(2577 S. K. m. 45, 49)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacıların hissedar olduğu İzmir İli, Karabağlar İlçesi, ... Mahallesinde 2981 sayılı Yasanın 10/c maddesi uyarınca yapılan parselasyon işlemi ile 31018 ada, 14 parsel sayılı taşınmaz üzerine ana parsel maliki lehine ipotek tesis edilmesine ilişkin 01.06.1987 günlü, 2299 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada, dava dosyasındaki bilgi, belgelerle bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, parselin hisseli maliki olan … adına ipotek tesis edilen yerlerin hisseli satışlar sonucu oluşan umumi hizmetlere ayrılan alanlar olduğunun anlaşılması karşısında, umumi hizmetlere ayrılan bu alanların resen tapudan terkini gerekirken ıslah imar uygulaması sonucu oluşan imar parseline davacılar aleyhine ipotek tesis edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar veren İzmir 4. İdare Mahkemesi'nin 11/06/2020 günlü, E:2018/1195, K:2020/766 sayılı kararının; davacıların imar ıslah uygulaması sonucunda tescil edilen taşınmazın tapu kütüğüne ipotek şerhi düşüldüğünü en geç 09.07.2018 tarihinde öğrenmiş olmaları nedeniyle bu tarihten itibaren 60 günlük dava açma süresi geçirildikten sonra açılan davanın süreaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, kıymet takdiri yapılarak uygulamada kendisine yer verilemeyen ana parsel malikleri adına ipotek tesis edilerek bu şekilde ana mal sahiplerinin hisselerinin tapu sicilinden terkin edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Yerel mahkeme kararının hukuka uygun olduğu, davaya konu ipoteğin davalı tarafından tek taraflı olarak tesis edilen imar ipoteği olduğu, ayrıca ipotekle ilgili hiçbir tebligat yapılmadığı, kanuni ipoteğin hüküm doğurması için tescile gerek bulunmadığı, bu nedenle davalı idarenin usule yönelik iddialarının ve istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdari Dava Dairesince dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
İdare ve Vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların istinaf yolu ile incelenip kaldırılmaları, 2577 sayılı İdare Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 2. fıkrası ile göndermede bulunulan aynı Kanunun 49. maddesinin 2. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır. İzmir 4. İdare Mahkemesi'nin 11/06/2020 günlü, E:2018/1195, K:2020/766 sayılı kararının dayandığı gerekçe ise usul ve hukuka uygun olup, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinin başvuranın üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin talep edilmesi durumunda derhal, talep edilmemesi halinde ise kararın kesinleşmesinden sonra mahkemesince başvurana iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrası kapsamında bulunmayan karara karşı tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere 19/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)