(2577 S. K. m. 45, 46)
BAŞVURUNUN KONUSU: Davacının 1/2 oranında maliki olduğu İzmir ili, Konak ilçesi, …. Mahallesi, …. Caddesinde kain, tapuda 287 pafta, 2195 ada, 2 parselde kayıtlı taşınmaz ile ilgili olarak, 2014 ilâ 2019 yıllarına ilişkin olarak tarh olunan bina vergisi, kültür ve tabiat varlıklarını koruma katkı paylarının kaldırılması istemiyle açılan davada; 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nda yola ve caddeye cephesi olan taşınmazların emlak vergilerinin hangi değere göre hesaplanacağına dair bir düzenleme bulunmadığı, bu durumda genel düzenlemeye gidilerek olaya imar mevzuatının uygulanması gerektiği, ancak İmar Yönetmeliğinin parsellere ilişkin cephenin belirlenmesinde öngörülen prensibin, bu parseller üzerinde İmar Kanunu ve Yönetmeliğinin öngördüğü yapılaşmadaki kat yüksekliklerinin esas alınmasında cephe tespitine yönelik olduğu, bu nedenle emlak vergisi değerinin tespitinde, ana binaya giriş çıkışın yapıldığı yolun dikkate alınmaması gerektiği, Maliye ve Gümrük Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü’nün bu konudaki görüşüne göre birden çok cadde veya sokağa cephesi bulunan arsa için en uzun cepheli cadde veya sokağa ait takdir edilen değerin esas alınması gerektiğinin yer alması karşısında, taşınmazın asgari değerinin hesabında en uzun cepheli cadde veya sokak için takdir edilen değerin esas alınması gerektiği, olayda davacının hissedarı olduğu taşınmazın ..... Sokak cephesinin 185 metre, ..... Caddesi'ne bakan cephesinin 23 metre olduğu, vergiye konu taşınmaza ait parselin cadde ve sokağa cephesinin bulunduğu ve bunların içinden en uzun cephesinin ..... Sokakta bulunduğu görüldüğünden, ..... Caddesi'ne ilişkin değerlerin esas alınmasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu bina vergisi ve kültür varlıkları koruma katkı paylarının kaldırılmasına ilişkin olarak İzmir Birinci Vergi Mahkemesi'nce verilen 23.03.2020 tarih ve E:2019/1446, K:2020/282 sayılı kararın; dava konusu taşınmazın numarataj ve yapı ruhsat belgesinde ..... Mahallesi ..... Caddesi No:..... numarataj aldığı, ayrıca taşınmazın kullanıcısı ..... Elektromekanik Yedek Parça Otomotiv İnş. Tur. San. Ve Tic. Ltd Şti'nin yazışma adresinin de ..... Caddesi olduğu, vaziyet planında taşınmazın girişinin ..... Caddesinden olduğu, ..... sokak tarafındaki cephenin ise tamamen duvar olarak belirlendiği, köşe başına rastlayan söz konusu taşınmazın geniş yol olan ..... caddesinden vergilendirilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Söz konusu taşınmazın yıllardan beri ..... sokaktan vergilendirildiği, davalı idarenin daha fazla vergi almak için ..... Caddesinden vergilendirdiği, mahkeme kararının hukuka uygun olduğu öne sürülerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü.
İstinaf başvurusu; davacının 1/2 oranında maliki olduğu İzmir İli, Konak İlçesi, ..... Mahallesi, ..... Caddesinde kain, tapuda 287 pafta, 2195 ada, 2 parselde kayıtlı taşınmaz ile ilgili 2014 ilâ 2019 yıllarına ilişkin olarak tarh olunan bina vergisi, kültür ve tabiat varlıklarını koruma katkı paylarının kaldırılması istemiyle açılan davada; davanın kabulüne, dava konusu bina vergisi ve kültür varlıkları koruma katkı paylarının kaldırılmasına ilişkin olarak İzmir Birinci Vergi Mahkemesi'nce verilen 23.03.2020 tarih ve E:2019/1446, K:2020/282 sayılı kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45'inci maddesinin 1'inci fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine başvurulabileceği; 2'nci fıkrasında, istinafın, temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu; 3'üncü fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkünse gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği; 4'üncü fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vereceği, bu halde bölge idare mahkemesinin işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği; 5'inci fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye göndereceği, bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararlarının kesin olduğu, 6'ncı fıkrasında da, bölge idare mahkemelerinin 46'ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu hükme bağlanmıştır.
Uyuşmazlıkta mahkemece yürütülen muhakeme ve bu muhakeme sonucu varılan sonuçta hukuka uyarlık görülmediğinden istinaf isteminin kabulü ile uyuşmazlık hakkında aşağıda açıklanan şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
Olayda; davacının 1/2 oranında hisseli olarak maliki olduğu İzmir ili, ..... Mahallesi, ..... Caddesinde kain, tapuda 287 pafta, 2195 ada, 2 parselde yer alan çift cepheli olan taşınmazının ..... Sokak üzerinden vergilendirildiği, ancak idare tarafından taşınmazın ..... Caddesi'ne de cephesinin bulunduğundan ve ..... Caddesi üzerinden vergilendirilmesi gerektiğinden bahisle dava konusu tarhiyatların yapıldığı, uyuşmazlığın, taşınmazın uzun kenarının bulunduğu ..... Sokaktan mı, yoksa taşınmazın girişinin de bulunduğu kısa kenar ancak geniş cadde üzerinden mi vergilendirilmesi gerektiğine ilişkin olduğu görülmektedir.
İzmir Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliği'nin 15'inci maddesinin (b) bendinin (c) fıkrasında; ''Parsel Cephesi; parselin üzerinde bulunduğu yoldaki cephesidir. Genel olarak, köşe başına rastlayan parsellerde geniş yol üzerindeki kenar parsel cephesidir. Iki yolun genişliklerinin eşit olması halinde dar kenar parsel cephesidir, iki veya daha fazla yola cephesi olan parsellerde, ön, arka, ve yan cephelerin tayini adadaki diğer parsellerin konumları mevcut teşekküller bulunan yapı nizamı dikkate alınarak belediyesince belirlenir.'' hükmü yer almıştır.
Ayrıca emlak vergisi, servet üzerinden alınan bir vergi olup, davacının vergilendirmeye tabi serveti olan taşınmazına değer katan unsurun, taşınmazın hangi cephesinde olduğunun tespiti için önemlidir. Bu tespitte de binanın kullanılış amacı, insanların binaya giriş-çıkış amacıyla kullandıkları cephe dikkate alınmalıdır. Olayda, davacı tarafından kiraya verilen taşınmazın, ..... Elektromekanik Yedek Parça Otomotiv İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından motorlu araçlar satış mağazası olarak kullanıldığı, mağazanın tabelalarının ve müşteri giriş kapılarının ..... Caddesi'ndeki cephede bulunduğu, dolayısıyla taşınmazın mağaza olarak işletilmesini sağlayan ayırt edici özelliğinin ..... Sokakta uzun cephe bulundurması değil, ..... Caddesi'nde cephesinin bulunması olduğu göz önünü alınmalıdır.
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununda yola ve caddeye cephesi olan taşınmazların emlak vergilerinin hangi değere göre hesaplanacağına dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu durumda genel düzenlemeye gidilerek olaya imar mevzuatının uygulanması gerekmektedir. İzmir Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğinin 15'inci maddesinin (b) bendinin (c) fıkrasında; ''Parsel Cephesi; parselin üzerinde bulunduğu yoldaki cephesidir. Genel olarak, köşe başına rastlayan parsellerde geniş yol üzerindeki kenar parsel cephesidir. İki yolun genişliklerinin eşit olması halinde dar kenar parsel cephesidir.'' hükmü yer aldığından, parselin uzun cephesi ..... Sokakta bulunmasına rağmen köşe başına rastlayan parselin geniş olan ..... Caddesi üzerinden vergilerinin hesaplanması suretiyle ikmalen yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KABULÜNE, İzmir Birinci Vergi Mahkemesi'nce verilen 23.03.2020 tarih ve E:2019/1446, K:2020/282 sayılı kararın KALDIRILMASINA VEDAVANIN REDDİNE, aşağıda dökümü yapılan dava ve istinaf aşamasındaki toplam 306,30-₺ yargılama giderinin davalı idare tarafından karşılanan 187,50-₺'nin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, davacı tarafından karşılanan 118,80-₺'nin davacı üzerinde bırakılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.890,00-₺ vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 492 sayılı Harçlar Kanunu ve buna bağlı tarife uyarınca belirlenen 54,40-₺ istinaf karar harcının davacıdan tahsili için mahkemesince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde ise kararın kesinleşmesinden sonra Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333'üncü maddesi uyarınca yatırana iadesine, taraflarca temyiz isteminde bulunulması halinde aşağıda dökümü yapılan muhtemel yargılama giderlerinin taraflara bildirilmesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46'ncı maddesi uyarınca kararımızın tebliğini izleyen otuz (30)gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere 19.11.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)