvurana iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrası kapsamında bulunmayan karara karşı tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere 24/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)